İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Buyru,
gebelikte hormonal değişikliğin psikolojiyi olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Buyru, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gebeliğin genellikle anne açısından mutlu ve rahat bir dönem olduğunu ancak zaman zaman tersi durumlarla
da karşılaşmanın mümkün olduğunu belirtti. Bunların depresyon, gerginlik, yeme ve uyku bozuklukları olduğunu
anlatan Buyru, "Gebelikte hormonal değişiklikler psikolojiyi olumsuz
etkileyebilir. Hamilelikte büyük ölçülerde salgılanan progesterone genel olarak
depresyona neden olan bir hormondur. Bunun dışında tiroid hormonları ve
kortizondaki değişiklikler de kadında ruhsal değişime neden olur" dedi.
Prof. Dr. Buyru, gebelik öncesinde mevcut psikolojik bozuklukların da
hamilelik sırasında daha etkili şekilde ortaya çıkabileceğini kaydederek, bunun
da kullanılan ilaçların gebelik nedeniyle bırakılmasından kaynaklanabileceğini
ifade etti.
Depresyonun, doğum sonrasında da annenin sağlığını olumsuz
etkileyebileceğini bildiren Buyru, "Bebeğe bakamama ve başa çıkamama korkusu,
annede depresif belirtilere neden olur" diye konuştu.
-"Omega-3 doğum sonrası depresyonu azaltıyor"
Yeme bozukluklarının da anne sağlığını olumsuz etkilediğini belirtenProf. Dr. Buyru, bu durumun erken doğuma ve bebekte gelişme geriliğine yol
açabileceğini vurguladı.
Bütün ruhsal değişikliklerin, gebeliğin ilk ve son üç ayında daha sık
görüldüğünü ifade eden Buyru, şöyle devam etti:
"Gebelerin yaklaşık yüzde 15’inde görülür. İkinci üç aylık dönem
nisbeten daha rahattır. Egzersiz, yürüyüş, gebenin rahatlamasına yardımcı olur.
Psikolojik destek ve konuşma tedavilerinden yararlanılabilir. Daha şiddetli
belirtiler olduğunda doktor önerisi ile bazı ilaçlar kullanılabilir. Gebeliğin
son üç ayında omega-3 kullanımının doğum sonrası depresyon riskini azalttığı
yönünde bulgular var. Doğum sonrası depresyon ciddi bir durumdur, mutlaka doktora
başvurulmalıdır."
Buyru, gebelik öncesi folik asit kullanımının da önemli olduğuna
değinerek, şu bilgileri verdi:
"Gebe kalmadan 6-8 hafta önce başlanan folik asit kullanımı bebeğin
beyin ve omurga gelişimi ile ilgili hastalık riskini azaltmaktadır. Folik asit
kullanmaya, gebe kalmadan önce başlamak ve hamileliğin ilk 2 ayı boyunca
sürdürmek önemlidir. Omurganın kemik yapısı gebeliğin 7. haftasında kapandığından
sonraki kullanım sadece kan yapımı açısından önemlidir. Günlük önerilen folik
asit dozu 400 mikrogramdır."