Franz Kafka-Milenaya Mektuplar

Konu sahibi son olarak 32 gün önce görüldü
64183.jpg


Franz Kafka
· Can Yayınları
· Basım Tarihi : 12 - 2009
· ISBN : 9789750711107
· Sayfa Sayısı : 352
· Çevirmen : Esen Tezel
· Etiket Fiyatı : 22.00 TL


Franz Kafka, Prag'da bir dost meclisinde tanıştığı gazeteci Milena Jesenská'dan öykülerini Çekçe'ye çevirmesini ister. Kafka ile Milena'nın yollarını kesişmesine neden olan bu dilek, bir ilişkinin başlangıcı, Milena'ya Mektuplar başlığı altında toplanan bu yazışmalarsa kısıtlı bir iletişimin tek aracı olacaktır.

Milena'ya Mektuplar eşi benzeri olmayan bir kitap, mektuplara örülmüş bir aşk romanıdır. Kafka'nın Milena'ya Nisan 1920 tarihli ilk mektubunda yağmurlu bir günden söz ederek deyiş yerindeyse bir roman tadında başlattığı bu yazışmalar, yazarın ölümünden kısa bir süre öncesine değin süregiderken, ümitsizliğin, çaresizliğin ve tıkanışın anlatımına dönüşür. Çünkü Kafka'nın da dediği üzere, “Mektup yazmak, hayaletlerin önünde soyunmak demektir, ki onlar da aç kurtlar gibi bunu bekler zaten. Yazıya dökülen öpücükler yerlerine ulaşmaz, hayaletler yolda içip bitirir onları.”​
 
Beni sana getirecek bir yol bulmuştum, karanlıktan aydınlığa kavuşacaktım. Bu yolu umutla, sevinçle kazmış, kendimden de bir şeyler katmıştım. Bir çırpıda yüreğimle açtığım bu yolu kapatmak, ağır ağır dönmek, vazgeçmek zor geliyor biraz, elbet yüreğim sızlar. Bak Milena, En çok seni seviyorum' diyorum, ama gerçek sevgi bu değil belki, 'Sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla' dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki.' Kafka, sevgilisi Milena'ya yazdığı bu mektuplarda, yüreğinin tüm gücüyle tepeden tırnağa sevmenin soyluluğunu koyuyor ortaya. Edebi değerinden hiçbir şey yitirmeden Adalet Cimcoz'un güzelim Türkçesiyle dilimize kazandırılan bu kitap,1962 Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülünü almıştır.
 
Aldım imrenerekden , güzel olduğunu umud ediyorum , kitabımı okuyamadan kayınvalideme verdim şuan o okuyor elime geçer geçmez ben başlıycam kısmetse , Teşekkürler.
 
Bana aşk nasıl bişey diye sorsalar kendi cümlelerimle asla anlatamam belki ama hep bu cümleyi referans olarak gösterebilirim..
bence aşk böyle birşey.
sevgi de böyle birşey.


"bak milena, 'en çok seni seviyorum' diyorum, ama gerçek sevgi bu değil belki, 'sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla' dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki."..
 
Kafamda ki ask/sevgi kavramları için en ideal cümleyi içinde buldugum bir kitap: )
Kesinlikle bana göre de aynen şöyle;

"bak milena, 'en çok seni seviyorum' diyorum, ama gerçek sevgi bu değil belki, 'sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla' dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki."..
 
Kitaplıkta okunmayı bekliyor.
 

Kafka Milena'ya olan aşkının yanısıra " Milena nasıl sevilir ve ona nasıl aşık olunur ? " un el kitabını yazmış zannımca.
Milena Maria Puder gibi kadınlar yıllar öncesi kadınlık buydu dedirten karakterler ve onlara tapan erkeklerin Aşk'ı yeniden yeniden yazmalarına sebep gerçeklerdi aslında.
Milena'ya Kafka'nın duyduğu aşktan çok o aşkın verdiği yüksek hazda bir acıdan başka birşey değil.
Her mektupta sitem her mektupta kelimelerin acımasız bir cümleye kavuşması ve aşkın tarihinin yazılmasına şahit kalem ve kağıtlar ve tabiki adresler posta kutuları

Kafka döneminin en somut edebiyatçılarından birisi miydi de Aşk'ın anatomisini yazmak için Milena'yı seçti ya da Aşk Milena için varolmuş bir olguydu da Kafka'dan başka bir kalp göremedi
Tek gerçek Aşk'tı ve acıydı iliklerine kadar yaşadı ve yaşattılar

Kafka ya da Milena olmak çok mu zor ?
Aşk ayaklar altında iken ister Kafka ister Milena ne önemi var ki ?
Aşk olmak zor iken kendisi olmak zor iken


Demişim bir zamanlar...
Hala da öyle...
 
Çok ama çok iyi. Tavsiye ederim.
 
O kadar çok alıntı yapılmış ki kitaptan. Yine de el değmemiş, kimsenin dikkat etmediği satırlara ulaşmak heyecan verici. Mavi Oktav Defterleri'ni okurken aklımı çelen sorular bu kitapta cevaplarıyla karşımda. Yavaş yavaş Kafka oturuyor kafamda.

Kitabı bitirdiğimde tekrar geleceğim.
 
Takilip kaldim bir turlu bitiremedim kitabi,her elime aldigimda bir agirlik cokuyor ustume, oysa ne umutlarla almistim :hö:
 
Hastanede yatili kaldigim zaman okumustum. Kesinlikle okunmasi gerekenlerden.
 
elimdeki kitap bitince başlıycam, çok heyecanlı .p
 
Kafka'yı ilk okumak isteyenler ya Dönüşüm'le başlar ya da Milenaya Mektuplar'la. Sonra diğer kitapları gelir sırayla, okumama olasılığınız yoktur. Kafka, Milena'ya kavuşmayı istemedi diye düşünüyorum ben. Hoş, kavuşsaydı da bu tutkusu devam eder miydi? -Hiç sanmıyorum ve sanırım Max Brod'a teşekkür etmek lazım, tüm bunları derleyerek bize ulaştırdığı için. Lakin, milena'nın kafkaya yazdıkları da keşke saklanabilseydi ve onun da -sevmişse eğer, kafka'ya olan aşkını okuyabilseydik. Ne güzeldir bir insanı satırlarından okuyup, kelimeleriyle sevmek.

“Bildiğin gibi değil Milena. Kadınlığın önemli değil! Sen benim için el değmemiş bir kızsın, senin gibi apak biriyle karşılaşmadım ki! Böylesine temiz birine el uzatmak için yürek ister. Benim elim kirli, titrek, kararsız; kimi zaman pençeyi andıran bu terli, bu soğuk eli nasıl uzatırım sana?”

ah, kafka. ne güzelsin..
 
dönüşümün örneğini play kitaplıkta okudum güzeldi ben de şaşırdım

dönerci kedi
 
Franzín ask mektuplari yazdigi ne ilk kadindi ne de son, Feliceye de yazmis Doraya da yazmistir .p Ama sunu diyebilirim ki Franz ve Milena'nin ortak ozelligi despot bir babalarinin olusuydu.Cunki Milena babasi yuzunden akil hastanesinde yatmis bir kadin, Franz ise baba nefreti yuzunden kendinden tiksinmis bir adam. (babasini konu almis yazilari da var ) Belki de bu yuzden Franz'in hikayelerini bu denli icten ve yerinde tercume edebiliyordu Milena cunki ayni duygulari yasamisti ve yasiyordu. Belki de yasak ask oldugu icin (cunki Milena evliydi) bu denli cazip geliyordu ikisine. Milena sadece asik olunan bir kadin degildi, idealist bir yazardi. Yer altinda yayinladiklari gazete ve dergiler yuzunden arananlar listesine girmisti. Sonuc olarak Yahudi seviciler olarak isimlendirilen nazi kamplarindan birinde vefat etti. Bu mektuplarin yayinlanmasi icin Willy Haas'a Verdi. Franz Kafka aslinda eserlerinin oldukten sonra yakilmasini vasiyet etmis, fakat arkadasi Max Brod'un icguzarligi mi desem kiyamadigindan mi desem yayinlanmistir.
 
Çok rahat okunuyor , Zaman zaman sizi durdurup anlamak için -hissetmek değil , hep yoğun bir his var kitapta- o duruma neden gelinir, neden bunlar yaşanır düşünebilmek için zaman ayırmanızı emrediyor .. Kitap gündelik hayatınıza yansıyor modunuzu belirleyici olabiliyor ..
Mileneya Mektuplar Duygusal Zekanızı geliştirecek bir başyapıt .
 
Bir de Yilmaz Guney'in Nebahat Cehreye yazdigi mektuplari okuyun. :)
 
Eleştirilmesi gereken noktaları çok fazlaydı bana göre. Bence çevirisinde bir sıkıntı vardı. Iyi bir yayındı ama diğer yayınlarada bakacağım. Kısa zaman da. Çünkü okurken çok sıkıldım ve kafka'nın duygularını o kadar iyi anlattığını düşünmüyorum. Bu yorumum benim okuduğum çeviri kitabına. Diğerlerini de alıp okutacağım. O.zaman genel bir yorum yaparım.
 
Geri