Jesse James
Altın Üye
İnsan okuyacak bunu insaaanForumsal arınma:
Evvelki arınma post'umda bunalımda olduğumu belirtmiştim ya, yok ya, aslında gayet de eğlenceli bir dönem geçiriyorum forumsal'da. Enseyi karartacak bir durum söz konusu değilmiş yani. Hüsnü kuruntu hep. Olanlar bize yetiyor. En azından kendi adıma durum bu.
Yükselen burcum başak benim zaten. Her ne kadar ay ve güneş tutulmalarıyla geçecek mayınlı arazi şartları da söz konusu olsa önümde uzanan, spot ışıkları üzerimde yürüyeceğim bu Eylül yolunu. Üretken olmaya devam edeceğim. Kuyruğu dik tutacağım ve ardıma bakmayacağım.
En önemlisi, öyle herkesi özlemeyeceğim bundan böyle. Seçici olacağım.
Forumsal dışı arınma:
Bugün bulaşıkhane bölümündeki tazyikli su aparatının hortumu yarıldı. Kedi beauğğ diye feryat edince farkına vardım. Mutfağın ya satın alma girişinde, ya bulaşıkhane girişinde bekliyor garibim. Fışkıran su sekip bunun üzerine yağınca bastı yaygarayı tabi.
Hortumu yarıldığı yerden tutup fışkıran suyu kontrol altında tutmaya çabaladım. Suyun kesilebileceği yerse tezgâhın altında kaldığından hortumu bırakıp oraya uzanamadım. Başkası yardıma gelip kapadı.
Head şef, hemen harekete geçip arabasına bindi ve yeni tazyikli musluk almaya gitti. Şöyle böyle diyoruz ama bak yeri geldiğinde işini görüyor dedim içimden. Haksızlık ediyoruz diye vicdan yaptım. Sen misin diyen! Yaklaşık bir saat sonra eli boş döndü, beyimiz aramış bulamamış. Bitez çıkışından Orta Kent'e kadar yol boyu her yer yapı market. Konacık'ta yapı marketten bol bir şey yok. Lakin bizimki bulamamış işte. Valla büyük başarı!
Ha, yüzüne karşı söyleyebilir miyim bunları, yok. Söyleyemem. Yemiyor. Anca yes chef, tamam şef. Böyle bu işler...