Geçmişe yolculuk

Konu sahibi son olarak 2620 gün önce görüldü
Bu aralar geçmişimi sürekli düşünmüyor değilim üzdüğüm insanları kırdığım kalpleri, hatta küçükken mahallede kavga ettiğim çocuğu bile düşünmeye başladım :o vicdan azabı çekiyor değilim ama bu aralar geçmişe gitmeyi çok istiyorum. içimdeki yara... belki de hepimizin...
çocukken düşerdik hani dizlerimiz kan revan içinde kalırdı, canımız yansa da umursamazdık. nasıl olsa kurur bize de kabuğu kalırdı bazen sırf o kabuk olsun diye tam gaz, bilerek düşenlerimiz bile vardı tatlı tatlıkabuk soymak icin. ne zevkti ama... inceden bir sızı, sonra biraz da kan bulaşırdı işte o kanı özledim ben düşmeyi düşüp düşüp yeniden kalkmayı özledim.. Artık gücüm kalmadı mı yoksa? bilemedim.
 
Biz çocukken göğün sadece anne-babamızın kucağındaki kadar yüksekte olduğunu sanırdık. Onlar kucağına aldığın da başımızın göğe değeceğini düşünürdük okadar mutlu olurduk düşün yani. Emeklemekle bile büyük adımlar attığımızı düşünürken, bir anda koşmaya başladık ve her yere artık çok hızlı şekilde gidebileceğimizin hesaplarını yapardık. SONUCUNU DÜŞÜNMEDEN. Biz çocukken hayatımızda yere çakılma, hayal kırıklığı yaşama gibi korkularımızda yoktu düştüğümüz de kanayan yaralara güler dışardaki bulduğumuz gazete parçasının bile onu geçireceğini düşünüp yaraya basıp öylece kalkıp oyuna devam edecek kadar hesapsızdı hayatımız.
Biz çocukken önyargılarımız yoktu. Yaşımız küçüktü ama küçük hesaplar peşinde değildik. Her şeye mantıklı bir açıklamamız vardı çünkü mantık aramadan çocuk aklımızla konuşurduk.
Biz çocukken uçmamıza izin verirlerdi. Çünkü kanatlarımız olduğunu sanırdık. Galiba bize bu yüzden melek derlerdi.
 
Biz ufakken çok büyüktük aydınlıktı dünyamız..
 
Geri