Firari Aşk

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
Firari AŞK​

Sana uyandım

Sana uyandım yine bugün….

Gözümü açtığımda,

hayalin vardı yatağım bir ucunda

Öyle masum, öyle içten bir halin vardı ki,

Bakmaya bile kıyamadım…..

Oysa ne çok Tutmak istedim ellerini,

ve ne çok sarılmak istedim o hayaline….

Ama korktum, seni bir kez daha yitireceğim kaybedeceğim diye korktum

Tutamadım, yaklaşamadım yanına bile

sen yeter ki yanımdan gitme diye

Özlemişim seni biliyor musun?

görünce anladım ,Yüreğim ısınınca,

hayalin karşımda öyle dikili durunca anladım

Gece uzaktı oysa…

ne kadar bakarsam sana,

o kadar kaybolacaktım yanında

sesin karışsın istedim her bir kelimeme

isyan olsun istedim

seninle de, sensizde gecen, her gün her gece

kim bilir beklide bu yüzden istedim çok

önce ben seni unutmayı

belki de bu yüzden git diyemedim sana

ben kendim gitmeden önce

sen ki,geceler boyu hasretine sarılıp uyuduğum

sen ki,bütün sevgilerin üzerine koyduğum,

sevdiğim…

kim bilir, kaç aralık sabahını daha yaşatacaksın bana

kim bilir, kaç sabahıma daha misafir olacaksın öyle usulca

kim bilir, hangi rüya beni sana, seni de bana getirecek..

hiç bilmiyorum…..

oysa bakıyorum da, özlemin ağır basmış içime

sesim ondan çıkmamış

dokunmak isterken bile dokunamamışım

ellerim kanamış, ellerim ağlamış

‘kime’ yada ‘neye’ isyan bu bilmiyorum

bildiğim tek bir şey var

ben her sabah seni aynı yerde görüyorum

o yüzden değişmiyorum bile çarşaflarımı

kokun gitmesin, izin silinmesin diye oradan

zamanla alışıyorum galiba seninle olmaya

yokluğunu bile getirmiyorum aklıma

hatta yok olabilme ihtimalini bile düşünemiyorum

ne garip değil mi?

ellerin yok,yüzün yok,tenin yok, bedenin yok….

Ama ben seni bu yoklar içinde bile

varmışsın gibi yaşatıyorum

Aslında hiç olmadığın kadar oluyorsun o an yanımda

Ve ben o sureti bile seviyorum aslında yanımda

Hadi şimdi hazırlan gitme vakti

Karanlık yüzünü göstermeye başladı bile

Giderken bi sarılsam sana diyorum ama olmuyor…

Hadi git şimdi durma git…

Ama yarın yine gel sabahıma…

Ben yine seninle uyanacağım sabaha

Ve sen yine benimle olacaksın karanlığa inat dünyamda

Hadi git şimdi git…

tek bir kelime söyle ve git

Yarın görüşmek üzere……

seni seviyorum
 
Firari Aşk

Ütopik bir sevdanın

Dik yamaçlarındayım.

Yorgun ve bir o kadar kimsesiz...

Bedenime sığmayan bir aşkla

Sana sığınıyorum,

Ömrümün en hazan yollarında.

Susuyor yine yitirdiğimiz sözcükler

Sadece gözlerin konuşuyor sevdiğim Zehir gibi akıyor

Gözlerinden gözlerime

Dünyanın tüm kızıl okyanusları...

Bir tebessümün yetecekken

Güneşini deryama salmana,

Sen tuz basıyorsun adeta

Dinmeyen yaralarıma...

Ecel tetikte beklerken

"Git" diyorsun,duyuyorum

Belki de gitmeliyim ama,

Pusu kurmuş yalnızlığım

Sahte aşklara...

Seni bana kazandıran ve

Beni benden eden sevgili!

Biliyorsun çaremsin..

Çaresizliğim bu yüzden..

Bir adım atabilsem

Kaybedeceksin belki de

En güzel düşlerini

Firar yasak bana,bu firari aşkta

Gidemem alınyazım gidemem

SONUM ÖLÜM OLSA DA!...

 
Firari AŞK

Sensiz ilk 14 şubatım bugün
sen varken bir çocuk gibi sevinen gönlüm
şimdilerde karanlık mekanlarda, yanlızlıga sürgün...

ellerim ceblerimde başım yerde,gezinirim caddelerde
elalem sevgilisiyle beraberken,ben senden ayrı hasretlerde
sende benden ayrı dönüşü olmayan gurbetlerde..

Oy sevdigim oy ,
söz vermiştik hani ayrılmak yoktu
hani acı çektirmek, ağlatmak yoktu
ne acım bitiyor, ne gözyaşım diniyor
hani bir başına çaresiz bırakmak yoktu....

Ben senden habersiz atmazken bir adım,
sen haber vermeden, sen elveda demeden
apansız ve aniden çekip gittin,
Hiç düşünmedinmi beni
beni canımdan ettin beni sitemkar ettin..

Şimdi kalmadı hayattan beklentim
ben dualarımda bir tek seni dilerdim
Rabbim affetsin beni kıycam bu cana
çünkü birtanem seni çok özledim....

Sevgilim onca gün oldu
daha sensizlige alışamadım
ölünle ölünmez derler ama
ben sensiz yaşayamadım....

Mustafa Özoğlu
 
Firari AŞK​

Dikenin​

kalbime battığı bir sonbahar günüdür​

sen elini bulutların içinde gezdirirsin​

bulutlar senin gözlerinin üstünde yürürler​

içini kurtlar kemirir​

bence malumdur​

buğulanmış camların arkasında masmavi yüzün​

senin ateşler içinde olduğun​

bence malumdur​

ellerin muhakkak çocuk elleridir​

hep kimsenin bilmediği türküler düşünürsün​

onlar neden daima okul türküleridir​

süleymancıktan bahseder​

kara toprakta açık yeşil bir yıldız gibi akıp giden​

süleymancıktan​

ve karınca yuvalarından bahseder​

ışıksız kömürsüz karınca yuvalarından​

gökyüzünde kızıl bir hilalin kaydığını görürsün​

sen ansızın gökyüzünde görünürsün​

gözlerinin rengi​

bence malumdur​

elinde değildir akşam serinliğinde üşüsün​

eylül'den itibaren geceler hazindir uzundur​

sokaklar yorulur uykuya varıp gelirler​

sokakların üstüne bulutlar gelirler​

bulutların üstüne yıldızların gözleri gelir​

bir yıldız bir yıldızın ardınca gider​

yıldızların kaybolduklari yer​

bence malumdur​

karanlıkta bir şeyler kopar dağılır​

uzaktan yabancı sesler duyulur​

sen elini bulutların içinde gezdirirsin​

elin hayallerimi dağıtır​

bilirsin​

sen elini bulutların içinde gezdirirsin​
 
Geri