Gece Hırsızdır..

Konu sahibi son olarak 3020 gün önce görüldü
Gece ve gündüz, hikâyeler anlattılar asırlar boyu ikisi üzerine; ışığı kutsadılar, taptılar yüzyıllarca, şiirler yazdılar mutluluk temelli, tıpkı geceyi lanetledikleri gibi yazdıkları şiirlerle; onu ve onun gölgesinde yaşayan herşeyi lanetledikleri gibi...

Her gecenin sonu bir aydınlıktır derler, ben mi yanlış hatırlıyorum yoksa değil miydi bize fısıldanan; soğuk bir yatakta, bir kahve köşesi yahut bir kaldırım üzeri yalnızlığında: ''her günün sonudur elbet derin bir karanlık...''.

Hangisi başlatmıştı bu hırsız polis kavgasını bilemem, hangisinin ötekinden ne çaldığını bilemediğim gibi.

Gece hırsızdır derler her akşam olay mahalline dönen suçlu misali. Evet gece hırsızdır çalmıştır birçok insanı, hayatı, umudu ve suçludur gecikmiş bir adaletin polis rolünü oynayan gün kadar.

Hayat bir çorba gibidir demişti bir yazar; ''Kötü ve iyi ayrı ayrı olamaz ikisi bir servis edilir; acısı tatlısı, sevinci üzüntüsü, yaşamı ve ölümü içinde barındıran bir çorba gibidir hayat.''. Bir çorba gibidir hayat ve gökyüzüdür bunun en büyük kanıtı, şahidi, hükümlüsü...

Çünkü o bir devinimdir, fark etmenize olanak vermeyen bir geçiş tonudur yaşamdan ölüme doğru akan; dünden bugüne aktarılan feryattır, ölüm haberidir ansızın gelen, ayrılık acısıdır veya bir evlilik haberidir, aynı zamanda bir bebek sevincine gebe olan.

İnsanlar her zaman bir sorumlu aramıştır bir günah keçisi parmaklarını uzatarak; ''işte bütün suçlu buydu biz masumuz...''

demek istedikleri ve her zaman bulmuşlardır tıpkı gecenin üzerine yükledikleri şer gibi. İnsandır aslolan, bütün kötülüklerin tek sorumlusu, geceye hırsız gündüze polis deme gafletinde olan tembel varlık. İnsandır o tüm sorumluluklarından kaçan. İnsandır gündüzün ışığını karartıp gecenin koynunda günah çıkartan ve insandır günahlarının çamuruna bulanmış gecenin karanlığına sevdiklerini kefenlemeden gömen.
Gece toprak gibidir sonsuzdur kabul eder herkesi merhametinde
ve toprak asla bitmez tıpkı gecenin asla bitmeyeceği gibi.
 
Geri