Gezen mi Okuyan mı?

M
  • Kullanıcı Myself
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Tartışma
Çok gezen mi bilir yoksa çok okuyan mı sorusuna verilebilecek cevaplardan birisi…

Bu soruyu taa ilkokul sıralarından beri duymaya alışmışızdır. Ama bu sorunun ne ihtiyacı karşısında doğduğunu ve neden bize o yaşlardan itibaren sorulmaya başlandığını sorgulamak sanırım yerinde olacaktır… yoksa birileri bizlerin okumasından ziyade boş boş gezmesini mi istiyordu? Ya da birileri okuyup gelişirken biz de bu tür saçma sorularla mı meşgul olacaktık? Senaryoları böyle midir bilemiyorum…

Evet gelelim asıl meselemize yani okuyanın mı yoksa gezenin mi daha çok bileceği meselesi..
Şimdiye kadar hiç duymadığım ve açıkçası benim de son günlerde aklıma gelen değişik bir bakış açısını yazmak istiyorum…

“Gezmek” eylemini gerçekleştirmek için olmazsa olmaz duyularımızdan birisidir GÖRME duyusu. Çünkü gezdiğin yerleri görmeden, onların kendine has özelliklerini bu şekilde keşfetmeden gerçekleştirilen eylemin gezmek olacağına inanmıyorum açıkçası. Bir insan elleri olmadan gezebilir görebilir, bacakları olmadan gezebilir görebilir, işitme engelli birisi heryeri gezebilir görebilir ancak gözleri olmadan ne kadar gezerse gezsin geriye sadece duyduğu birbirinden ilginç –belki de güzel- betimlemeler ve yorgunlukları kalacaktır.

Görmek nedir peki? Görmek aslında cisimlerin beynimizde ya da doğada uyandırdığı anlamları okumak ve beynimizde anlamlandırmak değil midir? Mesela bir örnek verecek olursak. Şimdi bana sorsanız oturduğun koltuğu anlat diye, ben size bu koltuğa bakarak bu koltuk hakkında bir şeyler söyleyeceğim. Ve bu söylediklerim muhtemelen: tek kişilik, koyu renkli, rahat vs. vs. gibi şeyler olacaktır. Peki ben bu koltuğun özelliklerini bakarak size okumuş olmadım mı aynı zamanda? Yani kısacası gezmek dolayısıyla da görmek HERŞEYİ OKUMAK demek değil midir???


 
Lüzümsuz tartışma konusu.Her ikiside kısır döngü.
Bence çok yaşayan bilir.
 
Görsel algı her zaman biraz daha baskın gelir
ve gezen insanların okuyanlara nazaran daha ağır bastığı kanısındayım

tecribe ile sabittir
daha önce bir çok şey okudum ama gezip görünce daha kalıcı oldu ki fırsat buldukça değerlendiririm
 
Çok okuyan ve çok gezen bilir kanısına belli ölçülerde katılıyorum.
ExdiabLo'ya da şu konuda katılıyorum:"Yaşamadan kimse bilemez."
Örneğin; kanser olmayan biri kanserli bi insanın dünyasını ne kadar bilebilir?
Bir söz var en iyi öğretmen tecrübedir diye.
Yine şu söze de katılmamak imkansız:"İnsan yaşıyla değil yaşadıklarıyla olgunlaşır."
Konudaki ikileme dönersek çok okuyan bilir diye hep duymusuzdur; ama şöyle bi nazariye de mevcut yaşananlar iz bırakır, bire bir kendi yapıp edip etkileşime girdiğimiz şeyleri daha iyi biliriz. Bu bağlamda düşününce gezme yoluyla bire bir etkileşime girdiğimizi varsayarsak çok gezen de bilir.
Duruma göre değişir. Bence tavuk mu yumurtadan çıktı; yoksa yumurta mı tavuktan çıktı paradoksuna benziyor. Net bir şey söylemek yanlış olur.
 
Yune diyorum hep diyorum;
Gezerek okuyan:p

Kırmızı ya katiliyorum gorsel algi.
egitim bilimi dersinde gormustum insanlar gorduklerinin % 80 lik kismini akillarinda tutabiliyor en iyi ogrenme seklidir.
 
Gezen galiba. bişeyleri görmek daha çok etkiler insanı,İnsan okuduğunu unutur ama gördüğünü unutmaz
 
Çok okuyanın hayal dünyası daha geniştir. Çünkü kendi düşüncesiyle o okuduğu anları betimler ve o dünya içerisinde orayı öyle zanneder. Çok gezen ise o yeri deneyimler ve o bölgedeki gerçekliğe daha çok yakındır. Okuyanın her zaman yazarın yazdığı bilgiyle kalır ve bunu geliştirmek için her zaman okur bilgilenir. Biri de deneyimleyerek öğrenir. Burada bileni denetlemek dert her zaman okuyan daha çok bilir. Belki birinin anlattığı bir doğruyla belki araştırdığı doğruyla öğrenir bilgiyi. Biri deneyimleyerek doğruluğu ve gerçekliği öğrenir. Önemli olan şey şu. Birisinin anlattığı bilgiyi öğrenmek mi yoksa deneyimleyerek öğrendiğiniz bilgiyi mi bilmek? Bence mesele burada bilmek istediğin şey önemli.
 
Günümüzde gezen insta, feyse malzeme çıkartmak için geziyor. Okuyan da metroda yaşlılara yer vermemek için okuyor. Bence çok seven bilir. Bir şeyi severek yapıyorsan harfi harfine, saniyesi saniyesine aklında kalır der geçerim.
 
Gezen dunyayi, hayati ve insanlari ogrenir, bilir. Okuyan da dunyayi, hayati ve insanlari ogrenir, bilir. Her ikiside farkli sekilde ogreniyor, neticesi ayni sonuca cikabiliyor.
 
Geri