Borsa yatırımcısı
Bronz Üye
-
- Katılım
- Nisan 1, 2021
-
- Mesajlar
- 4,590
-
- Tepkime puanı
- 1,132
-
- Puanları
- 233
Gök Tanrı Dini
Türkler, 750 yılından itibaren Müslümanlığa girmeye başladılar. X. asırda artık neredeyse tamamı bu yeni dine girmişti. İslâmiyet’ten önce Türklerin çoğu tek bir yaratıcıya inanıyordu. Bu yaratıcının iradesinin üstünlüğünü tanırlardı. Kadere inanırlar; Yaratan öyle istediği için bir işin öyle olduğunu kabul ederlerdi. Bu yaratıcıya “Göklerin Rabbi” ve “İhtişamlı Tanrı” mânâsına, Gök-Tanrı denildiği de olurdu. Eski Türkçede gök, aynı zamanda ihtişamı ifade eder. Mavi, hânedanın rengidir. Bu sebeple eski Türklerin dinine Gök-Tanrı dini denir.
Ona, sıfatlarına göre Çalap, Ogan, Bayat, Ülgen gibi isimler verirlerdi. Bu kelimeleri Türkler Müslüman olduktan sonra da Allah için kullanılmıştır. Çalap, yaratıcı, rahman; ogan, kudretli; bayat, hiç bir şeye muhtaç olmayan (ganî); ülgen, ulu gibi ilahî sıfatları karşılar. X. asırda yazılmış bir siyaset ahlâkı kitabı olan Kutadgu Bilig’de, hatta Anadolu edebiyatında bu isimler çokça geçer. Osmanlılardaki çelebi sözü de, çalaptan gelir. Nasıl Allah, Rahman sıfatı ile, bütün insanlara acıyıp, dünyada aynı muameleyi yapıyorsa; çelebi denilen kimseler de Allah’ın Çalap sıfatıyla ahlâklanmış olarak, dost-düşman ayırmadan herkese iyi davranır.
Türkler, 750 yılından itibaren Müslümanlığa girmeye başladılar. X. asırda artık neredeyse tamamı bu yeni dine girmişti. İslâmiyet’ten önce Türklerin çoğu tek bir yaratıcıya inanıyordu. Bu yaratıcının iradesinin üstünlüğünü tanırlardı. Kadere inanırlar; Yaratan öyle istediği için bir işin öyle olduğunu kabul ederlerdi. Bu yaratıcıya “Göklerin Rabbi” ve “İhtişamlı Tanrı” mânâsına, Gök-Tanrı denildiği de olurdu. Eski Türkçede gök, aynı zamanda ihtişamı ifade eder. Mavi, hânedanın rengidir. Bu sebeple eski Türklerin dinine Gök-Tanrı dini denir.
Ona, sıfatlarına göre Çalap, Ogan, Bayat, Ülgen gibi isimler verirlerdi. Bu kelimeleri Türkler Müslüman olduktan sonra da Allah için kullanılmıştır. Çalap, yaratıcı, rahman; ogan, kudretli; bayat, hiç bir şeye muhtaç olmayan (ganî); ülgen, ulu gibi ilahî sıfatları karşılar. X. asırda yazılmış bir siyaset ahlâkı kitabı olan Kutadgu Bilig’de, hatta Anadolu edebiyatında bu isimler çokça geçer. Osmanlılardaki çelebi sözü de, çalaptan gelir. Nasıl Allah, Rahman sıfatı ile, bütün insanlara acıyıp, dünyada aynı muameleyi yapıyorsa; çelebi denilen kimseler de Allah’ın Çalap sıfatıyla ahlâklanmış olarak, dost-düşman ayırmadan herkese iyi davranır.