|fēr໐ຖiค|-Sαтıя ч'αяαʟαяı-|

  • Kullanıcı AHU
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 3167 gün önce görüldü
Hepiniz kendi gerçek potansiyeline uyanmayı bekleyen simyacılar, sihirbazlarsınız.
Kendinizi gerçekleştirmek için buradasınız, izin verin tüm kapılar size açılacaktır.
Sürüden ayrılmaktan korkmayın. Çünkü sadece sürüden ayrılan koyunları kurt kapar. Ama siz koyun değilsini
 
uçurumlar vaadetme bana
yaralısın...
 
Aşkın yalan olduğunu söylemediler bana, bu yüzden yara bereyim gönül evimde...
Kaşlarımdaki öfkeyi susturacak söz bulamıyorum lugatımda!
Yakışmıyor artık sana susmalar tadını kaçırdın yıllarca. Aramıza boyumuzdan büyük ayrılıklar koydun oldu mu? Bende kalabalığın tenhalaşıyor yavaştan... Meltem esmiyor nicedir, fırtınalar susmadı henüz. Hayat anlamsız geliyor tutunamıyorum canıma...
Ben hiç mutluluktan delirmedim ama; delirmekten mutluluğu aşkta öğrendim.
Neden herkes bakışlarını üstüme yapıştırmış bana bakıyor? Biliyorum, çok çirkinim kimin yüreğinin zilini çalsam açılmaz kapılar ardında kalırım kimsesizliğimden... Oysa ben düşlerin pembesini yüreğimin görünmezliğinde saklarım... Temiz hayallerimden kurşun yemek öldürüyor içime sığmayan umutlarımı: Yine de her gece mektuplar yazarım sana hiç okumayacağın.

Yüzün flulaştı gözümde, aklım yavaş, yavaş seni unutmaya yelteniyor sevgili!
O duyumsuz bakışlarından aldığım yitik anlamı göğsümde tutuyorum...
Geç bastırılmış bir yalnızlık ihtilali için MERHABA! bu yüzden zehirli geceler bırakıyorum ve seni onarıyorum kendimi yaralayarak. Yalnızlığımdan bir sen çıkarıyorum sensizlik büyüyor yanımda...
Mor bir ölüm giyiniyorum sensizliğimin, sessizliğinde... Seni çıkarıyorum hücrelerimin beyinden kan revan her parçan, ben kanıyorum gözlerimden sen düşerken.

Seni bende devleştirmeseydim bu kadar sen de bilmeyecektin farkının farkındalığını sevgili!...
Sen de unutamayacaksın yar beni... Her şarkıda biraz beni hatırlayacak sevgimi bırakıyorum yüreğine usulca haykırarak farkında olmasan da.
Göm şimdi beni aklının dehlizlerine sana da bu yakışır sevgili!
Beni saçlarının toroslarında uyut, beyaz gelinliği sen giydir başımın mezarına!
Sonranın azı, mor dağların eteğinde ölüm kusacak aşkın ciğerlerimden... Bu ölüm beni de korkutuyor ama; gelsem yoksun, gelmesen ölüm oluyorum; nedir bu ters denklem anlamıyorum!
VE BEN SENİ BİLMESENDE, HALA ÇOK SEVİYORUM..
 
Tek pişmanlığım; kelimelerimi bile haketmeyen insanlara, saatlerce cümleler kurmaktır...

İlhan Berk
 
“..denize sarıldığımda hissettim dalgaların ellerini belimde..bir kumsalda yaşayan çakıl taşları gibi kalabalık özlemlerim..onları denizde kaydırmayın ıslatırım sizi...”

orta şekerli bir şiir nasıl da keyif verdi akşamıma
şarap tadında mısralarla karşılıyorum geceyi
düşüm..! kim olduğunu bilmeden sayıklıyorum ismini
duy sesimi ve yaklaş
ateşimde ısıttığım kelimeleri fısıldayacağım kulağına
gözlerim ellerinin pusulası olacak
kaçırma soluksuz akan bengisuyumu
yetişemediğin her dakika pişmanlığın olacak

düşüm..! Tenimde saklı bir kent var
keşfe çıkmazsan bu senin kaybın olacak


“..çıplak ayaklarımla koştum kuru yosunların üzerinden sahil boyu..yetişememe korkusu bir kramp gibi indi bileğime..biraz telaş biraz da beklemektir yaşam..! yüreğim bana biraz zaman ver az dinlenip coşacağım...”


sırrımı saklıyor hala yağmurkuşu
ıslanıp çır(ıl) çıplak kaldığında yüreğim konuşmaya başlayacak
düşüm..! Ruhların buluşması da sevişmektir ten tene
varlığını hissettiğim an tutku bedeninden akacak

(k) aldır beni sonbahar hüznünden
annemin yalnızlığını da tüketti sessizliğim
dudaklarım öpmeye meyilli
zaten konuşmayacağız ki ıslatacağız kavuşmaları
düşüm..! Bende ki bu cömertlik gidenlerin yitirdiği

“..gecenin sihirli elleri açtı penceremi...rüzgar sormadan dokundu yüzüme yüzümde unuttuğum bir şeyler var..kabullenmesi zor ayrılıkları çıkarttım üzerimden..rüzgar yanıma uzandı..hadi aç kollarını uyumalıyım göğsünde...”


hangi limanda demir attıysa gözü kara şarkılar
halatları çözülsün notaların istiflemeye geliyorum
düşüm..! Melodisi esrik bir çılgınlık var bende
kapılarını aç sınırlarını zorlamaya geliyorum..
 
O kadar çok zaman geçti ki aradan, bilmiyorum kaç aşk yaşadık birbirimizden ayrı.
Şimdi karsılaşsak bir dondurmacı tezgahında ve yanmıyorsa içim hala.
Unuttum sanma, acına bağışıklık kazandım yalnızca…

Ezgin KILIÇ
 
Sen buna bencillik mi diyorsun?
Yalnızca seni istiyorum ben.
Geriye kalan milyarlarca adam onların olsun
 
Ne zaman öleceğimi soruyorlar bana.
O ne zaman giderse diyorum.

Söyle ne kadar zamanım var Rose,
kaç nefes kaldı sona…

Ezgin KILIÇ
 
Bir gün mutlaka unutacağım seni.
Şimdi acım çok taze, canım yanıyor ve hiç olmadığım kadar umutsuzum.
‘Hayat’ım dediğim ne varsa hepsinden yoksunum.
Dedim ya acım çok yeni daha.
Ama bir gün, mutlaka…

Ezgin KILIÇ
 
Ah sevgili! Ayrılık trenini çoktan kaçırmadık mı biz?
Bulup bulup kaybetme oyunlarını, çoktan tüketmedik mi? O dünyevi aşk oyunlarından, kıskandırmalardan, kaçamaklardan çoktan vazgeçmedik mi? Birbirimizi en ağır ihanetlerde sınamadık mı? Anlamadın mı artık, varlığım sana acı vermek için değil...
Sadece seni sevmek için yaşadım ben.
 
" Ağlama , kıyamam , dayanamam " derdi .
Ulan madem öyleydi -
" Gözyaşlarımı nasıl kabullendi ve en önemlisi nerdeydi ? "
 
Seni sevmenin gizli bir yolunu buldu ellerim. Bunu sen bile bilmiyorsun ama kulağının ardına attığım saçların çok iyi biliyor…

[Özgür Gümüşsoy // Ateşten Gömlek Kreasyonları]
 
Ve şimdi aşk;
Yaz'ın ortasında bir kar tanesiyle tanışmak gibi...

[Özgür Gümüşsoy // Tentürdiyot]
 
Evet sırf eşkalin iyiden iyiye mimlenir korkusuyla
Azı dişleri örs ve çekiçle sökülmüş bu itlerin dünyasında
İçim el vermezdi, ellerini tutmaya…

[Özgür Gümüşsoy // Harbe Giren Bir Aşkın Gayet Tekil Şahısları]
 
Ben bu aşkın küçüklük hallerini bilirim, elime doğdu
Meczup bir babanın o gizli sevgi gösterileri misali
Gündüzleri azarlasam da, gece başucundan ayrılmam senin…

[Özgür Gümüşsoy // Ölü Bir Münzevinin Ev Hali]
 
Odasının tavanında astronomik ücretli bir gökyüzü istiyordu, cebimde tek kuruşluk yıldız kalmadığını söyleyemezdim ona…

[Özgür Gümüşsoy // Başkalaşma]
 
-Ben seni öyle bir yere koydum ki içimde, orayı tahmin bile edemezsin.
-Meraklanma etmem, yeter ki sen yerimi unutma. Yoksa ikimiz de bulamayız beni bir daha...

[Özgür Gümüşsoy // İkimiz Hakkında Uzun Uzadıya Susmanın Şiiri]
 
Benim kaderim bu
öylece karşına oturup
seyrediyorum zamanın içinden geçen yüzlerini...
Bana sevdalı bir yüzün vardı eskiden
O şimdi yalnız içimde saklı...
...
Czmi Ersöz / Yüzün
 
Sadece senin aramanı bekliyorum… Sen ararsan, dünya buzlarından arınacak ve hiç olmadığı kadar canlanacak. Sen ararsan, dünya bütün kimsesiz ve kanayan çocuklarıyla birlikte soluk alıp verecek… Sen ararsan… Sen ararsan…

Cezmi Ersöz / Yine Seninle Geldi Hayat
 
Korkuyu beklemenin telaşı, korkunun kendisinden çok daha ürkütücü biliyor musun? İşte bu yüzden, sensizliğin karanlık kuyusuna kendi ellerimle bırakıyorum kaderimi. Korkuyu beklemekten vazgeçiyorum ama asla seni sevmekten değil, sevgili!...

Cezmi Ersöz / Şizofren Aşka Mektup
 
Geri