Aleyna1
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 13, 2014
-
- Mesajlar
- 5,966
-
- Tepkime puanı
- 212
-
- Puanları
- 318
Guernica, her şeyden önce sadece bir resim değil, bir katliamın ismidir. Çünkü onda ne doğanın yeşilini, mavisini; ne de gündelik yaşamdaki sıradanlığı bulmak mümkün. Durmadan, bıkmak usanmak bilmeden savaşan insanlığın karanlığına boyanmış siyah-beyaz yansımadır adeta. Aslında sadece tarihteki bir iç savaşın acımasızlığını anlatmaktan öte, geçmişteki tüm savaşların ve gelecekte çıkacak olanların insanlığı mahkum ettiği acıları anlatır bize. Bir nevi hem geçmiş hem de gelecektir.
Yıl: 1937, Yer: İspanya. Francisco Franco başta ve yaşanan kanlı bir iç savaş..
Guernica İspanya’da bir kasabadır. Franco, Nazi ve faşist İtalyan kuvvetlerinin yeni uçaklarını Guernica üzerinde test etmesi için izin vermiş ve bombardıman başlamıştı... Bombardıman sonrası kasabada büyük bir katliam yaşanmış, o güne kadar görülmemiş şiddette olan bombalamalar Guernica'yı yerle bir etmişti.
Franco’nun korku saçan yönetiminden kaçan insanlar Guernica’ya sığınmak istiyordu ve bu durum giderek bölge nüfusunun artmasına sebep oldu.
Adının duyulmasına sebep olan hava saldırısının öncesinde ve sonrasında Basklar için her zaman önemli bir şehir olan Guernica, o zamanlar bu kaos ortamından oldukça uzaktı. Yöresel Biskay Meclisi, bu kasabada bulunan Gernika Arbola olarak anılan meşe ağacının altında toplanırdı.
Guernica, stratejik önem taşıyan bir noktaydı.
General Franco yönetiminde olan Milliyetçi güçler, Cumhuriyetçi Hükûmet kontrolündeki bölgelere girmeye başladı. Guernica bu bölgelerden sadece biriydi. Saldırının gerçekleştiği gün olan pazartesi günü, şehirde pazarın kurulduğu gündü ve çevre şehirlerden birçok insan bu pazara gelirdi. Hiçbir askeri birlik ve üssün bulunmadığı bu kent, sivil halkın direnişini kırmak için bombalandı. O dönemde Bask Hükûmeti'nce yapılan açıklamaya göre beş bin nüfusa sahip Guernica'da ölü sayısı en az 1.654, yaralı sayısı ise 889'du.1937'de gerçekleşen Guernica Bombanması'nın haberi kısa sürede Paris'e ulaşmış ve Paris'te yaşayan Picasso da bu olayı gazeteden öğrenmiştir.
Picasso’ya göre sanatçı, insanlığın ve uygarlığın en temel değerlerinin yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı bir savaşta kayıtsız kalamazdı.
Bu nedenle kendi memleketinden yüzlerce kilometre uzaktaki Guernica’da yaşananları bir şekilde ifadeye kavuşturmalıydı. Bir şekilde anlatmalıydı savaşın yıkıcılığını, yaşanan katliamı, bombaların yaktığı ateşte yanan insanlığı. Anlatmalıydı Guernica’yı. Ve bunun için Balzac’ın öyküsünün de geçtiği Rue de Grands Augustins’de kiraladığı atölyede mayıs ayında beyazın yerine adım adım siyah ve gri tonları geçiyordu. Renksiz olacaktı Guernica. Çünkü solgun mavi ölmüştü. Geriye savaşın siyahlığı ve küllerin rengi kalmıştı.
Bu sıralar İspanyol hükümeti 1937 yılında Paris'te gerçekleşecek Dünya Fuarı'nda sergilenmesi için Picasso'ya bir tablo sipariş etmiş ve sanatçı da kendisine bir resim konusu aramaktaydı.
Guernica'nın bombalanmasını öğrendiğinde etkisinde kalan Picasso, duygularını resme yansıtmış ve 2 ay kadar kısa sürede tabloyu bitirmiştir.
Picasso bu katliam için şöyle diyordu:
“İspanya’nın mücadelesi, insanlara, özgürlüğe yapılan saldırıya karşıdır. Ressam olarak hayatım boyunca sürekli sanatın ölümüne karşı durmaya çalıştım. Benim gericilikle ve ölümle anlaşma içinde olduğumu kim bir an için bile olsa düşünebilir? Üzerinde çalıştığım ve Guernica ismini vereceğim resimde, ve son zamanlardaki tüm eserlerimde, İspanya’yı acı ve ölüm okyanusuna batıran askeri sınıfa duyduğum nefreti açıkça göstermekteyim…”
Guernica, yaklaşık 3,5 metre yükseklik ve 7,8 metre genişlik ile dikkat çekici büyüklükte, tuval üzerine sadece siyah ve beyaz renklerde yağlı boya ile yapılmış bir resimdir.
Yağlı boyayla yapılmasına rağmen siyah, beyaz ve gri renkleri barındıran Guernica, gazete fotoğraflarına benzer bir hava yakalamış ve savaşın sebep olduğu cansızlığı vermiştir.
Guernica tablosu günümüzde en büyük savaş karşıtı resim olarak kabul edilir.
Resmin sağ ucunda, açık bir kapıyla sonlanan siyah bir duvar vardır. Ortada sırtında mızrak olan at, insaniyetin kaba kuvvet karşısında pes edişini sembolize ediyor. Boğanın yanında belli belirsiz gözüken güvercin barışı temsil ediyor ama olanlara ağlamaktan başka yapabileceği bir şey yok. Atın yanına düşmüş sürücünün kırılmış kılıcı yenilgiyi sembolize ediyor.
Guernica ilk olarak 11 Temmuz 1937 Paris Fuarı’ında sergilendi.Franco hükümetin başında olduğu sürece resmin İspanya'ya girmesi yasaklanırken, eser birçok ülkede sergilenmiştir.
Resim Paris'in ardından İngiltere’ye, sonra da ABD’ye gönderilir.
Ve Picasso, Guernica’nın New York’ta kalmasını ister. Çünkü İspanya’daki faşizm sona ermeden Guernica’nın o topraklara girmesini istemez. İspanya'da Cumhuriyet ilan edildikten sonra Guernica, nihayet ülkesine geri döner. Ama ne yazık ki Picasso bunu göremez. Ölümünden 8 yıl sonra, 25 Ekim 1981’de Guernica, Madrid’e ayak basar. Asıl ilginç olan ise, Picasso, bu resmi armağan ettiği Guernica topraklarına bir kez bile gitmemiştir fakat oradaki faşizmi ve katliamı hissedebilmiştir.
Bazı eleştirmenler Guernica’yı 20. yüzyılın en önemli tablosu olarak görür.
En ünlü savaş karşıtı tablo olduğuysa kesin. Guernica, sadece İspanya İç Savaşı’nın vahşetinin değil, modern savaşın neden olduğu ıstırabın da bir simgesi oldu.
Pablo Picasso'nun başyapıtları arasında yer alan Guernica, en politik resim olarak tarihe geçmiştir.
Her bir karede farklı olayın yansıtıldığı Guernica, geometrik ve izlenimci bir tablo olarak görülürken aynı zamanda kübizmin en önemli temsilcilerindendir.
Resmin merkezinde acı içinde yıkılmak üzere olan, mızrakla vurulmuş bir at bulunur. Acı çeken atın üzerinde, göz şeklindeki çıplak bir ampül parlamaktadır.
Atın altında bir askerin parçalanmış cesedi vardır. Asker, üzerinde çiçeklerin büyüdüğü kırılmış bir kılıç tutmaktadır.
Sol tarafta yer alan büyük gözlü boğa, kucağındaki ölü çocuğa ağlayan bir kadının üzerinde durur.
Atın sağ üst tarafında, bu vahşi sahnelere tanıklık ederek camdan içeri girmekte olan, korku dolu bir kadın figürü vardır. Kadın, elinde yanan bir gaz lambası taşır.
Korku içindeki bir başka kadın sağdan yalpalayarak merkeze doğru ilerlemektedir. Kadın, parlayan ampüle boş gözlerle bakmaktadır.
Sağ uçta, dehşet içinde kollarını kaldırmış bir adam, yukarıdan ve aşağıdan ateşlerle sarılmıştır.
Sanatçının resimde kullandığı semboller uluslararasıdır.
Böylece tüm dünyada olan savaşların dili oluyor bu tablo adeta. Guernica'da, acı çeken insanlar ve hayvanlar ile kaos içindeki yıkılmış binalar betimlenmiştir.
"Hayır siz yaptınız"
Katıldığı bir sergide Alman bir general Picasso’ya yaklaşır ve sorar;
''Bu tabloyu siz mi yaptınız''
Picasso’da;
''Hayır, siz yaptınız'' der.