Göz tansiyonu (glokom) hastalığı

Konu sahibi son olarak 2622 gün önce görüldü
Göz Hastalıkları Ve göz Hakkında
Göz Tansiyonu (Glokom) Hastalığı

Glokom Nedir?

Halk arasında "Göz Tansiyonu" adıyla da bilinen glokom, milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir göz hastalığıdır. Tedavi edilmez ise görme kaybına neden olabilir. Glokomda, göz içindeki sıvı basıncı, görme yeteneği için gerekli olan göz sinirine zarar verecek düzeyde yüksektir.​

Sıklıkla 40 yaşın üzerinde oluşan glokom genellikle yıllar içinde çok sinsi ilerler. Bu; en sık görülen glokom tipi olup "Primer Açık Açılı Glokom" olarak adlandırılır.​
Bu süre içinde glokomlu kişilerin bir bölümünde de hastalığa ait herhangi bir belirti görülmez. Glokom, birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde ve belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebilir.​
Glokomda görme kaybı oluştuktan sonra geri dönüş olmadığından erken tanı önemlidir.​
Normal göz muayenesi sırasında tespit edilen anormal göz içi basıncı artışı hastalığın ilk belirtisi olabilir. Göz doktorunca düzenli aralıklarla yapılan muayeneler glokomun erken tanı ve tedavisi için en iyi yoldur.

Diğer bir glokom türü ise yine ileri yaşlarda ani olarak krizle ortaya çıkan dar açılı glokomdur. Şiddetli göz ağrısı, görme azalması, gözde kızarıklık ve bulantı, kusma ile karakterize bir tablodur. Acil tedavi gerektirir. Bebeklikte ve çocukluk çağında izlenen türlerinde gözde sulanma, ışığa karşı hassasiyet ve gözde büyüme izlenir.

Glokoma ne sebep olur?

Normalde bazı göz dokularının beslenmesi için göz içerisinde sürekli olarak bir sıvı yapılır ve bu göz içi sıvısı aynı zamanda süreki olarak da bazı yollarla (trabeküler şebeke) gözü terk eder.​
Glokom, göz içi sıvısını dışarı boşaltan kanallarda yapısal olarak tıkanıklık oluşması nedeniyle sıvının yeterli boşalmaması ve buna bağlı olarak göz içi basıncının artması sonucu oluşur. Yükselen göz içi basıncı görme sinirine zarar vererek sinirin ölümüne neden olur.​
Bazı hastalarda ise göz içi basıncı normal olduğu halde görme sinirindeki kan akımının bozuk olması nedeniyle görme siniri aynı şekilde tahrip olur (Normal Basınçlı Glokom). Görme siniri hücreleri öldüğü zaman da kalıcı görme kaybı oluşur.

Glokom nasıl teşhis edilir?

Glokom dikkatli bir göz muayenesi ile teşhis edilir.​
Teşhise yönelik göz muayenesinde göz doktoru:​

-Tonometre adı verilen bir aletle göz içi basıncınızı ölçer. Göz dibi muayenesi yaparak göz sinirlerini inceler.​

-Gerekli görürse görme alanında kayıp olup olmadığını belirlemek için görme alanı testi yapar.
-Görme siniri ve sinir lifi tabakasını inceleyen ileri yöntemler de uygulanabilir.​

Hatırlayın ki glokom herkeste olabilir. Glokoma bağlı görme kaybını engellemenin tek yolu erken tanıdır.​
Görme alanında glokoma bağlı belirgin hasar olmadıkça hasta bu kayıpların farkına varamaz. Bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenelerinin ve görme alanı gibi ileri tetkiklerin yapılması önemlidir.

Kimler glokoma eğimlidir?

Glokom dünyada milyonlarca kişide görülen ve her insanda ortaya çıkabilecek bir hastalıktır. Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini arttırabilir.

Glokom riskini arttıran faktörler şunlardır:
-İlerleyen yaş​

-Ailede glokom öyküsü (Gnetik yatkınlık)​

-Sigara​

-Şeker hastalığı​

-Yüksek-Düşük kan basıncı​

-Miyopi​

-Uzun süreli kortizon tedavisi​

-Göz yaralanmaları​

-Migren​

Bu özelliklere sahip kişilerin glokom yönünden göz muayenelerini yaptırmaları uygun olur.

Glokom iyileşebilir mi?

Glokom tanı konulduktan sonra tamamen iyileştirilip ortadan kaldırılamaz; fakat birçok olguda uygun tedavi ile başarılı olarak kontrol altında tutulabilir, görme kaybının ilerlemesi engellenebilir.

Eğer glokomunuz varsa, hastalığın tedavisi ve izlenmesi hayatınızın geri kalan bölümünde sürekli olarak devam edecektir. Bu nedenle göz doktorunuzun izleme progr***** düzenli olarak uymanız ve önerien tedaviyi dikkatle uygulamanız çok önemlidir.

Glokom nasıl tedavi edilir?

Açık açılı glokom öncelikle göz içi basıncını düşüren çeşitli ilaçlarla tedavi edilir. Bu ilaçlar genellikle göz damlası şeklindedir. Gerekirse cerrahi ve laser girişimleri de uygulanabilir. Bu tedavilerin amacı hastanın kalan görmesinin korunması olup görmeyi arttırmazlar. Kriz ile ortaya çıkan dar açılı tipinde tedavi çok acildir. Doğuştan glokomda ise tedavi esas olarak cerrahidir. Bazı hastalarda birden fazla cerrahi girişim de gerekebilir.

Göz damlaları ne sıklıkla kullanılmalıdır?

Göz damlalarının her gün kullanılması zorunludur.​
Önerilen ilaç tedavisine bağlı olarak göz damlasını ya da damlalarını günde bir veya birkaç kez düzenli aralıklarla damlatabilirsiniz. Önemli olan her zaman doktorunuzun önerilerini izlemenizdir.

Her zaman aynı damlaları mı kullanacağım?

Glokomun ilerleyici bir hastalık olması sebebiyle göz doktorunuzun göz damlalarınızı değiştirmek veya tedavinize başka göz damlalarını eklemek zorunda kalabilir. Bu değişikliklerin yapılmasındaki ilk neden göz içi basıncını kontrol altında tutabilmek ve görme alanınızı korumaktır. Ayrıca kullandığınız damlaların ortaya çıkabilecek yan etkileri de bu değişikliklerin yapılmasını gerektirebilir.

Glokom tedavisi sırasında göz damlalarının değiştirilmesine neden olabilecek bazı faktörler şunlardır:​

- Etkinlik-Göz damlaları göz içi basıncını yeterli derecede kontrol ediyor mu?​

- Medikal yan etkiler-Göz damlalarının kötü yönde etkileyebileceği başka bir hastalığınız var mı?​

- Gözde allerjik veya başka reaksiyonlara yol açıyor mu?​

- Yaşam tarzını etkileyen yan etkiler-Göz damlaları günlük yaşamınızı etkiliyor mu?

Eğer günlük yaşamınızı sınırlayan yan etkilerle karşılaşırsanız onları doktorunuza bildiriniz.

İzlemem gereken basit kurallar var mı?
Evet​

İlacınızı doktoruuzun önerdiği şekilde kullanın!​
İlacınızı hergün aynı saatte alın! Bu şekilde göz damlanızı hem daha kolay hatırlayabilirsiniz hem de daha etkili olmasını sağlarsınız.

Günlük normal yaşamınızı etkileyen herhangi bir yan etkiyi doktorunuz ile görüşün.​

Doktorunuzun programladığı kontrol randevularınıza uyun! Hastalığınız ancak doktorunuzun düzenli kontrolü altında olduğunuz zaman başarılı olarak tedavi edilebilir.

Göz doktorunuzu diğer hastalıklarınız için aldığınız ilaçlar hakkında uyarın! Göz doktorunuzun dışında başka bir doktora muayene olduğunuzda ona sizin glokomunuz olduğunu da bildirin.

Glokom kalıtsal olabileceği için ailenizdeki bütün bireyleri düzenli olarak göz muayenesi olmaları için uyarın!​

Periyodik görme alanı muayenelerinizi doktorunuzun önerisiyle yaptırın.

HATIRLAYIN:

Glokom tedavisinde sizin rolünüz çok önemlidir.​
Glokom kronik bir hastalık olduğundan tedavi ömür boyu sürer ve kararlılık ister. Fakat unutmayın, sizin için çok değerli olan görme yeteneğinizi koruyacak olan bu kararlılıktır.
 
Glokom (Göz tansiyonu)

Glokom, göz içi basıncından görme sinirinin zarar görmesi ile karakterize bir hastalıktır. Görme sinirini oluşturan liflerin, basıncın etkisi ile yavaş yavaş harap olmasına bağlı olarak görme alanı daralmaya başlar.
Zamanında teşhis ve tedavi yapılmadığı taktirde, sinir liflerindeki hasarın geri dönüşsüz olması nedeniyle, görme alanının ileri derecede kaybı ve hatta körlük kaçınılmazdır.
Glokom önemli bir halk sağlığı sorunu olup, gelişmiş ülkelerde, körlüğün ikinci en sık görülen nedenidir. 35 yaş üzerindeki her 50 bireyden yaklaşık olarak birinde glokom mevcuttur.

İleri yaş glokomu ağrısızdır, sinsidir !

Glokomda göz içi basıncı sıklıkla yavaş yavaş yükselip, görme sinirinde yavaş, fakat ilerleyici bir harabiyet yapar. Bu özellikleri nedeniyle de, halk arasında inanılanın aksine, ağrısız ve sessiz gidişli bir hastalıktır. Yine bu özelliğinden dolayı hasta bireylerin çoğu, varolan glokomunun farkında değildir.
Hastalığın çok ileri evrelerinde ise, görme alanındaki ileri derecede daralma, hasta tarafından hissedilebilir. Ya da hastalığın son evresinde, bir gözün ışığı bile seçemediği farkedilir ki, bu aşamada, artık tedavisi mümkün olmayan bir kayıp söz konusudur.

Glokomun daha nadir görülen tipinde ise, ani olarak çok yüksek değerlere çıkan göz içi basıncı, göz çevresinde ağrı, gözde kızarıklık, görmede bulanıklaşma, ışıkların çevresinde halelerin görülmesi ve mide bulantısı ile kusmalara neden olur.

Diabette glokom riski 3 kat artmıştır!

Glokom normal toplumda %2 sıklıkla görülen bir hastalık olmakla birlikte, bazı bireyler glokom gelişimi yönünden daha fazla risk altındadır.

v Birinci dereceden akrabalarında glokom olanlar en fazla risk altında olan gruptur, bu bireylerde glokom gelişme riski on kat daha fazladır.

v İkinci önemli risk faktörü diabettir. Diabetli hastalarda glokom riski, normal bireylere göre üç kat daha fazladır.

v İleri yaşta glokom sıklığını artırır, özellikle 65 yaş üzerinde glokom hastalığına daha sık rastlanır.

v Ayrıca hipertansiyon, tıkayıcı damar hastalıkları, migreni olan bireylerde ve yüksek miyop gözlerde de glokom riski artmıştır.

Glokom önlenebilir körlüklerin en başında gelir!

Hemen hemen hiç bulgu vermeyen bu hastalık, ancak, kontrol amacıyla göz muayenesi yapılan kişilerde erken tanınabilir.

Düzenli yapılan göz muayeneleri ile glokomun erken tanısı mümkündür!

Bu amaçla önerilen göz muayenesi aşağıdaki sıklıkla yapılmalıdır:

v Hiçbir risk taşımayan olgularda

o 35-40 yaş arasında bir kez

o 40-60 yaş arasında 2-3 yılda bir kez

o 60 yaştan sonra 1-2 yılda bir kez

v Risk grubundaki olgularda

o 35 yaştan sonra her yıl 1 kez

Ağrısız ve sessiz gidişi nedeniyle bireylerin çoğu hastalığının farkında değildir. Glokomun tespitinde düzenli aralıklarla yapılan göz muayenelerinin önemi büyüktür

Yine bu nedenlerden dolayı göz içi basıncının ölçümü, gözdibi bakısı ve görme alanı incelemesi, göz muayenesinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

Her bireyin göziçi basıncı kendine özeldir!

Göziçi basıncının normal aralığı, genelde 10-22 mm Hg olarak kabul edilir. Ancak, glokom ile göziçi basıncı düzeyi arasında oldukça karmaşık bir ilişki vardır.
 
Glokom nedir?

Glokom görme sinirinde ilerleyici tahribat yapan, sinsi karakterde yıllarca sessiz sedasız ilerleyen ve körlüğe kadar götürebilen, genellikle göz içi basıncı yüksekliğiyle seyreden kronik bir hastalıktır.
Göz içi basıncı bazen normal dediğimiz sınırlar içinde olmasına rağmen kişi yine de "glokom hastası" olabilir.
Glokom, çoğu kez hiçbir belirti vermez, sadece az sayıdaki bazı hastalarda şiddetli ağrı, kusma, kızarıklık ve görme azalması tablosuyla acil bir hastalık olarak karşımıza çıkabilir.
Glokom hastalığında oluşmuş hasar düzeltilemez; ancak zamanında tedavi ile gelecekteki hasarları önlemek mümkün olabilir.
 
göz tansiyonu glokom hastalığı

Pek çok kişinin bilmediği ve sinsi bir rahatsızlık olan göz tansiyonu geç kalındığında önemli görme bozukluklarına neden olabiliyor Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, gözün içindeki aküz hümör denilen sıvının dolaştığı sistemin bozulup göz içi sıvı basıncının artması durumuna denir.

KÖRLÜĞE YOL AÇABİLİR

Glokom açık ve kapalı glokom olarak tanımlanabilir.​
Doğan Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İbrahim Uyguner, 'açık açılı glokom son derece sinsidir, hiçbir bulgu vermeyebilir ve bu zaman zarfında basıncın görme sinirine yaptığı baskı sonucunda görme alanı daralır eğer farkedilmezse körlüğe kadar varabilir'' diyor.​
Kişi kendisinde böyle bir rahatsızlık olduğunu hiç farketmeyebiliyor ancak bazen göz tansiyonun yükseldiği ışık etrafında hareler, halkalar görerek farkedilebiliyor. Açık açılı glokom özellikle göz tansiyonu ölçülerek kontrol ediliyor.

ŞİDDETLİ AĞRILAR

Kapalı glokom ise gözün içindeki sıvının aktığı kanalların bulunduğu bölgenin iris tabakası ile tıkandığı ve göz tansiyonunu aniden çok yükseldiği durumdur.​
Kapalı açılı glokom da ani bir göz tansiyonu yükselmesi olduğundan çok net belli olur, gözde şiddetli ağrı, yanma, batma ve bulanıklaşma şikayetleri hastayı hemen göz doktoruna yönlendirir.
 
Geri