Fenomen olmak Okumaktan daha faydalı.

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Kafanın içi boş ama dışı zehir...
Kimi bekaretiyle, kimi Bahar Candan gibi ördek ağzıyla, kimisi de amuda kalkmasıyla. Vay arkadaş beyin göçü bu olsa gerek.
 
Bu tip konuların bir tane doğrusu olmaz. Fayda kavramı o kadar göreceli ki... Herkesin faydasına göre bu yargının sonucu değişir.
Kimini para tatmin eder, kimini para + ün, kimini para + ün + saygınlık tatmin eder. Kimi bu yola okuyarak ulaşır, kimi kalçasıyla, kimi çenesiyle... Bunların hepsini birer yetenek olarak da görebiliriz, görenler vardır. Burada yetenekten ziyade bir etken daha var, kitle ilgisi. Her şey yetenek değil. Çok iyi bir söylev verebilirsin ama kitle senle ilgilenmiyorsa yetenek değil mesele.
Kendimce bakarsam olaya, günümüzde sosyal medyadakiler toplumun aydını gibi davranırken kütüphaneden aydın çıkmıyor gibi. İlber Ortaylı da olmasa ne yapacağız! Sosyal medyadaki kişi ne kadar bilgili veya bilgili mi? Genelde hayır. Ama fenomen veya fenowomen mi oluyor? Bana bu tip kişilerin faydası yok, ben İlber Ortaylı ve türevlerini takip ederim.
 
  • Beğen
Tepkiler: X
Maalesef Çin gibi ülkelerde Fenomen olmayanlar işe bile alınmayacak. (Belki uygulamaya başlamışlardır, bilemiyorum) Sosyal medya da hesabı olmayan, olduğu halde takipçi ve beğeni sayısı fazla olmayanlar toplumda bir yer edinemeyecek.

Bakın yeni nesil hiçbir cümle kurmadan sadece emojilerle kendini ifade edebiliyor. Zaten şuan emoji alfabeleri için çalışılıyor, bunu görmemek aptallık olur. Hayat artık sanal bir ağ üzerinden yaşanmaya programlanıyor. Geleceğin meslekleri de bu yönde olacak diye düşünüyorum. Tabi yakın bir gelecekten bahsetmiyoruz ama o geleceğin zemininde olduğumuz kesin. Biz istesek de istemesek de maalesef bu gerçekle yüzleşmeye mecburuz.

Okumak, eğitim almak, gerçeği konuşmak gibi şeyler değerini yitiriyor. Kaliteli ve gerçek bilgilerle oluşturulan kanalların izlenme oranı ile saçma sapan deneysel kanalların izlenme oranı göz önünde bulundurulunca, durumun vehameti ortaya çıkıyor. Önümüzde zeki ama aptal olmaya mahkum bir nesil var. Yazık.
 
Maalesef Çin gibi ülkelerde Fenomen olmayanlar işe bile alınmayacak. (Belki uygulamaya başlamışlardır, bilemiyorum) Sosyal medya da hesabı olmayan, olduğu halde takipçi ve beğeni sayısı fazla olmayanlar toplumda bir yer edinemeyecek.

Bakın yeni nesil hiçbir cümle kurmadan sadece emojilerle kendini ifade edebiliyor. Zaten şuan emoji alfabeleri için çalışılıyor, bunu görmemek aptallık olur. Hayat artık sanal bir ağ üzerinden yaşanmaya programlanıyor. Geleceğin meslekleri de bu yönde olacak diye düşünüyorum. Tabi yakın bir gelecekten bahsetmiyoruz ama o geleceğin zemininde olduğumuz kesin. Biz istesek de istemesek de maalesef bu gerçekle yüzleşmeye mecburuz.

Okumak, eğitim almak, gerçeği konuşmak gibi şeyler değerini yitiriyor. Kaliteli ve gerçek bilgilerle oluşturulan kanalların izlenme oranı ile saçma sapan deneysel kanalların izlenme oranı göz önünde bulundurulunca, durumun vehameti ortaya çıkıyor. Önümüzde zeki ama aptal olmaya mahkum bir nesil var. Yazık.

Çin'de bana yer yok sanırım :] Hangi iş için böyle bir kriter olacakmış?

Emojilere daha çok yer vermeye çalışmak yanlış değil ama hiçbir zaman sözcüklerin yerini tamamen tutamayacaklar. Benim burada anlattıklarımı kaç emoji ile nasıl anlatacaklar. Yapay zeka yaşamın birçok alanına giriyor tabi, bu da bir gerçek.

Son paragrafını daha somut örneklerle açıklar mısın? Kaliteli bilgi dediğin ne mesela? Bir mankenin kalçası hepsinden daha çok izlenir ülkemizde, böyle bir şey mi? Saçma sapan deney kanallarını anlamadım, ucu açık bir paragraf oldu sonuncu paragrafın.
 
Lefty bağırma kulağımın dibinde bik bik

Fenomen yetenekli demedim.
"Onlar soytarı, ben mühendislik okudum" diyen adamla benim derdim. Okudun da ne ota yaradı. 2500 para vermiyorlar. Yani sonuç odakliyim. Kimse hebel hübel etmesin. Bugün bir düzine karıyla yatta story atan dan bilzerian, kredi ile araba alan beyin cerrahindan başarılıdır bu hayatta. O kadar.
 
Lefty bağırma kulağımın dibinde bik bik

Fenomen yetenekli demedim.
"Onlar soytarı, ben mühendislik okudum" diyen adamla benim derdim. Okudun da ne ota yaradı. 2500 para vermiyorlar. Yani sonuç odakliyim. Kimse hebel hübel etmesin. Bugün bir düzine karıyla yatta story atan dan bilzerian, kredi ile araba alan beyin cerrahindan başarılıdır bu hayatta. O kadar.

Hayat; zevk, eğlence, kadınlardan ibaretse size göre elbette cerrahı başarısız kabul edebilirsiniz. Biri hayat kurtarırken ötekini adam yerine bile koymamak gerekir bana kalırsa...
Trilyonlar içinde uyuşturucu batağına düşen ya da intihar edenler gösteriyor ki hayat bu kadar basit olmadığı gibi, zevk-eğlence belli bir noktadan sonra insanı tatmin etmez.

Bağırdığım falan da yok, sadece hayatını faydalı işlere adamış insanların bu soytarı takımına yenik düşmesine tepkiliyim. Destekleyenler de onlar kadar boş insanlardan oluşuyor. Bu boş kitle ile nereye varacağımız da ortada!
 
Son düzenleme:
Diploma nedir ve ne işe yarar? Türkiye 200 küsür üniversiteye ev sahipliği yapıyor ancak 70-80 tanesinde 50 binden az kitap var hatta 3-4 tanesinde benim evimdeki kitaptan daha az kitap var. Bu elimizde bir veri olarak kalsın ikinci bir veri de okullardaki hocaların yetkinliği yok. 70-80 üniversitenin rektörünün uluslararası atıfı yok yani bu adamlar akademide yok hükmünde. Üçüncü bir veri de öğrenci kalitesi. Yabancı dil öğrenmeyen, kendini geliştirmeyen hatta gelişmeye kendini kapatan bir güruh çıktı ortaya. Şimdi bütün bunları toplayınca okumak neyi ifade ediyor? Gerçekten hiçbir şey ifade etmiyor. Diplomaya kutsiyet atfetmeyin lütfen. Hatta görüşümü bir adım ileri götüreyim, sistem okuma yazma bileni ite kaka mezun etmek için çabalıyor. O yüzden o kadar da önem atfetmeyin şu diploma mevzusuna.

Fenomenliği küçümsemek doğru değil bence. Oradaki prodüksiyon, seyirciyi çekebilmek başlı başına bir iş uğraş. Göründüğü kadar kolay iş değil ama burada fenomenlik vs üniversiteli yanlış bir kıyas. Birinin gayesi maddi bir diğerinin gayesi manevi olmalı. Bu bağlamda maddi başarı başarısızlık konuşulamaz.
 
glu aha aklı başında bir adam geldi sonuçta.
Bak ben 6+4 = 10 sene okudum (ilköğretim lise falan hariç tabi). Hala okuyorum. Bunun başkalarına faydası oldu, oluyor. Ama nesnel anlamda bana bir faydası yok.
Şimdi bakıyorum, can Yaman'ın yanindan gecemem. Bu adam konuşmasını bile bilmiyor diye nasıl asagilayabilirim? Bitti gitti. Eğer akıl mantık bilim dürüstlük hak adalet geçer akçe olsa bugün deve sidigi sifacilari tarafından yönetiliyor olmazdım. Demek ki değil.

Bak zekanın bir tanımı da değişen durumlara adapte olabilme yeteneğidir. Hayatta kalmani sağlayacak değişimleri sergileyeceksin. Düşünsene atom parçalayacak kafan var ama ilk sokak kavgasında pipetle beslenecek kıvamda dayak yiyorsun. Neye yaradı fizik? Seni kurtarmadi.
 
Diploma nedir ve ne işe yarar? Türkiye 200 küsür üniversiteye ev sahipliği yapıyor ancak 70-80 tanesinde 50 binden az kitap var hatta 3-4 tanesinde benim evimdeki kitaptan daha az kitap var. Bu elimizde bir veri olarak kalsın ikinci bir veri de okullardaki hocaların yetkinliği yok. 70-80 üniversitenin rektörünün uluslararası atıfı yok yani bu adamlar akademide yok hükmünde. Üçüncü bir veri de öğrenci kalitesi. Yabancı dil öğrenmeyen, kendini geliştirmeyen hatta gelişmeye kendini kapatan bir güruh çıktı ortaya. Şimdi bütün bunları toplayınca okumak neyi ifade ediyor? Gerçekten hiçbir şey ifade etmiyor. Diplomaya kutsiyet atfetmeyin lütfen. Hatta görüşümü bir adım ileri götüreyim, sistem okuma yazma bileni ite kaka mezun etmek için çabalıyor. O yüzden o kadar da önem atfetmeyin şu diploma mevzusuna.

Fenomenliği küçümsemek doğru değil bence. Oradaki prodüksiyon, seyirciyi çekebilmek başlı başına bir iş uğraş. Göründüğü kadar kolay iş değil ama burada fenomenlik vs üniversiteli yanlış bir kıyas. Birinin gayesi maddi bir diğerinin gayesi manevi olmalı. Bu bağlamda maddi başarı başarısızlık konuşulamaz.

Görüş bildirmeden önce sadece son birkaç yorumu okudunuz galiba çünkü önceki yorumlarda da ifade ettiğim üzere, işini hakkı ile yapan fenomenlere itirazım yok fakat bilgi kirliliği yaratan ve topluma saçma mesajlar verenlere tepkiliyim. Bu saçma kitleden hangi açıdan fayda göreceğimizi düşündüğünüzü de merak ettim. Ne uğraş veriyorlar ki? Yahu bir kanal açıp onların yaptığının fazlasını yapar ve ortalığı yanlışlar diyarına çevirebiliriz de bunun ceplerimizi doldurmaktan başka kime ne faydası olacak?
 
Son düzenleme:
glu aha aklı başında bir adam geldi sonuçta.
Bak ben 6+4 = 10 sene okudum (ilköğretim lise falan hariç tabi). Hala okuyorum. Bunun başkalarına faydası oldu, oluyor. Ama nesnel anlamda bana bir faydası yok.
Şimdi bakıyorum, can Yaman'ın yanindan gecemem. Bu adam konuşmasını bile bilmiyor diye nasıl asagilayabilirim? Bitti gitti. Eğer akıl mantık bilim dürüstlük hak adalet geçer akçe olsa bugün deve sidigi sifacilari tarafından yönetiliyor olmazdım. Demek ki değil.

Bak zekanın bir tanımı da değişen durumlara adapte olabilme yeteneğidir. Hayatta kalmani sağlayacak değişimleri sergileyeceksin. Düşünsene atom parçalayacak kafan var ama ilk sokak kavgasında pipetle beslenecek kıvamda dayak yiyorsun. Neye yaradı fizik? Seni kurtarmadi.

Değişim iyi yönde ise uymak en doğrusu fakat kendi çıkarlarımız uğruna yanlışa çanak tutmak da pek aklı başında insan işi değil. Bu durumda çocuklarınızı okuldan alıp iyi bir fenomen yapmayı mı düşünüyorsunuz? Tabii ki hayır.

Ne söylemeye çalıştığınızı anlıyorum ve aslında ben de bu haksızlıktan çok rahatsızım ancak yine de yanlışa destek olmak çözüm değil.
 
Herkes kendi kaderini yaşar.
 
Fenomen genel bir sifat. Herkesin kafasinda baska bir isim, ve onun kisiligine göre yorum yapiyor.
Fenomen adi verin ona göre o karakterin yetenegini yada saklabanligini konusalim derim.
Konuda gereksiz bir laf dalasina girilmis
 
Görüş bildirmeden önce sadece son birkaç yorumu okudunuz galiba çünkü önceki yorumlarda da ifade ettiğim üzere, işini hakkı ile yapan fenomenlere itirazım yok fakat bilgi kirliliği yaratan ve topluma saçma mesajlar verenlere tepkiliyim. Bu saçma kitleden hangi açıdan fayda göreceğimizi düşündüğünüzü de merak ettim. Ne uğraş veriyorlar ki? Yahu bir kanal açıp onların yaptığının fazlasını yapar ve ortalığı yanlışlar diyarına çevirebiliriz de bunun ceplerimizi doldurmaktan başka kime ne faydası olacak?

Ben sizin mesajınızı okumadım dolayısıyla ona yönelik bir yorumda bulunmadım. Sosyal medya ve hatta internetin hemen hepsi sansürsüz ortamlar bunun denetimi kişinin kendi tercihi. Bu konuda kim ne yapabilir devletin sansür mekanizmasını mı devreye sokalım? Bu insanların doğru veya yanlış bilgiyi dolaşıma sokması ve bundan maddi yarar sağlaması izleyicin takibiyle alakalı biliyorsunuz bu sebeple fenomenleri taşlamak yerine bunları takip eden kitleyi eğitmek daha doğru bir yol. Bütün bunları bir kenara bırakırsak ortada iyi veya kötü bir emek var emeğin takdiri yine izleyinin rağbetiyle belli oluyor. Sözün özü, çöp kanal varsa takip etmeyin, takip eden kitleyi eğitmeyi şiar ednin ve sansüre desteği bırakın. Ben kanal açayım dünya üçgendir diyeyim ve bana inansınlar ve ben de bunlardan para kazanayım -bu etik problemdir ama bu konuda tartışılan şey etik olmadığı için oraya hiç girmiyorum- bu benim problemim midir yoksa beni takip edip inananların mı?
 
Siz yine de okuyun.
Toplum gün gelecek bu fenomenlere doyacak.
Cünki belirli bir zaman sonra tatmin etmeyecekler.
 
Ben sizin mesajınızı okumadım dolayısıyla ona yönelik bir yorumda bulunmadım. Sosyal medya ve hatta internetin hemen hepsi sansürsüz ortamlar bunun denetimi kişinin kendi tercihi. Bu konuda kim ne yapabilir devletin sansür mekanizmasını mı devreye sokalım? Bu insanların doğru veya yanlış bilgiyi dolaşıma sokması ve bundan maddi yarar sağlaması izleyicin takibiyle alakalı biliyorsunuz bu sebeple fenomenleri taşlamak yerine bunları takip eden kitleyi eğitmek daha doğru bir yol. Bütün bunları bir kenara bırakırsak ortada iyi veya kötü bir emek var emeğin takdiri yine izleyinin rağbetiyle belli oluyor. Sözün özü, çöp kanal varsa takip etmeyin, takip eden kitleyi eğitmeyi şiar ednin ve sansüre desteği bırakın. Ben kanal açayım dünya üçgendir diyeyim ve bana inansınlar ve ben de bunlardan para kazanayım -bu etik problemdir ama bu konuda tartışılan şey etik olmadığı için oraya hiç girmiyorum- bu benim problemim midir yoksa beni takip edip inananların mı?

Sansür dediğiniz zaman işin rengi değişir çünkü ortada ifade özgürlüğüne uygulanan baskı varmış ya da engelleniyormuş gibi bir sonuç çıkar. Emeğin iyisini anlarım da kötüsünün takdirini benim aklım almıyor.

İnsanların saçmalıklarla kafasını karıştıran ya da yanlışa sevk edenleri sırf bu işten para kazanıp lüks bir yaşam sürüyorlar diye takdir edemeyeceğim. İnsanları yaşam standartlarının yüksekliği ile saygın kabul ediyorsak organ mayfası mensuplarını da hapisten çıkartmak gerekiyor.

Eğitimin sonuç verebilmesi için öncelikle aklı başında kitlenin bu saçmalığa bir dur denesi gerekirken, biriniz ortada emek var diye takdir ediyor diğeriniz de topluma sunduğu katkıya rağmen kendini fenomenden küçük görüyor, cidden anlaşılır bir durum değil...
 
Son düzenleme:
Sansür dediğiniz zaman işin rengi değişir çünkü ortada ifade özgürlüğüne uygulanan baskı varmış ya da engelleniyormuş gibi bir sonuç çıkar. Emeğin iyisini anlarım da kötüsünün takdirini benim aklım almıyor.

İnsanların saçmalıklarla kafasını karıştıran ya da yanlışa sevk edenleri sırf bu işten para kazanıp lüks bir yaşam sürüyorlar diye takdir edemeyeceğim. İnsanları yaşam standartlarının yüksekliği ile saygın kabul ediyorsak organ mayfası mensuplarını da hapisten çıkartmak gerekiyor.

Eğitimin sonuç verebilmesi için öncelikle aklı başında kitlenin bu saçmalığa bir dur denesi gerekirken, biriniz ortada emek var diye takdir ediyor diğeriniz de topluma sunduğu katkıya rağmen kendini fenomenden küçük görüyor, cidden anlaşılır bir durum değil...

Şimdi sevmediğim bir noktaya geldi bu tartışma. Söylemediğim veya ifade ettiğim şeyin çarptırılması hoşuma gitmiyor. Ben gelin takdir edelim demedim aksine emeğin takdiri izleyicinin rağbeti ile ölçülür dedim. Safsata yapmayı bırakın hatta her konuda pragmatist yaklaşmayı da bırakın.

Doğal seçilim, belirli bir türde dış çevreye uyum konusunda daha elverişli özelliklere sahip organizmaların, bu elverişli özelliklere sahip olmayan diğer bireylere göre yaşama ve üreme şanslarının daha yüksek olması ve bunun sonucu olarak genlerini yeni kuşaklara aktarabilmeleri yoluyla işleyen evrimsel mekanizma

Yukarıda tanımlanan olguya bayılıyorum. Bunu hayatın her noktasına uyarlamayı da seviyorum. Bahsettiğiniz türden içerikleri ve fenomenleri takip eden kitle doğal seçilimin kurbanı oluyor bu fenomenlerin en büyük faydası bu. Gaddarca gelebilir ama daha izleyeceği içeriği filtreleyemeyen bir kitle için herhangi bir aksiyon almayı gereksiz buluyorum çünkü evrim o insanları zaten eleyecek ve geriye süzgeçten geçebilenler kalacak bu 4 milyar yıldır böyle. Dünyada yükselen bir düz dünya akımı var ne yapalım bu fikri ortaya atanları hapse mi atalım ne istersiniz? Self-improvement bir tercih meselesidir ve ne kadar gelişip ne kadar gelişemeyeceğinzi tercihleriniz belirler.
 
Şimdi sevmediğim bir noktaya geldi bu tartışma. Söylemediğim veya ifade ettiğim şeyin çarptırılması hoşuma gitmiyor. Ben gelin takdir edelim demedim aksine emeğin takdiri izleyicinin rağbeti ile ölçülür dedim. Safsata yapmayı bırakın hatta her konuda pragmatist yaklaşmayı da bırakın.
Yukarıda tanımlanan olguya bayılıyorum. Bunu hayatın her noktasına uyarlamayı da seviyorum. Bahsettiğiniz türden içerikleri ve fenomenleri takip eden kitle doğal seçilimin kurbanı oluyor bu fenomenlerin en büyük faydası bu. Gaddarca gelebilir ama daha izleyeceği içeriği filtreleyemeyen bir kitle için herhangi bir aksiyon almayı gereksiz buluyorum çünkü evrim o insanları zaten eleyecek ve geriye süzgeçten geçebilenler kalacak bu 4 milyar yıldır böyle. Dünyada yükselen bir düz dünya akımı var ne yapalım bu fikri ortaya atanları hapse mi atalım ne istersiniz? Self-improvement bir tercih meselesidir ve ne kadar gelişip ne kadar gelişemeyeceğinzi tercihleriniz belirler.

Evrimin bu insanları elemesi için kaç milyar yıl gerektiğinin acaba farkında mısınız? Çözüm öneriniz önce eğitimdi fakat şimdi de hiçbir şey yapmadan evrimin elemesini beklemeyi öneriyorsunuz. Peki, ölmez sağ kalırsak ya da ölümsüzlük bulunursa bu konuyu belki milyarlarca yıl sonra tekrar konuşma fırsatımız olabilir.

Foruma hoş geldiniz, tekrar görüşmek üzere...
 
Evrimin bu insanları elemesi için kaç milyar yıl gerektiğinin acaba farkında mısınız? Çözüm öneriniz önce eğitimdi fakat şimdi de hiçbir şey yapmadan evrimin elemesini beklemeyi öneriyorsunuz. Peki, ölmez sağ kalırsak ya da ölümsüzlük bulunursa bu konuyu belki milyarlarca yıl sonra tekrar konuşma fırsatımız olabilir.

Foruma hoş geldiniz, tekrar görüşmek üzere...

lol. Karşınızda bir safsatasavar olmasa da bu türden kontralara şerbetli biri var merak buyurmayın. Bağlam ve tümevarım kıymete değer olgulardır. Siz iki farklı bağlamda ele alınmış iki farklı görüşümü tek potada eritmeye çalışıyorsunuz. Tartışmanın seyrini farklı bir noktaya çekiyorsunuz ki bunu makul buluyorum çünkü dar bir çereçeveden sorunlara çözüm üretemeyiz. İzleyici kendi seçeceği içeriği seçebilme yetkinliğinde olmalı bunu sağlayacak olan eğitim ancak biz burada izleyicinin tercihlerine karışamayız bu da self-improvment. Eğitime direnen insan ya da kişisel gelişimini negatif seyirde sürdüren insan doğal seçlimin doğal kurbanı olur bu da ulaştığımız son nokta.
 
Ben sizin mesajınızı okumadım dolayısıyla ona yönelik bir yorumda bulunmadım. Sosyal medya ve hatta internetin hemen hepsi sansürsüz ortamlar bunun denetimi kişinin kendi tercihi. Bu konuda kim ne yapabilir devletin sansür mekanizmasını mı devreye sokalım? Bu insanların doğru veya yanlış bilgiyi dolaşıma sokması ve bundan maddi yarar sağlaması izleyicin takibiyle alakalı biliyorsunuz bu sebeple fenomenleri taşlamak yerine bunları takip eden kitleyi eğitmek daha doğru bir yol. Bütün bunları bir kenara bırakırsak ortada iyi veya kötü bir emek var emeğin takdiri yine izleyinin rağbetiyle belli oluyor. Sözün özü, çöp kanal varsa takip etmeyin, takip eden kitleyi eğitmeyi şiar ednin ve sansüre desteği bırakın. Ben kanal açayım dünya üçgendir diyeyim ve bana inansınlar ve ben de bunlardan para kazanayım -bu etik problemdir ama bu konuda tartışılan şey etik olmadığı için oraya hiç girmiyorum- bu benim problemim midir yoksa beni takip edip inananların mı?


Bütün dolandırıcılara dolaşım serbestisi verilmeli o halde. Sorun onlarda değil, onlara inananlarda.

Çıkar için, kasıtlı olarak bahsi geçen davranışların sergilenmesi suçtur. Siber suçlarla ilgili düzenlemeler ve işleyiş dünyada tam olarak rayına oturabilmiş değil. Kontrolsüz bir büyüme ve gelişim var. Yazdıklarınızı olgunlaşmamış çağrışımlar olarak görüyorum.


Dolandırıcılık suçu Türk Ceza Kanununda157 ve 158. maddelerde düzenlenmiştir.

MADDE 158. Dolandırıcılık suçunun niteliklihalleri;

Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,

Serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,

NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK suçu oluşur.​

En azından şimdilik, karşı tarafa doğrudan bir zarar verilmediği düşünüldüğünden bahsi geçen faaliyetler bu kapsamda değerlendirilmiyor. Fakat manevi, zihinsel, psikolojik zararlar bence gözetilmesi gereken faktörler.
 
Moda her zaman geçici. Bu gün Fenomen, yarın unutuldu.
 
Geri