elin yüzün rengarenk, gözlerinde sabah vakti.
gözlerin; sabah...
habersizce gel geldiğinde, sürprizim olmak için her günüme ansızın gel.
sabah gözümü ilk açtığımda bulayım seni.
saçım başım dağınık, gerçeğe daha ayılamamış, ışığa gözlerinde alışamamış.
en doğal halimde hazırlıksız yakala beni ve öyle sev ve öyle sar ve öyle bir ömrü geçirmek iste.
böylece samimiyetinden emin olayım, böylece samimiyetime cevap bulayım.
dolu dizgin kavga et benimle, bağıra çağıra, öfkelen belki de nefret et. ve sonrasında sadece sarılmak sakinleştirsin seni, beni ve bizi... kavgaların bizi bitirmeyeceğinden emin olarak kavga et benimle, kavgaların bizi bitirmeyeceğinden emin olarak kavga edebileyim seninle.
ansızın geleceksin ya, sabah geleceksin ya, o gün bizim ilk günümüz olacak ya, geceyi birlikte bekleyelim yıldızları izlemek için o günün hiç bitmesini istemediğimizden...
geleceksin ya sevgilim, seni sevdiğimi bilerek ve gelişinin sabahım olduğuna gülümseyerek gel. şayet gecikirsen sana kızmam, zira bilirim ki o gece hava bulutlu olacağından, ilk yıldız seyrinden bizi mahrum etmek istemediğindendir gelmeyişin.
geldiğinde birbirimize hoş gelmek duasıyla..