Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Ebru; Yoğunlaştırılmış sıvı üzerinde renklerin sınırsız değişimlerle birbiriyle kucaklaşması, kaynaşması, dansetmesidir. Ebru sanatını yüzyıllar boyu gizemli kılan, sanatçıyı ebru teknesinin başında dünyanın bütün gizlerini, kaoslarını aşmaya iten; akıcı tekniği, daima dinamik, değişken, kendini aşan sonsuz teknikleri deneme fırsatı veren ifade gücüdür. Bir kağıt boyama sanatı olan ebru, tezhib ve hat ile birlikte kitap sayfalarında, murakka kenarlarında, ciltlerde, yazı boşluklarında ve koltuklarında kullanılmakla birlikte günümüzde başlı başına bir sanat eseri olarak düşünülmekte ve sergilenmektedir. Bir Orta Asya sanatı olan ebrunun kökü, ana kaynağı Uzakdoğu'ya gider. Uzakdoğu'dan İslam dünyasına; Timuriler, Hind-Moğol, Safevi ve Osmanlılar'a geçtiği kaynaklardan anlaşılmaktadır. Ebru Çin'den, Japonya'dan başlayan serüvenine günümüz dünyasının canlılığını, düşlerini de eklemiş bu konu ile ilgilenen, yayın veren sanatçıların emekleri ile yepyeni boyutlar kazanmıştır. Ebru bir düştür. Ebru bir özlemdir, ona bakan her gözde yeni anlamlar kazanan bir akıştır. Bu sergide yer alan yaklaşık 35x50 cm. boyutlarındaki ebruların yapılışında kullanılan teknik; geleneksel ebru tekniği ile daha homojen deniz yosunu özü kullanılarak hazırlanan sıvı üzerindeki çalışmalardan oluşmaktadır. Kağıtlar alumlanarak renklerin kağıt elyafına girmesi, sabitleşmesi sağlanmıştır. Böylece kapama ve saklama yöntemi ile aynı kağıdın birden fazla ebrulanması mümkün olmuştur. Ebru yapımına elverişli olan her tür boya malzemesi kullanılmış, kağıtlar üzerlerindeki yabancı elemanlardan yıkanarak temizlenmiştir.
İlimizde Yalova Belediyesi’nin kurmuş olduğu Kadın Spor ve Eğitim Merkezi (KİDEM) tarafından belirli aralıklarla Ebru dalında kurs açılmaktadır.
Ebru Zen: Suna Selma KOÇAL
2003-2010 ve 2011 yıllarında Bakanlığımızca planlanan ve müdürlüğümüzce açılan Ebru Kurslarında Eğitim Görevlisi olarak görev almıştır.
Kelime olarak Arapça altınla yapılan işler anlamına gelen tezhib, Osmanlı süsleme sanatında başta yazma eserlerin, murakka (Levha) yazıların yüzyıllar içerisinde değişik üslublarla farklılık gösteren yaygın bir süsleme sanatıdır. Bu sanatı icra eden kişilere müzehhib denir. Orta Asya menşeili bu süsleme sanatı; doğanın güzelliğini islam felsefesi ile yoğurarak, hat sanatı ile bütünleştiren canlı cansız biçimlerin mistik ifadesi olmuştur. Anadolu'da Selçuklular ile başlayan beylikler devri içerisinde farklı ekoller ile devam eden tezhib sanatı Osmanlılar'da 15. ve 16. yüzyıllarda mükemmelliğe erişmiştir. Özellikle 16. yüzyılın ikinci yarısından sonra Osmanlılar'da tezhib sanatı kendine özgü tarzı ile doruğa çıkmıştır.
İlimizde Yalova Belediyesi’nin kurmuş olduğu Kadın Spor ve Eğitim Merkezi (KİDEM) tarafından belirli aralıklarla Tezhip dalında kurs açılmaktadır.
Hat sanatı, tarihi seyri içerisinde yer yer ve kol kol gelişmiş, mükemmelleşmiş ve güzel sanatlar arasında seçkin yerini fiilen almıştır. Bunun farkına varamayanlar garp tarihçilerinin âdetlerine uyarak hat sanatına, "mimari süsleme" deyip geçmişlerdir. Oysa ki mushaflar, cüzler, hilyeler, fermanlar, murakkalar, meşkler, karalamalar gibi değişik konularda verilmiş nice eserler vardır ki mimari süsleme ile hiçbir alâkası yoktur. Hat sanatı "Cismânî aletlerle ortaya çıkan rûhâni bir hendesidir" şeklinde tarif edilmiştir. Aslı Finikeliler'den gelen ve Nabat kavmince kullanılırken Araplar'a geçen ve basit şekillerden ibaret olan bu yazı çeşidi, islamiyet'in gelişiyle beraber önem kazanmıştır. Kavim yazısı olmaktan çıkıp ümmet yazısı haline gelmiştir. Bu bakımdan "Arap harfleri" yerine "İslam harfleri" ifadesini kullanmak daha yerinde olacaktır. Kur ân ve hadislerin doğru tespiti için yapılan çalışmalar hat ilmini, o kutsal ibareleri güzel yazma gayreti ise hat sanatını meydana getirmiştir. Abbasiler devrinde gelişen yazı, ünlü Türk hattatı Şeyh Hamdullah (1429-1520) ile yeni bir tavır ve şive kazandı. Daha sonraları, Hafız Osman, Rakım Efendi, Şevki ve Sami Efendi gibi dahi sanatkârların hizmetleriyle varabileceği doruk noktasına yücelen hat sanatımızın, şu son senelerde sanat severlerin ilgi odağı haline gelmesi elbette ki sevindirici bir gelişmedir. Dünya tarihinde yüzlerce yazı çeşidi içerisinde sanat ve estetik özellik taşıyan tek yazının "Hat Sanatı" oluşu, üzerinde çok durulması ve düşünülmesi gereken önemli bir husustur.
İlimizde Yalova Belediyesi’nin kurmuş olduğu Kadın Spor ve Eğitim Merkezi (KİDEM) tarafından belirli aralıklarla Hat dalında kurs açılmaktadır. Hat Sanatları dalında Yalova olan Mahmut SAVAŞ güzel eserler meydana getirmektedir.
Osmanlı sanatında hürde nakış (Küçük resim) olarak bilinen minyatür, Fransızca miniare kelimesinden türemiştir. Eski el yazmalarının kenarları minium (sülyen) denen kırmızı bir boya ile süslenir, bunlara da miniare denirdi. Zamanla bu kelime minyatür olarak kullanılmaya başlandı. 6. y.y. da Mani resimleri ile Uzakdoğu ve Orta Asya'ya yayılan minyatür sanatı, Türklerin Anadolu'ya göçüyle burada da yetişen sanatçılarla yaygınlaşmış, beylikler döneminde durakladıktan sonra Osmanlılar'ın sanata verdikleri önemden dolayı büyük gelişme göstermiş, özellikle 16. y.y.'ın ikinci yarısında altın çağını yaşamıştır. İşlenen konular, kalabalık savaş ve av sahneleri, tarihi olaylar, saray yaşantısı gibi belgesel niteliktedirler. Bu eserlerin metnine göre en önemli olaylar yazı aralarına yerleştirilir, bütün objeler uygun bir kompozisyon ile birbirlerini örtmeden tek yönlü mekân anlayışı içinde gölge ve ışık zıtlaması olmadan düzenlenerek parlak renkler ve altın gümüş ile boyanır. 18. y.y. sonuna kadar klasik minyatürün devamı sayılan bu tür çalışmaları yapan sanatçılar, daha sonra batı sanatından etkilenerek ışık ve gölgenin zaman ve mekânın birarada kullanıldığı çalışmaları tercih ederek klasik minyatürden uzaklaştılar.
Minyatür dalında faaliyet gösteren sanatçılarımız şunlardır:
Mimari eserlerin değerine değer katan çini sanatının Türkler tarafından ilk uygulandığı örneklerin Uygurlara kadar uzanan bir tarihi vardır. Türkler Müslüman olduktan sonra Karahanlılar, Gazneliler, Iran ve Anadolu Selçukları devirlerinde çini süslemeler çeşitli mimari eserlerde görülmektedir. Anadolu Selçukluları ve Osmanlı Mimarisinde Çini dekoru mimarinin hem iç, hem de dış unsurları arasına girerek anıtsal bir sanat düzeyine yükselmiştir. Anadolu Selçuklularında çok çeşitli çini teknikleri kullanılmıştır. Bu tekniklerin en önemlileri sırlı tuğla, kabartma, mozaik, silip, lüster, minai ve sgrafito teknikleridir. Osmanlı zamanında bu teknikler terk edilerek sıraltı tekniğine geçilmiş ve bu teknikle 16-17. yüzyıllarda Çini sanatının en güzel örnekleri üretilmiştir. Bu devirde saray tarafından desteklenen iznik Çiniciliği malzeme, renk, desen ve fırça olarak erişilmez bir noktaya ulaşmıştır. Bu çinilerin en güzel örneklerini Rüstem Paşa Camii (1561), Sokullu Mehmet Paşa Camii (1571), Edirne Selimiye Camii (1575), Üsküdar Eski Valde Camii (1583), Takyeci İbrahim Ağa Camii (1592) ve Topkapı Sarayı'nın çeşitli bölümlerinde görebilmekteyiz. 17. y.y.'da Osmanlı devletinin ekonomik yönden zayıflaması ve saray desteğinin azalması İznik Çiniciliğin bitişini hazırlamıştır.
Bakanlığımız 2012 yılı Yaygın Kültürel Eğitim Programı çerçevesinde Meryem BUHARİ eğitmenliğinde çini işlemeciliği kursu açılmıştır. Meryem BUHARİ (Çini İşlemeciliği Eğitmeni)
Sahil Mah. Ziya Taşkent Cad. No: 14/2 Çiftlikköy/ YALOVA
Tel: 0534 4848434
Metal-Taş ve Boynuz İşletmeciliği;
Merkeze bağlı Güney Köy’de Gümüş- Bakır oksit ve Boynuzdan takı yapılmaktadır. Sığır boynuzları suda kaynatılarak iç dokusundan ayrılır. Yapılacak dokuya göre dikey veya boydan boya iki parçaya ayrılarak sitrik asit, sülfürik asit karışımlı suyla kaynatılarak yumuşatılması sağlanıp, preslemeyle düzeltilir. Yapılacak takılara göre şekil çizili kıl testere ile kesilir. Bu işleme kaba işlem denir. Sonraki aşamada yapılacak şekillerin alt ve yanlarına gümüş uygulaması yapılarak kakma dediğimiz işlemlere geçilir. Kakma işlemi ile ürüne estetik güzellik verilir. Bütün kakmalara natürel mercan, firuze vb. taş 925 ayar sannel tabir edilen içi boş boru uygulanarak takı hazır hale getirilir. Polisaj ile son işlemi bitirilerek konuma hazır olur. Ürünlerde kullanılan teknik yaldız el işçiliğidir. Güneyköy’de Mehmet Atışan tarafından yapılan takılarda firma kodu T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı dösim kodu olarak mevcuttur.
Ustalara ait iletişim adres ve telefon numaraları. Mehmet ATIŞAN (Gümüş-Bakıroksit ve Boynuz’dan Takı)
Güneyköy/Yalova Tel: 0 226 832 61 49- 0 536 773 68 35
E-Posta : [email protected]
Web Adresi : Mehmet Atan - handicraftsilverhorn
Osmanlı döneminde halkın rahatlıkla uyguladığı bir sanat olan Koza Levhaları günümüzde unutulmaya yüz tutmuş sanatların tekrar öğretilerek kazandırılması kararıyla bu konuda yeterli donanım ve bilgi sahibi sanatçılar tarafından öğretilmektedir.Eski zamanlarda ipek kumaşlar ve ipek kadifelerle birlikte kullanılan kozalar ,evlerin en güzel köşelerinde; bir aile fotoğrafının etrafında ,yada askere giden nişanlısının resmini süslemiştir.Bir dönem genç kızların,kadınların aile bütçesine katkı sağlamış; Bir teneke yağ karşılı bir koza levhası yapılmış yada çeyizine kendi elleri ve duygularıyla nakşetmiştir.Günümüzde ise aksesuardan,ev mefruşatına,giyimden sanatsal ürünlere her yerde karşımıza çıkıyor.Yalovada bundan 15 yıl öncesine kadar ipek böceği yetiştirmesi yapılırken günümüzde ise bir proje kapsamında tekrar canlandırılma çalışmaları başlamıştır.Koza işlemesi kursuda İl Kültür Müdürlüğünün desteğiyle: T:C Kültür Bakanlığı Tarafından onaylı kurs olarak ilk defa olarak Yalovada açılmış olup ilk sergiside yapılmıştır.
Çınarcık İlçe Merkezinde tekne ustası Mehmet Temel Koç kendi atölyesinde tamamı yerel malzeme ve kendi el işçiliği ile ahşap balıkçı motorları ve gezi tekneleri yapmaktadır.
ADRES: Mehmet Temel KOÇ (Deniz Teknesi İmalatı)
Gazi Süleyman Aslan Cad. No.24 Çınarcık/Yalova
İş Tel: 0 226 245 29 31 Cep Tel: 0 542 626 77 94
Çınarcık İşi hanı İpek, pamuklu ve keten kumaşlar üzerinde iplik çekilmesi ve doğal ipliklerle kumaşın İşlenmesi ile yapılır. Oda takımlarında, sehpa örtülerinde, yatak odalarında kullanılır. Kullanılan tüm malzemeler organik malzemelerdir. Kumaşlar el dokuması olmasına dikkat edilmektedir. Atkı ve çözgü iplikleri birbiri ile orantılı vr ölçülü olmalıdır. İpliklerde doğal renk olan ekru tercih edilmektedir. Yapısı iki sıra antika, İki sıra 1,5 crr>Hk iplik çekil hat ve 3 cm'lik yine iplik çekili alan ve aralrda yarım cm'lik kumaş bırakılarak oluşturulur, İkili hatlar ve yardımcı hatlar ana hattın etrafında simetri oluşturacak şekilde yer alırlar. Antikalar ince kumaş kumaş kumaş renginde İplikle işlenir. İş bittikten sonra ipek kozası ile zenginleştirilir. Örtü kenarına en uygun şekilde oya İle tamamanır yada pul oya İle dikilir. Antep ajurları, susma teknikleri ve kaniviçe tarzı işlerle zevke göre çalışılabilir. Bilinen tarihi olarak 70 senelik bir tarihe dayanmaktadır. Çınarcık işi yalnızca Çınarcık merkezinde yapılmaktadır. Civar köylerde ve Yalova'da pek tanınmamaktadır. Çınarcık işi eskiden her kızın çeyizinde yer almaktaydı ve çeyizin olmazsa olmazıydı. Zamanla diğer geleneksel el sanatlarımızın başına gelen Çınarcık İşininde başında geldi. Fabrikasyon ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte nesilden nesile unutulmaya başladı. Son iki senedir Çınarcık Belediyesi desteğiyle Bilge Şahin tarafından açılan kurslar vasıtasıyla tekrar eski günlerine dönmektedir. İki senedir Çınarcık işi yapımı yeni bir İvme kazanmasına karşın, işi bilen ustalar yirmi yıldır İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlere ve yurtdışında Almanya, Fransa, Hollanda ve İnglltereye satılmaktadır.
Malzemeler
Kumavın (izcilikleri)
Tamamen organik pamuklu, keten ve ham İpek üzerine işeniyor. Atkı ve çizgili İplikleri tamamen aynı kalınlıkta olması gerekiyor. İstenen renk olabilir. Tercih edilen renk ekru (doğal renk) kullanılır. İpeğin doğal rengidir. İplik kumaşın kalınlığına göre 8 ve 12 numara işlenebilir.
İpliğin özellikleri
Monte edilen nakış ipliği ile dikilir. Bir işte örneğin 12 numara kalınlıkta, lx 0,4 metre kumaş için 5 gr koka harcanmaktadır. İstenirse simli iple fantezi işler yapılabilir. Kumaşın temini: Kumaşlar Ankara Atatürk Kültür Merkezinde açılan fuarda Türklyenin değişik yörelerinde gelen kumaş üreticilerinden kargo yoluyla alınmaktadır. Kumaşların özellikleri yöreden yöreye kalınlıkları, genişlikleri ve renkleri değişmektedir. İpek kumaşlar bir hayli masraflı olmaktadır. İğnenin özellikleri
İğnelerin ucu küt. Etamin iğnesi ince ve uzun. Diğeri antika (normal dikiş) iğnesi. Diğer katkı malzemeleri İpek Kozası Tercihe göre doğal malzeme olan İpek kozası kesilerek kumaşın üzerine dikilir İşi zenginleştirmek için pul, boncuklarla zenglieştıtirlebiler Kumaşın
Ütülenmesi
Kumaşın ütülenmesi kumaş tersten ütülenir. Kumaşın Temizliği Kumaş kolalı olarak yapılırsa kirden daha az etkilenir, ömrü uzar. Kullanıldığı Yerler:
Yatak Takımı, karala eteği, yastık,
şase (yatak üstüne, bohça) Yapımı:
Çınarcık işi üç ayn kısımda incelenebilir. Birincisi ana hattın bulunduğu 3 cm boyunda ipliklerin çıkartıldığı kısım. İkinci kısım ana hattın her iki tarafında 0,5 cm kumaş bırakıldıktan sonra 1,5 cm iplik çekilerek yapılan yan hatlar. Üçüncü kısım yan hatların 0,5 cm boşluk bırakıldıktan sonra tek sıranın çıkarılması ile oluştrulan simetrik hiristo kısımları. Çınarcık işi yapmaya başlandığında ilk önce birinci hiristo kısmı, ardından 0,5 cm kumaş bırakıldıktan sonra, 1,5 cm............ İplik çekimi sırasında yanlış çeklrn yapmak, tıpkı insanın ana damarına zarar verilmesi gibi telafisi olmayan bir sonuca yol açar. Kumaş bu durumda değiştirilmelidir. İplik bittiği zaman kumaşa bğlntı yapılmaz. Balıkçı düğümü İle yeni ipe bağlanır.
Yapım Süresi:
45 cm'lik bir iş bütün gün oturulursa üç günde bitlrilebilmektedlr. Öğrenim Süresi: 1 ay. (3 gün 10 ile 6 arası)
Yaşayan ustalar:
Çınarcığın en yaşlılardık İrfan Yıldız, Gülniyaz Özkan,,fofat özdür,'|Azimet Aslan.
Merkeze bağlı Güneyköy’ünde Yün halı, Sugören Köy’ünde İpek Halı dokunmaktadır. Sugören köyünde halı dokumacılığı büyük bir geçim kaynağını oluşturmaktadır. Köyde dokunan ipek halıların kalitesi ve dokuması İstanbul ve Avrupa’da bir çok alıcı bulmaktadır. Santimetreye atılan düğüm açısından ünlü İran halıları ile boy ölçüşebilecek kalitede halılar dokunmaktadır. Köyde bu amaçla pek çok tezgah bulunmaktadır. Köyün genç kadınları ve kızları bu alana rağbet etmekte ve geçim kaynağını bu yolla temin etmektedirler. Köyde 2-3 ayrı atölyede İstanbul Kapalı Çarşı’da faaliyet gösteren halıcı esnafın siparişleri üzerine ilmek sayısına ve m2 hesabına göre ipek halı dokumacılığı yapılmaktadır.
İrtibat Adresi: Sugören Köyü Muhralığı-Yalova.Tel: Muhtar, Osman Karataş: 05327633051
El Sanatları uzmanı Kenan Özbel, Güney Köyüne Yün Halı Tezgahlarını ilk getirip kuran kişidir. Türkiye’de ilk defa meclis kararı ile kendisine profesör ünvanı verilen insan Kenan Özbel’dır. Ankara’daki Kocatepe Camii’nin nakışlarını kendisi ve hanımı Bakiye Özbel bizzat yapmışlardır. Kenan Özbel Kafkas kökenli olup mezarı Güneyköy’dedir. Güney köyünde dokuma yün halı ustası olarak Bakiye Özbel Hanım dokumacılık ve usta öğreticilik yaparak geleneği yaşatmaya çalışmışlardır. Atölye ve tezgahlar halen mevcutolup, üretim yapılmamaktdır.