-
- Katılım
- Mayıs 12, 2014
-
- Mesajlar
- 8,471
-
- Tepkime puanı
- 2,992
-
- Puanları
- 349
-
- Konum
- Türkiye
Rüzgar esintisiyle başladı, Kasım Yağmurları... Günler bulut, aylar ise dolunay, yıl garip bir dünyalının başkenti.. Okula giden garip bir dünyalının hikayesine yönelecek, yıl tarihini unutmuşken günlerini iyi hatırlıyordu '20 Kasım'
'Sabah' gök yüzündeki 'Güneşiyle' sohbet ederken, 5 dakika ninnisiyle 'Biraz daha anne' ifadesini sesiyle evin içindeki görünmez rüzgara çaptıran dünyalının hikayesi işte tamda bu esnada bize yöneliyordu. Dünyadaki temsili görevi 'Anne' fakat biz dünyalılar ona 'Melek' diyoruz. Annenin 5 dakika ninni sesiyle uyanan 'Dünyalı' koşar adım,telaşla tuvalete yönelir. Aynada naif bir sesle 'Bu gün bitecek mi' bakışıyla yüzüne bir avuç su vurur. Melekler kahvaltı hazırlamazdı gök yüzünde, fakat bizim dünyamızda gayet on numara beş yıldız kahvaltı hazırlarlar. O kahvaltılardan biri bu dünyalının masasında ve dünyalı kahvaltısını yaparken 'Kasım yağmurları' yer yüzüne yavaşça inmeye hazırlanıyordu. 'Dünyanın en tatlı Annesi sensin Anne' ifadesiyle kocaman gülümseyerek 'Bu gün yağmur yağacak Anne' dedi 'Dünyalı '
10 adım tanesiyle kapıya doğru yönelen 'Dünyalı' ayakkabılarını giymenin ona zor geldiğini merdivenlere ispatlarcasına tam giymeyerek, 60 adımdan sonra yakınlaştı gökyüzünün renklerine ve artık gök yüzündeki güneşi gören ' Dünyalı' biz yeryüzündeki varlıkların ifade ettiği 'Dışarıya ' çıkmıştı. Dünyalıyı takip eden 'Güneş' sıcaklığını bir kat daha artırırken 1535 adımla durağa varmıştı, tam giyemediği mavi tonlu ayakkabısıyla 'Dünyalı'
Etrafında belirli koşuşturmalara şahit olan dünyalının gözleri, uykusuzluğun deminde olan gök yüzü kuşları, sesiyle tekrar hayat veriyordu yeryüzündeki dünyalılara ve 'Merhaba' yeryüzü diyen 'Kasım yağmurları' toprağın derinliklerine inmeye başlıyordu. O sırada gözleri uykusuzluğun deminde olan 'Dünyalı' otobüsü beklerken yağmurun yağdığını fark ediyor... Hiç bir hareket yapmadan beklemede kalan mavi ayakkabılı dünyalı gökyüzüne bakarak 'Hoş geldin Kasım Yağmurları'yüreğinin en derinlerinden seslendi...
Otobüs kıvrılırken durağa doğru birer,birer binmeye başladılar yeryüzündeki varlıkların şahidi olan adımlar...Yağmura eşlik eden 'Dünyalı' ise son anda fark edip, yetişmişti yeryüzü adımlarına...
[YOUTUBE]WTylGbO1T0Q[/YOUTUBE]
Ayakta durmayı görev tayin etmişcesine daima 1,78 boy portesini gösterirdi ' Dünyalı'... Bir kaç durak sonrası ise yeryüzündeki otobüste var olan soğuk dokunuşlu ayakkabılar inince, tuhaf duruyordu mavi ayakkabılı dünyalının ayakta durması
Son durak ve artık inme vakti gelmişti. Gözlerini 7 renkten oluşan, ilmin virgüllerine nokta olan 'Okul diyarına' dikmişti. 403 adımla önce okul bahçesinden,sonra tebessümünü hiç eksik etmeyen okul kantininden ve son olarak hiç sevmese de okul merdivenlerini, mavi ayakkabısıyla selamlayarak sınıf kapısına gelmişti. İçeri girmeden önce, yüreğindeki ses 'Unutma bu gün Kasım Yağmurlarıyla randevun var' ona hatırlattı bugünkü rüzgarın esintisini ve sonra kapıya vurarak giriş yaptı. Öğretmeni karşısında bulan 'Dünyalı' etrafına bakarak uykulu ve mavi ayakkabılı 'Dünlıya' Öğretmeni gür bir sesle 'Bu gün 20 Aralık doğum günün kutlu olsun' İfadesiyle karşılaştı. Garip bir dünyalının Kasım yağmurları ise çoktan yer yüzünde çiçeklerini ekmişti. Şimdi ise günlerden bulut, aylardan ise dolunay, yıl garip bir dünyalının başkenti.
'Sabah' gök yüzündeki 'Güneşiyle' sohbet ederken, 5 dakika ninnisiyle 'Biraz daha anne' ifadesini sesiyle evin içindeki görünmez rüzgara çaptıran dünyalının hikayesi işte tamda bu esnada bize yöneliyordu. Dünyadaki temsili görevi 'Anne' fakat biz dünyalılar ona 'Melek' diyoruz. Annenin 5 dakika ninni sesiyle uyanan 'Dünyalı' koşar adım,telaşla tuvalete yönelir. Aynada naif bir sesle 'Bu gün bitecek mi' bakışıyla yüzüne bir avuç su vurur. Melekler kahvaltı hazırlamazdı gök yüzünde, fakat bizim dünyamızda gayet on numara beş yıldız kahvaltı hazırlarlar. O kahvaltılardan biri bu dünyalının masasında ve dünyalı kahvaltısını yaparken 'Kasım yağmurları' yer yüzüne yavaşça inmeye hazırlanıyordu. 'Dünyanın en tatlı Annesi sensin Anne' ifadesiyle kocaman gülümseyerek 'Bu gün yağmur yağacak Anne' dedi 'Dünyalı '
10 adım tanesiyle kapıya doğru yönelen 'Dünyalı' ayakkabılarını giymenin ona zor geldiğini merdivenlere ispatlarcasına tam giymeyerek, 60 adımdan sonra yakınlaştı gökyüzünün renklerine ve artık gök yüzündeki güneşi gören ' Dünyalı' biz yeryüzündeki varlıkların ifade ettiği 'Dışarıya ' çıkmıştı. Dünyalıyı takip eden 'Güneş' sıcaklığını bir kat daha artırırken 1535 adımla durağa varmıştı, tam giyemediği mavi tonlu ayakkabısıyla 'Dünyalı'
Etrafında belirli koşuşturmalara şahit olan dünyalının gözleri, uykusuzluğun deminde olan gök yüzü kuşları, sesiyle tekrar hayat veriyordu yeryüzündeki dünyalılara ve 'Merhaba' yeryüzü diyen 'Kasım yağmurları' toprağın derinliklerine inmeye başlıyordu. O sırada gözleri uykusuzluğun deminde olan 'Dünyalı' otobüsü beklerken yağmurun yağdığını fark ediyor... Hiç bir hareket yapmadan beklemede kalan mavi ayakkabılı dünyalı gökyüzüne bakarak 'Hoş geldin Kasım Yağmurları'yüreğinin en derinlerinden seslendi...
Otobüs kıvrılırken durağa doğru birer,birer binmeye başladılar yeryüzündeki varlıkların şahidi olan adımlar...Yağmura eşlik eden 'Dünyalı' ise son anda fark edip, yetişmişti yeryüzü adımlarına...
[YOUTUBE]WTylGbO1T0Q[/YOUTUBE]
Ayakta durmayı görev tayin etmişcesine daima 1,78 boy portesini gösterirdi ' Dünyalı'... Bir kaç durak sonrası ise yeryüzündeki otobüste var olan soğuk dokunuşlu ayakkabılar inince, tuhaf duruyordu mavi ayakkabılı dünyalının ayakta durması