Gamze Gedik - Sonra ne mi oldu, tabii ki hiçbir şey!

Konu sahibi son olarak 1016 gün önce görüldü
Gamze Gedik - Sonra ne mi oldu, tabii ki hiçbir şey!

Yazmayı artık eskisi gibi sevmiyorum, eskiden sadece yazardım yani yazıp bırakırdım kalemi. Kalem bana küserdi ben umursamazdım, nasılsa gönlünü alacaktım belki yarın belki dakikalar sonra. Şimdi yazmak kelimesi kocaman oldu, büyüdü benimle beraber yazmayı seviyor musun diyorlar bazen, hayır diyorum yaşıyorum.
En çok da ondan sonra öğrendim bunu, oysa en çok bir şeyleri yaşamadan yazmaktan hoşlanırdım ve sonra o geldi ve sonra o, gitti..
Sonra ne mi oldu, tabii ki hiçbir şey!

Bugün günlerden salıertesi, hava yine sıcak yani sıradan bir gün işte ne bekliyorsam.
Her şey o gün değişmişti, o malum gün.
Hangi olduğunu ben de merak ediyorum şuan, bir dakika hatırlamam gerek çok fazla unutkanım. Unutkanlığım da o günden sonra daha fazla benimle birlikte yaşamaya, benleşmeye başladı.

O gün..

Yanlış hatırlamıyorsam hava, aldığın nefesi geri verdiğinde havada kristalleşip havada asılı kalacak kadar soğuktu, en sevdiğim mevsimdi yani kış. Hangi gün olduğunu tam olarak anımsayamadım ama haftanın 8. günüydü sanırım, yani tam olarak öyleydi evet. Yere bakarak yürümeye devam ediyordum nereye gittiğimi bilmeden, yere bakma sebebimi de anlatsam garipsersiniz eminim, birkaç parça ayak izi işte. Alnıma yazılmış ayakların izlerini arıyordum delirmişçesine o lanet soğuğun ortasına. Ah o soğuğu ne severim..

Tanrı dedim, eminim bir yerlerden beni izleyip, yaratırken biraz fazla yalnızlık kattığına üzülüyordur, umarım öyledir.

Yürümeye devam ediyordum, başka şansım da yoktu köşeye çekilip oturabileceğim bir bank da yoktu zaten, sigaramı da titreyen ellerimin arasında bulup da içmeye çalışıyordum soğuktan rengi mora kaçtığına adım kadar emin olduğum çelimsiz dudaklarımla.

Birileri bazen saçma sorular sorduğunda saçmalığa bin katıp saçma cevaplar vermekten hep büyük haz almışımdır neden bilmiyorum, bilmek de istemiyorum zaten. Mesela geçen gün biri hiç durup düşündüğün mü diye sorduğunda, hayır ben yürüyerek düşünüyorum demiştim. Ne kadar saçmalamışım, evet mutlu etti. Neyse, haklıydım da ama genelde durduğumda yazardım ve o an yürüyordum işte.

Tam da bu düşünce kalabalığımın ortasına bir çift göz fırlattı Tanrı karşı kaldırıma, Tanrım dedim sana ilk defa bu kadar çok inanıyorum. Ayak izlerine baktım hemen, evet oydu bu.

Bu kimdi?

Biraz uzuncaydı, düşündüğü zaman gözlerini kaldırıma doğru çevirip taşlar da yağmur var mı diye bakıyordu sanki ve ben de düşünürken çok aptal görünüyordum eminim. Yanıma geldi, olması gereken de buydu zaten, kader denilen lanet şey beni bulmuştu işte.

Sonra ne mi oldu?
Hiçbir şey.

Bir süre aşk oldu, bir süre her şeyim olma görevini üstlendi ve sonra her canlı gibi siktirip gitti. Tabii ki cennete değil, dünyada ki herhangi bir cehennemin dibine. Ne hali varsa görüyordun eminim, ben ise şimdi halsizim.

O günden beri de kaldırımdan yürümek yerine, arabaların önüne aniden geçerek dans etmeye özen gösteriyorum.

Ölmedim.


Gamze GEDİK​
 
Geri