Fransız Bayanların Préciosité Akımı

Konu sahibi son olarak 3627 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
1610898_10152889912218208_872915854052987125_n.jpg


17. yüzyılda erkek egemen hayattan canı sıkılan Fransız hanım aristokratları, dildeki "çirkin" sözcüklerin varlığını tahammül edilmez bulduklarından (belki de erkek hükümranlığının ezici kabalığını buluyorlardı o sözcüklerde) "Préciosité" akımını kurdular.
İngilizce'de preciosity yani süslü anlatım olarak geçen kavramın frenkçesi olan bu akım, görünüşten konuşulan dile kadar her açıdan ayrışma, farklılaşma, asilleşme fikrine dayanıyordu. Bu hanımlar, bir akımın yaratıcısı olmanın yanı sıra erkek egemenliğine de zarif bir başkaldırı peşindeydi. Kurdukları son derece şık ve her yanından zerafet akan salonlarda, yazın ve düşün dünyasından ünlülerle bir araya gelir sohbetler ederlerdi.
Barok ve trajedinin yanı sıra 17. Yüzyıl edebiyatına damgasını vuran bu hareket kapsamında hanımlar toplanıp "nahoş" sözcükler yerine neler kullanılabileceğini düşünüp "çözüm" üretirlerdi. Örneğin, les pieds (ayaklar): les chers souffrants -acı çeken canlar olarak adlandırılırken; le fauteuil (koltuk): les commodités de la conversation -sohbet emtiası'na; se marier (evlenmek) ise l’amour permis – izinli aşk’a dönüşmüştü. Benim favorimse, les dents (dişler): l’ameublement de la bouche yani ağız mobilyası.
Toplum hayatının kaba ruhunu kadın dokunuşuyla güzele, inceye döndürmekte aslında epeyce başarı gösteren bu hanımların da taklitçileri oldu elbette. Kaçınılmaz son olarak bu “ayrıcalıklı sohbet salonları” halka yayıldı ve bu asalet/kibarlık merakı tabiri caizse “ayağa düştü”. Moliere "Les Précieuses Ridicules - Gülünç Kibarlar” isimli piyesinde sıkı bir şekilde eğlenir onlarla.
Resimde görülen hanım, Madeleine de Scudéry olup kendisi bu akımın elebaşlarındandır.
 
işin özü şudur abicim uzun yazmaya gerek yok
mesela konuşurken çok spesifik diyorsun
ama spesifik nedir bilmiyorsun
marjinal görünen köy uzakta değildir yani
Kitap Hırsızı anladın mı kız?
not al buzdolabının bir köşesine sıkıştır, düşmemesi içinde iyice tembihle okey??
düşenin dostu yok diyorlar cünkü :**
 
Cevap vermek istedim ama o kadar yorgun ve bitkinim ki bir ara hatırlat cevap vereceğim.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri