Hasretin içime ok Yakasenek
Şu cihanda dengin yok Yakasenek
Hasretliğin çeken çok Yakasenek
Sana hasretliğ’miz azmadan gidek
Efendiler beldem Yakasenek’tir
Yakasında karlar benek benektir
Kızılcık dökülmüş badem çiçektir
Arılar kovandan çıkmadan gidek
Bitti m’ola kekik Depel yaylada
Kiraz çiçek açmış gördüm rüyada
Beldem gibi diyar yoktur dünyada
Yaylacı yaylaya çıkmadan gidek
Esenek’ten bir yol iner obaya
Bayındır’da otlar yükselmiş baya
Eber gölü taşmış çıkmış obaya
Obacı obaya inmeden gidek
Kalkmış dağımızın dumanı karı
Gelmiş Esenek’in yine baharı
Pembe fistan giymiş meyve dalları
Dallar başka fistan giymeden gidek
Yiğitler bellemiş yakada bağı
Durma deli gönül acele gidek
Bin bir çiçek açmış ovası dağı
Çiçekler meyveye dönmeden gidek
Hani gölündeki ördeğin kazın
Nimetini yedik kamışın sazın
Aylar sürer senin baharın yazın
Yaz bahar ayın gelmeden gidek
Düğün evlerinde tefler tıkırdar
Kızlar türkü söyler eller şakırdar
Bacalar başında leylek takırdar
Hacı leylek hacdan gelmeden gidek
Hep baharda artar gönülde yara
Yol sarpa sarar da düşersek dara
Bu bahar olmazsa gel’cek bahara
Meyveler olmadan durmayıp gidek
Günden güne artar sıla yarası
Pek hoş olur bizde haşhaş çapası
Sanki cennet olur yeşil ovası
Çapacı çapaya girmeden gidek
Bahara kuşların sesi yakışır
Çayından bulanık seller akışır
Türkülere bülbül sesi karışır
Çapacı türküye başlarken gidek
Gölümüzde açmış Eber sarısı
Koçanı çıkarmış mısır darısı
Yazdığım çok ama bunlar yarısı
Sazanın oynağı bitmeden gidek
Gelin olcak kıza kına yakılır
Tefçi kız okşarken ağıt yakılır
Gelin kıza türlü takı takılır
Takı takılmadan düğüne gidek
Şikâyet ediyoz biz göndereni
Esenek özledik Ceviz dereni
Oğuz damındaki sazan sereni
Sazanın sereni pişmeden gidek
Yeni haber aldım beldem hoş olmuş
Haydi deli gönül hemencik gidek
Baharda erimiş karlar sel olmuş
Ekinleri seller basmadan gidek
Sılamın hasreti kor ateş olmuş
İçte ki korlarım öğmeden gidek
Çağıldar deresi karlar sel olmuş
Gölümüzde buzlar çözmeden gidek
Öksüz Abdil senden ayrı düşeli
Koyunu kuzuyu göresi gelir
Sağmallar sağılır yozlar yayılır
Sığırla hergele çıkmadan gidek
Abdil Korkman
Şu cihanda dengin yok Yakasenek
Hasretliğin çeken çok Yakasenek
Sana hasretliğ’miz azmadan gidek
Efendiler beldem Yakasenek’tir
Yakasında karlar benek benektir
Kızılcık dökülmüş badem çiçektir
Arılar kovandan çıkmadan gidek
Bitti m’ola kekik Depel yaylada
Kiraz çiçek açmış gördüm rüyada
Beldem gibi diyar yoktur dünyada
Yaylacı yaylaya çıkmadan gidek
Esenek’ten bir yol iner obaya
Bayındır’da otlar yükselmiş baya
Eber gölü taşmış çıkmış obaya
Obacı obaya inmeden gidek
Kalkmış dağımızın dumanı karı
Gelmiş Esenek’in yine baharı
Pembe fistan giymiş meyve dalları
Dallar başka fistan giymeden gidek
Yiğitler bellemiş yakada bağı
Durma deli gönül acele gidek
Bin bir çiçek açmış ovası dağı
Çiçekler meyveye dönmeden gidek
Hani gölündeki ördeğin kazın
Nimetini yedik kamışın sazın
Aylar sürer senin baharın yazın
Yaz bahar ayın gelmeden gidek
Düğün evlerinde tefler tıkırdar
Kızlar türkü söyler eller şakırdar
Bacalar başında leylek takırdar
Hacı leylek hacdan gelmeden gidek
Hep baharda artar gönülde yara
Yol sarpa sarar da düşersek dara
Bu bahar olmazsa gel’cek bahara
Meyveler olmadan durmayıp gidek
Günden güne artar sıla yarası
Pek hoş olur bizde haşhaş çapası
Sanki cennet olur yeşil ovası
Çapacı çapaya girmeden gidek
Bahara kuşların sesi yakışır
Çayından bulanık seller akışır
Türkülere bülbül sesi karışır
Çapacı türküye başlarken gidek
Gölümüzde açmış Eber sarısı
Koçanı çıkarmış mısır darısı
Yazdığım çok ama bunlar yarısı
Sazanın oynağı bitmeden gidek
Gelin olcak kıza kına yakılır
Tefçi kız okşarken ağıt yakılır
Gelin kıza türlü takı takılır
Takı takılmadan düğüne gidek
Şikâyet ediyoz biz göndereni
Esenek özledik Ceviz dereni
Oğuz damındaki sazan sereni
Sazanın sereni pişmeden gidek
Yeni haber aldım beldem hoş olmuş
Haydi deli gönül hemencik gidek
Baharda erimiş karlar sel olmuş
Ekinleri seller basmadan gidek
Sılamın hasreti kor ateş olmuş
İçte ki korlarım öğmeden gidek
Çağıldar deresi karlar sel olmuş
Gölümüzde buzlar çözmeden gidek
Öksüz Abdil senden ayrı düşeli
Koyunu kuzuyu göresi gelir
Sağmallar sağılır yozlar yayılır
Sığırla hergele çıkmadan gidek
Abdil Korkman