Öncelikle uzun yazacağım ve doğrudan konu başlığındaki soruyla alakası olmayacak. Okumak istemeyen için baştan infomuzu verelim.
Evlenmeden önce bildiğiniz üzere çiftlere bazı testler yapıyorlar. Sma, talasemi vs gibi. Bununla ilgili bir bulgu oluştuğunda sizi bilgilendiriyorlar ve sanırım bebek sahibi olmayı düşündüğünüz zaman tüp bebek yöntemiyle sağlıklı geni seçerek bebek sahibi olmanızı sağlıyorlar. Önceden tedbir alabiliyorsunuz yani bu hastalıklar için. Kan uyuşmazlığı da keza gebelik içerisinde önlemini alabileceğiniz bir şey.
Hamilelik sürecine gelelim. Size hamilelik sürecinde tarama testleri yapıyorlar. İkili, üçlü, dörtlü. (Biz doktorumla üçlü yaptırmadık, her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır) Bir de 35 yaş üzerine tavsiye edilen (elbette altı da oluyordur ama 35 üstüne yapılması sıkı sıkıya tavsiye ediliyor) fetal dna testi var. Güvenilirliği yüksek. Yine de elbette bunlar, tanı değil tarama testi olarak geçiyorlar. Fetal dna birçok parametreye bakıyor.
Amniyosentez denilen bir işlem de var, bu rutin değil; şüpheli durumlarda yapılıyor. Ayrıca detaylı ultrasona da giriyorsunuz. Elbette bunların hepsi isteğe bağlı. Hiçbirini yaptırmayan çiftler var. Sonuç ne olursa olsun gebeliğini devam ettirmek isteyen. Ben ise, bilimin tüm imkanlarının kullanılması taraftarıyım. Mesela bir risk çıktı ama siz yine de gebeliği sürdürmek istiyorsunuz; Engel riskini bilerek doğuma ve bu yola girilmesi sanırım kişiyi daha güçlü tutar. Ama bu sadece benim şu anki fikrim. Çok zor şeyler, allah gerçekten düşmanımın başına vermesin, kaldı ki testlerle riski/olasılığı belirlenemeyecek bir sürü sendrom/engel de var.
Diyeceğim şu, bilim size bazı imkanları tanıyor. Elbette inançlı tarafım şurada devreye giriyor, en doğrusunu Allah bilir. Biz elimizdeki imkanları kullanıyoruz sadece. Rabbim henüz doğmamış olanları da doğmuş evlatlarımızı da korusun. Hiçbir anne babayı böyle şeyleri düşünmek zorunda bırakmasın.