Glu kimdir?

Konu sahibi son olarak 636 gün önce görüldü
Glu kimdir? Glu rumuzunun kelime anlamı nedir? Glu kelimesinin kökeni nereden geliyor?

Merhaba sevgili ircforumları ve forumdaşlarım..

Bugün içinden geçeni söyle konusunda bir takım arkadaşların bu kadim kelime üzerine asılsız fikirler yürüttüklerini görerek hüzünlendim.
Kadim dostum @glu'un bu yazılanlar karşısında nasıl bir benlik acısı çekeceğini düşündükçe hemen görevi başında silah arkadaşını kollayan bir asker gibi mevzilenerek bu konuyu açıklamaya karar verdim.

40189621_1-jiwa-gluten-free-maida.jpg

Aslında bu kelimeyi kendisiyle bir zincir market önünde keşfetmiştik. Sevgili dostum glu; edebiyat düşkünü bir gıda mühendisidir.
Başlarda ne güzel işte yaşantım ile arasında ince bir mesaj var dercesine bu kadim rumuzu oyunlarda ve başka sanal platformlarda kullanmaya başladı.
İkimizin de yaşadıkça şaşacağı ve felek sen ne feleksin diyeceği olaylar silsilesine ircforumlarında eski bir arkadaşımız olan majik adlı bir dergah babası sayesinde öğrendik.

Biz henüz kendisiyle tanışmaya vesile olunmamışken bu dergah babasının tasavvufi fotomontajları çoktan bize ve sizlere bu kadim kelime hakkında mesajları göndermiş arkadaşlar..

ve işte geldik glu kelimesinin kadim anlamına;

Glu köken olan Aramice dilinde 'yapışkanın yoğunluğu' anlamına gelir. Tıpkı diğer kardeşi olan gam gibi.. bir ağacın gamı stabilizatör olarak kullanıldığında,
( Stabilizatörler, gıda maddelerinin üretiminde arzu edilen yapıyı oluşturmak, belli bir yapıyı korumak veya iyileştirmek amacı ile kullanılan maddelerdir. ) maddeye kıvamını verir.
Glu ise bu kıvamın yoğunluk derecesini belirler..

Peki ya bunun kadimliği nerde ivan efendi? dediğinizi duyar gibiyim.

Arkadaşlar Aramice demiştik. Bu dilin kullanıldığı yılları ve o dönemi (dönemin peygamberini) düşünün. İyi düşünün.. Bu yoğunluk tanrıya duyulan hissin yoğunluğudur!

Peki ya gluten unu üzerinde ki daft punk ne iştir diyeceksiniz. dergah babasının verdiği mesaj orada.. maskenin altındakilerin kim olduğunu anladığınız düşünüyorum.
(Un da başka bir metafor asıl mesaj belli ama yine söyleyelim: yoğunluğun ufalanması.)
Kadim dostum ve beni bu unu almak için maskelerin ardına gizleyen dergah babasına -yakın zamanda buradan göç etmiş- teşekkürü borç bilirim.

0492330.jpg

Peki ya Gambit'teki Sergei Rachmaninoff'un kızı?

Arkadaşlar....

Ben ivan divandelen
Rachmaninoff ise çok sevdiğim glu kardeşimin büyük dedesi..

Yani glu rumuzunun altındaki şahsiyette benim gibi bir Rus..

Satranç mı? Bizden iyi oynayan görülmedi.


Sevgilerle..
ivan divandelen
 
gerçekler gün ışığına çıktığına göre mızrağın ucunda ıslanan hayalleri kenara alalım kadim dostum glu'ya hindi muamelesi yapılması beni ziyadesiyle üzüyor...
 
Kendisini forumda ilk keşfedenlerden biri olabilir miyim bilmiyorum. Zira birkaç mesajı ile yazdıklarını ve bakış açısını kendime çok benzetmiş, kendisini tanımama rağmen özel mesaj atmış ve daha sık yazmasını rica etmiştim. Zamanla farklarımız ortaya çıksa da çok engin bir arkadaşımız olduğu kanaati hiç değişmedi. Denk geldikçe “acaba Glu bu konuda ne demiş” diye bakarım mutlaka. Var olsun.
 
Kendisini forumda ilk keşfedenlerden biri olabilir miyim bilmiyorum. Zira birkaç mesajı ile yazdıklarını ve bakış açısını kendime çok benzetmiş, kendisini tanımama rağmen özel mesaj atmış ve daha sık yazmasını rica etmiştim. Zamanla farklarımız ortaya çıksa da çok engin bir arkadaşımız olduğu kanaati hiç değişmedi. Denk geldikçe “acaba Glu bu konuda ne demiş” diye bakarım mutlaka. Var olsun.
İlk mesaj atanlardan biri de bendim. Dediğiniz gibi "daha hızlı, daha hızlı yazın glu bey" demiştim de "selam fıstık adın Feriha mı?" dediydi...
 
İvan Efendi hatırlar mısın bilmem, Majik bin Eymen Hazretleri birgün bizi yanına çağırmış, postunun üstüne oturtmuş ve sana dönüp şöyle demişti, "Ey İvan, sen hayatta bir şeylerin sebepsiz olduğunu mu sanıyorsun?" böyle bir soruyu hiç beklemeyen sen de dönüp Majik Hazretlerine yarım ağız, "Hayır" demiştin. Sonra, o da seninle A101'in önünde mağazanın açılıp kavanoz kapaklarına doğru koşarcasına gittiğimiz o anı, bizi birbirimize bağlayan kavanoz kapaklarının kerametini ve ikimizin o an nasıl kenetlendiğini anlatmıştı. En sonunda bana dönüp, "Senin adın çok ağır, bu yükü taşıyabilecek misin?" diye sormuştu. Uzun zamandır bu mesele üzerine düşünüyordum ta ki sen bu satırları yazana kadar. Majik Hazretlerinin ne demek istediğini şimdi, senin yazdıkların sayesinde daha iyi anlıyorum ve şimdi daha da yoğun bir şekilde düşünüyorum, acaba ben bu yükü kaldırabiliyor muyum?

Ruhu şâd olsun Majik ibn-i Eymen'ül Nurettin Hazretlerinin.

1.jpg
 
hüzünlendim kardeşim... bu yük.. bu yük çok ağır..
 
Bu günahkardan hiç bahsetmiyorsun, dergahtan mı atıldım.:( Hazretleri, mubarek insan bize de bir üflese, el verse , yüzümüzü sürtsek, belki üzerimize muvaffiyet yağar..

O şimdi çok uzaklarda, orada bir köy var uzakta, o köy derin bir alimin mahşer yeridir...
 
Geri