Kuzey
Platin Üye
-
- Katılım
- Eylül 10, 2012
-
- Mesajlar
- 19,314
-
- Tepkime puanı
- 40
-
- Puanları
- 308
-
- Yaş
- 33
-
- Konum
- TamOtuzBeş
Final Fantasy Type-0 HD İnceleme
final fantasy, final fantasy hd remaster, final fantasy pc, Final Fantasy Type-0, final fantasy type-0 hd, final fantasy type-0 hd inceleme, final fantasy type-0 hd review
final fantasy, final fantasy hd remaster, final fantasy pc, Final Fantasy Type-0, final fantasy type-0 hd, final fantasy type-0 hd inceleme, final fantasy type-0 hd review
Tür: Aksiyon Rol Yapma
Çıkış Tarihi: 18.08.2015 (PC)
Yapımcı/Dağıtımcı: Square Enix
Diğer Platformlar: Playstation 4, Xbox One, PlayStation Portable
2011 yılında ekim ayının son günleri yaşanmaktayken Japonya’da PSP platformuna çıkan yeni Final Fantasy oyunuyla tanışmıştık. Olmayan Japoncamla PSP’de oynamaya çalışmış ancak bir türlü oyunun derdini anlayamadığımdan bir kenara bırakmıştım. Ancak oyun o kadar güzel görünüyordu ki içimde hep bir ukde olarak kalmıştı Final Fantasy Type-0’yu oynamak. “Nasıl olsa gelir İngilizcesi, ben de oynarım yeniden” diyerek beklemeye başlamıştım. Her çıkan haberde yeniden meraklanıyordum, İngilizcesi geliyor, İngilizce lokalizasyon ertelendi, PSP’ye değil Vita’ya çıkacak vs. şeklinde dedikoduların arasından çıkışının 4. yılında batıyla buluştu Type-0, hem de yenilenip HD olarak. Mart ayında PlayStation 4 ve Xbox One konsollarına gelen oyunu bu sefer konsolumun olmaması sebebiyle oynayamamıştım. Neyse ki Square Enix çok bekletmedi ve geçtiğimiz günlerde oyunu PC için de çıkardı. (Bende de ne sabır varmış arkadaş, neredeyse spoiler yemeden 4 sene beklemişim).
Oyun Fabula Nova Crystallis evreninde geçen 2. oyun olarak çıkmıştı. Bildiğiniz gibi Final Fantasy XIII serisi ve çıkışını heyecanla beklediğimiz Final Fantasy XV’in de içinde geçtiği bir evren olan Fabula Nova Crystallis’te oyunlar temelde aynı miti paylaşıyor ancak farklı dünyaları ve karakterleri konu alıyor. Oyunun yönetmenliğini Hajime Tabata, yapımcılığını Yoshinori Kitase ve Tetsuya Nomura üstenmiş. Tetsuya Nomura aynı zamanda karakter tasarımından da sorumlu Final Fantasy Type-0 HD’de.
Mareşal Cid Aulstyne’in yönettiği Milites İmparatorluğu ordusu, Oricence dünyasındaki diğer ulusları işgale kalkar. Milites kuvvetleri “crystal jammer” adlı bir cihazla Rubrum Egemenliği’ne saldırarak onların büyü güçlerini kullanmalarını engeller ve kolayca topraklarını işgal eder. Ancak Class Zero adlı bir sınıf öğrenci bu saldırıdan etkilenemez ve işgalci kuvvetleri Vermillion adasından kovarlar. Milites İmparatorluğu bir bomba ile Lorica İttifak’ını yerle bir ederek devre dışı bırakır ve bu olay sonucunda Concordia Krallığı Rubrum ile ittifak kurarak savaşa katılır. İşte bu hengamede Class Zero’yu yönetiyoruz.
Gerçek zamanlı aksiyon rol yapma oyunu olan Final Fantasy Type-0 HD’de yönettiğimiz sınıf birbirinden farklı yeteneklere sahip 14 kişiden oluşuyor. Her görevde bu 14 kişiden kaçını hangi sıra ile kullanacağımızı belirliyor ve görevlere çıkıyoruz. Görev sırasında o anda yönetmekte olduğunuz karakter ölürse yerine rezerve kısmında sıraladığınız bir öğrenci geçiyor. Rezerve ettiğimiz karakterden 3 kişilik bir grup kurarak görevlere çıkıyoruz. Çatışma sırasında kullandığınız öğrenciler deneyim puanı kazanarak seviye atlarken rezerve edip kullanmadığınız öğrenciler herhangi bir şey kazanmıyor. Dediğim gibi 14 farklı yeteneğe ve silaha sahip karakter yönettiğimizden her karakter her duruma uymuyor. Bu yüzden de her karaktere önem vermek gerekiyor. Sadece görev başında değil görev ortası kayıt noktalarında da formasyonda değişiklik yapabiliyoruz. Oyun ilerledikçe yeni yetenekler ve Final Fantasy XIII’ten hatırlayacağınız “summon” saldırıları açılıyor. Bu 14 karakterin yanında Akademeia’dan gönderilen SP Unit’ler var. Bu birimler oyun boyunca değişiyor ve görevlerde yanınızda bulunarak size yardımcı oluyorlar.
Çıkış Tarihi: 18.08.2015 (PC)
Yapımcı/Dağıtımcı: Square Enix
Diğer Platformlar: Playstation 4, Xbox One, PlayStation Portable
2011 yılında ekim ayının son günleri yaşanmaktayken Japonya’da PSP platformuna çıkan yeni Final Fantasy oyunuyla tanışmıştık. Olmayan Japoncamla PSP’de oynamaya çalışmış ancak bir türlü oyunun derdini anlayamadığımdan bir kenara bırakmıştım. Ancak oyun o kadar güzel görünüyordu ki içimde hep bir ukde olarak kalmıştı Final Fantasy Type-0’yu oynamak. “Nasıl olsa gelir İngilizcesi, ben de oynarım yeniden” diyerek beklemeye başlamıştım. Her çıkan haberde yeniden meraklanıyordum, İngilizcesi geliyor, İngilizce lokalizasyon ertelendi, PSP’ye değil Vita’ya çıkacak vs. şeklinde dedikoduların arasından çıkışının 4. yılında batıyla buluştu Type-0, hem de yenilenip HD olarak. Mart ayında PlayStation 4 ve Xbox One konsollarına gelen oyunu bu sefer konsolumun olmaması sebebiyle oynayamamıştım. Neyse ki Square Enix çok bekletmedi ve geçtiğimiz günlerde oyunu PC için de çıkardı. (Bende de ne sabır varmış arkadaş, neredeyse spoiler yemeden 4 sene beklemişim).
Oyun Fabula Nova Crystallis evreninde geçen 2. oyun olarak çıkmıştı. Bildiğiniz gibi Final Fantasy XIII serisi ve çıkışını heyecanla beklediğimiz Final Fantasy XV’in de içinde geçtiği bir evren olan Fabula Nova Crystallis’te oyunlar temelde aynı miti paylaşıyor ancak farklı dünyaları ve karakterleri konu alıyor. Oyunun yönetmenliğini Hajime Tabata, yapımcılığını Yoshinori Kitase ve Tetsuya Nomura üstenmiş. Tetsuya Nomura aynı zamanda karakter tasarımından da sorumlu Final Fantasy Type-0 HD’de.
Mareşal Cid Aulstyne’in yönettiği Milites İmparatorluğu ordusu, Oricence dünyasındaki diğer ulusları işgale kalkar. Milites kuvvetleri “crystal jammer” adlı bir cihazla Rubrum Egemenliği’ne saldırarak onların büyü güçlerini kullanmalarını engeller ve kolayca topraklarını işgal eder. Ancak Class Zero adlı bir sınıf öğrenci bu saldırıdan etkilenemez ve işgalci kuvvetleri Vermillion adasından kovarlar. Milites İmparatorluğu bir bomba ile Lorica İttifak’ını yerle bir ederek devre dışı bırakır ve bu olay sonucunda Concordia Krallığı Rubrum ile ittifak kurarak savaşa katılır. İşte bu hengamede Class Zero’yu yönetiyoruz.
Gerçek zamanlı aksiyon rol yapma oyunu olan Final Fantasy Type-0 HD’de yönettiğimiz sınıf birbirinden farklı yeteneklere sahip 14 kişiden oluşuyor. Her görevde bu 14 kişiden kaçını hangi sıra ile kullanacağımızı belirliyor ve görevlere çıkıyoruz. Görev sırasında o anda yönetmekte olduğunuz karakter ölürse yerine rezerve kısmında sıraladığınız bir öğrenci geçiyor. Rezerve ettiğimiz karakterden 3 kişilik bir grup kurarak görevlere çıkıyoruz. Çatışma sırasında kullandığınız öğrenciler deneyim puanı kazanarak seviye atlarken rezerve edip kullanmadığınız öğrenciler herhangi bir şey kazanmıyor. Dediğim gibi 14 farklı yeteneğe ve silaha sahip karakter yönettiğimizden her karakter her duruma uymuyor. Bu yüzden de her karaktere önem vermek gerekiyor. Sadece görev başında değil görev ortası kayıt noktalarında da formasyonda değişiklik yapabiliyoruz. Oyun ilerledikçe yeni yetenekler ve Final Fantasy XIII’ten hatırlayacağınız “summon” saldırıları açılıyor. Bu 14 karakterin yanında Akademeia’dan gönderilen SP Unit’ler var. Bu birimler oyun boyunca değişiyor ve görevlerde yanınızda bulunarak size yardımcı oluyorlar.
4 farklı saldırı çeşidi ile de düşmanlara saldırıyoruz. Bu da 4 farklı tuş demek oluyor. Yalnız başından söyleyeyim klavyeyle oynamak tam bir işkence. WASD ile karakteri yönetirken 2468 tuşları ile de kamerayı yönlendiriyoruz. Ve aynı anda düşmana kilitlenip saldırıyoruz. Hal böyle olunca klavyeyle oynamak işkenceye dönüşüyor. Hemen masaüstüne geri dönüp launcher üzeriden ayarları gamepad olarak değiştirdim. İnanın böylesi çok daha iyi. En azından kafa karışmıyor, rahat rahat oynuyorusunuz.
Cadet adı verilen askeri öğrenciler olduğumuzdan görevler şehirleri ele geçirmek üzerine kurulu. Dünya haritası üzerinden ulaştığımız şehirlere vardığımızda Rubrum ordusuyla beraber saldırıyoruz ve şehri düşman işgalinden kurtarmaya çalışıyoruz. Bazı bölümlerde ise dünya haritası üzerinde ordulara yardım ederek düşman kuvvetlerini zayıflatacak kilit noktaları ele geçirmeye çalışıyoruz. Ana görevi yaparken ufak tefek yan görevlerimiz de oluyor. SO –special order- adı verilen bu görevlerde verilen süre içerisinde gelen emri tamamlamaya çalışıyoruz. Bu emirler ise çok çeşitli olabiliyor; bazen 1 dakika boyunca hasar almamamız istenirken bazen de belirli süre içerisinde düşman subayını öldürmek istenebiliyor. Eğer verilen sürede gelen emri yapamazsanız o anda yönettiğiniz karakter ölüyor ve yola rezerve ettiklerinizden biriyle devam ediyorsunuz. O yüzden bu özel görevleri kabul etmeden önce durumu iyi analiz etmenizde fayda var.
Görev yapmadığımız zamanlarda ise Akademeia’da konaklıyoruz. Her görev sonrası okulumuza geri dönüyor ve bize verilen süre boyunca okulda veya dışarıda takılıyoruz. Verilen süre ise 6 saat, 1 gün 12 saat gibi süreler oluyor. Girdiğimiz her etkileşim 2 saatimizi götürüyor. Bu süre zarfında ister derslere giriyor veya isterseniz diğer öğrencilerle sohbet edebiliyornuz. Ancak unutmayın başında yeşil ünlem olanlarla konuştuğunuzda 2 saatimiz gidiyor ancak sohbet sonunda değişik eşyalar kazanabiliyoruz. Derslere girersek de değişik miktarlarda deneyim puanı kazanabiliyor veya yetenek puanı kazanabiliyoruz. O yüzden efendi efendi girin derslere benden size tavsiye, ilerde çok işinize yarıyor çünkü o puanlar. Ayrıca öğretmenlerden veya öğrencilerden “Task” adı altında görevler alarak yan görevlere girişebiliyoruz. Herkesin değişik istekleri oluyor; yok bana şu kızı çağır, yok sen bana bilmem kaç tane kurt postu getir gibi. Yan görevler böyle olunca pek yapasım gelmedi ama ödülleri ve kazandığınız deneyim puanları güzel olabiliyor.
Cadet adı verilen askeri öğrenciler olduğumuzdan görevler şehirleri ele geçirmek üzerine kurulu. Dünya haritası üzerinden ulaştığımız şehirlere vardığımızda Rubrum ordusuyla beraber saldırıyoruz ve şehri düşman işgalinden kurtarmaya çalışıyoruz. Bazı bölümlerde ise dünya haritası üzerinde ordulara yardım ederek düşman kuvvetlerini zayıflatacak kilit noktaları ele geçirmeye çalışıyoruz. Ana görevi yaparken ufak tefek yan görevlerimiz de oluyor. SO –special order- adı verilen bu görevlerde verilen süre içerisinde gelen emri tamamlamaya çalışıyoruz. Bu emirler ise çok çeşitli olabiliyor; bazen 1 dakika boyunca hasar almamamız istenirken bazen de belirli süre içerisinde düşman subayını öldürmek istenebiliyor. Eğer verilen sürede gelen emri yapamazsanız o anda yönettiğiniz karakter ölüyor ve yola rezerve ettiklerinizden biriyle devam ediyorsunuz. O yüzden bu özel görevleri kabul etmeden önce durumu iyi analiz etmenizde fayda var.
Görev yapmadığımız zamanlarda ise Akademeia’da konaklıyoruz. Her görev sonrası okulumuza geri dönüyor ve bize verilen süre boyunca okulda veya dışarıda takılıyoruz. Verilen süre ise 6 saat, 1 gün 12 saat gibi süreler oluyor. Girdiğimiz her etkileşim 2 saatimizi götürüyor. Bu süre zarfında ister derslere giriyor veya isterseniz diğer öğrencilerle sohbet edebiliyornuz. Ancak unutmayın başında yeşil ünlem olanlarla konuştuğunuzda 2 saatimiz gidiyor ancak sohbet sonunda değişik eşyalar kazanabiliyoruz. Derslere girersek de değişik miktarlarda deneyim puanı kazanabiliyor veya yetenek puanı kazanabiliyoruz. O yüzden efendi efendi girin derslere benden size tavsiye, ilerde çok işinize yarıyor çünkü o puanlar. Ayrıca öğretmenlerden veya öğrencilerden “Task” adı altında görevler alarak yan görevlere girişebiliyoruz. Herkesin değişik istekleri oluyor; yok bana şu kızı çağır, yok sen bana bilmem kaç tane kurt postu getir gibi. Yan görevler böyle olunca pek yapasım gelmedi ama ödülleri ve kazandığınız deneyim puanları güzel olabiliyor.
Bilmeyenlere oyun mekaniklerini açıkladıktan sonra gelelim asıl noktaya. Oyun ta en başta da dediğim gibi bir PSP oyunu olduğundan mekanikleri tamamen el konsoluna yönelik hazırlanmış. Aynı şekilde grafikler de PSP’nin kaldırabileceği şekildeydi. Oyun HD remaster olarak hazırlanırken bayağı bir elden geçmiş aslında. Kaplamalar falan sırıtsa da oyun PSP versiyonuna göre çok güzel görünüyor. Ancak geçen 4 senede oyun HD remake olarak da yapılabilirdi diye düşünmeden de edemiyorum. Çünkü sıra PC’ye geldiğinde oyunun grafikleri sırıtıyor. Tabii ki de elimizdeki işlem gücü sayesinde çok temiz ve güzel bir görüntü elde edebiliyoruz ancak yer yer kaplamalar bizi sinir edebiliyor.
PSP diyip duruyoruz ya, harita tasarımları da öyle. PSP koca koca haritaları bir kerede yükleyemeyeceğinden, görevler birkaç parçadan oluşuyor. Bir alana giriyor, verilen görevi yaptıktan sonra bir başka alana geçiyoruz yani. PSP’de bu durum kabul edilebilir çünkü işlem gücümüz sınırlı ancak PlayStation 4, Xbox One hele hele PC öyle mi? En azından şu yükleme ekranlarına bir çözüm bulunabilirdi ancak bulunmamış, Resident Evil HD Remaster’dan hatırlayacağınız kapı efekti gibi bölgeler arasında geçiş yapıyoruz.
PSP diyip duruyoruz ya, harita tasarımları da öyle. PSP koca koca haritaları bir kerede yükleyemeyeceğinden, görevler birkaç parçadan oluşuyor. Bir alana giriyor, verilen görevi yaptıktan sonra bir başka alana geçiyoruz yani. PSP’de bu durum kabul edilebilir çünkü işlem gücümüz sınırlı ancak PlayStation 4, Xbox One hele hele PC öyle mi? En azından şu yükleme ekranlarına bir çözüm bulunabilirdi ancak bulunmamış, Resident Evil HD Remaster’dan hatırlayacağınız kapı efekti gibi bölgeler arasında geçiş yapıyoruz.
Seslendirmeler Japonca için çok iyi. Çok fazla tanıdık ses olduğundan ara videolarda anime izliyormuş gibi bir hava oluşuyor ancak aynı şeyi İngilizce için diyemiyorum maalesef. İngilizce dublaj yine dümdüz olmuş. Müzikler ise bir Final Fantasy oyunundan bekleyeceğiniz kalitede. Takeharu Ishimoto imzalı besteler sizi havaya sokmaya yetiyor.
[YOUTUBE]kD047tM6nuI[/YOUTUBE]
Yer yer PSP’den port edildiğini ve eskidiğini belli etse de farklı oynanış şekli ve hikayesi sayesinde kendini oynattıran bir yapım olmuş Final Fantasy Type-0 HD. Çok başarılı bir port olmamışsa da oyunsuzluktan kırıldığım şu sıcak (ve esmeyen) ağustos günlerinde güzel bir eğlence oldu.
Alıntıdır.