AÖF 4. Sınıf Girişimcilik

M
  • Kullanıcı milis
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Açıköğretim Fakültesi
ÜNİTE-1 GİRİŞİMCİLİK VE GİRİŞİMCİLİĞİN ÖZELLİKLERİ

GİRİŞİMCİLİĞİN TANIMI
Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçişte girişimcilik, insanın düşüncel emeğinin ekonomik değerlere dönüşmesi olarak ifade edilmekte ve üretim faktörleri arasında yer almaktadır. Girişimcilik ağırlıklı olarak risk sermayenin tedarik edilmesi, arbitraj ve üretim faktörlerinin koordinasyonu gibi konularla açıklanmaya çalışılmıştır. Birçok yazar ise girişimciliği, küçük işletme kurulması ve bunların yönetilmesi ile özdeşleştirmiştir.
Girişimcilikle ilgili olarak yapılan bir çalışmada, akademik yayınlarda girişimci ve gereşemcilikle ilgili bulunan 77 tanımdan en az 5 kere görünen 15 anahtar sözcük grubu tespit edilmiştir. Buna göre aşağıdaki kavramlar girişimcilikle bağdaşmaktadır;

  • Başlatma/bulma/yaratma
  • Yeni işletme
  • Yenilik/yeni ürünler/yeni Pazar
  • Fırsatların peşinde koşma
  • Risk alma/risk yönetimi/belirsizlik
  • Kâr arzusu/kişisel fayda
  • Üretim yolları ve kaynaklar
  • Yönetim
  • Değer yaratma
  • Büyüme arzusu
  • Girişim
  • Değişim yaratma
  • Sahiplik
  • Sorumluluk/yetki
  • Strateji oluşturma

- Girişimcilik tanımı ilk kez 18. yüzyılın başlarında Fransa’da yaşayan İrlandalı ekonomist Richard Cantillon tarafından yapılmıştır. Bu tanımda girişimci, henüz belirginleşmemiş bir bedelle satmak üzere üretimin girdilerini ve hizmetlerini satın alan ve üreten kişi olarak ifade edilmiştir.
- Jean Baptise Say tarafından da geliştirilerek, girişimcinin risk üstlenme kadar üretim girdilerini örgütleme ve yönetme niteliğine sahip olması gereği üzerinde de durulmuştur.
- Girişimcinin yenilikçi ve dinamik olma özelliğini ise ekonomik kalkınmada insan kaynaklarının temel yapı taşlarından birisi olarak ilk kez vurgulayan ve gündeme getiren Joseph A. Schumpeter’tir. Schumpeter’in bakış açısıyla girişimci toplumda değişimi yaratacak kişi ve kurumlar olarak tanımlanmaktadır.
Girişimcinin özellikleri
Girişimci, ekonomik mal veya hizmet üretmek pazarlamak için üretim faktörlerini ele geçirip, düzenli bir şekilde bir araya getiren, kar amacı güden ve girişimlerinin sonucunda doğabilecek tüm risklere katlanan kişilerdir. Girişimcinin özellikleri;

  • Organizasyon becerisine sahip olması
  • Atıl veya kapasitesinin altında kullanılan kaynakları değerlendirmesi
  • Risk alması
  • Fırsatları görebilmesi
  • İhtiyatlı araştırmalar yapmaktan ziyade tetikte olması
  • Fırsatı değerlendirebilmesi
  • Değer yaratması
  • Oyunun kuralını baştan yazması

Girişimci ile ilgili olarak yapılan tanımlarda dört temel unsura dikkat çekilmektedir. Bu unsurlar aşağıda kısaca açıklanmıştır.

  • Yaratım süreci: yaratıma konu olan şeyin geliştirildiği kitle için bir değer ifade etmesi gerekmektedir.
  • Çaba harcanması: yeni bir ürünün / hizmetin ortaya konulması amacıyla belirli bir zaman ve çabanın harcanmasidir.
  • Risk: girişimci faaliyette bulunduğu alanda belirli riskleri üstlenmek durumundadır.
  • Getiri: girişimci olmanın sağlayacağı ödüllerdir. Buradaki en önemli ödül değer yaratmaktır. Sonrasında kar gelecektir.

Girişimci niteliklerinin belirlenmesi
Girişimciler kendi yollarını kendileri çizmek isterler. İnsanlarla çık iyi ilişkiler kurarlar. İnsanların sorunlarına eğilirler ve arkadaş olmak için çaba gösterirler. Çatışma ve hoşnutsuzluk yaratan durumlardan kaçınmaya çalışırlar. Bir grup içerisinde insanlarla birlikte çalışma fikri bu kişilere cazip gelir. Beğenilme yaptığı iyi bir iş ile tanınma insanlara yardım etme ve topluma katkıda bulunma hissi temel güdeleyicilerdir.
GİRİŞİMCİ DÜŞÜNCENİN TEMELLERİ
Davranışsal olarak girişimcilik kavramı bir fırsatı değerlendirmek bir iş fikrini tanımlamak gerekli kaynakları bulmak, daha sonra bir girişimi faaliyete geçirmek ve sonuçlarını almak için gerekli olan faaliyetler bütünü olarak tanımlanabilir. Girişimci düşüncenin dört ana bileşeni vardır. Bunlar;
a- Yenilikçi ve Yaratıcı Olma: Yenilikçi ve yaratıcı olma; problemlere ve ihtiyaçlara yaratıcı, alışılmamış ve yeni çözümler aramayı ifade eder. Bu çözümler yeni ürün ve hizmetler, yeni teknolojiler veya üretim süreçleri kullanılması şeklinde tanamlanabilir. Schumpeter’in söylediği gibi girişimci, yaratıcı yıkıcılık görecini yerine getirmektedir. Bir diğer deyişle, girişimci geleneği yıkarak yeniyi yaratır. Girişimci bağımsız düşünebilen, esnek, yaratıcı, kendine gücenen dayanıklı ve ısrarcı olmalıdır. Küreselleşme ile birlikte iş dünyasında hakim olan düşünce yenilikçi üretim olmuştur.
b- Risk Alma: Girişimcilerin risk üstlenme şekli, katma değer üretme sürecini etkileyen önemli bir davranış türü olmaktadır. Risk üstlenme sürecinin belirleyicileri yaratma ve fırsat boyutu, gerçek ve algılanan değer, girişimcinin kişisel becerileri ve hedefleri ile uygunluk ve rekabet alanının farklılığıdır.
c- Öncü Olma: Öncü olma, uygulama ile ilişkili bir kavramdır. Yeni süreçler yaratma ve fırsatları belirleme yeteneği önemli olmakla birlikte, bir kişinin ya da işletmenin girişimci olarak kabul edilmesi için yeterli değildir. Girişimci olabilmek için belirlenen fırsatların, bir iş planına dayandırılarak eyleme dönüştürülmesi gereklidir.
d- Rekabetçi Düşünme: Rekabet girişimcilerin piyasada tutunabilmeleri için kaliteli ürünler üretmelerini, verimli çalışmalarını ve tüketici yönlü olmalarını sağlar. Girişimciler rekabet baskısını artırarak diğer firmaları etkinliklerini iyileştirmeye ya da yeniliklere gitmeye zorlamaktadır.
GİRİŞİMCİLİK SÜRECİ
GİRİŞİMCİ YÖNETİCİ TEKNİSYEN Hayalci Planlayan İş yapan ve sorun Vizyon sahibi Geçmişte yaşayan çözen Değişim ajanı Problemlere odaklanan Bugünü yaşayan Gelecekte yaşayan Organizasyon yapan Kolay kaçan Olası fırsatları gören Güven arayan
Girişimci için para ya da diğer maddesel varlıklardan çok kendisinde var olan girişimcilik ruhu, rasyonel davranışın yeisi ve motivasyon önemlidir. Yani paraya sahip olmak girişimci olunabileceği anlamına gelmektedir. Girişimciyi yöneticiden ayıran temel unsur, girişimcinin hayalci bakış açısına sahip olmasıdır. Girişimcilik sürecinin adımları;
A) Fırsatların Belirlenmesi: Bu süreçteki ilk adım fırsatları belirlemektir. Fırsatlar, içsel yönelimden daha çok Pazar odaklı dışsal bir yönetimi gerektirir. Yeni iş kurmaya dönük iyi fikirlerin çoğunluğu birtakım açıkların görülmesi ile ortaya çıkar. Açıklar, insanların beklentileri/ istekleri ile gerçekte elde ettikleri arasındaki farktır. Bu yüzden yeni iş kurma düşüncesinin ilk adımı olarak pazarda varolan açıkların düşünülmesi ve bu açıkların nasıl kapatılabileceğinin tartışılmasıdır.
Ğirişimciler yalnızca fırsatçı değildir, yenilikçi bir yapıya sahiptirler. Yenilikçi yapı her zaman için girişimcinin yeni bir uygulama bulması gerekir şeklinde algılanmamalıdır. Girişimci düşünce yapısında dışsal baskılar fırsatların yaratılmasını zorunlu kılar. Dışarıdan gelen bu baskılar şu şekilde sıralanabilir;

  • Teknolojik gelişmeler
  • Tüketicilerin yeni ürünler ve hizmetler için para ödeme arzusunu ve ödeme gücünü değiştiren tüketim ekonomisi
  • Yeni tarzlar ve yaşam standartları tanımlayan sosyal değerler ya da ihtiyaçlar
  • Rekabeti etkileyen siyasi faaliyetler ve düzenleyici kurallar
  • Performans kriterleri
  • Planlama dönemleri
b) Kaynakların Bulunması ve Kontrolü: Girişimcilik sürecinde bir sonraki aşama, ihtiyaç duyulan kaynaklar ile bu kaynakların nasıl kontrol edilebileceğinin belirlenmesidir.
c) Örgütsel Yapı: işletmenin, ticari kanunda yer alan şirket türlerinden hangisi şeklinde kurulacağı tamamen girişimciye ait bir karardır. Girişimciler, boğucu bir örgütsel yapı ve bürokrasiden hoşlanmazlar. İşe başlamadan önce örgütsel yapının belirlenmesi; tutulacak zorunlu defterler, vergiler e diğer hukuki sorumluluklar gibi konular açısından son derece önemlidir.
Girişimci sürece katkıda bulunan unsurlar; çevresel fırsatlar, girişimci kişiler, iş fikirleri, örgütsel ortam ve kaynaklardır. Buna göre girişimci bu süreçte fırsatları iş fikirleri, örgütsel ortam ve kaynaklardır. Buna göre girişimci bu süreçte fırsatları belirler, ayrıntıları listeler, gerekli kaynakları bulur ve uygulama aşamasına geçer.
GİRİŞİMCİ İŞLEVLERİ
a) Üretime Organize Etme ve Sağlama: Girişimciler rekabetçi bir ortamda ayakta kalabilmek için fiyatlarını ayarlamakta ve ürün kalitelerini artırmaktadır. Rekabetçi bir ortamda Pazar paylarını artırabilmek için mevcut ürünlerini geliştirmek daralmandadır. Rekabet ortamı girişimcilerin düşük fiyatla kaliteli mal ve hizmet üretmeye maliyetlerini düşürmeye ve ürün çeşitlerini artırırken toplumun ihtiyaç yapısına göre üretim yapmaya teşvik etmektedir.
b)Ürün Çeşitliliği Sağlama: Dünyada yaşanan değişimin ekonomik boyutları küçük işletmelerin de değişen yeni şartlara uyum sağlama sürecine girmesine neden olmaktadır. Artan rekabet koşulları nedeni ile girişimciler ürün çeşitlendirme ve uzmanlaşma ihtiyacı duymaktadırlar. Değişen koşullara ayak uydurulması işletmelerin temel amaçlarından biri olan süreklilik varsayımının da bir gereğidir. Küçük işletmeler daha az yatırımla daha çok üretim ve ürün çeşitliliği sağlama potansiyeline sahiptirler.
c) İstihdam Yaratma: Avrupa Birliği’nde (AB) yaşanan işsizlik sorunları araştırılırken ABD’de yaratılan istihdamda girişimciliğin çok büyük bir katkısı olduğu görülmüştür. Rekabet girişimcilerin tüketiciden gelen talep ve beklentileri karşılayacak şekilde üretmesini ve yatırım yapmasını dolayısıyla ekonomik kaynaklarının etkisin tahsisini sağlar.
Büyük ölçekli işletmelerin ekonomideki ağırlıkları 1970’lerden sonra karşılaşılan birçok sorun yüzünden gittikçe azalmaya başlamıştır. Bu işletmelerin karşılaştıkları en önemli sorunlar, küresel rekabetin artması ve hızlı teknolojik değişimlere ayak uyduramamalarıdır. Bu nedenle küçük ve orta büyüklükteki işletmeler istihdam açısından ilgi odağı olmaya başlamıştır.
d) Yeni Pazarlar ve Yeni Satış Yöntemleri Yaratma: gelişen teknolojiyle birlikte yenilik yaratan girişimciler, yarattıkları yeni ürünlerle yeni pazarlar yaratmaktadırlar. Girişimcilerin geleneksel ticaret şekillerinden çıkarak yeni yöntemleri tümüyle benimsemesi, piyasa koşullarını zorlaması ve mevcut iş yapma kültürünü değiştirmesiyle özellikle son yirmi yılda KOBİ’ler, üretimde, rekabette yeni iş yaratma ve toplumsal bütünleşmesini sağlanmasında yeniden öne geçmeye başlamıştır.
Yeni bir pazarlama ve üretim yöntemi olan elektronik ticaret, 20. yüzyılın son döneminde bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı değişim ve gelişmelere paralel bir şekilde ve giderek artan ölçüde dünya genelinde tartışılan bir kavram olarak karşımıza çıkmaya başlamıştır. Bilgi ve iletişim maliyetlerinin düşürülmesi pazar giriş kolaylıklarının ve rekabetin artırılması; elektronik olarak ticareti yapılan mal ve hizmetlerin çeşitlenmesine kalitesinin yükselmesine ve fiyatlarının düşmesine neden olabilecektir.
e) Sermaye Birikimi Sağlama: yeni girişimler yaratılması yoluyla ekonomide artan çıktı miktarı, endüstrinin büyümesine ve karları artmasına yol açar. Bu karların da yeniden yatırımlar için kullanılması ile yeni istihdam alanları ve sermaye birikimi sağlanır. Girişimcilik sermaye birikiminde en önemli unsurlardandır. Girişimciliğin sermaye birikiminin sağlanmasıyla birlikte önemli bir işlevi de sermayenin tabana yayılmasının sağlanmasıdır. Ülkede yeni girişimcilerin ve iş olanaklarının yaratılması, gelir dağılımının da dengeli olmasını sağlayacak önemli bir araçtır.
ÜNİTE-2 GİRİŞİMCİLİKTE YARATICILIK

YARATICILIK KAVRAMI
Yaratıcılık insanlarla ilgili bir kavramdır. Yaratıcılığın nedeni olan sorunlar görülse de sorun olmayan pek çok şey de yaratıcılığı beraberinde getirmektedir. İnsan, yaratıcılığın hem öznesi hem de nesnesi konumundadır.
Yaratıcılık düşünsel bir işlevdir. Düşünsel alanın derinlik ve genişlik açısından özgünlüğü bilgiye dayanır. Yaratıcılık mutlak veya yoktan var etme anlamında değil, var olan kavramlar arasındaki ilişkilerden yeni kavramlar ya da düşünceler üretmek şeklinde kullanılmaktadır. Yaratıcılığın merkezinde yer alan düşünce hayal gücüne dayalı ve yatay olarak gelişir. Analitik düşünce pek çok yaratıcı düşünce içinde mantıksal süzgeçten geçirerek ve dikey olarak incelenerek ortaya çıkar. İki düşünce şekli birbirlerinin tamamlayıcısıdır. Yaratıcı düşünce kural tanımazken, analitik düşünce kurallara bağlıdır.
Yaratıcılık için hayal gücü itici bir güçtür. Yaratıcılık kavramının pek çok tanımı yapılmıştır. Bunlardan birkaçı şöyledir:

  • Taylor’a göre yaratıcılık; yeni ve geçerli fikirlerin yaratılmasıyla sonuçlanan bir süreçtir.
  • Clemen’e göre yaratıcılık; daha önce görülmemiş yöntemlerle, temel amaçları başarmaya neden olacak unsurları sağlayacak yeni seçenekler araştırmaktır.
  • Stoor’a göre yaratıcılık; yeni bir şeyi var etme yeteneğidir.
  • Vance’e göre yaratıcılık, yeninin oluşturulması ve eskinin elden geçirilmesidir.
  • Bentley’e göre yaratıcılık; bilginin alınması ve yeni bir şekil olana ya da yeni bir düşünce oluşturana kadar şekil verilmesi ve yeniden düzenlenmesi sürecidir.
  • Plamer’a göre yaratıcılık; bağlantısız görünen şeyleri birbirine bağlayabilmektir.
Günümüzde bireyler ve örgütler her zamankinden daha fazla yaratıcılık ihtiyacı duyar hale gelmeye başlamışlardır. Yaratıcılığın bu derece önemine ve değerine inanmış birey ve örgütler, bu insan kaynağından yeterince yararlanamamaktadır. Bunun en önemli nedenleri, engeller ve yaratıcılık konusundaki yanlış söylemlerdir.
YARATICILIK HAKKINDA YAYGIN DÜŞÜNCELER
Yaratıcılık engellerinin bir kısmı genellikle yaratıcılık konusunda varsayılan çeşitli anlayışlardan kaynaklanmaktadır. Bu engeller;
- yaratıcılık sadece dahilerin, bilim adamlarının sanatçıların işidir.
- yaratıcılık her alanda yapılamaz.
- yaratıcılığın nasıl kullanılacağı bilinemez.
- yaratıcı düşüncelerin değeri onların mantıklı olup olmadığına bağlıdır.
- yaratıcı düşünce sadece olağan dışı koşulların ve birçok değişikliklerin bir araya gelmesiyle oluşur.
- yaratıcı düşünceler, yanlışlık, rastlantı ve şans eseri sonucu ortaya çıkar.
- yaratıcılık uçukluk, çılgınlık, hayalcilik, mantıksızlıktır.
YARATICILIĞIN GERÇEKLEŞMESİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
1) Motivasyon: yaratıcılık merak ile ilgilidir. Güdülenmiş, meraklı insan daha yaratıcı olabilir. Örgütsel yaratıcılıkta genellikle sinerjinin getirilerinden yararlanmak için takım çalışmaları yapılmaktadır. İster bireysel isterse takım halinde olsun yaratıcılık çalışmalarında insanlara özel olduklarını hissettirmek, moral vermek, zaman zaman kaytarmalara izin vermek, oyunu teşvik etmek, kuralları gevşetmek, plansız molalar vermek, alan gezileri yapmak, sergi ziyaretlerine katılmak, iç görüleri paylaşmak için yemekli toplantılar yapmak çok sayıda hediye ve ödüller vermek, öz güven aşılamak; başarma güdüsünü tetikleyerek heyecanı ve yaratıcılıkta motivasyonu arttırır.
Girişimciliğin ilk adımı da motivasyondur. Bu durumda yaratıcılıktaki motivasyon ile girişimcilikteki motivasyon içeri itibarıyla çakışmaktadır. Yaratıcılığın üç bileşeninden (uzmanlık, yaratıcı düşünce, motivasyon) biri olan motivasyon eksik olursa, yaratıcı kimse uzmanlığını ve yaratıcı düşüncesini harekete geçiremez. Dışsal ve içsel olmak üzere iki tür motivasyon vardır. Örgütlerde yöneticiler dışsal motivasyon unsuru olarak parayı kullanırlar. Para yaratıcılığı engellemez, ancak pek çok durumda yaratıcılığın gelişimine yardımcı da olmaz. Motive olmak için para tek başına yeterli değildir.
Yaratıcılık tutkusu yaratıcılığa karşı ilgi ve istek içsel motivasyona aittir. Bilgi paylaşımı ve işbirliği iş keyfini arttırdığı için içsel motivasyon artar. Yaratıcılığın üç bileşeni olarak görülen uzmanlık, yaratıcı düşünce ve motivasyon yöneticiler tarafından etkilenebilir.
2) Tutum, davranış ve ortam: çaba göstermek, yaratıcılık tutumlarının temel öğesidir ve bu çaba bilinçli olarak yapılan bir çabadır. Gereksin yaratıcı bir yönü vardır. Bunu teşvik edecek riskleri ve farklı düşünceleri kucaklayan ve kimi zaman karşılaşılan başarısızlıkları hoş gören bur kültür ve tutum yaratıcılığı geliştirir. Soru sormak, yaratıcılığın başlangıcıdır.
Yaratıcılığın yakından etkileyen bireysel ve örgütsel tutum, davranış ve ortamları, bireysel ve örgütsel olarak iki gruba ayırabiliriz;
A) Bireysel Yaratıcılıkta Tutum ve Davranışlar
a) Farklılık: Yaratıcılık, faklı düşünceleri kabil eder. Farklılıklar zenginlik olarak görülmektedir. Yaratıcılık farklılıktan doğar. Takım çalışmalarında farklılık kabul edilir. Takımı oluşturanlar farklı karakterlerdedir. Amaç, soruna ya da görüşülen konuya farlı açılardan bakabilmeyi farklı düşünceler üretebilmeyi sağlamaktır.
b) Hata ve Risk: Yaratıcı ve yenilikçi şirketler küçük başarısızlıkları hoşgörüyle karşılarlar. Riske girmek, hata yapmak, başarısız olmak deneyim kazandırır. Hata yapmak yaratıcılığın en önemli kaynaklarından birini oluşturur. Deneme yaparak hangi denemelerin yanlış olacağının bilgisini vermektedir. Bu şekilde doğruya daha yakınlaşmış oluruz. Yapılan hatalar kişiyi başarıya götürür.
c) Düşünce: düşünceler yaratıcılığın başlangıcıdır. Hayal gücünü kullanarak düşünmek, yaratıcılığın serasını kurma anlamına gelir. Hayal ve düşünce yaratıcılığın hammaddesidir. Düşünmek yaratıcılığın sadece bir yönüdür. Yaratıcı düşüncenin ortaya çıkması için motivasyon ve uzmanlık ya da bilgi gereklidir. Düşünce; yaratıcı ve analitik olarak ikiye ayrılır. Yaratıcı düşüncenin uygulanabilirliği, analitik düşünce ile anlaşılır. Yaratıcılık ve yenilik, yaratıcı düşünceyle başlar analitik düşünceyle gerçekleşir

  • Kaosa karşı hoşgörü, kargaşa, karışıklık perspektifi beslemek açısından önemlidir. Alışılmış ve kendi kabullerimize zıt görünen şeylere hoşgörülü olmak yeni düşüncelerin ortaya çıkmasını sağlar.
  • Esnek düşünebilmek ile yaratıcılık arasında önemli derecede ilişki vardır. Yaratıcı insanlar düşüncede daha esnektirler.
  • Farlı açılardan bakmak yaratıcılık açısından çok büyük önem taşımaktadır. Aynı açıdan farklı şeyleri görebilmek mümkün değildir. Farklı açılardan bakarken farklı ilişkileri yakalamak yaratıcı düşünceleri ortaya koyar.
  • Tutum ve davranışlarımızın kaynaklarından biri de sezgilerdir. Sezgiler bilgi ve mantıktan daha çok duygulardan etkilenerek ortaya çıkar.
Sezgi; kavramlar arasında ilişki kuran, ancak karmaşık sembollerden oluştuğu için anlaşılması ve açıklanması zor olan bir kavramdır. Sezgide hayal gücü de bulunmaktadır. Yöneticilerin ve girişimcilerin sezgiyi çok kullandıkları bilinmektedir.
d) Kavram Oluşturmak: Edward De Bono’ya göre; kavram bir amaca ulaşan ve değerler sağlayan şeyi yapmanın bir yoludur. Her düşüncenin arkasında bir kavram vardır. Kavram tasarlanarak üretilebileceği gibi kendiliğinden de oluşabilir. Hızlı ve hazır yiyecekler için şu kavramlar kullanılabilir:

  • Temiz, Kaliteli, iyi hizmet
  • Hızlı ve kolay
  • Rahat ve ucuz
  • Hızlı, standardı yüksek, pahalı
Örneğin; MC Donald’sa temizlik, kalite ve hizmet kavramlarını çok yoğun kullanmaktadır. Girişimcilik açısından yeni kavramlar kullanılarak bir iş fikriyle işletme kurulabileceği gibi, kuruluş bir işletmede yeni kavramlar ilave edilebilir ve halen kullanılan kavramlarda değişiklikler yapılabilir(iç girişimcilik). Kavram oluşturabilmek yaratıcılıkla ilgilidir. Kavramlar arasında ilişki kurabilmek ya da var olan ilişkileri teşhis edebilmek de yaratıcılıktır. Kavram üretmek, girişimciliğin de en önemli temellerinden biridir. Başarıyı yakalamaya çalışan örgütler. Örgütte çalışanlardan hem bireysel olarak hem de takımlar halinde yaratıcılıklarını ve örgüt içi girişimciliklerini ortaya koymalarını hatta arttırmalarını istemektedirler.
B) Örgütsel Yaratıcılıkta Yönetsel Tutum ve Davranışlar
a) Meydan Okuma: içsel motivasyona sahip kişiler seçenek aramaya isteklidirler. Örgütlerdeki statüko çoğu zaman yaratıcılığı ve yeniliği engeller. Meydan okuma; tutum ve davranışı aynı zamanda içsel motivasyonu da arttırır. Düşünce yaratan takımlarda put kırıcı gibi lakaplarla üyeler anılır.
b) Özgürlük: örgütlerde çerçevesi çizilmiş tanımlanabilen, ulaşılabilir ve yapılabilir özel stratejik amaçların belirlenmesi örgütsel yaratıcılığı arttırmaktadır. Örgütte çalışanlar yaratıcılıklarını daha iyi ortaya koyarlar. İnsanlara işlerine nasıl yaklaşacakları ve süreçlere konusunda sağlanan özgürlük, onların sahiplenme güdülerini ve içsellik güdülerini arttırarak yaratıcılıklarını harekete geçirmektedir.
c) Kaynaklar: yaratıcılık zaman gerektirir. Bu zaman yeterli değilse, zamanı az veren yöneticiler yaratıcılığın önünde engel haline geleneklerdir. Yaratıcılık için yeterli düzeyde kaynak gerekmektedir. Yaratıcılığa aşırı kaynak ayırmak yaratıcılığı artırmak bir tarafa var olabilecek yaratıcılığı da engeller. Yaratıcılık için diğer bir kaynak da mekanlardır. Rahat mekanlar yaratıcılık için bir ihtiyaçtır.
Günümüzde hiyerarşi rahat mekanların düşmanı olarak algılanmaktadır. Bunun için açık ofis sistemleri kabul görmeye başlamıştır. Eskiden işletmelerde gözetim ve denetim en çok yapılan iş idi. Günümüzde yaratıcılık ve yenilik önemli hale gelince düşünce üretmek takım çalışması yapmak gibi işlevler yoğun ilgi görmeye başlamıştı.
d) Sıcak takımlar: örgütlerde yaratıcı düşüncelerin doğması için buna uygun takımların tasarlanması gerekir. Sıcak takımın özellikleri;

  • Farklı karakterdeki kişilerden oluşmalıdır.
  • Takım üyelerinin ortak bir hedefleri olmalıdır.
  • Takım üyeleri dayanışma içinde olmalıdır.
  • Takımın tüm üyeleri, diğer üyelerin düşüncelerini ve perspektiflerini tanımalıdırlar.
e) Teşvik: Başarılı yöneticiler, yaratıcı kişi ya da takımları takdir ederek zaman zaman ödül verirler, onları başından beri izlediklerini ortaya çıkan şeylerin önemli olduğunu söylerler ve yaratıcı düşünceleri nasıl uygulayabiliriz, nasıl geliştirebiliriz sorularını kendilerine sorarlar. Engelleyici yöneticiler bu tür yaratıcılardan şüpheyle karşılarlar, hatta bunları tanımadıklarını söyleyebildikleri gibi, bu düşünceleri nasıl yok edebiliriz kaygısını da taşırlar.
f) Örgütsel destek: burada anlaşılması gereken şey, örgütün tüm varlığı ile yaptığı destekten sonra yaratıcılığın daha çok artmasıdır. Böyle bir iklimin yaratılmasında liderin önemli bir payı vardır. Örgüt için yaratıcılık önemlidir ve her türlü yaratıcı düşünce değerlidir ve ödüllendirilir.
g) Odaklaşma: yaratıcılıkta odaklanılacak bir konunun iyi tanımlanması sınırlarının belli olması, yaratıcı güce elle tutulabilir hedefler gösterdiği için başarıyı artıracaktır. Yaratıcılığın yoğunlaşabileceği alanları dört grupta toplamak mümkündür.

  • Yeni ihtiyaç alanları
  • Değişikliklerden doğan ihtiyaç alanları
  • Halen karşılanmakta olan ihtiyaç alanları
  • Sorunla
Mike Vance’nin yaptığı yaratıcılık tanımı, yeninin oluşturulması, eskisinin gözden geçirilmesidir şeklindedir. Bu tanımda da yaratıcılığın odak noktaları gösterilmektedir. Sonuçta yaratıcılıkla insanların doğrudan ve dolaylı ihtiyaçları ortaya çıkarılmakta ve bu ihtiyaçları karşılayacak mal ve hizmetler üretilmektedir. Bur bakıma yaratıcılığın odak noktasında ekonomik anlamda fayda yaratılacak alanlar olarak görmek olanaklıdır.
Peter F. Drucker yedi yenilikçi fırsat alanı saymıştır. Bunlar beklenmedik gelişmeler, bağdaşmazlıklar, süreçler, sektör ya da Pazar değişiklikleri demografik değişiklikler, algı değişiklikleri ve bilgidir.
YARATICILIĞIN AŞAMALARI
Graham Wallas, yaratıcılığı dört aşamalı bir model şeklinde oluşturmuştur.
a) Hazırlık: bu aşama, konunun sorunun tanımlanması, sınırların çizilmesi, boyutlarının ve çzelliklerinin belirlenmesi şeklinde yapılan çalışmaları kapsar.
b) Kuluçkaya Yatırma: ikinci aşama. Konu ya da sorun hakkında yaratıcı düşüncelerin üremesi için bekleme süresi olarak görülür. Bilinçaltı ve diğer duyuların hareketiyle oluşan algının gerçekleşmesi, benzetme, ilişkilendirme ve yatay polenleşme gibi zihni çalışmalar bu aşamada daha aktiftir.
c) Yaratıcılıkların ,ortaya Çıkması: bu aşama için aydınlanma şimşek çakması gibi kavramlarda da kullanılmaktadır. Konu ve sorun hakkında yaratıcı soruçlar ortaya çıkmaya başlamıştır.
d) Yaratıcı Sonuçlarının Kabul Edilmesi: üretilen yaratıcı düşüncelerin değerlendirilmesi, denenmesi, uygulanabilirliklerinin ölçülmesi sonra da seçilmesi aşamasıdır. Bu aşama için onaylama doğrulama kavramları da kullanılmaktadır. Bu aşama yaratıcı düşünce üretiminin son adımlarıdır.
YARATICILIK TEKNİKLERİ
Yaratıcılık genellikle yaratıcı düşünce olarak algılanmaktadır. Yaratıcı düşünce beş duyu ve sezgilerin (bilinçaltı ve altıncı his) yardımıyla oluşan yargıların ürünüdür. Yaratıcı düşünce üretiminin yapılandırılabilmesi yaratıcılığın sadece rastlantısal olmadığını göstermektedir.
a) Beyin Fırtınası: Alex Osborn tarafından 1930 yılında ortaya atılmıştır. Osborn beyin fırtınası için dört kural koymuştur. Bunlar;

  • Eleştiri yapma: düşünceler ilk söylendiğinde yargılanmamalı mantık dayatılmamalı, değerlendirilmemelidir.
  • Serbest atış: grup üyeleri düşüncelerini ütopik (hayalci) de olsa ortaya atabilmelidirler. Hayallerle ve düşüncelere sınır konulmaması bu kuralın temel prensibidir.
  • Olabildiğince çok düşünce: iyi bir düşünce üretmenini en iyi yolu, çok sayıda düşünce üretmektir. Ne kadar çok düşünce üretilirse, o kadar iyi düşünce yakalanabilir.
  • Fikirleri Çağrıştır. Uyar, Geliştir, Değiştir, Birleştir: grup üyelerinin bir düşüncesi diğer üyelerdeki yeni düşünceleri tetikler ve tetiklenen düşünceler de yeni düzenlerin (birleştirme) ortaya çıkmasını sağlar.

Osborn, beyin fırtınasının bu dört kuralından başka bazı ilkeler de koymuştur:

  • Başla, durma özgün düşünce bekleme
  • Odaklan, bütün dikkatini oturum konusunda topla
  • Uyanık ol, herkesin konuya odaklandığına inan
  • Vazgeçme, düşünce üretmekte güçlük çekiyorsan kopma, vazgeçme ısrarcı ol

Beyin fırtınası takımlarında en uygun üye sayısının 12 olması önerilmektedir. Süre olarak 30-60 dakika olması önerilmektedir. Beyin fırtınası için uzun süreler fiziksel ve zihinsel diriliği öldürmektedir. Buna ek olarak ABD’nin ünlü tasarın firması IDEO iyi bir beyin fırtınası için yapılması ve yapılmaması gerekenleri şu şekilde sıralamıştır.
Yapılması gerekenler:

  • Sorunun ve konunun tanınması ve odağın kuvvetlendirilmesi
  • Yabancı düşüncelerin teşvik edilmesi
  • Görsel olunması
  • Beyin fırtınası kurallarının herkesin görebileceği bir yere asılması
  • Düşüncelerin numaralandırılması
  • Bir saat içinde 100 düşünce üretilmeye çalışılması
  • Toplantı sırasında üyelerin not tutmaması, ancak takımdan çıkan düşünceleri herkesin görebileceği bir şekilde yazılması
  • Toplantı sırasında takım üyeleri arasında dostane bir rekabet yaşanması
  • Sıcak takımların oluşturulması

Yapılmaması gerekenler:

  • Takım üyeleri arasında hiyerarşiye yer verilmesi
  • Takım üyelerinin sırayla konuşması
  • Takıma sadece alanıyla ilgili uzman kişilerin katılması
  • Toplantıların mutlaka dışarıda yapılması(otel, tatil köyü vb)
  • Takım üyelerinin not tutması

b) Ters Beyin Fırtınası: beyin fırtınası, hangi düşüncelerle başarılı olunabilir temelinde yapılırken, düşünceler ne şekilde başarısızlığa uğratılabilir amacıyla da yapılabilir. Buna ters beyin fırtınası denir.
c) Düşünce Haritası: beyin fırtınasının değişik uygulama şekli düşünce haritası kullanılarak yapılır. Burada da değişim ve uyarılma esastır. Bir daire ya da kütü içine bir konu ya da sorun yazılır. Bu konu ya da sorunla ilgili fikirler daha küçük dairelere veya kutucuklara yazılarak ana daire ile ilişkilendirilir.
d) Kontrol Listesi: odaklanan konu hakkında yaratıcı kişi ya da takımlara, yaratıcı düşünce arama işini kolaylaştırmak için daha önce hazırlanmış sorular sorulur.
e) Gordon Yöntemi: Gordon yöntemi, beyin fırtınasının kaldığı yerden devan eden daha sistemli bir tekniktir. Diğer tekniklerdeki gibi takımın tüm üyeleri yaratıcı düşünce üretilecek hedefi bilmez sadece takım lideri hedefi bilir. Diğer üyeler hedefi, yeni ve değişik tarzlarda algılarlar. Hedef belli olmadığı için yaratıcılık önyargılardan ve alışkanlıklardan arındırılmış olur.
f) Varsayımların Sorgulama: her türlü düşüncenin başlangıç noktası varsayımdır. Varsayım olmadan düşünmek mümkün değildir. O halde varsayımı bozarak, tersine çevirerek, sorgulayarak, yaratıcı düşünce teşvik edilir.
g) Matris Yöntemi (Tablolama): bu yöntem ürün ile ilgili (kullanış yeri, kullanım şekilleri, ürüne eklenecek özellikler) önemli unsurlar iki boyutlu (yan ve üst) bir tabloya yerleştirilir, bu unsurların ürünle arasındaki ilişkisinden yeni düşünceler yaratılır.
h) Yatay Düşünme Tekniği: Edward De Bono tarafından 1960’lı yıllarda ortaya atılan bir düşünce tekniğidir. De Bono, düşünmeyi yatay ve dikey olarak ikiye ayırır. Dikey düşünme mantıksal düşünmedir. Doğruyu bulmak için her aşaması doğru olacak doğru ile sonuçlanacak düşünme biçimidir. Aynı kuyuyu derinleştirmek gibi algılanabilir. Yatay düşünme de amaç daha farklı kuyular bulmaktır. Bu teknikte rasgele sözcük kışkırtma uygulaması yapılır. Bu şekilde düşüncelere sınır konmaz, düşünce alanı genişler.
i) Odak Grup Görüşmeleri Tekniği: 8-14 kişilik gruplar halinde, 1-3 saatlik sürelerde, en fazla 4 oturumun yapıldığı konusunun önceden belli olduğu ve grupların bu konuya ve soruna odaklandığı sonuçların ek çalışma ile analiz edilebildiği bir yöntemdir. Oturumlar bir yönetici tarafından yürütülür. Her üyeye düşüncelerini ifade edebilme fırsatı verilir. Oturum ilerledikçe konunun derinlerine girilir.
Bu tekniklerin yanında yaratıcı düşünce üretmek için, zorunlu ilişkiler, bilimsel yöntem, değer analizi, serbest birleştirme ve keşif yöntemi gibi teknikler de kullanılmaktadır.


ÜNİTE-3 GİRİŞİMCİLİKTE YENİLİK

YENİLİK NEDİR?
Yenilik ile yaratıcılık aynı şeyler değildir. Ancak iki kavram arasında organik bir ilişki vardır. Yaratıcılık fikir üretir ve üretilen bu fikirler yenidir. Yenilik, yaratıcılık tarafından üretilen yeni fikirlerin uygulanmasıdır. O halde yenilik bir süreç yaratıcılık ise bir yetenektir.
Peter Durcker’e göre yenilik; “zenginlik üreten kaynaklar yaratmanın ya da mevcut kaynakların zenginlik yaratma potansiyelini artırma aracıdır”. OECD ve AB dokümanlarında yenilik; “bir fikri pazarlanabilir bir ürün ya da hizmete, yeni ya da geliştirilmiş bir üretim ya da dağıtım yöntemine ya da yeni bir toplumsal hizmet yöntemine dönüştürme” olarak ifade edilmektedir.
TÜSİAD’ın çalışmaları yeniliği, bilim ve teknolojiyi ekonomik ya da toplumsal bir faydaya dönüştürme olarak anlatmaktadır. Rekabet konusundaki çalışmalarıyla ünlü M.Porter, rekabet edilebilirlik gücüyle, verimlilik artışı ve toplumun yaşam kalitesinin yükseltilmesi arasında doğrusal bir ilişki olduğunu ileri sürmektedir. Bu anlamda Porter’in verimlilik konusunda üzerinde durduğu noktalar;
-Ürün kalitesinin yükseltebilme
-Ürüne ek özellikler kazandırma
-Üretimde verimliliği yükseltebilme
-Yüksek otomasyon düzeylerine erişebilme yetenekleridir.
Bu yetenekler zaten yeniliğin kaynaklarını oluşturmaktadır. O halde rekabette üstünlük için iş yaşamında yenilik zorunlu hale gelmiş ve motive edici unsur olmuştur.
GİRİŞİMCİLİKTE YENİLİK
Kişileri girişimcilikle buluşturan ortak nokta, yeniliktir. Farklı kişiliklere sahip girişimcilerin ortak yönleri, kendilerini sistematik olarak yeniliğe adamış olmalarıdır. Peter F. Durcker yeniliği, girişimcinin özgül bir işlevi olarak görmektedir. Yenilik, girişimcinin yeni zenginlik üreten kaynaklar yaratmasının ya da mevcut kaynakların zenginlik yaratma potansiyelinin arttırılması aracıdır.
Girişimcilik, işletmelerin büyüklüğü ve yaşıyla ilgili değil, belirli bir faaliyet türünü ifade etmektedir. İşte bu faaliyetin temelinde yenilikçilik vardır. Girişimcilikte yenilik, daha çok Pazar odaklı yeniliktir. Ticarileştirilebilir yenilik, girişimciliğin motoru olmaktadır.
YENİLİK KAYNAKLARI
Drucker’in birinci grup yenilik kaynakları;

  • Beklenmedik Gelişmeler: beklenilmeyen başarı, o alanın potansiyel yenilik alanı olarak kendini göstermesini sağlar. Aynı şekilde beklenmedik başarısızlıklar da fırsat alanları olarak gelişebilir. Başarısızlık daha sonraki dönemlerin başarısının en büyük kaynağı olabilir.
  • Uyumsuzluklar: uyumsuzluk yenilik için fırsat oluşturur. Uyumsuzluk; olması gereken ile olan arasındaki farktır. Bu fark uyuşmazlık şeklinde endüstride, pazarda ve süreçte kendini gösterir. Varsayımlarla yani beklentilerle, gerçekleşenler ya da sonuçlar arasındaki uyumsuzluklar yenilik kaynaklarını oluşturmaktadır.
  • Süreç değişimleri: var olan süreci daha iyi hale getirebilmek ya da öncekinin yerine yeni tasarlanmış bir süreç koymak, yenilik getirmektedir.
  • Sektör ve Pazar yapısındaki değişmeler: sektör ve Pazar yapısı her zaman değişebilir. Bu değişimlerle yenilik alanları yaratılabilir. Ancak sektörü ve pazarı sürekli gözlemek değişimi analiz etmek gerekmektedir.
İkinci grup yenilik kaynakları ise;

  • Demografik yapıdaki değişiklikler: demografi, toplumlardaki nüfus yapısı ile ilgilenir. Nüfus yapısını etkileyen üç faktör vardır. Bu faktörler; nüfusun büyüklüğü, yapısı ve nüfus değişimleri ile göçlerdir.
Nüfusun yapısındaki değişimler yenilik fırsatları yaratır. Ancak bu fırsatları yakalayabilmek için nüfus yapısındaki değişiklikleri iyi okumak gerekir. Nüfus değişimleri yeni ihtiyaçları doğuracak, yeni ihtiyaçlar da yenilikleri tetikleyecektir. Gençler için yenilik yaşam stilinde, yaşlılar için ise sağlık güvenlik ve turizm alanlarında kendini gösterecektir. Nüfustaki hareketlilik (göç) kentlerde ulaşım ve taşıma sorunlarını ortaya çıkarmaktadır.

  • Algılamadaki değişiklikler: insanların algılamalarındaki değişiklikler, tüketici davranışı olarak yenilik fırsatları yaratabilmektedir. Çeşitli promosyon çalışmaları, fikir liderlerinin görüşleri ve çevredeki değişiklikler algıların değişimini etkilemektedir. Yenilikçi ya da girişimci tüketicinin algılamalarına uygun ürün ve hizmet üretir. Girişimciler ve yenilikçiler, algı değişikliklerini yenilik fırsatı ve kaynağı olarak görürler. Toplumun tutumları, inançları ve değerleri ya da toplum yapısında meydana gelen değişmeler her zaman yenilik fırsatları yaratabilmektedir.
  • Yeni bilgi: bilgiye dayalı yenilikler, harcanan zaman, kazalar, öngörülebilirlikleri ve girişimcilik için yarattıkları meydan okuma kapasiteleri bakımından diğer yeniliklerden farklıdırlar. Bilgiye dayalı yenilik, birçok alandaki bilgilerin toplanmasından. Birbirleriyle ilişkilendirilmesinden doğmaktadır. Bu nedenle doğuş süreleri uzundur. Doğduktan sonra ticari hale getirilebilmesi de çok uzun zaman almaktadır.
Bilgiye dayalı yeniliğin pazara bağımlılığı diğer yenilik türlerinden daha fazladır. Çünkü uygulama ve gelişme şansı ancak ticari hale gelmesiyle mümkün olacaktır. İki sistemin etkileşimi ve bütünleşmesi çeşitli yollarla ve araçlarla sağlanabilmektedir. Bunlar; aracı kurumlar, üniversite sanayi ortak araştırma merkezleri, iki sistemi birbirlerine yaklaştıran elektronik bilgi erişim imkanları iki sistem arasında serbest uzman dolaşım mekanizmaları, danışmanlık ve eğitim hizmetleri ve finansman desteği gibi çeşitli yollar ve araçlar sayılabilir.
YENİLİKÇİLİK İLKELERİ

  • Yenilik kaynaklarının ortaya çıkardığı fırsatların analizi: yenilik ocakları ya da yenilik kaynaklarının sürekli analiz edilmesi yapılabilecek yenilikleri ortaya çıkarır. Her kaynak farklı zamanlarda fırsatlar sunabilir. Önemli olan fırsatları zamanında yakalamak ve bu fırsatlar içinde en umut verici olanı seçmek olmalıdır.
  • Algılamak, soru sormak ve dinlemek: yenilikçiler, yeniliğin nasıl bir şey olması gerektiğini anlayabilmek için, yeniliğin yapılacağı noktanın özelliklerini beklentilerini, değerlerini ve ihtiyaçlarını anlayabilmek için gözlemler yaparak onlarla ilgili soru sorar ve dinler. Yapılacak yeniliği analitik olarak araştırır.
  • Belirli, basit ve odaklanmışlık: yenilik herkes tarafından anlaşılabilir, kullanılabilir ve belli bir özelliği olan sorun çözecekse soruna, fayda sağlayacaksa ihtiyaca odaklanabilen etkin bir sonuç sağlamalıdır.
  • Küçük başlangıçlar: yenilikler önce küçük başlar, küçük tasarlanır, daha sonra büyüyebilir.
  • Dehanın değil çalışmanın ürünü olması: yeniliklerde bilgi ve zeka gereklidir. Ancak tek başına yeterli değildir. Sıkı amaçlı ve odaklı çalışma, sabırlı ve gayretli olmak gereklidir. Yenilik için amaçlar konmalı, bu amaçlar yenilikleri zorlamalıdır.
  • Kapsamlı ve açık iletişim: kurum içinde ya da bağımsız olarak yenilikçiler arasında etkileşimin gerçekleşmesi, destekleyici iletişim sağlanmasıyla mümkündür. İşletme içindeki departmanlar, bilimde disiplinle, toplumda insanlar birbirleri arasında duvarlar örerlerse, iletişim kanallarını tıkarlarsa iletişim engellenir. Bu da yaratma sürecini çalışamaz duruma getirir.
  • Ödül ve takdir: özellikle yenilikçilik güdüsünü harekete geçirmek için ödül ve takdir kullanılmaktadır. Parasal ödüllerden çok psikolojik ödüller daha etkili olmaktadır.

YENİLİK SÜREÇLERİ
Yenilik, tanımı gereği sadece fikir değildir. Fikrin gerçeğe dönüşmesidir. Yenilik bir dizi süreç sonucunda gerçekleşir. Diğer süreçler gibi onun da yönetilmesi gerekir. Yenilik süreci yaratıcı bir fikirle başlar. Günümüzde yenilik doğrusal modellerle başlamaktadır.
Etkileşimli yenilik sürecinde dış kuruluşlarla iki tür etkileşim mevcuttur. İlki tedarikçiler, müşteriler e diğer işbirliği yapılan kuruluşlardır. Diğeri ise bilim ve teknoloji ile yapılan işbirliğidir. Etkileşimli yenilik 5 süreçte oluşur. Bunlar; fikrin yaratılması en uygun fikrin seçilmesi, fikrin ürün ve hizmete dönüştürülmesi ve arzın yapılmasıdır. İş planları;

  • Yönetimin karar ve beklentilerine odaklanmasını sağlar,
  • Strateji geliştirme ve izlenmesi konusunda çerçeve oluşturur.
  • Taraflar için bilgi ve iletişim dokümanı oluşturur.
  • Performans karşılaştırmasında kullanılır.

Yenilik; karalama yoluyla yenilikle başlar, tasarımla devam eder ve yönlendirmeyle sona erer. Önemli olan her aşamada huni etkisiyle azalarak sadece çok az sayıda yenilik ticari hale gelebilmektedir. Yenilik süreçleri iki aşamalı süreç olarak da gösterilmektedir.

  • Yaratıcı aşama-yaratıcı fikirlerin üretimi
  • Uygulama aşaması- yaratıcı fikirlerin uygulamaya konması

Diğer yandan bunların dışında fikirlerin geliştirildiği bir ara aşama olarak da kabul edilen üçlü bir süreç de oluşturulmaktadır.

  • Yaratıcı fikir üretme
  • Yaratıcı fikir geliştirme
  • Yaratıcı fikri ticarileştirme veya uygulama

YENİLİK TÜRLERİ
OECD tarafından bilim ve teknoloji faaliyetleriyle ilgili hazırlanan el kitabında yenilik üçe ayrılmaktadır. Bunlar;

  • Teknolojik ürün yenilikleri
  • Teknolojik süreç yenilikleri
  • Örgütsel yenilikler

a) Teknolojik ürün yenilikleri: ürün ve hizmetlerde yapılan değişimler ürün yeniliği olarak tanımlanmaktadır. Teknolojik ürün yeniliği, yeni bir ürün olabileceği gibi geliştirilmiş bir ürün de olabilir. Amerikan şirketi 3M teknolojik ürün yeniliğini A,B ve C tipi yenilik olarak üçe ayırmaktadır. A tipi yenilikte yeni iş alanı ve sektör yaratılır. B tipi yenilik, tüketicinin istediği bilinen bir ürünle ilgili yeniliktir. Bu yenilik, rekabet tabanını değiştirir ve yeni uygulama alanları bulunur. C tipi yenilik ise alanı genişletmektedir e dile gelişilen tüketici ihtiyaçlarıyla ilgilidir.
b) Teknolojik süreç yenilikleri: Teknolojik süreç yeniliğinde şimdiye kadar bilinmeyen bir süreç çıkarılabilir. Buna yeni süreç denilir. Ayrıca bilinen veya varılan süreçte değişiklikler de yapılabilir. Buna da geliştirilmiş süreç denilir.
c) Örgütsel yenilik: örgütsel yenilik, örgüt yapısında ve işyerinde yapılan yeniliktir. Örgütsel yenilik şu durumlarda biri şeklinde ortaya çıkar;

  • Örgüt yapısının önemli sayılabilecek şekilde değiştirilmesi
  • Gerişmiş yönetim tekniklerinin uygulanması
  • Yeni stratejilerin uygulanması
 
YENİLİK KÜLTÜRÜ
Yenilik kültürünü toplumun genel kültürü ve örgüt kültürü içinde ele almak daha doru olacaktır. Genel olarak bakıldığında bazı kültürler diğer kültürlere göre daha yenilikçidirler. Toplumların yenilikçi yeteneğini; bilim ve teknolojideki bilgi üretimi ve bunun ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmesi belirlemektedir. Bu durum da yeniliğin olmazsa olmaz temeli olarak görülmektedir. Yenilik hem süreç hem de sonuç olarak kendisi maddi ve maddi olmayan kültürdür. Yenilik her kültürel ortamda gelişemez. Ekonomi, politika, din, eğitim ve AR-GE gibi toplumsal kurumların yenilik karşısındaki tutum, değer ve yaklaşımları yeniliğin gelişim ve engel koşullarını oluşturmaktadır.

  • Yenilikçi toplum kültürü: Gunnar-Törnqvist, yenilikçi kültürde dört temel unsur olduğunu ileri sürmüştür;
-Depolanmış bilgi
-insanlar arası enformasyon
-Dışsal ortamın ihtiyaçlarını karşılamada yetkinlik
İsveçli akademisyen Ake Andersson da benzer bir çalışma ile çeşitli faktörlerin bir araya gelerek sinerji süreci ile yenilikçi kültür yarattıklarını ortaya koymuştur;
-Düzenlenebilir finans sistemi
-Yeni bilgi ve yetkinlik
-İhtiyaçlar ile imkanlar arasında dengesizlik
-Kültürel çeşitliliği olan bir topluluk
-başarılı iletişim
Toplumsal olarak yenilikçiliğin örgütlenmesi konusunda endüstri yöreleri ve bilim farklarının önemli bir yeri vardır. Endüstri yörelerinin şu özellikleri vardır;
-Liman yada ticaret merkezidir.
- Yenilik, kenti geliştirmektedir
-Bazen patlama şeklinde ortaya çıkan büyüme görülmektedir.
-ekonomik ve kültürel bölgelere yakındırlar.
-Yalıtılmış değil; ancak marjinaldirler.
-Birbirlerine bağlantılı endüstri diyalogu ile bağlantı kuran ve gelişme gösterirler.
- ön yargılardan, gelenekte, siyasal ve toplumsal sınırlamalardın uzak, belirli bir kültürel özgürlük bulunmaktadır. Kültürel değerler açık fikirliliği, başarıyı teşvik eder.
-Fikir alışverişi ve öğrenme faaliyetleri de yapılır. ,akademik ve sürekli eğitim ücretsizdir.
-Risk sermayesi kullanmada isteklilik vardır.
Yenilik, meraklı, sorgulayıcı ve uygulamada ısrarcı özelliklere sahip kültürel ortamlarda doğup yeşerir. Kültürün yaygınlaştırılması eğitim ve öğretim ile mümkündür. Refahla yenilik üretme gücü arasında doğrudan ilişki olduğunun bilinci toplumdaki herkes tarafından bilinmelidir. Ekonomi, din, siyaset, eğitim ve aile gibi toplumsal kurumların yenilikçilik konusundaki kültür yapıları ve yaklaşımları o toplumun yenilikçi olup olmadığını göstermektedir.

  • Yenilikçi örgüt kültürü: Firmaların yenilik yapma yetenekleri onların örgüt kültürlerinin yenilikçi olup olmadığına bağlıdır. Sürdürülebilir yenilikleri örgüt kültürleri belirler.
Yenilikçi bir örgütün kültürel özellikleri şöyle sıralanabilir;
-farklı uzmanlıkları sahip insanların birbirleri ile etkileşimlerinin sağlanması
-yeniliğin yönetilmesi
Çalışanların örgüte ve misyonun kişisel bağlılıkları ve kendilerini onunla özdeşleştirmeleri
-yeniliğin örgüt için bir zorunluluk olduğunun bilinci
-örgütte düşündüğünü söyleme özgürlüğünü güvence altına alınması, fikirlerin serbest bırakılması
-yenilikçiliğin örgütsel düzeyde herhangi bir departmanın tekelinde olmadığının kabul edilmesi
-bilginin astları ezmek amacıyla kullanılmaması, bilginin çalışanlar tarafından paylaşımına izin verilmesi
-örgütte çalışanların harmanlanması
-hata yapmaktan korkulmaması
-yenilik alanının değiştirilmesi
-pazarın ve müşterilerin yapılan yeniliğe verdiği tepkinin bilinmesi, yenilik için bilimin benimsenmesi
-meydan okuma ve işe inanma
-şöyle olursa ne olur sorusunun sıkça sorulması
-yeniliğin fayda sağlaması
-prototip ve deney yapmak, yenilik yapmanın önemli süreçlerinden olması
-ödül sistemlerinin olması
-kuralların yıkılması
-engellerin kaldırılması
-yetkilendirmenin yapılması
-iletişimin sağlanması


YENİLİK YÖNETİMİ
Peter F.Drucker, şunları söylemektedir; “yenilik gerçek çalışmadır ve herhangi bir kurumsal işlev gibi yönetilebilir ve yönetilmelidir. Nitekim, yenilik bir yapma değil bilme çalışmasıdır.” Roger Appledorn teknolojik yeniliğin yönetilmesi konusunda üç faktörün etkili ve gerekli olduğunu ileri sürmüştür. Bunlardan ilki içinde kahramanların özgürlüğün heyecan ve beklentinin asla vazgeçememenin hataya değer verildiğinin ve eğlencenin bulunduğu bir karam kültürü, ikincisi akıl hocalığı, açık vizyon,büyük amaçlar, planlama, kapıları açmak, müşterilerle iletişim ve ödüllerin bulunduğu iletişim, üçüncüsü ise yönetim tarzlarıdır.
Yönetimin olmazsa olmaz işlevleri; planlama, örgütleme, yöneltme, eşgüdümlere, denetim yeniliğin yönetilmesinde de kullanılmaktadır. Yeniliğin yönetildiği şirketlerde yenilik stratejileri üretilir.
Yenilikçi şirketlerde insan kaynakları her zemin yenilikçi kültürü destekler niteliktedir. 3M firması insan kaynaklarının önem verdiği konular şöyle sıralanabilir.
-işe yenilikçi alma
-yüksek potansiyelli çalışanları belirlemek, geliştirmek ve elinde tutmak
-performans yönetimi
-değişiklik yönetim yeteneklerinin uygulanması
-Bilgi transferinde yüksek hız
-liderlik yeteneklerini geliştirme
Şirketleri, yenilikçi yönetim teknikleri uygulamaları açısından ISO 9000 (kalite) ve ISO 14000 (çevre) standartları sertifikalarının önemli bir payı bulunmaktadır. Yenilik, şirketlerde boşlukta dolaşan bir şey olmayıp bir yönetim faaliyeti olarak yönetsel yapı süreçlerinde yerini alması, yani yönetilmesi gerekmektedir.
ÜNİTE-4 İÇ GİRİŞİMCİLİK


İÇ GİRİŞİMCİLİK
İç girişimcilik ve kimlerin iç girişimci sayılacağı konusunda literatür genellikle Pinchot’un yapmış olduğu tanımı benimsemiştir. Pinchot’a göre iç girişimcilik, hayalperest herhangi bir kişinin ya da kişilerin yaptığı iştir. Bu kişiler yenilik yaratmak için sorumluluk üstlenmişlerdir. Bu kişiler yaratıcı veya mucit olabilir ancak daima bir fikri ya da düşünceyi karlı bir gerçeğe dönüştürebilen hayalperestlerdir.
İç girişimciler yeni yatırımları bilişleri, fikirleri ve davranış biçimlerini geliştirip bu yenilikleri ürünlerde, servislerde yönetim programlarında ve yeni plan ve programlarda kullanabilen kişilerdir.
İç girişimciliğe duyulan ihtiyaç
İç girişimciliğe yönelen ilgi, sayısı hızla artan rakipler, geleneksel işletme yönetimi y önlemlerinin yetersiz kalması, yetenekli çalışanların işletmelerden ayrılarak küçük ölçekli girişimciler haline gelmesi, artan uluslar arası rekabet verimlilik ve etkenliğin artırılmak istenmesi gibi nedenlerle giderek yükselmektedir.
Yetenekli çalışanların girişimci olmak üzere işletmelerden ayrılmaları iki önemli gelişmenin sorucudur. Bunlardan birincisi girişimciliğin statü sembolü oluşu, ekonomik bağımsızlık sağlaması ve tanınma şansı yaratmasıdır. Bu durum girişimciliği genç çalışanlar için cazip hale getirmektedir. İkinci olarak özellikle gelişmiş ülkelerde yeni girişimcileri gerek yönetsel gerekse de finansal olarak destekleyen risk sermayesi finansman modelinin gelişmesidir. Böylece sermaye piyasaları yeni girişimcilerin projelerini destekleyecek hale gelmiştir.
İç girişimci ve girişimci
Girişimci ve iç girişimcinin özellikleri her ne kadar birbirinin aynı gibi gözükse de aldıkları sorumluluklar ve karar verebilme sınırları birbirinden farklıdır.
Girişimci ve iç girişimcinin benzer özellikleri şunlardır;
1) Her ikisi de öncü ve yenilikçiliğe odaklıdır. Yeni ürünler yeni süreçler ve yönetim teknikleri konusunda farklılığı yakalamaya çalışırlar.
2) Her ikisi de fırsatları kovalar ve katma değeri yüksek ürünler yaratmaya odaklıdır.
3) Her ikisi de risk alırlar.
4)Kaynakları etkili ve verimli kullanabilirler.
Girişimci ve iç girişimcinin farkları
1) girişimci geliştirici iken iç girişimci güçlendiricidir.
2) girişimcinin savaşı pazara yönelik iken iç girişimcinin savaşı şirket kültürüne yöneliktir.
3) girişimcinin çoğu zaman kaynakları sınırlıdır, kendisi fon yaratmak zorunda kalır. İç girişimci ise var olan fonları kullanır.
4) girişimcinin katlandığı risk işletmeyi ilgilendirirken, iç girişimcinin katlandığı risk kariyeri ile ilgilidir.
Geleneksel yönetici, girişimci ve iç girişimci profillerinin karşılaştırılması


Geleneksel Yöneticiler Girişimciler İç Girişimciler Temel Güdüler Terfi ve diğer geleneksel kurum ödülleri ( büro, makam, güç vb.) Bağımsızlık, fırsat yaratma ve para kazanma Bağımsızlık ve kurumsal ödül sağlayabilme. Zaman Yönlendirme Kısa dönemlidir. Bütçelerin ve kotaların gerçekleştirilmesi, kısa dönemli planlama ile ilgilidir.(haftalık, aylık, altı aylık ve yıllık) Orta ve uzun dönemde ayakta kalma ve başarma 5-10 yıllık bir dönemde işletmenin büyümesi ile ilgilidir. Girişimci ile geleneksel yönetici arasındadır. İşletmenin zaman tablosuna ve durumun ciddiyetine bağlı olarak kendini kabul ettirme daha önemlidir Faaliyet Direkt katılımdan çok temsilci olma ve denetleme fonksiyonu vardır. Direkt katılım söz konusudur. Temsilci olmaktan çok direkt katılım söz konusudur Risk Durumu Dikkatli Kabul edilebilir riskleri üstlenen Kabul edilebilir riskleri üstlenen Statü Statü sembollerine yoğunlaşmış Statü sembolleri ile ilgisi yok Geleneksel kurum statü sembollerini önemsemeyen bağımsızlık arzusunda Başarısızlık ve Hatalar Hata ve başarısızlıktan kaçma çabası Hata ve başarısızlıkların kabul etme ve üzerine gitme Hazır olana kadar riskli projelerin üzerine gitme Kararlar Genellikle üstlerin almış olduğu karanları kabullenme Karar almada hayalleri izleme Hayalleri başarmada başkalarını ikna edebilme Kimler için Başkalarını memnun eder Kendini ve müşterileri memnun eder Kendini müşterilerini ve sponsorları memnun eder Aile Geçmişi Genellikle büyük organizasyonlarda çalışmış aile bireyleri Girişimci küçük işletme sahibi mesleki veya çiftçilik geçmişine sahip aile bireyleri Girişimci, küçük işletme sahibi, mesleki veya çiftçilik geçmişine sahip aile bireyleri Başkalarıyla İlişki Temelde hiyerarşik ilişki Temelde karşılıklı ilişki ve anlaşmaya dayalı Hiyerarşi içerisinde karşılıklı ilişkiye dayalı

İç girişimci liderliğinin özellikleri
İç girişimci, işletmenin izin verdiği ölçüde işletmenin bütün bölümlerice çalışabilir. İç girişimci liderin özellikleri şunlardır;
a) çevreyi anlar.
b) geleceğe dönük ve esnektir
c) yönetim seçenekleri yaratır
d) ekip çalışmasını cesaretlendirir.
e) Açık tartışmaları destekler.
f) destekleyici koalisyonlar oluşturur
g) inatçı ve ısrarcıdır.
h) risk alabilir
i) lider ve özel olma isteği vardır
j) başarma isteği yüksektir
k) kontrol yeteneği vardır.
l)problem çözebilir
m)araştırma ve sorgulama yapar
n)yenilikçidir
İç girişimci için gerekli koşullar
1) işletme teknolojide öncü olabilmelidir.
2) yeni fikirleri desteklemeli, hatalara karşı cesaretlendirmelidir.
3) öncelikli fırsat değerlendirmesi yapılmamalıdır.
4) işletmenin kaynakları kolayca erişebilir ve kullanılabilir olmalıdır.
5) ekip çalışması yaklaşımının desteklenmesi gerekir.
6)ödüllendirme sistemi olmalıdır.
7)sponsor desteğinin olması gerekir
icon_cool.gif
tüm iç girişimcilik faaliyetleri üst yönetim tarafından desteklenmelidir
9) sorumluluk ve yetki verilmelidir
10) işletme sınırlarının esnek olması sağlanmalıdır.
İÇ GİRİŞİMCİLİĞİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER
Bu engeller genellikle verimsiz yönetim tekniklerinin yeni işletmelerin gelişme aşamalarında uygulanması sonucu ortaya çıkmaktadır.

Geleneksel yönetim teknikleri ve olumsuz etkileri ve bunları ortadan kaldıracak stratejiler

Geleneksel Yönetim Teknikleri Olumsuz Etkiler Çözüm Stratejileri Hatalardan korunmak için standart süreçlerin uygulanması Yaratıcı çözümler engellenir, kaynaklar boşa harcanır. Her duruma özgür kurallar oluşturmak Kaynakları sadece etkinlik sağlamak için kullanmak Rekabet gücü kaybı ve piyasa payının düşmesi Faaliyetleri piyasa payı gibi daha önemli noktalarda yoğunlaştırmak Kontrol etmeye çalışmak yerine planlamak Varsayımları değiştirebilecek koşulların ihmal edilmesi Öğrenme sürecini yansıtacak şekilde planları değiştirmek Uzun dönemli planlar yapmak Ulaşılamaz hedeflerin belirlenmesi sonucu kaynak kaybı oluşturma Ana hedefin belirlenmesinden sonra ara hedeflerin belirlenerek her birinin yeniden değerlendirilmesi Fonksiyonel yönetim İşletme ya da girişimci başarısızlığı Girişimcileri hem yönetsel hem de disiplinler arası olacak şekilde desteklemek Risk üstlenmeme Fırsatların kaçırılması Küçük adımlarla ilerlemek İşletmeyi olası tüm maliyetlere rağmen korumaya çalışma İşletme tehlikeli duruma geldiğinde yeni girişimlerin boşa gitmesi Yenilikleri yaratabilecek döngünün sağlanması ve makul risklerin üstlenilmesi Yeni adımlarda önceki deneyimleri değerlendirme Piyasa ve rekabet ile ilgili yanlış kararların alınması Kendi kendine öğrenen stratejilerin kullanılması ve varsayımların test edilmesi Rekabetçi çalışanların özendirilmesi Yenilikçilerin kaybedilmesi Geleneksel çalışanlarla yenilikçilerin ayrılması

Aşağıdaki faktörler yeniliklerin başarılı bir şekilde yaratılmasında oldukça önemlidir:
1) ortam ve vizyon
2) piyasaya uyum
3) küçük ve karmaşık olmayan işletmeler
4) çoklu yaklaşımlar
5) etkileşimli öğrenme
6) odak gruplar oluşturma
İşletmelerin düşünce sistemlerinin yeniden yapılandırılması
İç girişimciliğin ortaya çıkması için işletmelerin kendi fikirlerini geliştirebilecek çalışanlarına özgürlük ve teşvik sağlaması gerekmektedir.
Bu yeni düşünce işletmenin oluşmasında aşağıdaki aşamalar önemlidir.
1) amaçların açıkça belirlenmesi
2) geri besleme ve destekleme sisteminin oluşturulması
3) bireysel sorumluluğun vurgulanması
4) soruca dayalı ödüller.
İÇ GİRİŞİMCİLİK STRATEJİSİNİN UNSURLARI
İç girişimcilik stratejisinin oluşturulmasına çalışılırken işletmeler şunlara dikkat etmelidir;
a. kişisel girişimi teşvik eden işletmeler en iyi çalışanları çekebilecektir.
b. 1990’lardaki mücadele yöneticiyi yetiştirici, eğitmen ve mentol yapmaktı. Bugün ise iç girişimci olması önemlidir.
c.En iyi çalışanlar işletmeye ortak olmak olanakları ararlar. Bu talebe cevap verebilecek yollar kar ortaklığı ya da doğrudan ortaklık olabilecektir.
d. otoriter yönetim artık yerlerinin yatay işbirliği ve destek sistemlerine bırakmaktadır.
e. iç girişimcilik çalışanların fikirlerini geliştirmek konusunda işletmeden ayrılma riski olmadan tatmin sağlamaktadır.
f. büyük ölçekli işletmeler küçük ölçekli işletmelerin deneyimlerinden nasıl esnek olunabileceği, yeniliklerin nasıl teşvik edileceği ve yaratıcı yapının nasıl oluşturulacağı konusunda ders almaktadır.
İç girişimcilik stratejisinin oluşturulmasındaki önemli dört adım şu şekilde sıralanabilmektedir;
1) vizyonun geliştirilmesi
2) yeniliklerin özendirilmesi
3) iç girişimciler için uygun ortamın yaratılması
4) takımların oluşturulması
İç girişimcilikle ilgili yanlışlıklar
1) iç girişimcilerin temel amacı refah ve para sağlamaktır.
2) iç girişimciler yüksek risk alan kumarbazlardır.
3) iç girişimcilerin analitik yetenekleri yetersiz olduğundan şanslarına güvenmektedirler.
4) iç girişimcilerin yüksek başarı istekleri ahlaki ve etik değerlerinin düşük olmasına neden olmaktadır. Başarının nasıl kazanıldığı onlar için önemli değildir.
5) iç girişimciler güç peşinde koşarlar ve imparatorluk kurma hevesindedirler.
ÜNİTE-5 GİRİŞİM FİNANSMANI

İŞLETME GELİŞİM AŞAMALARI
Girişimcinin bir işletme kurma düşüncesi ile başlayan bu süreçteki en önemli problem, girişim için gerekli olan finansmanın sağlanmasıdır. Bir işletmenin finansman ihtiyacı, dönen ve duran varlıkların toplamına eşittir. Finansman ihtiyacı, işletmenin içinde bulunduğu gelişim aşamasına bağlı olarak değişir.
a) başlangıç aşaması: işletmelerin gelişen aşamalarına bağlı olarak fon ihtiyaçları ve bu fonların finansman biçimleri de değişecektir. Girişimci için en zor aşama başlangıç aşamasıdır. Bu zorluk, pazarın oldukça küçük olması ve buna karşılık üretim ve başlangıç harcamalarının yüksek olmasından kaynaklanır.
Birinci aşama da girişimci kira, makine ve ekipman, stok, ücret, reklam, lisans ve kuruluş gibi harcamaları yapmak durumundadır. Bu aşamada girişimcinin finansman kaynakları; kişisel kaynakları, ticari bankalar, satıcı kredileri ile arkadaş ve akrabalardan temin edilen varlıklardan oluşmaktadır.
b) büyüme aşaması: büyüme aşaması, pazarın genişlediği, işletmenin kendini gösterdiği, yeniliklerin çok geldiği, rekabetin ortaya çıktığı ve karların yükselmeye başladığı aşamadır. Bu aşamada firma yeni üretim tesisleri kurmak, yeni makine ve ekipman satın almak, satış gücünü arttırmak ve AR-GE yatırımlarını yapabilmek için ilave finansman kaynakları genişlemiştir. Bu kaynaklar satıcılar ticari bankalar, küçük ve orta ölçekli işletme idarelerinin sağlamış oldukları finansal destekler, risk sermayedarları, yatırım bankaları ve yatırımcılar olarak sıralanabilir.
c) olgunlaşma aşaması: olgunluk aşaması içi işletmenin büyümesinin durduğu ve Pazar payının belirgin olduğu, fiyatların düşme eğilimine geçtiği, satışların arttığı fakat fiyatlardaki düşüş nedeniyle karların azaldığı aşamadır. Bu aşamada firma reklam harcamalarını arttırmak için finansal kaynaklara ihtiyaç duyabilir.
d) gerileme aşaması: gerileme aşaması ise AR-GE ve promosyon harcamalarının düştüğü, fiyat savaşlarının devam ettiği ve bunların sonucunda hem satışların hem de karların azaldığı aşamadır. Bu aşamanın tek olumlu etkisi girişimciyi ve firmayı yeni bir ürün üretme konusunda zorlamasıdır.


FİNANSAL PLANLAMANIN ÖNEMİ
Girişimcinin ihtiyaç olunan fonların nereden ve ne şekilde bağlanacağının belirlenmesi finansal planlama ile mümkündür. Finansal planlamaya ilişkin çalışmalar, hangi risklerin alınacağına hangi risklerin alınmayacağına karar verilen süreçler toplamı olarak ifade edilebilir. Finansal planlama bir işletmenin belirlenen süreçler toplamı olarak ifade edilebilir,
İşletmenin gelecek dönemlerde ihtiyaç duyacağı fonların belirlenmesinde en önemli faktör, satışlarıdır. İyi bir finansal plan finansal kontrolü de içerir. Finansal kontrol. Periyodik olarak tahmini değerlerle fiilli olarak oluşan değerler arasında karşılaştırma yapılmasına olanak veren bir süreçtir. Finansal palanlar girişimcinin kısa orta ve uzun vadede parasal gereksinimlerinin belirlenmesi amacıyla yapılır.
Finansal planlama sürecinin önemini artıran faktörler:
-hedef ve amaçların ortaya konulması
-üstlenilecek risklerin belirlenmesi
-ihtiyaç duyulan fonların tahmin edilmesi
-nakit giriş ve çıkışlarının belirlenmesi
Finansal stratejilerin oluşturulması, en uygun finansman kaynaklarının bilinmesi, alternatif borç-özsermaye yapılarının değerlendirilmesi ve buna bağlı olarak finansal faydanın en yüksek düzeye çıkarılması amaçlanır. Bu amaç doğrultusunda sermaye maliyetinin ve finansal risklerin en aza indirilmesine yönelik çeşitli stratejiler geliştirilir. Bu stratejiler; b

  • borçlanmadaki vadeyi uzatmak
  • sabit faiz oranı üzerinden borçlanmak
  • yeni kredi olanakları yaratmak
  • borç/ özsermaye oranını 1’in altına düşürmek
  • döviz kuru risklerinden korunmak şeklinde olmalıdır.
İşletme yöneticileri, uzun dönemli finansman gereksinimlerinin tahmininde proforma tablolardan, kısa dönemli finansman ihtiyacının belirlenmesinde de nakit bütçelerinden yararlanılır. Proforma bilanço, proforma gelir tablosu ve nakit bütçesi gibi normal finansal planlar, işletmenin faaliyetleriyle ilgili nakit giriş ve çıkışlarını uyumlaştırmak amacıyla düzenli olarak ve sık sık yapılan planlardır.
Proforma gelir tablosu; tahmini gelir tablosudur. İşletmenin gelecek dönemde elde edeceği faaliyet ve faaliyet dışı gelirleri ile o gelirleri elde etmek için katlandığı gider ve maliyelerin bütçelendiği finansal tablodur.
ÇALIŞMA SERMAYESİ YÖNETİMİ
Çalışma sermayesi; yönetimi firmanın tam kapasite ile çalışabilmesi, üretimin kesintisiz olarak devam edebilmesi, iş hacmini genişletebilmesi, yükümlülüklerini karşılayamama (likidite) risklerini azaltması, kredi değerliliğini arttırması, olağanüstü durumlarda mali yönden zor durumlara düşmemesi, faaliyetlerini karlı ve verimli bir şekilde yürütebilmesi için gerekli olan sermayedir.
Likidite; varlıkların nakde çevrilebilme derecesidir. Bir işletmenin borçlarını karşıladıktan sonra arta kalan nakit ve nakit benzerleri toplamını idare eder.
Çalışma sermayesi kısa vadeli borçların yönetimini de kapsamaktadır. Çalışma sermayesi sabit ve değişken olarak iki grupta toplanabilir. Çalışma sermayesinin sabit kısmını, satışlardaki dalgalanmalarla değişmeyen çalışma sermayesi oluşturur. Özel dönemlerdeki talebi karşılamak üzere ilave stoklama, çalışma sermayesinin değişken kısmını oluşturur. Çalışma sermayesi yönetimi özellikle küçük işletmeler açısından daha önemlidir. Çünkü bu tür işletmeler sabit varlıklarını kurcalayarak sağlayabilirler.
İşletmelerde çalışma sermayesi düzeyi çok sayıda faktöre bağlı olarak değişmektedir. İşletmenin kapasitesi iş hacmi, likidite riski ve kredi değerleme işletmenin çalışma sermayesi ihtiyacını artıran faktörlerdir. Diğer bir ifade ile bu faktörler;
İşletmenin faaliyet konusu
İşletmenin büyüklüğü
Satışlarda artış ya da azalış oranları
Satışlardaki düzenlilik
Girişimcinin kaynakları
Girişimci için iki tür finansman biçimden söz edilebilir. Borçlar ile finansman ve/ veya öz kaynak yoluyla finansmandır. Borç finansmanı genellikle varlık temelli finansman olarak adlandırılır ve binalar, makineler, arazı gibi bazı duran varlıkların teminat olarak gösterilmesini gerektirir. Eğer sağlanan borçlar kısa dönemli ise (1 yıldan daha az) kurulacak olan girişimin çalışma sermayesi ihtiyacının karşılanmasında kullanılır. Uzun dönemli borçlar ise (1 yıldan daha uzun) büyük oranda duran varlıkların finansmanında kullanılır.
Öz sermaye yoluyla finansal sağlanması ise karşılığında herhangi bir teminat gerektirmez. Borç ya da özsermaye yoluşla finansman sağlanmasının ya da bunların hangisinin tercih edilmesi veya belirlenmesinde anahtar faktör girişimin sahip olacağı varlıkların yapısı, dağılımı ve faiz oranlarının seviyesidir. Öz sermayenin toplam kaynaklar içerisindeki payını belirleyen bir diğer faktöre de işletmenin büyüklüğüdür. Finansman, içeriden yaratılan ve dışarıdan sağlanan fonlar şeklinde de sınıflandırılabilir. İçeriden yaratılan fonlar; elde edilen karlar, varlık satışları çalışma sermayesinin azaltılması ya da alacak ve stoklara daha az fon bağlanması, ödeme dönemlerini uzatma veya vade yapısını değiştirme şeklinde birçok kaynaktan olabilir.
Dışarıdan sağlanacak kaynakların değerlendirilmesinde üç temel faktör üzerinde durulmalıdır. Bu faktörler;

  • kullanılacak fonların vade yapısı
  • kullanılacak fonların maliyeti
  • yönetim üzerindeki kontrol etkisi

a) kişisel fonlar: birçok yeni girişimin ortaya çıkmasında küçük tutarlarda da olsa kişisel fonlar kullanılmaktadır.

b) aile ve arkadaşlar: kişisel fonların yanı sıra aile ve arkadaşlardan sağlanacak fonlar da yeni girişimin finansmanında sıkça kullanılmaktadır. Bu fonlar girişimcinin çevresindeki insanlarla olan ilişkisine bağlı olarak sağlanmaktadır. Bu fonların sağlanması diğer tüm kaynakların sağlanmasına göre oldukça kolay olmakla birlikte girişimin ortaya çıkmasında ve başarılı olması durumunda çeşitli sakıncaları da beraberinde getirebilmektedir. Bu sakıncalar şu şekilde sıralanabilir;

  • yönetime karışma
  • elde edilen kardan pay alma
  • sahiplenme
  • çalışanlara karışma
  • faaliyetleri yönlendirme

c) ticari bankalar: fonlar kısa süreli banka kredilerinden de sağlanabilir. Aşağıda girişimcilerin ticari amaçlı kullanabilecekleri banka kredileri sıralanmıştır.

  • Açık krediler
  • Iskonto/ iştira kredileri
  • Borçlu cari hesap şeklinde açılan krediler
  • Senet karşılığı avans kredileri
  • Emtia karşılı krediler
  • Döviz kredileri
  • Dövize endeksli krediler
  • Spot kredileri
  • Akreditif krediler
  • Günlük faiz oranlı rotatif senet karşılığı avans kredileri
  • Hisse senedi ve tahvil karşılığı krediler
  • Kefalet karşılığı krediler
  • İpotek karşılığı
  • İşletme rehini karşılığı
  • Alacağın temliki karşılığı kredilerdir.

d) finansal kiralama (leasing): leasing (finansal kiralama) bir yatırım malının mülkiyeti leasing şirketinde kalarak, belirli bir kira karşılığında, kullanım hakkının kiracıya verilmesi ve yapılan sözleşmede belirlenen değer üzerinden sözleşme süresi sonunda mülkiyetin kiracıya geçmesini sağlayan bir finansman yöntemidir.
Yani leasing, bir malın öz kaynak ya da kredi kullanarak satın alınması yerine, bir leasing şirketi tarafından satın alınarak yatırımcıya kiralanmamsı ve kira süresinin sonunda düşük bir bedel karşılığında mülkiyetin devredilmesi olarak tanımlanabilir.
e) satıcı kredileri: satıcı kredileri, herhangi bir ödeme olmaksızın, satıcının malı teslim etmesi ve alıcıya ödeme için belirli bir süre tanıması sonucunda oluşur ve işletmeler arasındaki ticari ilişkileri güçlendirir.
f) melek yatırımcılar: melek yatırımcı, genellikle parası olan kişi veya grupların kar sağlama potansiyeli yüksek, katma değer yaratabilecek bir iş fikri olan fakat kaynak sıkıntısı içerisindeki girişimlere destek olunması anlamında kullanılan bir kavramdır.
g) risk sermayesi: ellerinde büyük miktarda fon fazlası bulunan yatırımcıların, geçişme potansiyeli yüksek olan küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) oluşumu ve faaliyete geçmesi için yaptığı orta ve uzun vadeli bir yatırım modeli olarak tanımlanmaktadır. Risk sermayesi, işretlerinin temel özelliği yatırım yapılan şirketlere finansman desteğinin sağlanmasının yanı sıra yönetim desteği vermeleri ve özellikle stratejik konularda karar alma mekanizmasının mutlaka içinde yer almalarıdır. Risk sermayesinin oluşturan unsurlar:

  • Teknolojik yenilik
  • Yönetime katılım
  • Hızlı büyüme
  • Sermayeye katılım
  • Küçük işletme
  • Uzun vadeli yatırım


ÜNİTE-6 İŞ PLANI


İŞ PLANI
İş planı, kurulması düşünülen ya da var olan bir işletmenin detaylarını içeren yazılı bir belgedir. İş planı şu anki durumu, ortaya çıkacak ihtiyaçları ve yeni işletmenini olası sonuçlarını gösterir. Bu planda işletmenin tüm unsurlarının tanımlanması gerekmektedir. İş planı kurulması düşünülen işletmenin sahip olacağı vuzyonun kağıda kökülmesidir.iş planı girişimcinin yatırım sürecine geçmesine yardımcı olan bir araçtır. Bu proje pazarlama, araştırma ve geliştirme, üretim, yönetim, kritik riskler ve finansman unsurlarıdır.
İşin planlanması iş fikrinin gerçeğe dönüşmesinde oldukça önemlidir. İş planı kurulması düşünülen işletmenin faaliyet ve finansal detayları ile pazarlamanı, kurulması düşünülen işletmenin faaliyet ve finansal detayları ile, pazarlama fırsatları ve stratejisi yönetim becerisi ve yeteneklerini gösteren bir belgedir.
İş planının girişimci tarafından hazırlanması gerekir. Bunlar birlikte girişimci, hukukçulardan, muhasebecilerden Pazar araştırmacılarından, mühendislerden, üniversitelerin girişimcilikle ilgili eğitim ve araştırma birimlerinden küçük ve orta ölçekli işletmeleri geliştirme başkanlığından kurumlardan yardım alabilir.
İŞ PLANININ KULLANIM AMAÇLARI
İş planı üç temel amaç için kullanılabilecek bir araçtır. Bunlar; iletişim, planlama ve yönetim olarak sıralanabilir.
-iletişim aracı olarak iş planı; sermaye sağlama, yapılacak yatırımı cazip hale getirme, stratejik iş ortakları bulma anlamında kullanılır.
-yönetim aracı olarak iş planı; işletmenin gelişim evrelerine bağlı olarak takip edecek yolların belirlenmesi sonuçların izlenmesi ve gelişmenin değerlendirilmesinde kullanılır.
-planlama aracı olarak ise iş planı; işletmenin her aşamasında yol göstericidir. İş planı geleceğe yönelik bir tahmin içermektedir.
İŞ PLANININ HAZIRLANMASINDA KAÇINILMASI GEREKEN HATALAR
İş planı hazırlanmasında kaçınılması gereken birçok nokta vardır. Bunlar;
-gerçekçi olmayan hedeflerın plana konulması
-olası engellerin tahmin edilememesi
-kararlık ya da taahhüt eksikliği
-tecrübe eksikliği
-Pazar bölümlendirilmesinin yapılmaması
-planın günceli yansıtmaması
İş planının güncellenme nedenleri şu şekilde sıralanabilir;

  • Zaman içerisinde finansal ihtiyaçlar değişebilir. Nakit girişleri ve nakit çıkışları arasında farklılıklar oluşabilir.
  • Pazara ilişkin değişmeler söz konusu olabilir. Müşteri beklentilerindeki değişmeler, rakipler ya da düzenleyici kurallar Pazar yapısını etkiler.
  • Üretim sürecine ilişkin değişmeler olabilir. Yeni bir ürün yeni teknolojiler ya da yeni süreçler geliştirilebilir.
  • Yönetim takımında ya da anahtar yöneticilerde zaman içerisinde değişmeler olabilir. Amaç ve hedeftir doğrultusunda yeni bilgilerle donatılmış insanlar yönetim takımında yer alabilir.
  • Zaman içerisinde plandaki bilgiler eskimiş ya da gerçeği yansıtmıyor olabilir.
  • Beklenmeyen onaylarla karşılaşılabilir.

İŞ PLANININ ÖĞELERİ
Detaylı bir iş genellikle 9-10 bölümden oluşmaktadır. İdeal bir iş planının uzunluğu 50 sayfa civarında olsa du bütün plan ekler dahil 40-80 sayfa uzunluğunda olabilir. Aşağıda iş planının tüm öğeleri açıklanmıştır.
1)giriş: bankacılar, ortak sermayedarlar, yatırımcılar ve planı okuyan çoğu kuşu, planın özelliklerini ve önemli bölümlerini gösteren bir giriş görmek isterler.giriş bölümü aşağıdaki bilgileri kapsamalıdır.
-işletmenin adı ve adresi
-girişimcinin isme ve telefon numarası
-kısaca işletmenin tanımı
-işletmenin ve endüstrinin yapısı
-finansal ihtiyaçların tutarı ve finansal yapının bileşimi
2) işletmenin tanımı: bu bölümde işletmenin ne amaçla kurulduğu açık bir biçimde ortaya konmalıdır. İşletme, çalışanlara, müşteriler ve potansiyel yatırımcılara tanıtılmalıdır.
3) pazarlama planı: bir pazarlama planında potansiyel müşteriler, rakiplerin durumu, fiyatlama politikaları ve reklam maliyetleri ile ilgili bilgiler yer almalıdır. Pazarlama planında girişimci, yatırımcılara böyle bir Pazar olduğunu satış tahminlerinin başarılabileceğini ve rekabette başarılı olunacağını kanıtlamalıdır. Pazar araştırma ve analizlerini dayalı tahminin satış miktarı üretim miktarını gerekli borç ve özsermaye miktarını doğrudan etkilemektedir.
4) üretim planı: bu bölüm işletmenin kuruluş yerinin tanımlanmasıyla başlamalıdır. Seçilen yer işgücü olarak ücret oranları, üreticilere ve tüketicilere yakınlık ve toplum desteğinin sağlanması açısından uygun olmalıdır. Taşıma maliyetleri de bu bölümde işlenmelidir. Ayrıca işgücü arzı, ücret oranları ve ihtiyaç duyulan nitelikli işgücü gösterilmelidir. Son olarak üretim maliyetleriyle ilgili veriler sunulmalıdır.
5) yönetim planı: bu bölüm işletmenin sahipliği anahtar personelin görevleri ve sorumlulukları ile bunların bu özel görevlerini yerine getirecek bilgi ve deneyimlerini ortaya koymalıdır. Yönetim planı yatırımcıların anlaması gereken şu noktaları içermelidir.
-yönetim yapısı bölümde verilmelidir
-yönetim takımı
-anahtar personel
-Personelin deneyimi
-Mülkiyet yapısı
-Yönetim ve danışmanların yapısı
6) araştırma ve geliştirme bölümü: yapılacak tüm araştırma ve geçiştirme faaliyetlerinin büyüklüğü, bu bölümde gösterilecek maliyet ve zaman testlerine bağlıdır. Yatırımcılar projenin bulunduğu durumu, prototipler laboratuar testleri ve program geciktirmeleri anlamında bilmek isterler.
7) önemli riskler bölümü: girişimci, kabul edilebilir riskleri üstlenen kişidir. Bu bölümde potansiyel riskler ortaya konulmalıdır. Bu risklere;
-endüstride istenilmeyen gelişmeler
-tahminlerin üzerinde gerçekleşen üretim maliyetleri
-gerekli mal ve hizmetlerin alınmasında karşılaşılan güçlük
-yeni rakipler
-yönetimde meydana gelebilecek aksaklıkları
-deneyim eksikliği
-Ekonomideki belirsizlikler
-tedarikçilerle sorunlar
-anahtar personel kaybı
Örnek olarak verilebilir. Sonuç olarak, alternatif koşullara yönelik öneriler sunulmalıdır. Planı okuyanlar bu durumlar karşısında girişimcinin ne kadar hazır olduğunu bilmek isteyecektir.
icon_cool.gif
zaman tablosu bölümü:
zaman tablosu yaklaşımı, yapılacak işlerin adımlar şeklindeki gösterimini içerir. Zaman aralıklarının koordine edilmesi yeni ürün geliştirilmesi, yönetim takımının kurulması, üretim ayarlamaları ve Pazar planlaması anlamanda olduğu gibi şu çalışmaları da içermelidir;

  • İşletmenin kurumsallaşması
  • Araştırma ve geliştirme calışmalarının tamamlanması
  • Prototiplerin üretilmesi
  • Satış temsilcilerinin çalıştırılması
  • Ticari fuarlarda ürünleri sergilenmesi
  • Dağıtımsılarla anlaşılması
  • Üretim materyallerinin siparişi
  • Siparişlerin listelenmesi
  • İlk satışlar ve teslimler
  • İşletmeye yapılacak ilk ödemeler
Zaman tablosu bölümü, yatırımcılara gerçekleştirilmek istenen çeşitli faaliyetlerin sıralamasını vermektedir. Gerçekçi zaman aralıklarının planlandığının ve bu zaman sınıflarının içerisindeki olayların ilişkilerinin gösterilmesi büyük önem taşımaktadır.
9) ekler: planın bu son bölümü, olması zorunlu olan bir bölüm değildir, ancak planın ana bölümlerinde verilmesi uygun olmayan ek belgeler sağlamaktadır. Diyagramlar, planlar, finansal veriler, finansal tablolar, yönetim takımının özgeçmişleri ve kaynaklar ile diğer bölümleri destekleyen materyaller bu bölümün örnekleridir.


İŞ PLANININ DOSYA HALİNE GETİRİLMESİ
Fon sağlayıcılara iş planı sunulurken girişimci, bu sürecin bir bütün halinde önemli olduğunu unutmamalıdır. Çünkü iş planının etkin bir şekilde sunulması için en önemli faktör palının bütün haline getirilmesidir. Fon sağlayıcılar planın iyi görünmesini doru uzunlukta olmasını işletmenin faaliyetlerinin tüm unsurlarını ilk aşamalardın itibaren açıkça ortaya koymasını dil bilgisi ve yazım hataları taşımamasını beklemektedirler. Şekil konusunda önemli görülen noktalar aşağıda açıklanmıştır;
-görünüş; cilt ve baskı ne özensiz ne de müsrifçe bir şekilde yapılmış olmalıdır.
-uzunluk; bir iş planı 50 sayfadan daha uzun olmamalıdır.
- kapak ve başlık sayfası; kapak işletmenin ismini adres ve telefon numaralarını ve planın yapıldığı tarihi içermelidir.
-iş planı özü; başlık sayfasından sonra gelecek bu bölüm en çok iki sayfadan oluşmalıdır.
- içindekiler tablosu; iş planı özünden sonra iyi dizayn edilmiş bir içindekiler tablosu gelmelidir.
Çekici bir görünüş, etkin bir uzunluk, iş planı özü, içindekiler tablosu, düzgün bir bilgisi hatasız yazım ve kapak tüm plan birleştirildiğinde çok önemli olmaktadır.
 
Geri