Füü hikayeler

Konu sahibi son olarak 2420 gün önce görüldü
Öncaz,

Sesim beyaz çıkacak, konuşmayı denersem. Bu yüzden böylesi iyi. Uzun zamn sonra yazmayı denemek... İmm bu biraz şöyle bişey, hani epeydir bağdaş kurarak oturmussunuzdur, ayağa kalkarsınız ve basamazsınz ya bi süre. Uyuşmuşluk hissi ve sonrası karıncalanma.

Özlemişim. Sanırım kendimle kalmayı. İçimi dinlemeyi. Bu aralar uzak kaldığım biseydi.Yaşamaya daldım kendimi unuttum gibi absürd bi ifade olur muydu ? Olurdu işte ve nitekim de olmuş. Bi ara vakit genişken değiniriz buralara.
Yazmaya başlamadan önce bi kaç saniye kapadım gözlerimi. Gidebildiğimce gittim. Karanlkta yol almak zordur. Hep o berbat düşücem hissi gelr. Böyle biraz...

Bunları anlatıyorum çünkü, samimice okuyan er kişi yada kadın kişi ( hep bunu söylemek istemisimdir :) ) hersyimi bilsin die. Sanırım anlaşılmak istiyorum. Tüm bu gariplikler ondan.
Buralar serin. Temiz bi zihin geçişim var :D ayrıca bu yeteneğim konu degistirmelerde de oldukça iyi. Şuan baya huylarimdan bahsediyorum. Aslında anlaticak o kadar çok şey var ki... Öhömm yavaşça toparlanmalı vakit hayli geç oldu.

Birine ihtiyaç duyuyordu insan. Etrafında öyle biri yoksa sen yaratmak zorundaydın, olması gerektiği gibi birini yaratırdın. Sana duymani istediğin cevaplar vericek cinsten deil.Sadece aynı freknsta....Onun ayaklarının benimkiler gibi soğuk olması şart deil, ve vişne reçeli sevmeside. (Anlatılmak istenen; yazarın uykusunun lanet bi yerlere kaçıp dönüş yolunu bulamayişından mütevellit :D bir insan yahut in yada ninemin elleri kolları ters die yuznu ekşite ekşite anlattığı o dier şey gibi bisy beklentisi deil :D yani vücuda sahip olmayan bir şey ama anlayan bir şey beklentisi.) Belki bunu deneriz ? Olur mu ? Koca Aristoteles onuda biri anlamıştı fakat yanlış anlamıştı. Dilerim burda yaşanıcak olanlarda öyle kaynamz.

Dua ettim şuan ve düşündüm de neden Yaradan görüldü yada okundu gibi semboller kullanmıyor ki ?

Bunu ciddi ciddi sorgulandım şuan :D ve müsterih olun buda öncekiler gibi geçicek.
Evet garip bi başlangıç oldu belki. Yorduysam affola. Her gün olmasa da böyle uyuyamadıkça gelip içmi akıtıcağım bi yerim oldu. Tavana bi kaç küçük yildız asicam ve güzel kokmasi içinde bi gardanya fidesi şuraya... Burda bi köşede büyüsün.
Sanki herkes uyumuş bir ben uyanık :) güzelmiş. Ama uçma vakti artık. Dilerim güzel bi aydınlık olur. Tatlı uykular.
 
Dua ettim şuan ve düşündüm de neden Yaradan görüldü yada okundu gibi semboller kullanmıyor ki ?

B8Ar5V.jpg




bu ileti düdüklü tenceremden Tapatalk kullanılarak gönderildi.
 
Geçerken uğradım.

bu ileti düdüklü tenceremden Tapatalk kullanılarak gönderildi.
 
İnsan bazen alır kalemi eline, yorar da kafa yorar, doğru dürüst bir cümlede bile çıkmaz, insan ne zaman yazabilir biliyor musun (bir yazar değilse eğer) hissettiği zaman,
bağdaş kurmuş durumdayım,
massive attack dinliyorum
I believe in One Love (bunu herkes söyleyemez; ‘bir’ aşka inanıyorum)
sade şeyleri seviyorum ben, karmaşadan kurtarmaya çalışıyorum zihnimi, bulutları, yağmuru, rüzgarı,
ölmek istemiştim zihnimdeki tüm bu karmaşa yüzünden ama bir sahne vardı aklımda, eğer biri beni bunun olacağına adam akıllı kandırabilseydi, bunu yapardım,

Rizede köyde, çocuktum. Yaz tatillerinin olmazsa olmazı camiydi. Annem, Allah demeyi öğrensin die göndermeye başladığı bu serüvenime; belki hafız olur hayalini de eklemişti. Küçücüktüm bizim evin patika yolu pek bi çetrefilli idi. Bu yüzden. Mahalledeki abla ve abilere eş edinildim. Kalabalıktı o zamanlar ev. Halam amcamlar ufff. Her kafadan bir ses misali. Halam radyoda müzik dinler ağlardi. Belki aşkın ilk çağrışımdr bende gözyaşı bilinmez ya. Halam İsmail die dier koylerden birinde yaşayan yağız bi delikanlıya sevdalymış:D kısa zamnda öğrendim tabi. Gece uyku tutmazdi ozamnlar Halam İsmail derdi :D sabah sordum: Hala İsmail kim ? Sonra ev halkı öğrenene kadar halasının bitanesi oldum :D

Hersyi bilirdim filan deil hiç öyle bakma. Bildiğin denk gelirdim.Koca evin ortak paydasiydm.
Bi sabah camiye gitmek için uyandm. Bizim evden cknca ilk ev Bayram amcalarn eviydi. Yaşlı bi çift bide köpekleri vardı. Onların evi soyle bisy; çatı açık yapılcak filan malzemeler evlerinin uzrnde. Evin üst kısmida patika yolla bir. Smdilerde çatı filan yapılmış yol evin arkasından geciyor. Neyse işte ben evden cktm ablalarla buluşma noktamza gidicem, her sabah gittgm yol. Yerdeki çakıl taşlarına takldi gözüm. Bi taş seçtim gelişi güzel. Oynadm biraz avucumda. Sonra bacaya doğru yaklaştım. Bunu yaptıran iç sesime methiyeler düzüyorum içimdn içimdemden :D sen o taşı ayak parmak uçlarının üzerine hafif kalk ve bacadan içeri bırak. Ve dayadim kulagimi...


İlk muzikle tanıştığım andr belkide. Nasıl guzl bi ses :)halen gözlerimi kapayinca kulağıma gelen. İlk önce dın dın sonra hafifçe kalınlaşarak inen ve sonra incelmeye başlayan bi ses. En son taaak :D ve gozlerim acldigi ne tarafa kosacagmi bilemedigim. O gün camide ne öğrettiler bilmiyorum :D aklm hep bacadaydi ve kuck çakıl taşında. Ne olmuştu ona ? O nasıl guzel bi sesti. Parmagimda is lekesi aynı lekeden kulagimdada vardı.
Ve gün bitti donus yolunda abiler sevdikleri ablalara çilek toplardı. Bende ablalardan nasiplenrdim. Kucuktuk koruma altindaydk güzel gunlerdi.
Eve yaklaştık ayrildim tek basima yuruycektm ama içimde bi korku. Ki o korkuyu es gecmistim gün boyunca.
- Kızım taşı sen kimin bacasına attın dedi o icimdeki. Ve der demez akladı kendini ve geri çekildi. Yürüyordum ama bir ileri beş geri sanki :D pencere göründü ve durdum o an. Kimse yoktu. Koşmaya başladım. Ama nasıl koşuyorum :D ilk günü atlatmistim. Sonra tüm gece o ses...


Sabah oldu ve yine aynı hazrlk aynı yol aynı baca ama farkli çakıl taşları. Ses mi ? Sanki giderek daha iyi çaliyordum :D bi hafdadir hocayida dinlemiyoruz bu arada . Meğer hocam necasetten tahareti anlatmiş. Ki bu konuda da takintilymis. Belki bi gün bunuda yazarım. :D neyse hesry yolnda bi haftayı doldurucaz filan, son sabah (son sabah diyorum :D ) sen bu sefer yerden baya bildiğin koca bi taşı al, bacaya kaldır bırak. Kulagimi daha dayamadan bi gürültü :D bittigimin resmiydi de ne yöne gidicektik. Koşup gittim. Herkes bilyo sanki :D noldu diyorlar. Hiiiç hiic bisy :)

Ders başladı düşündükçe ter basiyo. Hoca necastten taharet anlatıyor. Benim acilen dua bilmem lazımdı oysa.:D o gün anladım ki eğer bi sorun varsa ve zaman gecmesin die istedikçe zaman çok pis geçerdi :D kendmi Bayram amcanın pencere önünde bulmuştum. Terliyorum, çişim geldi, ayaklarim tutuldu, konuşsam konuşamam :D güc bela bi adım attım pencere acldi. Oyyy oyy :D

Simsiyah bi tepsi içinde benim guzel çakıl taşları vede sabahki kaya :D
- izagarayi kirdun
-baban alacak onii dedi :))
Alsın babam bitsin bu kabus dedim icmden.
- Bi daha yaparsan die devam etti :D oralar o kadar güzel diiil :D gecelm. Koştum gittim.

Evdekiler de öğrenmiş. Annem basladı. Camiye gideysun akillancağına aklun gideyi :D filan fıstk. Herkese bilyodu. Babam gelirken Bayram amcaya ızgara almıstı bi pakette sigara. Kime çektiğime karar verememişlerdi. Bi oda, o odada herkes, herkeste başka ses... Kulgmda dın dın dın... Taaak :D

Belkide bunu biliyordun ve yazı boyunca hiç kesmedin sozmu. Avuç içinden öpülesi bisy oldun. Dilerim bi aydınlık varsa bizim icin, güzel olsun. Tatlı uykular.​
 
Selam, nasıl hissediyorsun ?
....
Kandırma hadii pek de iyi değiliz işte. Bu sana iyi hissettirir mi bilmem ama, çok da iyi olanı görmedim bugün. Onca yüz arasında...

Kalplerinden daha önemli e-mail adreslerine sahip yüzler gördüm, sahte gülüşleriyle samimi görünmeye çalışan yüzler gördüm, son parasını harcayanı gördüm, mutlu haber alanı ama o haberle de pek mutlu olmuşa benzemeyeni gördüm, içi boş olanı gördüm, dolup taşanı gördüm, seyredeni vardı, etrafında olan bitene kulak asamayanı ve bildiğini okuyanı, emir yağdirani gördüm, emir alanını...
neyepacağnı bilmeyeni gördüm, kendinden fazlasıyla emin olanını, kalabalıkta yalnız olanını, üstü başı âşk olanı vardı, içi dışı kahpe olanı...

Kapama gözlerini resmi çizilcek bi an değil. Elin kolun olmalıydı sarılmalıydn...

Yorucu bi gündü. Ve o adam... Ona çok pis takılmıştm. Monitörden insanların ne yaptğnı takip etmek ve bunu kanaat olarak yıl başında yapılan zamlar için kullanmak.

Midesi bulanıyor insanın böyle. Sonrasi eğreti otu...
İstiyorum ki, konuş benimle, yazıya karış hadi, dilimin varmadığı kelimelerden bahset, çarmığa bir yüz de sen batır.
Farkındayım, yüzüne, yüzüne ve yüzüne söyleyebilmeliyim bunları. Kıpkırmızı iki çift göze.
Fildişi kulelerden neden düşer bir insan, sorabilsem.

Neden rahat olamıyorum değil mi ? Söyle söyle.
Artık olamıyor gibiyim.

Bisiy desem yapardın belki :) ama amaa
Epeydir senleyim, yeni gülümsedim. Yorgunluğuma ver olr mu ?

Beni benden iyi tanıyan bi sen. Söylesene merak ettim, gelemzsem endişelenir misn ?


Sus bakalım. :D
Uçma vakti. Dilerim güzel bi aydınlık olur. Tatlı uykular.
 
Selam..
Sende uyumamıssn. Beni bekliyor gibi... Bırakda böyle hissedim. İyi geldi çünkü.

Sustum bi. Bisyler sakladigmi filan düşünme. Arada böyle oluyor. Alıştım sana :). Gulumsemeyi cümle içine hapsettim. Nadir yaptığım bişey deil. Hic yapmam.

Galiba bugün, hatırladım. Aylardır derinin de derinine bastırmaya çalıştığım şeyleri bu gün bi kaç saniyelik boşlukta yüzeye çıkardım. İyi halt ettim demi ?
Çay içyoduk. Belki yanlışlıkla şeker attığımız için oldu ya bunlar kestiremiyorum smdi. Ozamnlarda çok şekerli icerdim çünkü.
Bir kaza geçirdiğimi söylediler. Büyük bir kazaymış. Geriye kalan “en” enkaz benmişim. Yanıyormuş her yer ve ben orada yananın sadece her yer olmadığını bilmişim. Şimdi bana dört yıl geçti dediler ? Bir insan bir yangını dört yıl seyredebilir mi? Şimdi o yangın sönmüş deseler inanir mısın ki! Yada kim inanır ?

Her yer o kadar yanmış ki beni kimse bulamamış. Dedim onun bıraktığı yerdeydim. Dediler ki o nerede? O beni bıraktığı yeri duymuyor mu? O sizi bilmiyor mu?

Şimdi bana yeniden insan olmayı öğretiyorlar. Konuşmayı öğrendim yeniden. Söyleyeceklerim aslında o kadar söylenmemeli ki! Konuşmak gerektiğinde duymaya başlıyorsun. Duyman gerektiği için konuşmak zorunda bırakılıyorsun. Hiç konuşmasak duymamış olmaz mıydık? Hiç yaşamasak ölmüş sayılmaz mıydık?

Onlar bilmiyorlar çok konuştum ben oysa ki... Bu dört sene boyunca ona o kadar çok şey anlattım ki! Şimdi gitsem bana benim sesimi artık duyamadığını söyleyecek. O yüzdendir ki susuşum desem inanır msn ?

Konuşmayla başladım yeniden insan olmaya, şimdi yarım insanlığımla sana yaziyorum.

Deli işiyiz, birbirimizi dinlememeliyiz. Her insan gibi deliye kulak tıkamak gerekli. Ben senden bana kulak tıkamanı istiyorum. Ben sana yapamam ama sadece isteyebilirim.
İstiyorum. Bak konuştukça cümleler ağırlaşıyor. Kendini taşıyamıyor. Altında ezilmekten korkarım.
Kendim kendimi her cümle kuruşumda eziyorum. Ağırlaşıyorum. Korkarım ben bu haldeyken başkasının duymasından.
Ben ezilirken görmesinden
Biraz da cümlelerimi rüyalarıma saklamak istiyorum izninle..
Rüya görmek istiyorum...
Benim yerime sen tamamla dilegimizi.
Neydi güzel bi....
 
"Yine gecikmişim bağışla sevgilim
Sevgiye on kala, ölüme beş"

Bizde iki kişi dargınsa araya iki tarafında tanıdığı, sözü geçen biri girer ve durum düzeltilmeye çalışılır. Bende Aziz babayla geldim. Dargın degiliz biliyorum, ama...

Aziz baba sen otur, geel.(lafa daldık ayıp oldu adama:) ) sana hurma getirdim. Arap müşteriler getirdi. Adımı söyleyemediler bi türlü. Zehraa geldi aklıma. Güzel isimdi Zehraa :) iki aa ile olsun olmuşken dedi içimdeki 8 numaralı kadın. Kafası güzeldi çünkü, gün ortası masayı hazırlamış herkese içiyordu. Kirmadim bende. Çünkü kırlınca gözleri doluyordu.

Arapların ne güzel hatunlari vardı öyle. Sadece bir çift kara göz gordum fakat resmi tamamlamak zor deildi. Ufak bi burun ust dudağa nazaran dolgun bi alt dudak çene :) sevilesi bisy...
Beni çok seviyorlar. Hiç öyle mütevazı ol deme şimdi :) sende sevyosun. Sevmiyosn musn ?

Gardanya ya su vermemissin. Havalr da soğdu. Pencere açık, uyuma artık. Sana bisiy olmasın... Kimsenin kimsesine de olmasın bisy.

Aziz baba uyudu :) beni böyle kolay anliycagni bilseydim yormazdim koca adamı. Bilemedim... Küçükken bilirdim ama.
Çok komik :) bi koltuk iki yer minderi vede bi gardanyamız var :) yarın bisyler alıp gelim. Kış da gelyo...
Hem kontrol kalemi de şart :) her evde olur, bizimde olsun.
Ben iim... Sen öyle bakınca içimdeki 8 numaralı kadın masayı dağıtmak istiyor zor tutuyorum. Çok icerli bu aralar. Kötü kelimede bilyo ne yapcaz bilmem.

Gidelim. Sende yat.. hurmalari yee, suyuda kaynat öyle iç. O zaman herşey güzel olur, öylesi öyle güzel...
 
[YOUTUBE]hluVrTixQwI[/YOUTUBE]

Ben geldim,
Aslında gidiyorum, dönüyoruz. bak kışlıklarım, yazlıklarım, en sevdiğim hırkam uzun sokakdan aldığım, Boztepeden topladığım yapraklar, Leylayla aldığımız. Herşeyi bölüştük. tavayı ona verdim :) onun hakkıydı. Balıkları o kızarttı hep, salatayı ben yaptım.'' Hatun bir sey diyon mu bak geliyom die aramalarım'' sabaha ekmeğe gidişlerim gerçi bu durum pekde buraya ait değildi ama öyle işte...

Kim demiş Trabzonlular Rizelileri sevmez diye. öyle bişe yok.. sevdik bee çok da sevildik hani. Yoksa o börekleri, o aşureleri, üşümeyelim die örülen patikleri açıklayamazlar. Yarım yamalak Trabzon şiivemizi, kii bu hep kalıcak...

Evet gidiyoruz. Çekinerek gelmiştik ama şuan yine olsa yine geliriz. Bakma şimdi öyle bize, sana güneşli bi sabahda gelmiştik böyle soğuk uğurlama...
 
Gözüm (,) dolmayinca sana geleceğim yok. İlla kaniycam. İçime aticam sonra dolduğum yerden sana taşıcam. Bu arada geldiğimde farkettim. Bi önceki yazımda tilkiler kovalıyormuş bizi. Soluk soluğa koşmuşuz sen ben ve kelimeler... Yanlış bi zamnlamaymis telafisi yok, geri donemem tıpkı dier gerilere dönemediğim gibi. Herkesin tekrar gitmek istediği bir günü vardr. Belki güzel bi gundr kimileri icin, tekrar o heyecanı yaşamak için döner yada hani olurda değiştirebilirim birşeyleri umuduyla.

Taşıyorsam affet... Yada bi günde sen gel bana ödeşelim. Kimseye demem birşey die söz veremem. Bana anlatıklarin gün olur ağırlık yapar gelir sana anlatırım. Senden başka kapim mi var ? Belki vardır belkide gerckden yoktur die kafani karıştırmak istiyorum, çünkü yanitlara hazır değilim. Bilmiyorum, belki batıyorum yahut döne döne çıkıyorum kestiremiyorum.

Beni biraz anla die geldim. Senin kadar susan yok. Ki ne acı demii ? Sermayeyi konuşmalarda tükettik ? Peki ya susmak ?

Oyy oyy. Ninem olsa alırdı beni yanına yorganin içine sokardi, soğuk kış geceleri... Nefes almak için küçük boşluklar yaprdim. Çok az kış geçirdim
Çok az çocuk kalabildim onunla. Smdi gelse yine alıp kapasa yorganin altına sadece beni ama. Tüm iyi kötü ne varsa yorganin dışında kalsa. İstemiyorum iyiyide. Yoruldum. Boşluk bile acmam...

Çok oldum, biliyorum. Ama bunuda dinle,
O amca sürekli doktora kontrole gelince bize uğrayan. Aylar olmuştu denk gelmeyeli. Sabah gelirken yola dusen 5 tane kestaneyi alip cebine koymuş. Ben hayatımda çok avuç bilmem hepi topu parmak sayımı gecmez.

Uzattı, gülümsedim. Gölgesinden bile geçmediğim bir agacdan 5 küçük mutluluk. Biri bana yetti, biri ağlayan kuck kıza, biri Gamzeye, biri kapıdaki zeytin gözlü Suriyeli güzele, birinide sana getirdim.

Bu gece bitirmek için bi cümle kurmak istemiyorum. Gardanya büyüdü halen çok eksiğimiz var. Halı almalıyız bitane. Annem der hep halı evi sıcak tutar...
 
Kendi içime çekilme gecelerimden birindeyim. Böyle alıp başımı yine sana gelmişim. Bulutum ama gam yüklüyüm.Dışım buselik içim ahlat ağacından.

"Ee ne educuuk ". Ben böyle söyleyince sen susma işte. Sen susunca sökülüyorum gevşek olan ilmeklerimden. Başım dizlerine kayıyor, "aah canına" diyorum ve sonra gelmişine geçmişine boşveriyorum dünyanın. Başlıyor teneke saclara damlayış;

Ne giden dün'de aklım var.
Ne büsbütün an'ın içindeyim...

En etkili rehabilitasyon merkezi senin kucağın. Çizgiler hoş, renkler yumuşacık, ağlamalar, dibe vurmalar, küfürler ganii.... Sende görüyorsun. Aynı şeyi görüyoruz. Güya bir kuşmuşum, çığllık çığlığa uçuyorum. Canım yanmadıkça ötmüyorum.
 
Kapına geldim de şöyle bi durdum, düşündüm. Ne güzel bi ev sahibisin sen ve ayrıca kapın bile sana benziyor. Gülme gülme ciddiyim. Sana benziyor... Sen gibi sağlam, koyu bir görüntüsü var ama elimle vurunca çıkan ses yumuşak. Sana benzeyen o kapının ardında beklemek bile beklemek değil sanki. Bi evin kokusu kapı ardına nadir geçer bilir misn? Bil kii..

Hoşbuldum.

Bugün köye çıktık. Amcam balık yaptı. Bildiğin pullu balık yapıyor amcam :) bakma şöyle güzel bi anlatım bozukluğu işte. Sevimli durmuyor mu?

Tepelerde kar ve o temiz suyla kuzenide demlenmiş çay. Hiç gelmek istemedim. Apti geldi. Kocaman olmuş ama görsen halen patileri tertemiz :) şehir kedicikleri gibi değil hiç değil. Burdan okuyup alınmasın şimdi şehir pisicikleri :) herkesin yeri ayrı.

Alıp sana getirim dedim bi ara. Kışı burda geçirsin ama Apti çok gururlu. Kumun altında kendine kış boyu yetecek erzak bile yapmış zibidi. Köpekler saklar bilirdim beni şaşırttı. Kısaca onu ikna edemedim.

Annem sandıktan eski albümü çıkardı. Herkes ne kadar gençti diyorsun her resimde. Büyükbabam ve ninem onlara doyamadım. Resim ne kadar iyi bir şey dedim hep dedim. Her karede...

Dönüş yolunda amcamın favori şarkısını hep bir ağızdan söyleyerek geldik. "horonun ortasında yalandan eleceğum, kim ağlar ise beni onlan evleneceğum" bildiğin tek ses, tek yürek olduk çığırdık susmak bilmedik :)

Biliyor musun resim çekmeyi çok istedim ama çekmedim. Köy ölüyor gibiydi ağaçlar çıplak güzel olan tepelerdi. Elim gitmedi anlayacağın. Ama kapa gözlerini resmetmeni sağlayabilrm.

Gri bir gökyüzü çiz yağdı yağacak gibi dursun. Dağları ayıran ırmaklar yap, sesli ve soğuk aksın. Karşıkı dağlara birbirine sarılmış çıplak ağaçlar koy. Dallarda bir kaç tane bakır tonuna çalan yaprak bırak onları düşürme. Sıralı çay bahçeleri düşün sanki bir tek onlar nefes alıyor gibi. Yeşilin en koyu tonunu çalmışlar. Evler yap birbirine uzak ve dumansız. Köprü yap bi tane ve dereye yakın bir yol çiz paralel. Aptiyi unutma onu resmin en sıcak yerine yerleştir ve bizi giderken çiz...

Ayağındaki çoraplar ince.
 
Geri