Freud’a göre neden asla tam anlamıyla mutlu olamayız?

🟢 Konu yazarı şu anda aktif

İnsanı mutlu eden şey yalnızca haz almak mı? Freud’a göre cevap çok daha karmaşık...​


1748777848794.png

Modern psikolojinin kurucularından Sigmund Freud, mutluluk kavramını basit bir "iyi hissetme" hali olarak değil, insan doğasının içsel çatışmalarıyla şekillenen karmaşık bir ruhsal denge olarak görmüştür. Freud’a göre insanı mutlu eden şey, içgüdüsel arzular ile toplumsal beklentiler arasındaki gerilimde bir uzlaşma yakalayabilmesidir.

HAZ İLKESİ VE İÇGÜDÜLER​

Freud’un en temel görüşlerinden biri, insanın doğuştan gelen bir dürtüsel yapıya sahip olduğudur. Bu dürtülerin başında Eros (yaşam içgüdüsü) ve Thanatos (ölüm içgüdüsü) yer alır. Freud’a göre özellikle Eros’un bir yansıması olan cinsellik, beslenme, oyun gibi faaliyetler bireyde mutluluk yaratır. Bu sistemin dayandığı temel prensip ise haz ilkesidir.

Haz ilkesi, bireyin acıdan kaçınarak hazza yönelme eğilimidir. Bu, çocuklukta baskınken, yetişkinlikte "gerçeklik ilkesi" ile dengelenir.

1748777861499.png

GERÇEKLİK İLKESİ VE TOPLUMSAL UYUM​

Yetişkinlik döneminde insan artık yalnızca içgüdülerine göre davranamaz. Toplumun kuralları, ahlaki değerler ve diğer bireylerin hakları bu dürtülerin bastırılmasını gerektirir. Bu da Freud’un "gerçeklik ilkesi" dediği mekanizmayı devreye sokar.

Yani mutluluk, artık sadece haz almaktan değil, uyum sağlayabilmekten de geçer.

Freud’a göre kültür ve uygarlık, bireyin doğal içgüdülerini bastırarak bir tür içsel gerilim yaratır. Bu nedenle uygarlık ilerledikçe, insanlar bir yandan güvenli yaşarken, bir yandan da derin bir tatminsizlik yaşar.

İD – EGO – SÜPEREGO ÇATIŞMASI​

Freud, ruhsal yapıyı üç temel unsurla açıklar:

İd: Haz arayan, dürtüsel yapı

Süperego: Ahlaki kuralları temsil eden, vicdanı oluşturan yapı

Ego: Gerçeklik ile id ve süperego arasında denge kuran ara yapı

İnsanın mutlu olabilmesi, bu üç sistem arasında bir denge kurabilmesine bağlıdır.

Kaynak
 
Mutluluğun tam bir formülü yoktur ancak neye sahip olursa olsun, bilinç düzeyi ile alakalı olarak çoğu insan kendini mutsuz edebilir.
 
toplumun temelinin doyurulabilir hazlar özelinde kendini veya ötekini mutlu sanmak gibi bir yanılgısı var.
çok normal. günümüz dünyasında bunu alışveriş, tatil ve diğer karşılanabilir ihtiyaçlarla doyurmaya çalışıyoruz.
yani maddiyatla ilişkilendirilen şeyler ve bunların size yansıtılması, aktarılması aslında size mutluluk halüsinasyonunu pompalıyor.
ikinci bir sorun da mutlu olmak zorundalığı ve mutsuzluğun anormal olarak algılanması ve dayatılması.
bu iki durumun da hayatın gerçekliği içerisinde var olduğunu kabullendiğinizde yeterince mutlu olursunuz, bir de mutlak mutluluk saçmalığına inanmazsanız.
 
Aynen @laedri .
Mutluluk bir hedef gibi gösteriliyor.
Bir amaç değil ki bu.
Bir amaç olsa bile yolu herkes için aynı değil.

Aç değilsen, kanaman yoksa, seni biri kovalamıyorsa mutlusun işte.
 
Aynen @laedri .
Mutluluk bir hedef gibi gösteriliyor.
Bir amaç değil ki bu.
Bir amaç olsa bile yolu herkes için aynı değil.

Aç değilsen, kanaman yoksa, seni biri kovalamıyorsa mutlusun işte.

bununla ilgili bir çok örnekleme var climax hocam.
her alandan örnek verilebiliyor ama en basiti bahçede ailenle sohbet de seni mutlu edebilir ancak hedefin mutluluk değilse.
bize sürekli mutluluğun satın alınabilir ve ulaşılabilir bir şey olduğu dayatıldığı için tam olarak mutluluğun tanımını da es geçtiğimizi düşünüyorum.
 
Mutsuzluk aslında koşullardan daha çok bakış açısından kaynaklanıyor çünkü neye sahip olduğuna göre mutluluğun seviyesi artıyor ya da düşüyor ancak büyük bir felaket yaşarsan da bir anda sahip olduklarının aslında değerli olduğunu fark ediyorsun. Ukrayna-Rusya savaşı bu duruma örnek ve savaş ortamında kalınca tek hedefleri savaşın bitmesi ve yeniden huzurlu günlere kavuşmak oldu. Rusya'da erkekler sokağa bile çıkmamaya çalışıyormuş, bir anda askere alınma korkusu yüzünden bir nevi tecrit hayatı yaşıyorlar.
 
Son düzenleme:
Huzur olmayan ortamda mutluluk olmaz. Kendinizi sürekli başkaları ile kıyaslarsanız, mutlu olamazsınız. Kendinize imkansız hedefler seçerseniz mutlu olamazsınız. Hiç bir hedefi olmayan ise bulutsuz havada mutlu olabilir. Çünkü içinde huzur var.
 
Mutluluk aklı olmayanlar içindir.akıl eden,sezebilen ve kavrayabilen bir canlı mutlu olamaz..
 
Bayram namazına gel, huzura kavuş. Başa çıkamayacağın konular ile kafanı meşgul etme.
 
Modern psikoloji deniliyorda, 80-90 yıl önce yaşamış öncü isimlerin fikirlerini paylaşıp duruyorlar hala. Abi o fikirler döneminde popüler olmuş antika fikirler yav. Günümüzdeki güncel çalışmalara bakmak lazım artık. Hala Freud , Jung vs vs tartışıp duruyoruz. Bunun 1910'lara ait antika arabayla dolaşmaktan farkı yok.
 
Varılan hedef değil hedefe giden yoldaki süreçlerdir mutluluk.
 
Mutlu anların kıymetini bilmek gerekiyor çünkü birkaç saniye içinde her şey değişebilir ve bu sebeple anı doğru şekillendirmek önemlidir.
 
Geri