Gördüğüm en güzel düşdür sevmek seni

Konu sahibi son olarak 1897 gün önce görüldü
Gördüğüm en güzel düşdür sevmek seni
Dokunmak ellerine, okşamak saçlarını
Sönercesine yüreğine dökmek yüreğimi
Oysa güzel olduğu kadar da uzakmış
Uykularımdan üşüyerek uyandığımda fark ettim
Çektiğim en büyük cezadır aşkın
Kara kışın dondurucu ayazında
Senin yerine baş başa olmak hayalinle
Oysa soğuk olduğu kadar da kısaymış
İçimden bir sesin kabus dediğinde fark ettim
Yaptığım en zevkli iştir gözlerine bakmak
Ilık rüzgarla içimi ferahlatan gecelerde
Her şeyi bir yana koyup sadece gözlerinde kaybolmak
Oysa zevkli olduğu kadar da yalanmış
“Ben seni hiç sevmedim ki!...” diyemediğinde fark ettim!...
 
yüreğimi açtım sana gel...

ellerimi uzattım ellerini ver

kalbimle kalbine taptım

böyle sevdayı seninle yaşadım

yıllar geçsede unutmam unutamam

yerine kimseleri koyamam

ağır gelsede sözlerin bana

ben seni unutmaya kıyamam

bekle şimdi beni herzamanki yerimizde

geleceğim sana bin bir ümitle

uzattım ellerimi yalvarırım gitme

bu sevdayı sende buldum tüketme

yürek yangınım, sevdalım...

bizi yok etme
 


kapalı kapılar her yandan
kilitlenmiş yüreğim dört yan duvar
nasılda buz gibi vuruyor yalnızlık yüzüme
eşyalar mahzun ağlamaklı
takvim o günde kalmış
durdu duracak saatte artık
yoruldum her dakika kimsesiz olmaktan
şimdi hüzünlere açıyorum kapıları
her bahar bahar değil artık
ya gözlerimden akan yaşlar yağmur mu
boy boy umutlarım hangi rüzgara
hangi dalgalara kapılmış
peki ya aşk
belliki ölüm uykusuna yatmış
sıfatsız bir tarihe yazıyorum kendimi
soğuk duvarlardan dokunuyorum sana
siyah beyaz saatlerden sesleniyorum
ıslak sokakların taşlarında seni arıyorum
senin olmadığın sevdaya sevda diyebilir miyim
sensiz yarınlara umut yolculuğu yapabilir miyim
ben şimdi aşkı nasıl sarayım kilitli ya kollarım
ben şimdi sevdamı nasıl söyleyim dikili ya dudaklarım
biliyorum yoksun olmayacaksın da
kapılar hep kapalı sen açmayacaksın
çoğalıyorsun yine içimde bir yangın gibi büyüyorsun
ben şimdi sensiz ateşlere yürüyorum
 
AŞIK OLUNCA ANLARSIN..

Sen varsın ve yaşıyorum..

İllede bana sadık kalman..

Oralarda ben olmadan yaşaman..

İstersen uğrama bile buralara..

Sevdam ne istersen yapabilirsin..

Varlığın yetiyor bana..

Zira yeryüzünün..

En değerli şeyi SEN sin..

Sildim artık senenin içinden..

Şubat,mart,nisanı..

Yaşamamış olmayı isterdim..

Bana zehir olan o üç ayı..

Ve SEN ağla sevdam...

Şimdi doyasıya ağla,ağlamak..

Aşık olduğunda zor geliyor insana......
 
Gözlerim her yerde seni arıyor
Unuttum diyorum ya
Bu dudaklar yalan söylüyor
Sana yarim derdim hatırlıyor musun?
Seni nasıl da seviyordum, biliyorsun..
Şimdi bana durmuş üzülme diyorsun
Sen benim her şeyimdin
Her şeyimi alıp gittin..
Sensizlikte her şeyi erteleyişimdin..
Bir gün gelecektin...
Bir gün sevdiğini söyleyecektin..
Beni asla terketmeyecekti..
Oysa arkana bakmadan gittin
Ya şimdi ertelediklerim, kaybettiklerim,
Düşündükçe bitiremediklerin
Gittin sevdiğim gittin...
 
_____VAKİT TAMAM_______
Bu gün bir başkayım,nasıl başkaysam....

Ellerim yok,gözlerim yok bedenimi yitirmişim...

O kadar ağırım ki,kendimi taşıyamıyorum....

Ruhum yok,canım yok,alıp başımı bir yerlere gitmişim....

Anlamıyorum yaa.?aklım basmıyor....

Bakıyorum ama yok,bir ben kalmamış bende....

Artık demir almak günü gelmiş bu limandan....

Ne güneşi hissederim ne soğuğu bu tende....

Çok kısa derler yaşam,o ne bir hatırlasam....

Günahıyla,sevabıyla tümüne eyvallah çekelim....

Eee vakit bu vakit,toparlan bakalım....

Hadi duygularım,hadi gönlüm,hadi ruhum yerimize gidelim....

Bitti aşk oyunumuzun galası vardı dün gece....

Kapalı gişe oynadık tüm gösterilerde..

Son bileti aldık dönüş yolumuza biraz erken....

Tek zoruma giden,bir veda bile edemedik son perde inerke
 
yürek yangını bu...

kolay kolay sönmez

içinde hep bir kırıntısı kalır

söndü dediğin yüreğin

alev gibi yanar...

kimse bilmez

kimine göre basittir

gitmeler anlamsız

kimi ölür ölür dirilir

sevdiği gidince kalır yalnız

yürek yangını bu birtanem

sönmesi imkansız...

gittiğin günden beri

herşey anlamsız...

kanıyor yüreğim acınla

hiç bilmezdim beklemezdim

ummadığım bir anda...

çektin gittin dağıttın beni

perişan ettin...

hep derdim gitmez gidemez

bu aşk kanamaz derdim

şimdi ise sevdiğim...

kanamaz dediğim yerlerim

kan revan içinde gidişinle....
 
Sen: Sevgisin yüreğimde taşıdığım
Sen: Gül goncasısın her gün kokladığım
Sen: Yüreğimde yanıveren ateşsin
Sen: Yüzüne bakmaya doyamadığım

Ben: Bütün sevgimi sana vereceğim
Ben: Yollarına gülleri sereceğim
Ben: Yüzünü bir gün bile göremezsem
Ben: Senin için mecnuna döneceğim

Sen: Karlı dağlarımda açmış çiçeksin
Sen: Çiçekli kırlarda ki kelebeksin
Sen: Hiçbir zaman yakalayamadığım
Sen: Eşi bulunmaz kanatsız meleksin

Ben: Olsam senin için bir bal arısı
Ben: Koynuna girsem bir gece yarısı
Ben: Konuversem kalbinin üzerine
Ben: Olsam yüreğinin diğer yarısı.
 
89390323.png
 
yitirilmiş ne varsa....

Bilir misiniz?
Her cümle sevinçle bitsin isterdim…
Ama bilmiyorum nedense ben hüzünle bitiyorum ve bitmek istiyorum…
Çünkü sevinçler yalanmış.
Cümle bitince geriye sadece hüzün kalırmış..
Cümle ne kadar mükemmel olsa bile…

… Ve bitiyorum…
Üzülmeyin diyeceğim ama..
Ki zaten üzülmezsinizde herhalde
Ne olacak ki..
Bir garip firarinin çürük bir kalbi ve çürük bir bedeni..
Ki zaten bakmak ve görmek istemezsinizde…
Cümle biter nokta konur sayfa çevrilir ve unutulur gider…
 
sevmek herseyi goze almaktir Sevdigim..
Onun icin ölüme varmaktir..
Ona ölmektir..ona asik olmaktir..
Tüm kalbinle onu dusunmektir sevmek..
Bazen duymaktir sesini hayalinde..
Gozlerini kapattiginda gozlerini gormektir sevmek
Geceleri basini yastiga koyunca onu dusunmektir sevmek..
Onu hayal etmektir saatlerce..
İsmini her daim dilinde dolastirmaktir sevemek...
Sevmek cennette bile onsuz yapamayacagini bilmektir...
Sevmek onunla bir ömür gecirmekir..
Onu mutlu edebilmektir..
Onun herseyden once geldigini bilmektir sevmek..
Onun icin canini verebilmektir...
Onunla Heryere gelebilmektir sevmek..
Gözünü Kirpmadan atese elini tutmaktir..
Kiskanmaktir onu delice ..


SEVMEK HERSEYI GÖZE ALMAKTIR ...
Bunlari yapamiyorsan ne anlami kalirki sevmenin?

meleklerin2gh0.jpg

Ben Seni Seviyorum ve
Biliyorum sende beni Seviyorsun...öyleyse.....

 
Sahrada
buz gibi bakışların...
Gitme özlerim sıcaklarını
Gitme tükenmesin satırlarım
Bırak geceyi bırak
Kal doğacak güneşe bak..

Mecbursan
Gözlerimi gömüp git
Fırlat bır kıyıdan
Bulunmasın bir tanık
Ölmüş de
Öldü de

Yolda sokakta
Soran olsursa
Bittik deme
Öldü de..

Yıkıldı kızgın kumların dudaklarıma
Ne olur , ne olur
Bitti deme ,yalan söyle
Öldü de..

Sürme gözlerine
Bu lanet ayrılık tuzunu
Bakma bana öyle yanık dudaklarla
Ne olur ,olmadık deme..
Yaşatmadı hayat
Öldü de..

Söyle Öldük de......
 
Yaşıyor ama uzaktaysam senden
Bil ki seni hiç unutmadım
Ölüm değilse bizi ayıran
Yazık olmuş ,hata yapmışız
Senden yada benden ne farkeder
Şeytana uymuş aşkı yakmışız

Adımı söylemezdin bana seslenirken
Aşk derdin,aşkım derdin
Her aşk dediğinde
Beni kendinde daha da aşık ederdin
Buluştuğumuz anları hatırlıyorum
Güller açardı gönlümde sen gelirken
Üç-beş saat bile ayrılsak
Yapraklarım dökülürdü sen giderken

Yanyana duran iki yıldızdık sana göre
En parlak,en güzel olanı bendim
Gökyüzünde ki tek yıldızındım senin
Fırtınalarda saklanıp korunduğun
Liman olduğumu söylerdin
Ömrünün sonuna kadar beni seveceğini
Kalbini kalbime kelepçeleyip
Anahtarını okyanusa attığını söylerdin
Benim için kıyamet seni kaybettiğim gün demekti
Ruhumda sakladığım en değerli hazinemdin
Sonsuza kadarda saklayacağım
Yokluğumda sen nasıl olursun hayal ettiğimde
Seni mutlu, çok mutlu görüyorum
Çünkü hep öyle ol istedim
Her şeyin güzeli senin olmalı
Aynı şeyi isteme benden
Yerine kimseyi koyamam ki
Ben kimseyi ama kimseyi seni sevdiğim gibi sevmedim ki
Sen bana aşk dedin, bizi kirletemem ki.

Bazı şarkılar vardı birlikte sevdiğimiz
Senin bana ,benim sana söylediğim
Onlardan biri yada benzerini duyarsan
Beni anımsar gülümsersin
Ben mi? Ben hiç unutmayacağım ki
Okyanusa attığın anahtarı biri bulurda
Bizi bizden çözer diye
Daha iyisini yaptım seni kalbime kazıdım
Her atışında hatırlamak için

Yaşıyor ama uzaktaysak birbirimizden
Bil ki seni hiç unutmadım
Ölüm değilse bizi ayıran
Yazık olmuş hata yapmışız
Eğer ölümse bu ayrılığın sebebi
Ve bensem önce giden bu alemden
Kederlenme çok
Tıpkı benden istediğin gibi
Kendine sahip çık
Bensem kalan geride
Zaten sen hep göreceksin
Ben kimseyi ama kimseyi seni sevdiğim gibi sevmedim ki
Sen bana aşk dedin,bizi kirletemem ki.

Küs olduk,ayrı düştük duramadık ki
Savaşları sevemedik ki barış olduk biz
Hüzünlendik dilden kaçan bazen iki lafla
Sevişmeye sebep ettik ayrılıkları

Niyet ettik, söz verdik en büyük aşka
Başkasının sevdasına imrenmedik biz
Neysek oyduk,öyle kaldık aynı inançla
Kimsenin öyküsünden kopya çekmedik

Ne acıdan,ne kayıptan
Korkmadık ki hiç biz
Ne kavgalar atlattık ta
Yılmadık ki bir gün
Üstüne gittik sevdanın
Yenilmedik ki
Kimsenin duygusundan
Çalmadık biz

Başkasının oyununu bozmadık biz
Bu dünyanın uyumunu bozmadık biz
 
Daha gün görmeden, anamın karnında
Gözümü açtım sen diye

Umutla baktım, hayale daldım
Güneşe uyandım yar diye

Dünyaya gelince, gerçeği görünce,
Kaldım kendi kendime

Umutla bakılan, hayale dalınan
Sevgi yüklü hayat nerde

Yaşamın kıyısında çoğu insan
Açlığı öğreniyor oyuna doymadan
Türlü oyunlar oynanıyor
İçinde bulunuyor ama anlamadan

Gençlik susar iken, zalim konuşunca
Gün yaşanmaz doyunca

Haksızlık önünde, sen de boyun eğme
Susma ömrün boyunca

Yollar kördüğüm, sana gelemem
Başını bilsem de, sonunu göremem


Dert çok ama çaresiz değil
Sözler kısa ama anlamsız değil
Aşk zor ama bulunmaz değil
Yaşanan gerçek
Sakın ha kader değil
Ve bu dünyadan göçüp gideceksin
Biliyorsun, sihir değil
 
Beni benden aldın gittin uzaklara
Nerdesin nerdesin
Tam buldum dediğim anda, bir sorusun
Cevabın bende değil
Cevapsız sorular benden uzak dursun
Geçmişi bırakta gel zaman dursun
Bir günde bu kadar da olmaz deme
Sen yaşanan yılların sonucusun

Anlamaya çalışırsın bulamazsın
İçten olmaz, saramazsın
Günü gelir dediğimi anlarsın
Ama geri dönemezsin
Cevapsız sorular benden uzak dursun
Geçmişi bırakta gel zaman dursun
Bir günde bu kadar da olmaz deme
Sen yaşanan yılların sonucusun

Bir girsen kapıdan öyle sevinirim
Sımsıcak sarılırım
 
Kokun sinmis rüzgarlara, her esintide yalniz sen
Bakip dalarken göklere, geceler sen yildizlar sen

Aksamlarin sabahinda, seni ararken gözlerim
Kiminlesin kimlerlesin, söyle simdi neredesin

Gül gül gül a canim, herzaman gönlümde sen
Hosçakal bile derken sana, hala seviyorum anlasana
 
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya… Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir
ateş gibi. Ve maviydin… En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da… Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle…
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da… Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Sevdim işte ötesi yok…
 
yine herzamankinden farksız birgün,
dışarıda güneş we hareket
içerde bir genç we yorgunluk bir de
YALNIZLIK.
we televizyonda reklamlar
yukarı katta tıkırtılar
aşağı katta sessizlik
uzaklarda ölüm,yakınlarda yine ölüm
bir yerlerde unutulanlar,bir yerlerde ise unutanlar
bilinmeyenlerde bir genç kız we bir genç kız daha…
uçurumun kenarında düşmek için hazırlananlar
uçurumun sonunda ölüm çığlığı!
arkada sonsuz gözyaşları,
uzun bir sessizlik,
anılarıyla başbaşa bir genç kız
Ve BİTMEYEN YALNIZLIK!!!!!………
 
Aşk…
Aşk üzerine herkes her şeyi yazıp söyleyebilir…
Yazıp söylemiştir de…
Çünkü aşk çok az yaşanan bir şeydir…
O yüzden çok konuşulur aşk…
O yüzden çok yazı yazılır hakkında…
Üstelik kimse anlamaz ki aşk yüzsüzlüktür…
Kimse bu yüzsüzlüğe katlanmak istemez…
Daha doğrusu katlanmak ister de yüzsüzlüğün ömür boyu bir utanç madalyası gibi alnında çakılı duracağını düşünür…

Oysa aşktan utanılmaz!
“Seviyorum ulan bu kızı!”
Kim ne diyebilir ki buna? Ama elbette bu kadar yürekli olmak, sonrasında olacaklara katlanabilme cesaretini de birlikte getirmeli değil mi?
“Seviyorum be bu oğlanı!”

Aşk…
Olmadık zamanlarda çıkar ortaya…
Bin yıl yaşarsın, bin yıl biriktirirsin ve karşına birisi çıkar, bin yıllık birikim tarumar olur Zafer meydanlarındaki mutlu çığlığın, bir gecenin herhangi bir yerinde, zelil bir iniltiye, gözyaşıyla yıkanmış yanağa yangınlar sunar… Yürek kanamaz, yürek tarumar olur…
Yürek yanmaz bir anda kül olur…

Aşk…
İnsan insana aşkını bağırmadan Allah’a aşka koşmaya çalışıyor, ne topal bir koşu
Sen daha sevdiğine söyleyememişsin söyleyeceklerini Sen daha girememişsin o milyon yıllık, o Kabil’in Habil’i öldürdüğü kapıdan nasıl çıkacaksın Allah’ın huzuruna ey şaşkın…
Leyla olmak kolaydır…
Mecnun olmak da…
Ama Leyla ve Mecnun olduktan sonradır esas Leyla ve Mecnun olmak…

Aşk…

“Seni seviyorum” diyememenin sebilidir ve bu sebilin suyu kalbin attıkça kanayan dağ gibi yamacından akar gelir… Herkes içer bu kanı, hüznü herkes paylaşır, ayrılığı herkes paylaşır ama “Seviyorum “ dediğinizde sanki yol bitmiş ve karşınıza “DUR” işareti çıkmıştır
Niye?
“Kalbin daha çok kanasın, daha çok içelim kanını” diye mi?
Hadi oradan zelil…
Değil… Bu değil insanın macerası İnsan insana sevdiğini, aşkını haykırmadan tertemiz bir imanla, kuş kanatlı gerçek varlığa uçamaz Gözyaşı değil bu yolun taşları Hüzün değil Acı değil

“Sevda masalı” diye bir şey yok Yalan Sevda var ve çok gerçek İnsanın imanını tazeleyecek kadar gerçek Çünkü insan birini sevdiğinde Yüce yaratıcının ruh denen nefesini de seviyor Ve sanki insan ayrıldığında, bu ruh sevgisinden de uzaklaşıyor…

Aşk yüzsüzlüktür…
Kadın ya da erkek için delikanlılık umurunda değildir aşkın… Verilen sözler, yapılan jestlerin, ortaya çıkarılan olmadık çocukluklar da aşkın umurunda değildir Aşk bütün bunlara bir paspasmış gibi ayağını siler ve geçer.

Ve insanın aşkı için yapacağı yüzsüzlük aşkı kurtaracak tek gerçek hamledir Sevdiğine yüzsüzlük yapan sevdiğinden çok aşkı kazanır.

 
Geri