Gecenin Sonuna Yolculuk - Louis Ferdinand Celine

Konu sahibi son olarak 405 gün önce görüldü
100320_2.jpg


Dr. Louis-Ferdinal Destouches ya da Celine, Gecenin Sonuna Yolculuk'u 1932'de yazdı. I. Dünya Savaşı'nın ardından, ikincisine çeyrak kala. Kan kokuyor. Kan, yoksunluk, hastalık, ölüm, sıcak, tuvalet, yara, et, yine de kahkaha...

Öyle kitaplar vardır ki, elinize alıp daha ilk sayfasını bitirmeden ürperirsiniz. Olağanüstü hiçbir şey yoktur ama, duyduğunuz yeni bir sestir. Kendi kendinize, bu sesin, bu ürpertinin, kitabın sonuna değin sürüp sürmeyeceğini sorarsınız.“Onun yanılsamaları, kendisinde gördüğü yanlışları düzeltecek iradesi yoktur. Dokunduğu her şey kurur ve umutsuzluktan, kuşkuculuktan, hiççilikten oluşan bir pislik içinde, gözden kaybolur.” Céline hakkında yazılmış en önemli incelemelerden biri olan Man of Hate’te (Nefret Adamı, 1974) Bettina Knapp böyle diyor.


***

Geceyi sevdiğimi söyledim.

Sustu sadece o da seviyordu biliyordum. Bildiğimi bildiği için sustu. Açıklama ihtiyacı hissetmiyordu. Konuşmak bir yerde bozmaktır insanlığı ırzına geçerek hem de. Konuşsa bozulacaktı gece bozulacaktı dehşet ve yalnızlık. Sakindik… Hayata diş geçirmeye çalışırken bunu sakince yapmaya çalışan iki acemiydik. Bizim bildiğimizi diğerlerinin de öğreneceğini düşünürdük kutsal bir inançla. Hem de kendimizi anlatma ihtiyacı duymadan bizim bilincimize sahip olacaklardı. Konuşmadan anlaşacaktı bir gün tüm dünya. Tüm dünya üzerinde yaşanan derin bir sessizlik… Biliyorduk; insan sesinin çıkardığı gürültüyü başka hiçbir canlı çıkaramazdı fısıldama olsa bile. Çünkü insanın çıkardığı seslerin bir anlamı vardı ve zihinde kapladığı yer evrensel bir boşlukta uzayıp gidiyordu. Şekil değiştiriyordu“acaba” oluyordu “ya da” oluyordu “belki” oluyordu “hasskt*r” oluyordu. Anlamını değiştiyor değiştirdikçe zihne daha fazla basıyor kokuyordu. Çöpler kovasına sığmıyordu.

Dünya denen dehşetli yerde en az kendim kadar şaşkın birinin daha olabilme ihtimalini bile aklımdan geçirmezken bir ayna gibi ona bakmam gözlerini okumamsakinliğini duymam kadar şaşkınlık verici bir şey daha olamaz. Dünyanın dehşetengiz şaşkınlığına birbirimizin şaşkınlığını da eklediğimizde kafası bir ton damıtılmış bir cesaret çıkıyor ortaya ki cesaretin böylesi gerçekten tehlikelidir.




Bardamuya selam olsun. Okuyunuz, okutunuz.
 
Geri