Hoşumuza gidiyor olmalı bilinçsizlik. Gözlerimizi kıstığımız zamanki gibi bulanık yaşıyoruz bazı günleri.
Anladığımız kadar bizim
Bizim olduğu kadar mutlu.
Sonra..
Sonra bir gün nefret ettim. Herşeyden.. Yolların gri olmasından tut ağaçların yeşilliğine kadar. İnandığım herşey yok olmuştu.
Sanırım bir nokta da kesişiyoruz. "Bitmişlik.." Yaşamak zorundaymışız gibi yaşıyoruz. Her cümle, her an, her yaşanılan hislerimizi öldürüyor. Hissizliğimizin içinde yalnızız. Seslerden yorgunum, yüzlerden yorgunum. Kişiliklerden, kişiliksizlerden, olmayan şeylerden ve olabilirlikten yorgunum. İnanmayı bıraktığımdan beri yorgunum.
Stanislaw Lem "solaris" kitabında demiş ki..
öyle.
Anladığımız kadar bizim
Bizim olduğu kadar mutlu.
Sonra..
Sonra bir gün nefret ettim. Herşeyden.. Yolların gri olmasından tut ağaçların yeşilliğine kadar. İnandığım herşey yok olmuştu.
Sanırım bir nokta da kesişiyoruz. "Bitmişlik.." Yaşamak zorundaymışız gibi yaşıyoruz. Her cümle, her an, her yaşanılan hislerimizi öldürüyor. Hissizliğimizin içinde yalnızız. Seslerden yorgunum, yüzlerden yorgunum. Kişiliklerden, kişiliksizlerden, olmayan şeylerden ve olabilirlikten yorgunum. İnanmayı bıraktığımdan beri yorgunum.
Stanislaw Lem "solaris" kitabında demiş ki..
“Kafam bomboştu. Dönüşü olmayan bir noktayı geride bırakmış olmanın acımasız, korkunç kesinliği vardı yalnız içimde. Asla ulaşamayacağım bir şeye doğru yol aldığımı kabullenmek istemiyordum. Duyumsuzluk, kendimden tiksinme gücümü bile alıp götürmüştü.”
öyle.