Gerçeklik kavramı?

  • Kullanıcı ZiFiR
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Tartışma
Konu sahibi son olarak 2125 gün önce görüldü
Çevrenizde gördüğümüz maddeler, cisimler, varlıklar sizce gerçek mi ya da gerçek olduğunu nasıl biliyoruz? 5 duyu organımızla algıladığımız her şeyin beynimizdeki görüntüsü gerçek mi yoksa bu sadece beynimizin yorumlaması mı? Duyu organımızın sayısı 5’ten fazla olsaydı yaşadığımız gerçekliği ne kadar farklı canlandırırdık?
 
duyu organlarınnın beyne gönderdiği sinyallerin yorumlanmasına diyebiliriz.
çevredeki olup bitenlerin akla en yatkın açıklamasıdır ama sonuçta bu beynin seçtiği bir modeldir.
örneğin bi masa kendiliğinden havalanıp uzaya gidemez, bu beynin kabul ettiği düşünsel gerçeklik modelidir.
gerçeklik algımız budur.
evreni mantıklı gelen açıklamalarla yorumlamak.
aslında gerçekliğin ne olup olmadığı önemli değil
düşünüyoruz, varlığımızın farkındayız.
bir simülasyonda olsak bile bu neyi değiştirir ki.
önemli olan var olmak.
 
Kurmaca olarak kaygı.
 
Gerçeklik görecelidir.
 
Mesela bilgisayarın işletim sistemini hafızasına yükleyip her yeniden başladığında önyükleme yapması gibi, bizim de her sabah kendi adımızı yaşattığımız bu beyine "Ahmet, Ayşe" isimli kişileri önyükleme yapıp o rolü oynama olabilitemiz varsa, ki bana göre olabilir. Gerçeklik kavramı ne ifade edebilir ki böyle düşünen bana, benim gibilere.
 
Gerçek yada adına ne derseniz kendini sorgulatmayacak kadar çıplak ve yalındır. Olmuş yada olacak değildir olandır.
 
Gerçek yada adına ne derseniz kendini sorgulatmayacak kadar çıplak ve yalındır. Olmuş yada olacak değildir olandır.

Olmakta olan eheheh =)

İdealist mi olsam realist mi olsam bilemedim. Ben en iyisi pragmatist olayım "bana faydali olmayan her şey yalan eheheh =)
 
Gerçek yada adına ne derseniz kendini sorgulatmayacak kadar çıplak ve yalındır. Olmuş yada olacak değildir olandır.

Bir renk körüne göre kırmızı rengi, kendisini sorgulatmayacak kadar yalın ve çıplak gelebilir. Renk körü olduğunu bilmiyordur. Bu kadarı bizim mantığımız. Ya biz de henüz keşfedilmemiş bir çeşit renk körüysek? Gerçeklik nerede kaldı?
 
Bir renk körüne göre kırmızı rengi, kendisini sorgulatmayacak kadar yalın ve çıplak gelebilir. Renk körü olduğunu bilmiyordur. Bu kadarı bizim mantığımız. Ya biz de henüz keşfedilmemiş bir çeşit renk körüysek? Gerçeklik nerede kaldı?

Bunlar güzel ütopyalar gerçeğin kendisinden ve şimdiden uzaklatırmayan idealler. Fakat olasılıklar her zaman gerçeğe dönüşmeyebilir. Ama şimdi o renk körü için trafik ışıkları yandı ya geçecek ya hiç bir zaman geçemeyecek..
 
Gerçekliğin ne olduğunu veya ne olmadığını araştırıyorsanız, kuantum fiziğine bakmanızda fayda var. (atom altı dünya)
Atom altında ne olup bittiğini incelerken daha önce bildiğiniz tüm fizik kanunlarını unutun.
Orası için başka kurallar söz konusu, olasılık gibi.
Oradaki fizik, olasılık kurallarına göre işleyen sıradışı bir fiziktir.
Ama sonuçta o fiziğin bi sonucu olarak biz varız.
Büyüklerin dünyasından her ne kadar çok farklı gibi dursada, iki fizikte aslında tek bir fiziktir.

Evrenin fiziği.

Bakın mesela orada bi atom altı parçacık kendiliğinden varolup yokolabiliyor.
Veya tek bir atom altı parçacık gözlem yapıldığında tek bi yerde, gözlem yapılmadığı zamanlarda aynı anda birden fazla yerde olabiliyor.
Bu matematiksel denklemlerle kanıtlanmış bi durum.

Başka bi örnekde ise;
Bir atom altı parçacığın hem dalga hemde parçacık gibi davrandığı gözlemlenmiştir. (çift yarık deneyi )
Parçacık tek bi yarıktan geçmesi beklenirken aynı anda iki yarıktanda geçmiştir.

Olasılığın atom altı dünyada nasıl hüküm sürdüğü ile ilgili dahada güzel bi örnek veriyim;
Schrödinger’in kedisi adlı düşünce deneyinde kapalı bi kutuya bir kedi konulur.
Kutunun içinde bir şişe zehir ve o şişeyi kıracak bir düzenek vardır.
Düzenek tam olarak %50 olasılığa göre tasarlanmış.
Yani %50 ihtimalle ya şişe kırılacak ve zehir kediyi öldürecek, yada şişe kırılmayacak ve kedi ölmeyecek.
Deneyi sıradışı ve güzel yapan ise bizden sonucu nasıl istediğidir.
Deney herhangi bi gözlem yapmadan kutunun içindeki durumu sormaktadır.
Kedi ölü mü diri mi?
Kuantum fiziğine göre kedi hem ölüdür hem diridir.
Gözlemci olaya dahil değilken , iki olasılıkta gerçekleşmektedir.
Gözlem yapıldığında ise kutuyu açıp bakan gözlemci, %50 olasılığın iki sonucundan birine şahit olur.
Kediyi ya ölü bulur, yada hayatta.
Gözlemci olaya dahil olana kadar, kedinin atomaltı parçacıkları hem dalga hemde parçacık gibi davranmaktadır.
Atom altı parçacıklar %50 ihtimal söz konusu olduğu için iki farklı sonucuda gerçekleşmiştir.
Kedi iki farklı evrendedir, birinde ölü diğerinde yaşıyor.

Sonuç olarak evrendeki atom altı parçacıklar olasılıklara göre hareket etmektedir.
Önünüze her çıkan her karar verme durumunda, aslında her seçeneğide seçmiş oluyorsunuz..
Sadece bu hepsi seçilen seçeneklerden birini deneyimlereyek varlığınızı sürdürüyorsunuz..
Buda şu demek oluyor..
Sonsuz sayıda paralel evrenler var ....
Bunları var eden kuantum fiziğidir, parçacıkların davranışları..
Eğer illede her hangi bir durumu gerçek
olarak adlandırmak istiyorsanız, kuantum fiziğinin sıradışılıklarına diyebilirsiniz...
Bilimin bize sunduğu gerçeklik modeli budur..
Olasılık sonuçlarından sadece birine gerçek diyoruz..
Deneyimlediğimiz evrene gerçek
diyoruz..
Matematiksel hesaplar yapıldığında ise gerçeklik anlayışımız yıkılıyor tabi..
Bütün ihtimallerde gerçekleşmektedir..
 
Geri