- Katılım
- Nisan 2, 2012
- Mesajlar
- 4,915
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 291
- Yaş
- 32
Ya da gidersin adın bir kez daha kahraman olur.
Hiçbir uyku tutmuyor gecemi...
Gündüzün tamamında ise esrik bir uyuşukluk...
Beni güneş tutuyor
yıldızda kervan kırıcılığı
Neye aldanmayacağımı şaşırdım
Ömür bu kadar uzun mu?
Elden düştükçe
gözde değersiz
Yarına sahip çıktıkça
şimdide kayıtsız...
İçtikçe yeminleri
sıfatımda yalancılık...
Ne zaman haykırsam
hep suskun!
Ne zaman sussam
geciken bir sevdalı...
Var gitme benden
Bir şiir daha yazalım yaraya.
Şairi zedelese de dizeler
Kabuk olur acının üstüne.
Geçmese bile "denedik" deriz ve şiirimiz olur içimizde!
Belki de yön değiştirir yığınlarca umudun bir tanesi.
Bana kanar
beni kanayan yanlarının düşkünezen kelimeleri...
Yüksek bir ihtimalin tavan arası olamazlığındayım.
Çok sözlü monologlarımın sana soyunamayan kalkışındayım.
Sana ölümsüzleşmenin noktadan sınıra
en tazesindeyim...
Kullanılmamış bir terin içindeki tuzunda
ağzında gevelenen
gerçeğin uyduruk talanındayım.
Benden sonraya bırakılacak her iyinin karşısında
her kötünün kötüğündeyim.
Sen gidersin
senden önceki hayat ölür; senden sonraki hayatta ölümcül hatırlanma...
Sen kalırsın
kaldığınla kalamadan...
Önce "sanmalar" yanılgılar arasındaki yerini aldı.
Yargılar
önyargılardan temyiz edildi.
Suçlar da
suçlular kadar aklandı.
Şimdi'ye taşınan; zahmeti külfetli
külfeti bedelsiz biz "zaman"dı.
Nelerden arta kalan
nelerin ardına kalan
nelere dayanıp da
neler de yitirilen zaman.
Tebessüm kadar içli
bakış kadar sarsıcı
söz kadar manzum...
Olan biten
bir zamandı. Tasvirlerle izahı
tek susuşla yetersiz!
Oysa zamanın öncesi
nice zamanları yağmaladı!
Sığ idi; boğulmaya yetti. Derindi; bulunmayana yitti...Zamandı
Var gitme.
Öfkenin doruğunda bir yalnızlık demleriz.
Sonra
şiir kazırız içimizden kalabalıklara...
Biz izimizi şiirle sürdük
mesafelerimiz kentlerceyken.
İznimiz de şiirden çıkar.
Ya kalırsın
yatağında su tutar bedenimi
Ya da gidersin
adın bir kez daha kahraman olur.
Senin kadar ben de kaldım sevgili.
Gündüzün tamamında ise esrik bir uyuşukluk...
Beni güneş tutuyor
yıldızda kervan kırıcılığıNeye aldanmayacağımı şaşırdım
Ömür bu kadar uzun mu?
Elden düştükçe
gözde değersiz
Yarına sahip çıktıkça
şimdide kayıtsız...İçtikçe yeminleri
sıfatımda yalancılık...Ne zaman haykırsam
hep suskun!Ne zaman sussam
geciken bir sevdalı...Var gitme benden

Bir şiir daha yazalım yaraya.
Şairi zedelese de dizeler

Kabuk olur acının üstüne.
Geçmese bile "denedik" deriz ve şiirimiz olur içimizde!
Belki de yön değiştirir yığınlarca umudun bir tanesi.
Bana kanar
beni kanayan yanlarının düşkünezen kelimeleri...Yüksek bir ihtimalin tavan arası olamazlığındayım.
Çok sözlü monologlarımın sana soyunamayan kalkışındayım.
Sana ölümsüzleşmenin noktadan sınıra
en tazesindeyim...Kullanılmamış bir terin içindeki tuzunda
ağzında gevelenengerçeğin uyduruk talanındayım.
Benden sonraya bırakılacak her iyinin karşısında
her kötünün kötüğündeyim.Sen gidersin
senden önceki hayat ölür; senden sonraki hayatta ölümcül hatırlanma...Sen kalırsın
kaldığınla kalamadan...Önce "sanmalar" yanılgılar arasındaki yerini aldı.
Yargılar
önyargılardan temyiz edildi.Suçlar da
suçlular kadar aklandı.Şimdi'ye taşınan; zahmeti külfetli
külfeti bedelsiz biz "zaman"dı.Nelerden arta kalan
nelerin ardına kalan
nelere dayanıp daneler de yitirilen zaman.
Tebessüm kadar içli
bakış kadar sarsıcı
söz kadar manzum...Olan biten
bir zamandı. Tasvirlerle izahı
tek susuşla yetersiz!Oysa zamanın öncesi
nice zamanları yağmaladı!Sığ idi; boğulmaya yetti. Derindi; bulunmayana yitti...Zamandı
Var gitme.
Öfkenin doruğunda bir yalnızlık demleriz.
Sonra
şiir kazırız içimizden kalabalıklara...Biz izimizi şiirle sürdük
mesafelerimiz kentlerceyken.İznimiz de şiirden çıkar.
Ya kalırsın
yatağında su tutar bedenimi
Ya da gidersin
adın bir kez daha kahraman olur.Senin kadar ben de kaldım sevgili.
KAHRAMAN TAZEOĞLU




