Fidel Castro'nun Atatürk Hakkındaki Düşünceleri

Konu sahibi son olarak 2622 gün önce görüldü
Türkiye sol hareketi Castro ve Guevera’yı 68’li yıllarda tanıdı. Castro

ülkesinin ABD’ye karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin önderidir.



Castro ABD’ye ve yerli işbirlikçilerine karşı verdiği mücadeleyi bir genç

Küba’lı avukat olarak; “Tarih Beni Berat Ettirecektir” adlı kitabında

detaylı olarak anlatıyor.



Yine “Havana Duruşması” adlı tiyatro oyunu Castro ve Che Guavera’nın ABD

Emperyalizmi ve yerli işbirlikçilerine karşı ABD’nin “Domuzlar Çıkarması” ve

sonuçlarını izleyicilerine lirik bir dille anlatan bir oyundur.



Fidel Castro doğrusu ile yanlışı ile 40 yılı aşkın bir zamandır Küba devlet

başkanıdır.



Bu zaman süreci içinde Castro dünyaya bir olguyu isbat etti. ABD

Emperyalizminin burnunun dibinde bir minik adada bu süper gücün binbir

entrikasına karşı boyun eğmedi. Tam bağımsız olarak Küba varlığını sürdürdü.

Sürdürüyor.



Küba halkı aç kaldı susuz kaldı. Ama sömürge olmadı.



Fidel Castro bu bağımsızlıkçı tavrını sadece kronik karşıtı ABD

emperyalizmine karşı değil tüm egemenlere karşı sürdürdü.



Bu tavrını gün geldi sosyalist olduğu halde S.S.C.B’ye gün geldi Başkan Mao’nun Çin Halk Cumhuriyeti’ne gösterdi.



Halkı bir çok şeyden mahrum kaldı. Ama ulusal onuru ayaklar altına alınmadı.

Küba halkı parya muamelesi görmedi.



Fidel Castro’yu Fidel Castro yapanda bu onurlu tavrı oldu. O’na sadece

dostları değil karşıtları da saygı ile bakmak zorunda kaldı.



Türk aydınları ile Küba arasındaki ilişkilerde hep sıcak oldu. Bu zaman

zaman iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilere de yansıdı. Hatta bir ara

Türkiye’de Küba’ya gidip tatil yapmak moda haline geldi. Bu işten kimler

kimler nasibini aldı. Sadece sosyalist nostalji için giden Ahmet Kaya v.s.

değil parlamenter olan eski DİSK Başkanı Rıdvan Budak MHP milletvekili

Mehmet Gül eski MHP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici’de Küba

plajlarında boy gösterdiler.



Fidel Castro’ya karşı süren kamuoyu ilgisi O’nun 1997’de İstanbul’da

düzenlenen Habitat toplantısının konuk konuşmacısı olmasına kadar gitti.



Türk medyası ise ancak bu yıllardan sonra Fidel Castro’nun Mustafa Kemal

Atatürk ile ilgili düşüncelerini öğrenebildi.



22.8.1997 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Barış Doster şöyle yazdı:



“Zapata Caddesi ile Salvadar Allende Bulvarı’nın kesiştiği yer gibi

adreslerin tanımlandığı devrimci bir geleneğin ve anti emperyalist ruhun

her sokakta hissedildiği Havana’nın en önemli caddelerinden birinde bir

başka büyük devrimcinin Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olduğu

belirtilmiş. Doğum tarihi olarak ise; 19.5.1881 yazılmış. Ayrıca kaidede

‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ sözlerinin Türkçesi ve İspanyolca’sı yer almış.”



Türkiye kamuoyu 1997 yılında İstanbul’da yapılan HABİTAT toplantısında Fidel

Castro’nun İstanbul’a gelmesinden sonra Yeni Yüzyıl gazetesinde Jale

Özgentürk ile yaptığı söyleşide özetle şunları öğrendi:




Castro Atatürk’ü kastederek “O’nun yaptıklarını ben başaramazdım. Asıl

devrimci Atatürk’tür diyor ve şöyle devam ediyor: “Bu kadar büyük bir devrim

yaptım ama Atatürk’ün yaptıklarını başaramazdım.”.



O yılların sağlık bakanı Yıldırım Aktuna; Küba ziyaretinde Castro’nun

Atatürk’ün tüm yaşamını iyi bildiğini ve O’nun için; “Atatürk’ün büyük bir

asker döneminin en önemli liderlerinden biri olduğunu” ifade ettiğini

ardından ise; “Küba’da bu kadar büyük bir devrim yaptım ama Atatürk’ün

Türkiye’de yaptıklarını başaramadım. Atatürk harf devrimi gibi bir takım

reformlar yaptı. Ben böyle bir düzen değişikliği yapamazdım” dediğini ifade

ediyor.



Bütün bunlardan Fidel Castro’nun dünya siyaseti ve Türkiye’nin içinde

bulunduğu coğrafya’daki siyasi gelişmeleri ve tarihsel gelişimini

takibettiği de görülüyor.



Bugün dünyada yaşayan ender sosyalist ülkelerden biri olarak Küba ve devlet

başkanı Castro’nun aynı zamanda bir ABD uzmanı olduğunu da belirtmek

gerekir.



Dünyanın en ücra köşelerinde bile dilediğini yapan ABD emperyalizminin

burnunun dibinde bağımsız bir devlet olarak yaşamak ancak böyle olabilir.



Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde işgalci emperyalist devletlere karşı

Türk bağımsızlık mücadelesi vererek ulusal devletini kuran Türkiye’ye karşı

ABD ve AB desteği ile etnik kalkışma yapmaya çalışan ****ler için bakın

Fidel Castro bundan tam 11 yıl önce ne diyor:




“Türkiye’deki olayları yakından izliyorum. Umarım ve dilerim ki sizin

oradaki **** Hareketi Yankee’nin (ABD’nin) petrol bekçisi olmaz.”



Bu sözleri Fidel Castro kendini ziyarete Türkiye’den gelen bir heyet önünde

söylüyor. Bu heyet içindekilerden biri de Esenyurt eski belediye başkanı

Gürbüz Çapan’dır. Yıl ise; 1994. PKK Hareketi’nin Şemdinli baskını olayından

sonraki yıllar.



Daha ortada ne Irak işgali var nede Apo’nun yakalanması meselesi.



Ne yazık ki Castro’nun belirttiği gibi **** Hareketi ABD’nin yani Yanke’nin

elinde adeta oyuncak olmuş durumda.



Yanke’nin AB destekli Ortadoğu işgalinin en büyük destekçisi artık ****ler

oldu.



****ler verdikleri mücadeleye “bağımsızlık” adını veriyorlar.



Dünya’nın süper gücüne “petrol bekçiliği” yapmanın adı ne zamandan beri

“bağımsızlık mücadelesi” oldu.



Üstelik bu bekçiliğe sadece ****ler içindeki bir grup değil önemli bir

çoğunluk aday kamuoyuna açıklanan araştırma sonuçlarına göre Türkler’in

%80-82’si ABD’nin Irak işgaline karşı iken ****ler’in %92’si bu işgalden

yana ve bu işgalin bölgeye demokrasi getireceği düşüncesi var.



Demek ki yaşadığımız dünyada bağımsızlık mücadelesi vermek isteyenlerin ABD’ye karşı bağımsızlık mücadelesinde sembol isim olmuş Fidel Castro’dan

öğrenecekleri çok şey olduğu görülüyor.
 
Geri