size bahşedilen bir hayatta, sadece cinsiyetiniz-bununla da sınırlı kalmamıştır- yüzünden türlü fırsat eşitliksizliklerine, ayrımcılığa, haksızlığa, önemsenmemeye, zorbalığa maruz kalmayı haklı bulmuyorsanız, çok düz haliyle feminist olmak için bir sebebiniz var demektir. feminizmi böyle birkaç cümleyle ifade etmek de zor ama ortaya çıkan bir kavramın, çıkış sebebinden günümüze kadar gelen tarihsel sürecine bakarak daha fazla sebebe ulaşabilirsiniz zaten. feminizmin her bir dalgası, bulunduğu koşullara göre değişkenlik gösterirken bir yandan da kendi içinde bölünmüş ve bu bölünmenin bir ayağını da toplumdaki salt erkek düşmanlığı algısını savunmanın feminizm olduğu fikri oluşturuyor ve bence burada çok da umursamayan tiplerin ‘’heheh erkek düşmanları sizi’’ diyerek olayı küçümser tavrı, ayrı bir çatışma yaratıyor. evet, bu fikri savunanlar var ama bu fikri savunmak ‘’erkekler kapatılsın’’ gibi bir cümlenin kullanılmasıyla açıklanacak kadar basit değil. kendi içinde bölünmüş dediğim noktalardan biri de bu işte; feminizmin bir kolu erkek egemen toplumun komple yok edilmesine odaklanmayı seçerken, bir kolu bunu yok etmek değil var olan düzende eşitliğin sağlanmasını savunur. hangi tarafa ait olmak istediğiniz ya da neyi tercih ettiğiniz sizi alakadar eder. böyle bir düşüncenin, basit sosyal medya geyiklerine dönüşmesi, bulaşık yıkamaya kadar indirgenmesi bizi olayın aslından koparsa da, özünde birçok kadının var olmak için verdiği mücadele zaten feminizmin kendisidir. bundan da vazgeçmeye niyetiniz olmamalı ve feminizmi sadece kadınların savunduğu bir şey olarak algılamaktan vazgeçmelisiniz. mümkünse de çevrenizdeki, hayatınızdaki erkeklerin de feminist düşünceye karşı olmamasını önemsemelisiniz. mücadeleye ve haklarınıza zarar veren hareketler sergileyenler, sizi haklarınızdan vazgeçmeye itmemeli… çok gaza geldim, birkaç cümleyle doymuyorum ama susuyorum. baban çiçektir, arın petektir, anan böcektir falan değil yani mevzu, onlara takılıp durmayın, hafif sinir geldi şu an, çıkıyorum konudan....