Hüma
Altın Üye
-
- Katılım
- Mart 2, 2012
-
- Mesajlar
- 11,609
-
- Tepkime puanı
- 1,447
-
- Puanları
- 353
Merhaba.
Sana çiçekleri neden bu kadar sevdiğimi anlatmak isterim. Hem çiçek sevilmez mi? Çiçek sevmeyen insan olur mu hiç? Bilmem dediğini duyar gibiyim.
Şuan burnuma mis gibi sümbül kokuları geliyor. Seninde bu kokuyu hissetmeni isterdim.
Biliyor musun benim babam bahçıvandı, harika çiçekleri vardı. Ne zaman canım sıkkın olsa bahçesinden bir demet gül toplayıp getirildi bana.
Ben ilk çiçeğimi babamdan aldım!
Çiçeklerin dilini babam öğretti bana. Onlara nasıl davranmam gerektiğini, hatta onlarla konuşmamı da söylerdi. Canın sıkkın olursa aç içini dinlerler seni deyip gülümserdi.
Ben bugüne kadar, beni dinlemek istemeyen hiç çiçek görmedim.
Babam bana benim bahçemin en değerli çiçeği sensin derdi hep, o zamanlar anlamazdım ya da değerimin farkında değildim. Ama şimdi, şimdi farkındayım ve daha güzel bakıyorum kendime, hem senin için baba, hemde senin bana bıraktığın çiçeklerin için..
Tam 9 yıl oldu, 9 yıldır senin izinden gidiyorum. Umarım bana oralardan gülümsüyordur.
Sana küçük bir anımı anlatacağım:
Annem geçen gün babamı rüyasında görmüş. Bana çok güzel bir bahçesi vardı hatta bahçesinde salatalıklar, domatesler ve karpuzlarda vardı dedi, rengarenk çiçeklerini anlatmama gerek yoktur herhalde. Babamın elinde bir bahçe makası varmış, annemi bahçesinin kapısının önünde karşılamış ve annemi içeri almamış. Biraz kırılmış bu duruma, gülümsetti beni.
Umarım annemin gördüğü kadar güzeldir mekanı.
Öyle işte.
Çiçekler bana baba yadigarı anlayacağın. E bahçıvan kızı olmak kolay değil yani. Hakkını vermem gerekir.
Çiçekler kadar güzel, çiçekler kadar anlamlı bir hayatım olsun istiyorum..
Artık çiçekler ile neden bu kadar iyi anlaşıp, neden onları bu kadar çok sevdiğimi anlamışsındır diye umuyorum.
Çiçek kal, görüşürüz.
Unutmadan sana ufak bir fotoğraf bırakıyorum.












