Gemilerden Fal Tutmak

  • Kullanıcı Mihri
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Toplum ve Gündem
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Adada mahsur kalmak, hayatta kalmak için ummadığın bir ummanın ortasında bir kara parçasında biçare bulunmak değildir her zaman. Mahsur kaldığın, içinden sıyrılmayı yeğlediğin, kurtulmayı istediğin vaziyetin ummanla yahut karayla bir ilgisi yoktur. Gideceğin her yön, ummanda bir bilinmezliğe yüzmek kadar müşkül gelir. Öyle ki, sık sık içinden hafakanlar bassa bile dur durduğun yerde dersin kendine. Nereye gideceksin, nereye kadar gidebileceksin?

Adada geçen günlerde değişen tek şey mevsimlerdir. Hangi günün hangisi olduğunun bir önemi kalmaz. Geçip giden günleri değil, geçip giden gemileri sayarsın. Günlerden bir beklentin yoktur zira, gemilerden medet umar, gemilerden fal tutarsın.

Kafanı azıcık yana çevirerek her yeri görebildiğini zannedersin adada. Böylece geçip giden gemileri görürsün arada. Ama günlerden hangi gündür bilinmez. Günleri değil, geçip giden gemileri sayarsın sadece. Adaya düşen hiç kimse, başlangıçta gemileri saymaz oysa. Günleri sayar, ama gemileri saymaz. Gemiye feryat eder, el sallar, dikkatini çekmek için çabalar. Onları saymaya kalkmaz. Geçip giden gemilerin umrunda olmadığının, en azından artık kim bilir kaçıncı geminin umrunda olabileceğinin derdine düşünce saymaya başlar onları.

Bir geminin dikkatini nasıl çekebilir ki adadaki? Gemide herkes işinde gücünde. Meşgalesi olmayanlarsa vurmuş şişenin dibine. Neyin sanrı neyin gerçek olduğunu çözmenin derdinde. Denizcinin arzuladığı sanrı deniz kızı görmektir, adadaki saptan ona ne? Gelgelelim adadasındır. Gemilerden medet umar, gemilerden fal tutarsın; Bir geçiyor, bir geçmiyor.

*

 
'Fal tutmak' çok ilginç geldi.
 
Geri