feminist

  • Kullanıcı ZiFiR
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal Sözlük
Konu sahibi son olarak 2124 gün önce görüldü
Kadın erkek eşitliği savunucusu.
Beynini kullanabilen insan.
 
eşitliği savunmak bir yana dursun
bazıları olayı abartıp erkek düşmanı olabiliyorlar
bir de şu var ki erkeklere karşı onca düşüncesine rağmen
yine de erkeklerden vazgeçmeyen tiplemelerde mevcuttur bilinçaltında.
 
Türkiye de şuan en çok ihtiyaç duyulan düşünce akımı..
Kadınların toplumsal hayatta ki yerlerini tekrar sağlamaktan çok şu sıra Türkiye de bu düşüncenin temel çalışma şekli kadınların hayatta ki yerlerini korumak olacaktır sanırım.

Metalaştırılan, köleleştirilen, çocuk yaşta gelin edilen, taciz edilen, öldürülen kadınlara karşı Türkiye yi bütünen kavrayacak farkındalık eylemleri için; tv proğramları, dizi ve filmlerde bu yönde bakış açısı geliştirecek yayınlar için.. Temel öğrenimin ilk basamaklarından itibaren gelecek nesillere Kadın ı anlatabilmek, sevdirebilmek için çaba gösterilmesi gerekliliğinin sorumlusudur bu kişiler..

Ne yazık ki börek yapmayı bilmekle ilgili tweetiyle hatırlanan bir kadın ve aileden sorumlu devlet bakanının varlığında çok çok yol kat etmesi acilen gerekli dir ayrıca.
 
Fitratinda kadin erkek esitligi vardir.Kadin bedeninin cinsel objelestirilmesiyle dunya guzellik yarismalari ve kadinlarin et pazari gibi sunulmasindan rahatsiz olan kadinlarin Amerikada bir guzellik yarismasini basip sutyenleri yakmasi ve koyun'a tac takilmasiyla bas gosteriyor. Feminizm erkek dusmanligi degil kadinin toplumdaki yerinin iyilstirilmesi cabasidir.
 
Ülkemizde çok yanlış anlaşıldığını düşündüğüm kavram.
Kadın erkek hiç fark etmeden destek olmak gerektiğini düşünüyorum.
Zira kadın cinayetlerinden tutunda kadını eve kapatan zihniyete karşı toplumsal bi duruş açısından gerekli. Cinsel obje olmayı,toplumda geri plana atılmayı veya cinsiyetinden ötürü yetersiz görülmeyi bu şekilde atlatabilecegimize inanıyorum.

Erkek düşmanlığı olarak algılanma sebebinin yine bu kavramı savunan kadınlardan ötürü olduğuna kanaat getirdim.

Ünlü kadın dergilerinin feminizmi pazarlama şekli ve feminen duruşu disiligi kullanıp sert bir görüntü gibi lanse etmeside durumu daha da vahim hale getiriyor.
 
"kadının gelişimi, bağımsızlığı özgürlüğü kendisinden gelmelidir.ilk olarak kendisini bir seks objesi değil, bir kişilik olarak ortaya koymalıdır. ikincisi, hayatını basit, fakat zengin ve derin kılarak; kendi bedeni üzerinde başkalarının iddia ettiği tüm haklara karşı koymalı, istemediği sürece çocuk yapmamalı, tanrının, devletin, kocasının, ailesinin bir kulu olmaya karşı çıkmalıdır.bu da hayatın tüm karmaşıklığını ve özünü anlamaya çalışarak, yani kendini toplumun fikirlerinden ve yargılarından özgürleştirerek olur."

Emma Goldman
 
Ülkenin %90'ınının erkek düşmanlığı olarak algıladığı kavram.
 
kadın gözü ile kadınların halini anlatan bir yazıyı buraya almak istiyorum. Bayan Gülay Göktürk, Yeni Yüzyıl’daki yazısında özetle diyor ki:

(Kadınların, hayatın çeşitli alanlarında vitrin süsü gibi kullanılmasına hep tepki duydum. Politik partilerin, vitrinlerine mostralık birkaç kadın koyarak, kolay tarafından çağdaş parti imajı peşinde koşmalarına da, gazetelerin her Allah’ın günü arka sayfalarında ayırdıkları “güzel kadın” kontenjanına da, basının kadın unsurunu tabak-çanak gibi bir promosyon malzemesi olarak kullanmasına da, reklamlarda pazarlanan ürüne uysa da uymasa da çıplak kadınların boy göstermesine de bir türlü alışamadım. Ama, şu fuarlar var ya fuarlar... Kadın vücudunun fuarlarda son model arabaların, tekstil makinelerinin, inşaat malzemelerinin yanı başında “hostes” olarak kullanılışı...

İşte aşağılanışın bu kadarına katlanamıyorum. Kim bilir, belki canlı canlı gördüğüm içindir; belki orada bulunuşlarına bir gerekçe bulmak için en ufak bir gayret gösterilmeye bile zahmet edilmeden, tam bir utanmazlıkla resmen ve alenen kullanıldıkları için...

Ne zaman bir fuara gitsem, bacaklarını açıp son model arabaların üstüne oturmuş mini etekli mankenleri görsem içim kalkıyor, midem bulanıyor. Ve şaşıyorum: İyi kötü birer kişilikleri olan bu kadınlar, orada öylece durup o arabaların birer aksesuarı gibi pazarlanmayı nasıl içlerine sindiriyorlar? Hem, kadın cinsini bu kadar aşağılatan o kadınlara karşı, hem de onları oraya oturtup müşteriyi kandırarak mal satmaya çalışanlara karşı öfke doluyor içim.

Bilişim 98’i dolaşırken yine aynı mide bulantısını yaşadım. Göğüslerini ve uzun bacaklarını açıkta bırakan giysileri ve frapan makyajlarıyla hostes kızlar yine iş başındaydı. Hayatlarında tek bir tuşuna basmadıkları, en basit bir soruya cevap verebilecek kadar bile tanımadıkları bilgisayarların yanında durarak, bulundukları standı bir cazibe merkezine dönüştürmeye çalışıyorlardı.

Önlerinden çabucak ve göz göze gelmemeye çalışarak geçip Bilgisayarlı Beste Yarışması’nın yapılacağı salona yöneldim. Yarışmada finale kalan 11 gencin bilgisayarlarıyla kurdukları orkestralarına çaldırdıkları özgün besteleri dinledim. Yarışmacılar arasında bir tek bile kız yoktu. Hatırladığım kadarıyla geçen yıl ve ondan önceki yıl da yoktu. Erkekler bilgisayarda beste yapıyor, kızlar da o bilgisayarların yanında durup erkekleri çekmeye çalışıyordu.

Avrupa’daki seks yerleri
Gidenler bilirler, Amsterdam’ın Red Light District denen semtinde gezerken, seks shopların neon ışıklı geniş vitrinlerinde müşteri bekleyen fahişeler görürsünüz. Akşam hava karardı mı, üzerlerinde bir sütyen bir külotla vitrine çıkar, saatlerce ya ayakta ya da bir sandalyeye oturarak, arada bir seksi hareketler yaparak müşteri bulmaya çalışırlar. Vitrine çıkmış kiralık kadınlardır bunlar. Vücutları hiç tartışmasız metadır. Sadece üzerlerinde fiyat etiketleri eksiktir. Seks shop sahipleri hiç değilse, sattıkları mal konusunda müşteriyi yanıltmaya çalışmıyorlar. Fuarlardaki gibi kadın vücudu ile müşterinin aklını karıştırıp, dikkatini dağıtıp başka bir şey satmıyorlar. Müşteri ne almak istiyorsa ona bakıyor, beğenirse parasını bastırıp alıyor.

Bence fuarlarda yapılan şey ticari ahlaka da sığmıyor. Kadın gösterip araba ya da bilgisayar satmaya çalışmak doğrudan dolandırıcılığa giriyor. Hostes kızlarımız da bu dolandırıcılığa alet oluyor.)
 
Feminizmin çıkışı ve hedefi
07.02.2003

Mehmet Oruç




İki hafta üst üste feminist "islamcı" kadınların, feminizm adına "kadın haklarını savunma" bahanesiyle İslam büyüklerine ve İslamiyete saldırmalarından bahsedince, "Feminizm nedir, ne zaman başladı, maksadı ne idi?" gibi sorular sorulmaya başlandı. Bunun için bu hafta da, bu soruları cevaplamaya çalışacağım. Feminizm, felsefî bir fikir hareketi olarak ilk defa Batı'da, kadınlara hiçbir değer verilmemesi, insan olarak sayılmaması sonucu Fransız devriminden sonra ortaya çıktı. Fransız devriminin etkisiyle, feminist düşünce İngiltere'ye de sıçradı. Daha sonra ABD ve bütün Avrupa ülkelerine yayılarak kadın, siyâsî çalkantının içine sokuldu. Günümüzde bu akım; iyice çığırından çıkartılarak erkeklere düşmanlık, sokakları-barları-geceleri erkeklerle paylaşmak, analıktan, ev kadınlığından nefret etmek aileyi, nikahı red etmek gibi insan tabiatına tamamen aykırı bir akım haline geldi. Bu kadar zararlı bir akım haline gelmesine de Feminizmi ticari, siyasi, ideolojik maksatlarına alet eden sosyalist ve siyonist kuruluşlar sebep oldu.. Araştırmacı-yazar Aytunç Altındal feminist harekete kimlerin destek verdiğini şöyle ifade eder: "Feminist hareketler Masonluğun etkisi altındadır. Son 50 yıldaki feminist hareketlere baktığımızda bunların arasında ilaç ve kozmetik üreticileri olduğunu görüyoruz. 'Kadına bir şey satabilmemiz için onu sokağa ve inançsız bir alana çekmemiz lazım, diyorlar' Onun için birçok paneller düzenliyorlar. Önde kadın var, arkada ise görünmeyen bir sponsor. Ya da çok agresif bir kadını köşe yazarı yaptırıyorlar. " Başlangıçta haklı sebepler öne sürmüşlerdi. Çünkü, eski Hind, Yunan ve Roma hukukunda kadın hiçbir hakka sâhip değildi. Meşhur Yunan filozofu Eflâtun'a göre: "Kadın elden ele, orta malı olarak gezmeli."; Aristo'ya göre de: "Kadın, yaradılışta yarı kalmış bir erkek"ti. Eski Çin'de kadın, insan bile değildi; ona isim bile verilmezdi. Islâm'dan önceki Cahiliyyet Toplumunda kadının durumu ise herkesin malûmudur. Feminizm hareketine kapılan kadın, genel olarak kayıtsız şartsız özgürlük anlayışı ile hayatta hiçbir insan için geçerli olmayan "Hayatımı istediğim şekilde yaşamak hakkımdır!" düşüncesine kapıldı. Bu düşünce, toplumun temel taşı olan aile yuvasının iğreti bir hal almasına, kadın ve erkeğin, aile sorumluluklarını çekilmez bir yük ve bir tür esirlik gibi algılamalarına yol açtı. Bu da, nikahsız beraberlikleri getirdi. Böylece sözde kadın özgürlüğünü savunan feminizm sebebiyle aile yıkılmış oldu, bunda da en büyük zararı "ortamalı" haline gelen kadın çekmiştir. Feminizm, Batıda bir felsefî hareket olarak doğarken, İslâm memleketlerinde kadın, asırlardır huzur dolu bir hayat yaşadı. Müslüman erkek, hanımını mesud etmek için elinden gelen her türlü gayreti gösterdi. Hanımına karşı dâimâ güleryüzlü oldu. İslam ahlakı ile ahlaklanmış bir Müslüman onu değil dövmek, üzmekten bile çekindi. Bu yüzden İslâm ülkelerinde feminizm îtibâr görmemişti. Fakat son yıllarda, İslamiyetten habersiz sosyete arasında ilgi görmeye başladı; arkasından din cahili, aile mefhumundan uzak entel "İslamcı" entel kadınlar arasında da yayılmaya başladı. Dinimizde, dinsizliği esas alan feminizmin yeri yoktur. Dinimiz, kadına layık olduğu değeri vermiştir. Peygamber efendimiz; "Müslümanların en faydalısı, hanımına karşı iyi ve faydalı olandır." ve "Cennet, anaların ayakları altındadır." buyurmuştur. Ayrıca Vedâ Hutbesi'nde kadınların haklarının gözetilmesini, bu hususta Allah'tan korkmayı, kadınların erkekler üzerinde-erkeklerin kadınlar üzerinde haklarının bulunduğunu belirtmiştir. Avrupa'nın kadın haklarını savunmayı yeni yeni düşündüğü bir zamanda İslâmiyet, daha 14 asır önce âilenin temelini meydana getiren kadına şeref ve îtibârını kazandırmıştı
 
Ülkemizde gerçekten yanlış anlaşılmış bir düşünce şekli feminizm. Tanıdığım tüm feministler en uç noktalarda gezen inanılmaz nefret söylemlerinde bulunan boş insanlardı.
 
Erkek düşmanlığı olarak bilinmesinden ziyade feminist zatlardan az sayılmayacak kadar fazlasının feminizm ideolojisinden bağımsız olarak erkek düşmanlığı gütmesinden dolayı genellenerek yanlış anlaşılabilen bir kavram.
 
Feministler kadınları dinin HALKASINDAN kurtarmak istiyor . Dikkat ederseniz yazıları ve solağanları dine karşıdır
 
Hic bir işe yaramayan kendini kaybetmiş insan musfetteleri
 
Böyle bir üye gelmişti buraya
Şimdi de aynı dipten başka sitede karşılaştım
Erkek düşmanı
 
Böyle dürüst olun canımızı yiyin...
d5f8cd23036ff00765de06380ea9441c.jpg
 
Feministler kadınları dinin HALKASINDAN kurtarmak istiyor . Dikkat ederseniz yazıları ve solağanları dine karşıdır

Dini erkeklerin tekeline sokanlar sağolsun.Tanrı gibi kadinin uzerinden rant yapmaya kalkılışılırsa tepki verir yani.
 
Geri