Görsel işleme defisitinin gösterilmesi: Magnosistem teorisi

Konu sahibi son olarak 1834 gün önce görüldü
Görsel işleme defisitinin gösterilmesi: Magnosistem teorisi
Bu teoriye göre, klinik çalışmalar çoğu disleksik bireyin fonetik kurallardan çok görsel alanda hata yaptığını, örneğin b-d gibi simetrik harfleri ve m-n gibi görsel olarak yakın harfleri karıştırmaları vakaların en azından bir kısmının pür olarak algısal bozukluklardan kaynaklandığını göstermiştir. Bu tür hatalar fonolojik disleksiklerin çoğunda görülse de bunlar genelde görsel dikkat disleksisine (visuoattentional dyslexia) atfedilir (Valdois 1995). Buna göre disleksinin diseidetik alt grubunun özelliği, okuma sırasında bir fonetik stratejinin ayrıcalıklı kullanımı ile bozukluğun kökeninde görsel defisit yer alır. Disleksik çocukların % 75’inden fazlasında binoküler görme sıkıntısı, oküler izleme veya hareketi tanıma gibi oftalmolojik problemlerden etkilenmiş olması geçmişte tedavide oftalmolojik düzeltici metotlara yöneltmiştir. Bununla birlikte bu problemler sebep yerine okuma bozukluğunun sonucu olarak da yorumlanabilir.
Genel olarak görsel algı çalışmaları disleksik çocukların görsel bilgi işlemelerinin daha yavaş olduğunu göstermektedir. Disleksiklerde düşük seviyeli görsel defisitleri göstermenin en iyi yolu değişen kontrast duyarlılığıdır. Disleksikler aynı kontrastı algılamak için disleksik olmayanlara göre 10 kat daha yavaş frekansa ihtiyaç duyabilirler. Disleksiklerin % 75’i kontrast duyarlılığı defisitinden etkilenmiştir. Özellikle bu defisitle fonolojik defisitin arasında ilişki olduğunu gösteren kanıtlar elde edilmiştir (Lovegrove 1980, 1982, 1990, Eden 1996, Cornelissen 1998). Görsel devamlılığı normal olup kontrast duyarlılığı defisiti olması disleksiklerin disfonetik alt grubuna spesifik olabilir. Hareketi görsel tanıma magnosisteme atfedilen diğer bir fonksiyondur ve bu fonksiyon sözcüksel tanıma testindeki performansla ilişkili bulunmuştur.
Değişik araştırmacılar, psikofizyolojik deneylerde gözlenen defisitlerin, devamlı olan ve geçici olan görsel kanalların ayrımına atfedilmesinin sorumlusu olabileceğini ileri sürmüşlerdir (Stein, Walsh 1997). Okuma esnasında geçici (transient) kanaldaki (magnosistem) aktivite her oküler sakkadda, devam eden (sustained) kanaldaki (parvosistem) aktivitesi tarafından inhibe edilebilir. Eğer böyle bir inhibisyon meydana gelmezse kelime içinde verilen bir harfin görsel işlemesi önce gelen harf veya harflerin anormal persistansı yüzünden tehlikeye girebilir. Disleksiklerde gözlenen kontrast duyarlılığı ve görsel persistansdaki bozuklukların her ikisinin de geçici sistemdeki sorundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Geçici sistem global form, hareket ve anlık çözümlerin algılanmasına aracılık eder. Livingstone (1991) görsel yolağın magnoselüler komponentinde (M-sistem) elektrofizyolojik ve nöroanatomik değişiklikler olduğunu, disleksik çocukların yüksek uzaysal frekanslı ve düşük kontrastlı hedeflere spesifik elektriksel yanıtlarının olmadığını göstermişlerdir. Aynı makalede lateral genikülat nükleusun (retino kortikal yolağın talamik aktarıcısı ) nöronal organizasyonunda ince farklılıklar olduğunu göstermişlerdir. M sistem teorisiyle tutarlı olarak nükleusun yalnızca magnoselüler nöronlarında atrofi olduğunu bulmuşlardır. Bu nöropatolojik bulgular daha sonra tekrarlanamamıştır. Jenner (1999) primer görsel korteksin magnoselüler komponentinde spesifik bir değişiklik bulamamışlar ancak normal insanlarda bulunan, sol oksipital lobdaki daha büyük hücrelerin asimetrik bulunuşu disleksiklerde görülmemiştir.
Disleksinin görsel teorisiyle ilgili araştırmalar fonolojik bozukluğun kritik olgu olduğunda hemfikirdir. Gerçekten görsel disleksideki temel patognomik disfonksiyon yazılı kelimeleri hızlı tanımada ise (Lovett 1987, Siegel 1993) son okuma teorileri kelime şifreleri becerilerini vurgular ki bu sırasıyla temel dil becerilerine özellikle de fonolojik becerilere çok güçlü bir şekilde bağlıdır (Bentin 1992, Rack 1993, Siegel 1993). Talcott (1998) görsel fonksiyonların magnoselüler alanlara bağlı olduğu alanlardaki elektrofizyolojik defisitle davranışsal performans arasında ikna edici bir ilişki bulamamıştır.
Galaburda (1994) lateral geniülat nükleusta olduğu gibi işitsel yolağın iletiminde rol alan medial genikülat nükleusta daa etkilenme olabileceğini göstermiştir. Bu açıdan magnosistem patolojisi, görsel bozukluk olduğu kadar fonolojik patolojinin de karşılığı olabilir
 
Geri