Futbol Aşkına Erkekler Neler Yapar

  • Kullanıcı Özlem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Erkekler Kulübü Arşiv
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
http://www.estanbul.com/portal/wp-c...li_takimi_oyunlari_ikinci_bitirdi_h547471.jpgErkeklerin abartılı futbol aşkını bilmeyen yoktur. Bir futbol maçını izleyebilmek için -hele de tuttukları takım oynuyorsa- yapmayacakları şey, vazgeçemeyecekleri bir değer yoktur. Futbol aşkı, onların gerçek aşklarından bile üstündür. Sırf bu yüzden sevgilisinden ayrılanların, karısıyla bozuşanların sayısı az değildir.
Ne olacak bu erkeklerin futbol aşkı? Tabi ki hiç bir şey olmayacak. Erkekleri futboldan vazgeçirmek ne yazık ki mümkün değil. Hiç bir erkek, karşısındaki kim olursa olsun kimsenin hatrına futboldan vazgeçmez. Bu nedenle vazgeçirmeye çalışan hanımlar da boşa kürek çekmiş olurlar hatırlatalım.
Bilyoner.com’un yaptığı bir anket de zaten bizim bu düşüncemizi doğruar nitelikte. Türkiye’nin şans oyunları sitesi Bilyoner.com, takipçileri arasında anket düzenleyip, eğlenceli bir soru yöneltti. Ankete katılanların vermiş olduğu cevaplar arasından en renkli olanları bir araya getirdi. Ankete katılanlar öyle cevaplar erdiler ki; ”futbol aşkına yapılmayacak şey yok” dedirten cinsten. Cevaplar, okuyanları hem güldürdü, hem de futbol aşkının ne boyutlara vardığını gösterdi…
Fenerbahçe-Beşiktaş derbisini izleyeceği mekanda yer olmamasına rağmen buz gibi havaya aldırış etmeden kapının camından seyreden taraftar ve 14 Şubat’ı eşiyle geçirmek yerine Braga-Beşiktaş maçına giden bir taraftar; siyah beyazlı renklere tutkuyla bağlı bir taraftarın yanı sıra, sevdiği kızla buluşmaktan son anda vazgeçip Galatasaray-Fenerbahçe maçına giden futbol tutkunu, 100. yılında Galatasaray maçını izlemek için abisinin düğününe gitmeyen taraftar da bunlar arasındaydı.
Tabi cevaplar bunlarla sınırlı kalmadı. Arkadaşları doğum günü partisi düzenlediği sırada Konyaspor’un maçına giden taraftar, GS-FB derbisini izlemek için stada giden ancak bilet bulamayınca maçı Galatasaraylılarla izleyen Fenerbahçeli ve 2000 yılında Arsenal ile Galatasaray’ın oynayacağı final maçı öncesi cebindeki son parayla Galatasaray bayrağı alan ve evine gitmek için dolmuş şoförünü ikna etmek zorunda kalan taraftar da futbol aşkının adeta kanıtı oldu.
Maçın başlamasına bir saat kala sevgilisine, takımına duyduğu aşkın kendi aşklarından daha fazla olduğunu söyleyen ve terk edilen taraftar, sadece Fenerbahçe’ye destek vermek için bel fıtığı olmasına rağmen 10 saat ayakta bekleyen sarı lacivertli renklere aşık bir futbol sever, Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu ilan ettiği Sivasspor-Fenerbahçe maçının ardından sarı lacivertli takımın bayrağını asmak isterken düşen ve ayağını çatlatan taraftar da gülümseten cevaplar arasında yer aldı.​
 
futbol sevmeyen erkek ılıktır ldşkgldfkg
 
itiraf konusuna dönüyor madem ben de anlatayım;

galatasaray'ın maçı var, biletimiz yok. ankara'dan atladık kırşehir ua grubunun minibüsüne. kimsenin bileti yok ama kafaya koyduk girecez maça. indik otobanın kenarında, önce telli bi duvar var. ilk olarak şişkoları ve kısa boyluları atıyoruz içeri. geri kalanlar tırmanıyo. 3 metre aşağısı, çok yüksek değil ama şişkolar atladıkça şap şap ses geliyo yerden.
neyse turnikelere geldik, görevliler daha yok piyasada, şişkonun biri itti turnikeyi alarm çaldı. herkes telaşlanıp turnikelere tırmandı. neyse ki gören olmadı, ya da bi şey demediler. sahanın içinden karşı tribüne kadar koştuk. şaka gibi, etrafta hâlâ görevli yok. mescite pustuk. saat sabah 7. akşam 9.45'e kadar ses çıkarmayacaz ki görevliler çakmasın. hava buz. yarım saat sonra ishal olanlar dökülmeye başladı. neyse tuvaletlere akın, bomba düşme sesleri, çıkanların yüzünde resmen orgazm gülüşü. görevliler geldi, burda bekleyin maça kadar, çıkanı atarız dedi. 10 saat mescitte bekledik. 10 saat. maç başladı, 6 tane yedik madrid'den. eve geldim, yatağımda galatasaraylı bi arkadaşım yatıyo, akşam sinirlenmiş belli yatışından. sessizce yanına girdim. saatlerce uyuduk.
 
Futbol aşkına derken düşenebilirim. Ama Beşiktaş aşkına dendiğinde durum değişir. Akan sular durur.

Maçtan bir gün önce İstanbula gidip sabah erkenden kalkarak Beşiktaşa inip kahvaltının peşine bira alıp saat dörde kadar kartal heykelinin orada içip marşlar söyleyip oradan Kazan'a inip tezahurat yaparak İnönüye toplu yürüyüşle stada girip sesimiz kısılana kadar bağırıp marş söyleyerek maçtan sonrada semtin havasını koklamak paha biçilemez çünkü
 
Kadınların alışveriş ve dedikodu aşkı gibi bir durumdur.
 
Hafta sonları evde lig tv izlenir ya da yan odaya geçsin dizi izlesin salon ve tv benim maç günleri.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri