-
- Katılım
- Mayıs 12, 2014
-
- Mesajlar
- 8,471
-
- Tepkime puanı
- 2,992
-
- Puanları
- 349
-
- Konum
- Türkiye
Merhaba yeryüzü denizlerine hakim olan, mutlu ahenkler... Gözlerimiz bu sefer milattan önceki yaşamların kalplerine uzanacak ve 'Kürek ayaklılar' ovanın en güzel köşesinde tebessüm ederken başlıyor, muhteşem 'Gökyüzü Denizleri...'
Dağlarla süslenmiş, masmavi kıyıların gülümseyişi, bu gün bir başka eşlik ediyordu, gökyüzüne bakmakta olan 'Ova' sakinlerine... Av mevsimlerinin yaklaşmasıyla,nihayet dolunay anlamını, korkulu sislerden, ferah ve rahatlatıcı ufka bırakmıştı. Kuzeyden gelen 'Ova' sakinleri, Güneyden gelen 'Ova' sakinlerine daima uzaklardı. Sebebi ise soğuk ve sıcak misali birbirlerine ihtiyaç duydukları halde samimi inatçılıktı sanırım. Sanırım diyorum fakat hikayenin bir diğer tarafı ise Kuzey 'Ova' sakinleri denizlerle kaplanmış bir doğa harikasıyken, diğer tarafta Güney 'Ova' sakinleri dağların muhteşem toprağıyla birleşmiş çiçeklerle ahenkti... Fakat dolunay 'Ova' sakinlerine her ne kadar tebessüm etse de, bu iki ova birbirlerine daima imrenerek baksa da, adeta 'İnat' diyarından gece tozlarını ova sakinlerine indirircesine birbirlerine yaklaşmazlarmış. İki 'Ova' sakinleri sadece 'Mavi Ay' dönemlerinde iki ovanın arasında yer alan, dağın tepesinden izlenmesi mümkün olan 'Guguksuların' şekilden,şekille girdiği, denizler ise renklerini 'Ötücü kuşların' sohbetine bıraktığı, çimenlerin dokusunun bir kat daha yumuşadığı, toprağın o mevsimde daha bir gülümsediğine şahit olduğumuz, güvercin ailesinin kanatlarını özgürce rüzgara serptiğini, 'Tüp burunlu' ayaklarını çok beğenmiş kanatlıların görkemle selam verdiğini gördüğümüz vakitlerde, iki ova sakinlerini bir arada görebiliyoruz. 'Mavi Ay' dönemlerinde Kuzeyi temsil eden ova sakinleriyle, Güneyi temsil eden ova sakinlerine, her ne hikmetse inat diyarından gelen tozlar o gece hiç bir zerresi çarpmadan, yer yüzündeki ahenkliği temsil ederlermiş. Yaklaşık tam 3 mevsim var 'Mavi Ay' dönemindeki görkemli şölene...
Güney 'Ova' diyarında yeryüzü çiçeklerini toplamaya hazır, naif eller iş başında... Irmakların yorulmadan ova sakinlerine doğru yol alması da,yeryüzündeki çimenleri bir o kadar mutlu ediyordu. Bu ovanın en güzel naif elleri ise, doğanın en güzel çiçekleriyle buluştuğunda bulutlar kendini göstermeye başlarlarmış... Güney 'Ovanın' gözdesi 'Okyanus' Yeşil gözleriyle, ince kaşlarıyla çocukların vazgeçilmez ablası, yaşlı nene ve dedelerin merhametli, bir o kadar asi kızı 'Okyanus' Tüm bu olanlar gelişirken. İlk mevsim 'Rüzgar' yeryüzüne ayak basmıştı...
Avcı ruhunu merhametinde alır, yol sessiz olmasaydı,avcı avında daima mutlu dönerdi. Ovanın sert mizaçlı abisi olan 'Gök' için av mevsimi kadar olmasa da sıradan bir av denilmeyecek kadar, yağmur hızlı iniyordu gökyüzünden,yeryüzü simasına..
Gözüne kestirdiği,güçsüz dört bacaklı, dolgun etli, sanki yürüyen bir güzellikti adeta... Avcı olan 'Gök' önce gülümsedi,sonra ise yakınlaşarak avlayacağı dört bacaklı mevsimin yanına bir dal yaprak bırakarak,tebessümünü gökyüzüyle paylaştı. O bir ceylandı, yeryüzünde eşinin zor bulunduğu bir diğer ismi ise 'Yürümek' ! 'Gök' semaya düşen bu gaip düşle acaba o gün hangi düşünceyle 'Ovasına' dönmüştü!..Düşüncelerden Araf olmayı dileyen 'Gök' Güney ovanın topraklarına yola koyulmuştu. Rüzgar mevsimini Güneyden alıyordu, oysaki Kuzeyden gelen bu cesaretli ayaklar şimdilerde bir 'Bulutu' andırıyor. Yol uzundu ve tebessümünü eksik etmeyen 'Gök' yorgunluğuna yenik düşerek, ilk mevsim diyarından gelen 'Rüzgara' bıraktı düşünceli hayallerini...
Güney ve Kuzey ovalarında yaşayan iki gencin hikayesi 3 mevsim sonra kesişmektedir...
Hikayenin bir diğer tarafında ise 'Mavi AY' nedir ifadeleri gezinmektedir? Mavi Ay bu diyarın inancına göre bütün olumsuzluklara rağmen, iki kaderin bir araya geldiğine tanık olduğumuz, zıtlığın ahenkliğine mutluluk verdiğimiz, doğadaki tüm canlıların sadece tek seferde yan yana görebildiğimiz muhteşemlikdir.
Hadi o zaman hikayenin başrolleri olan 'Gök' ve 'Okyanusun' mevsimlerine yol alalım...
Güney 'Ova' sakinlerinde şenlikler şimdiden başlamıştı. Naif eller çiçekler toplamayı bırakmış, 'Mavi Ay' görselliğine hazırlıklar tüm hızıyla hareketlenmişti. Çocukların sesleri 'Güneyden' duyulduğunu fark eden 'Okyanus' dikkatleri üzerine çekmeden usulca sesin geldiği melodilere yönelmişti.. Ovasından dışarı hiç çıkmayan naif elleriyle çiçeklerden başka bir ahenke dokunmamış olan 'Okyanus' uzun bir yürüşün ardından, yerde öyle hareketsiz duran bir 'Kuzeyli' görünce şaşırmıştı... 'Mavi Ay' 15 yılda 3 mevsimi temsil eden 'Güneşin' erken doğdu bir günde ortaya çıkarmış.. 'Okyanus' önce tedirgin bir sesle 'İyi misiniz?' sorusuyla yaklaştı. Cevap alamayınca, dayanamayıp 'Lütfen uyanın' üzgün bir ses tonuyla, yağmurun yağdığını fark etmişti...
Kuzey 'Ova' sakinlerin, cesur ayakları tüm hazırlıkları bitirmişlerdi. Ovanın hamaratlı elleri tüm gün kızgın etler pişirilerek, bu özel gün için ziyafetler hazırlanmıştı. Bu gün av, avcı olmayacaktı. Bu gün yağmur yağsa dahi, iplere asılan elbiseler çıkarılmayacaktı. Çocukların kahkahaları ise bir diğer diyardan duyulsa dahi kuşlarla haber verilmeyecekti. Yırtıcı hayvanlar ovanın en savunulmaz ahenklerine saldırsa dahi hiç bir şey yapılmayacaktı.Çünkü bu gün iki zıtlığı bir arada göreceğimiz 'Mavi Ay'
Kuzey 'Ova' sakinleri yola çıkmışlardı. 'Gök'ün' olmadığını fark eden 'Ova' ise arama için bir kaç kişi gönderdiler. Diğer bir tarafta Güney ovasında aksilikler olsa dahi yola çıkmışlardı. Aynı şekilde 'Okyanusun' olmadığını fark eden 'Ova' sakinleri arama için bir kaç kişi göndereceklerine, ovanın en bilgini olarak kabul edilen 'Mev' ise 'Mavi Ay renklerinde, bizimle beraber olacaktır!' ifadesini kullanarak, 'Okyanusu' kendi kaderine rüzgar misali bağlamıştı..
Güney ve Kuzey ova sakinleri, kuşların ve doğanın hiç görülmemiş çiçeklerine tanık olunca bütün zıtlıklar adeta unutuluyordu. İki ovanın hazırladıkları ziyafetler bir,bir toprağın çimenlerinde uzanınca, gülümseyen damak lezzeti,gökyüzüne bakmaya hazırdı.. Naif ellerin cümbüşü, cesaretli ayakların gürültüsüyle iki ova sakinleri muhteşem görsellikteki 'Mavi Ay' dönemine 'Merhaba' demek için bekliyorlardı.
*****************************************************************
Kuzey 'Ovanın' Arafta kalmış düşleri yani 'Gök' gözlerini açmaya karar vermişti... Yola çıkarken, yüreğindeki telaşlı koşuşturmanın yerine güneşin sıcaklığı almıştı, adeta gözlerini görünce Güneyden gelen rüzgarın neden bu kadar rahatlatıcı olduğunu şimdi daha iyi anlıyordu... 'Gök' gözlerini açtığında rüzgarın etkisiyle oluşmuş sis ve gökyüzünde yağan yağmuru iliklerine kadar hissetmişti.. Kuzey ovadan gelen 'Gök'ün' kalbinde telaştan eser yokken, bir tarafta korkuyla,heyecanı bir olan Güney diyarından gelmiş naif elli 'Okyanusun' kalbi bir o kadar telaşlı ve heyecanlıydı.. 15 yılda 3 mevsimi adeta gözetleyen 2 ova sakinleri gözlerini gökten ayırmazken, yavaştan başlıyordu görselliğine hayran bıraktığı 'Mavi Ay'
*****************************************************************
Kuşların sohbetiyle selam veren güneşin sıcaklığı,deniz kıyılarında bekleyen yunusların sesiyle kendini göstermeye hazırlanıyordu 'Mavi Ay' Çiçekler kokularını yeryüzündeki kıskanç toprağa meydan okurken, martı edasıyla gülüşüne hayran bıraktığı ve gölgesinde meyvelerini ıslak dallarına sürdüğü 'Mavi Ay' şimdi daha yakındı Mehtaba... Bu sırada 'Mavi Aya' şahit olan Gök ve Okyanus bambaşka bir diyarın sayfalarını yazmaya başlamışlardı. 'Gök' gözlerini ayırmadan baktığı 'Mavi Ay' değildi.. 'Okyanus' ise naif elleriyle 'Mavi Ayı' göstermiyordu.
'Şarkıyı Dinlemenizi Tavsiye Ederim.'
Nagi No Asukara op2 full Ray- Ebb and Flow on Vimeo
15 yılda 3 mevsimin tamda her şeyin zıt olduğu, ahenk ifadesinin uzak kıldığı, bu diyarda bile halen hayat bulduğu, denizlerin masmavi şenliğine çocukların eşlik ettiği, balıkların kıyaya serpilmelerindeki amaçlarının unuttuğu, her şeye rağmen yağmur harflerini gökyüzünde yazarken şahit olduk. Her şeyin zıt olduğunda, kaderlerimiz deki Gökyüzü Denizlerine...
Dağlarla süslenmiş, masmavi kıyıların gülümseyişi, bu gün bir başka eşlik ediyordu, gökyüzüne bakmakta olan 'Ova' sakinlerine... Av mevsimlerinin yaklaşmasıyla,nihayet dolunay anlamını, korkulu sislerden, ferah ve rahatlatıcı ufka bırakmıştı. Kuzeyden gelen 'Ova' sakinleri, Güneyden gelen 'Ova' sakinlerine daima uzaklardı. Sebebi ise soğuk ve sıcak misali birbirlerine ihtiyaç duydukları halde samimi inatçılıktı sanırım. Sanırım diyorum fakat hikayenin bir diğer tarafı ise Kuzey 'Ova' sakinleri denizlerle kaplanmış bir doğa harikasıyken, diğer tarafta Güney 'Ova' sakinleri dağların muhteşem toprağıyla birleşmiş çiçeklerle ahenkti... Fakat dolunay 'Ova' sakinlerine her ne kadar tebessüm etse de, bu iki ova birbirlerine daima imrenerek baksa da, adeta 'İnat' diyarından gece tozlarını ova sakinlerine indirircesine birbirlerine yaklaşmazlarmış. İki 'Ova' sakinleri sadece 'Mavi Ay' dönemlerinde iki ovanın arasında yer alan, dağın tepesinden izlenmesi mümkün olan 'Guguksuların' şekilden,şekille girdiği, denizler ise renklerini 'Ötücü kuşların' sohbetine bıraktığı, çimenlerin dokusunun bir kat daha yumuşadığı, toprağın o mevsimde daha bir gülümsediğine şahit olduğumuz, güvercin ailesinin kanatlarını özgürce rüzgara serptiğini, 'Tüp burunlu' ayaklarını çok beğenmiş kanatlıların görkemle selam verdiğini gördüğümüz vakitlerde, iki ova sakinlerini bir arada görebiliyoruz. 'Mavi Ay' dönemlerinde Kuzeyi temsil eden ova sakinleriyle, Güneyi temsil eden ova sakinlerine, her ne hikmetse inat diyarından gelen tozlar o gece hiç bir zerresi çarpmadan, yer yüzündeki ahenkliği temsil ederlermiş. Yaklaşık tam 3 mevsim var 'Mavi Ay' dönemindeki görkemli şölene...
Güney 'Ova' diyarında yeryüzü çiçeklerini toplamaya hazır, naif eller iş başında... Irmakların yorulmadan ova sakinlerine doğru yol alması da,yeryüzündeki çimenleri bir o kadar mutlu ediyordu. Bu ovanın en güzel naif elleri ise, doğanın en güzel çiçekleriyle buluştuğunda bulutlar kendini göstermeye başlarlarmış... Güney 'Ovanın' gözdesi 'Okyanus' Yeşil gözleriyle, ince kaşlarıyla çocukların vazgeçilmez ablası, yaşlı nene ve dedelerin merhametli, bir o kadar asi kızı 'Okyanus' Tüm bu olanlar gelişirken. İlk mevsim 'Rüzgar' yeryüzüne ayak basmıştı...
Avcı ruhunu merhametinde alır, yol sessiz olmasaydı,avcı avında daima mutlu dönerdi. Ovanın sert mizaçlı abisi olan 'Gök' için av mevsimi kadar olmasa da sıradan bir av denilmeyecek kadar, yağmur hızlı iniyordu gökyüzünden,yeryüzü simasına..
Güney ve Kuzey ovalarında yaşayan iki gencin hikayesi 3 mevsim sonra kesişmektedir...
Hikayenin bir diğer tarafında ise 'Mavi AY' nedir ifadeleri gezinmektedir? Mavi Ay bu diyarın inancına göre bütün olumsuzluklara rağmen, iki kaderin bir araya geldiğine tanık olduğumuz, zıtlığın ahenkliğine mutluluk verdiğimiz, doğadaki tüm canlıların sadece tek seferde yan yana görebildiğimiz muhteşemlikdir.
Hadi o zaman hikayenin başrolleri olan 'Gök' ve 'Okyanusun' mevsimlerine yol alalım...
Güney 'Ova' sakinlerinde şenlikler şimdiden başlamıştı. Naif eller çiçekler toplamayı bırakmış, 'Mavi Ay' görselliğine hazırlıklar tüm hızıyla hareketlenmişti. Çocukların sesleri 'Güneyden' duyulduğunu fark eden 'Okyanus' dikkatleri üzerine çekmeden usulca sesin geldiği melodilere yönelmişti.. Ovasından dışarı hiç çıkmayan naif elleriyle çiçeklerden başka bir ahenke dokunmamış olan 'Okyanus' uzun bir yürüşün ardından, yerde öyle hareketsiz duran bir 'Kuzeyli' görünce şaşırmıştı... 'Mavi Ay' 15 yılda 3 mevsimi temsil eden 'Güneşin' erken doğdu bir günde ortaya çıkarmış.. 'Okyanus' önce tedirgin bir sesle 'İyi misiniz?' sorusuyla yaklaştı. Cevap alamayınca, dayanamayıp 'Lütfen uyanın' üzgün bir ses tonuyla, yağmurun yağdığını fark etmişti...
Kuzey 'Ova' sakinlerin, cesur ayakları tüm hazırlıkları bitirmişlerdi. Ovanın hamaratlı elleri tüm gün kızgın etler pişirilerek, bu özel gün için ziyafetler hazırlanmıştı. Bu gün av, avcı olmayacaktı. Bu gün yağmur yağsa dahi, iplere asılan elbiseler çıkarılmayacaktı. Çocukların kahkahaları ise bir diğer diyardan duyulsa dahi kuşlarla haber verilmeyecekti. Yırtıcı hayvanlar ovanın en savunulmaz ahenklerine saldırsa dahi hiç bir şey yapılmayacaktı.Çünkü bu gün iki zıtlığı bir arada göreceğimiz 'Mavi Ay'
Kuzey 'Ova' sakinleri yola çıkmışlardı. 'Gök'ün' olmadığını fark eden 'Ova' ise arama için bir kaç kişi gönderdiler. Diğer bir tarafta Güney ovasında aksilikler olsa dahi yola çıkmışlardı. Aynı şekilde 'Okyanusun' olmadığını fark eden 'Ova' sakinleri arama için bir kaç kişi göndereceklerine, ovanın en bilgini olarak kabul edilen 'Mev' ise 'Mavi Ay renklerinde, bizimle beraber olacaktır!' ifadesini kullanarak, 'Okyanusu' kendi kaderine rüzgar misali bağlamıştı..
Güney ve Kuzey ova sakinleri, kuşların ve doğanın hiç görülmemiş çiçeklerine tanık olunca bütün zıtlıklar adeta unutuluyordu. İki ovanın hazırladıkları ziyafetler bir,bir toprağın çimenlerinde uzanınca, gülümseyen damak lezzeti,gökyüzüne bakmaya hazırdı.. Naif ellerin cümbüşü, cesaretli ayakların gürültüsüyle iki ova sakinleri muhteşem görsellikteki 'Mavi Ay' dönemine 'Merhaba' demek için bekliyorlardı.
*****************************************************************
Kuzey 'Ovanın' Arafta kalmış düşleri yani 'Gök' gözlerini açmaya karar vermişti... Yola çıkarken, yüreğindeki telaşlı koşuşturmanın yerine güneşin sıcaklığı almıştı, adeta gözlerini görünce Güneyden gelen rüzgarın neden bu kadar rahatlatıcı olduğunu şimdi daha iyi anlıyordu... 'Gök' gözlerini açtığında rüzgarın etkisiyle oluşmuş sis ve gökyüzünde yağan yağmuru iliklerine kadar hissetmişti.. Kuzey ovadan gelen 'Gök'ün' kalbinde telaştan eser yokken, bir tarafta korkuyla,heyecanı bir olan Güney diyarından gelmiş naif elli 'Okyanusun' kalbi bir o kadar telaşlı ve heyecanlıydı.. 15 yılda 3 mevsimi adeta gözetleyen 2 ova sakinleri gözlerini gökten ayırmazken, yavaştan başlıyordu görselliğine hayran bıraktığı 'Mavi Ay'
*****************************************************************
Kuşların sohbetiyle selam veren güneşin sıcaklığı,deniz kıyılarında bekleyen yunusların sesiyle kendini göstermeye hazırlanıyordu 'Mavi Ay' Çiçekler kokularını yeryüzündeki kıskanç toprağa meydan okurken, martı edasıyla gülüşüne hayran bıraktığı ve gölgesinde meyvelerini ıslak dallarına sürdüğü 'Mavi Ay' şimdi daha yakındı Mehtaba... Bu sırada 'Mavi Aya' şahit olan Gök ve Okyanus bambaşka bir diyarın sayfalarını yazmaya başlamışlardı. 'Gök' gözlerini ayırmadan baktığı 'Mavi Ay' değildi.. 'Okyanus' ise naif elleriyle 'Mavi Ayı' göstermiyordu.
'Şarkıyı Dinlemenizi Tavsiye Ederim.'
Nagi No Asukara op2 full Ray- Ebb and Flow on Vimeo
15 yılda 3 mevsimin tamda her şeyin zıt olduğu, ahenk ifadesinin uzak kıldığı, bu diyarda bile halen hayat bulduğu, denizlerin masmavi şenliğine çocukların eşlik ettiği, balıkların kıyaya serpilmelerindeki amaçlarının unuttuğu, her şeye rağmen yağmur harflerini gökyüzünde yazarken şahit olduk. Her şeyin zıt olduğunda, kaderlerimiz deki Gökyüzü Denizlerine...