Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
23 Haziran 1959 Tarihinde ; Besteci Fehmi Tokay hayatını kaybetti.
1889 yılında İstanbul 'un Üsküdar semtinde dünyaya gelen Fehmi Tokay 'ın babası Sayıştay murakıbı Hüsnü Bey ve annesi Harmanlık Mektebi müdiresi Şadiye hanım 'dır.
Üsküdar 'daki Ravza-i Terraki İlkokulu 'nu ve daha sonra ortaokulu ve liseyi Toptaşı Askeri Rüşdiyyesi 'nde okudu.
1907 yılında bugün ki adı ile Teknik Üniversite olan Mühendishane-i Berri Hümayun 'e gitti ve savaş yılları olması nedeniyle ancak 1920 yılında mezun olabildi.
Kocaeli, Ankara, Bolu ve Çankırı gibi illerde Bayındırlık Bakanlığı 'na bağlı olarak mühendis ve başmühendis olarak çalışan Tokay, 1938 yılında köprüler dairesi müdür yardımcılığına tayin edildi. Bayındırlık Bakanlığı müşavirliği görevinde iken emekliye ayrıldı.
23 Haziran 1959 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucunda İstanbul 'da hayata gözlerini yumdu.
1930’larda Çankırı’da yayınlanan gazete haberlerini incelerken başmühendis Fehmi adı dikkatimi çekmişti. O günün şartlarında karayolları ve bayındırlık işleriyle başmühendislik ilgilenmekteydi. Şimdi başmühendis Fehmi ile ilgili haberlere bir göz atalım:
“Vali vekil muhteremi Fazıl Bey refakatlerinde başmühendis Fehmi, sıhhiye müdürü Âtıf Bey’ler olduğu halde geçen Cuma günü Ilgaz’a giderek yolları ve kasabanın sıhhat işlerini tedkik ederek avdet buyurmuşlardır.” (ÇANKIRI, 21 teşrini evvel(Ekim) 1930, Salı)
“TEFTİŞ
Vali vekili Nuri Bey refakatlerinde başmühendis Fehmi, encümen azalarından Ethem ve Tayyar Beyler olduğu halde Ankara yolunu teftiş ederek avdet etmişlerdir.” (Çankırı, 11 Teşrin-i sâni ( Kasım) 1930)
“Mezunen(izinli olarak) İstanbul’a giden başmühendis Fehmi, şimendifer inşaatı kontrol mühendislerinden Selahattin Beyler maaile İstanbul’dan gelmişlerdir.” 16 Eylül 1930
1 Aralık 1930 da “Fevzi Çakmak’ı yolcu ettiğine” dair, yine aynı sayıda , “Başmühendis Fehmi Bey, bera-yı maslahat Çerkeş’e gittiği haber alınmıştır.” şeklinde haberlere rastlıyoruz.
1931 yılında “Başmühendis Fehmi Bey’in bacanakları doktor miralay(albay) Kenan bey, şehrimize gelerek üç gün kaldıktan sonra İstanbul’a avdet etmişlerdir.” (Duygu, 23 Mayıs 1931 s.32.)
Ve Son Bir Haber: “Tahvil Tayin
Üç senedir vilâyetimiz başmühendisliğini çok namuskâr bir surette ifa eden ve bu suretle kendilerini herkese sevdiren Fehmi Bey’in Kütahya başmühendisliğine tahvil edildiğini teessürle haber aldık. Aziz arkadaşımız Fehmi Bey’e hayırlı yolculuklar temenni eyleriz.” (Duygu, 9 Ağustos 1931.) BAŞMÜHENDİS FEHMİ: BESTEKÂR FEHMİ TOKAY
Beyâtî “Benzemez kimse sana”, bûselik “Geçti bahar hazan erdi bu yerde”, hüseynî “Tutam yar elinden tutam”, hicâz “Terk et beni artık yetişir”, uşşak “Gelmedin bir kerreden ma’dâ neden” segâh "Kırdın ümmîdimi yıktın şu gönül lânesini" gibi unutulmaz şarkıların, “Allah diyelim daim” diye başlayan meşhur rast ilâhinin bestekârı Fehmi Tokay’ın nafia(bayındırlık) teşkilatında mühendislik yaptığını öz geçmişinden hayal meyal hatırlıyordum. Yukarıdaki gazete haberlerinden bazılarını görünce, başmühendis Fehmi’nin meşhur bestekâr Fehmi Tokay olabileceği aklıma geldi. Hayat hikayesini bir daha kontrol ettim. Çalıştığı yerler arasında Çankırı İli de olunca emin oldum. Çankırı’ya 1928 senesinde tayin olmuş ve Ağustos 1931’de tayinle ayrılmıştır. Gittiği yerlerde bir takım musikî çalışmaları yaptığını tespit ettiğimiz [1] Fehmi Tokay’ın Çankırı’da bu hususta bir faaliyeti olup olmadığını bilemiyoruz. 23 Haziran 1959’da aramızdan ayrılan Tokay’ın çeşitli form ve makamlarda bestelediği Türk Mûsikîsi eserlerinin sayısı 100'den fazladır.
FEHMİ TOKAY'ın Kısa Hayat Hikâyesi
Fehmi Tokay, 1889 yılında İstanbul’da doğdu. Babası Divân-ı Muhasebat murâkıbı (Sayıştay denetçisi) Hüsnü Bey, annesi Harmanlık Mektebi müdiresi Şâdiye Hanım’dır. İlkokulu Üsküdar’da ravza-i Terakki okulunda okudu ve ardından Toptaşı Askerî Rüşdiye’sini bitirdi. Mühendis Mektebinde yüksek tahsile başlayan Fehmi Tokay, Balkan ve I. Dünya savaşlarının başlaması sebebiyle öğrenimini yarıda bıraktı. Savaştan sonra 1920’de Hendesehâne-i Mülkiye-i Şâhane’yi bitirdi. Mezuniyetinin ardından Kocaeli, Ankara, Bolu, Çankırı, Kütahya gibi illerde başmühendislik, nafia müdürlüğü gibi görevlerde bulundu. Bayındırlık bakanlığı (Nafia Vekaleti), Şoseler ve Köprüler dairesi başkan yardımcılığı görevini yaptığı sırada yaş haddinden emekliye ayrıldı(1954). 23 Haziran 1959’da vefat ederek Karacaahmed kabristanında toprağa verildi.
Mûsikîyle ilgisi aileden gelmektedir. Babası Hüsnü Bey, bizzat mûsikî ile meşgul olduğu gibi, evleri ünlü müzisyenlerin sık sık toplandığı bir mekandı. Kemal Niyazi Seyhun, Kemanî Aleksan, Ali Rifat Çağatay, Udî Nevres bey, Samih Rifat, Hanende Hüsameddin Bey eve gelenlerden bazılarıdır.1919 yılında yüksek öğrenimini bitirdikten sonra, babasından, Rauf Yektâ Bey’den ve babasının hocası Hadi Bey’den bir çok eser geçti. Dinî ve dindışı musikiyi öğrendi . İlk bestesi, 1913 yılında yaptığı “Gülle hem bezm-i visâliz, gerçi hâr olsak da biz” güfteli tâhir-bûselik şarkıdır. Ayrıca Yenişehirli Ferid Efendi’den edebiyat ve tasavvuf dersleri alarak bilgi ve zevkini zenginleştirmiştir.
Görev yaptığı illerde mûsikî dernekleri kurduğu, hevesli gençlere ders verdiği ve mûsikîmizin gelişmesine katkıda bulunduğu ifade edilmektedir. Üç yılını geçirmiş olduğu (1928-1931) Çankırı’da mûsikî alanında herhangi bir çalışma yaptığına dair bir bilgiye rastlayamadım. Dinî mahiyetteki eserleri: Bir durak ve beş ilâhidir. Bestelerinin sayısı yüzü aşkındır. Eserleri, klasik musîkimizin geleneksel karakterine uygun ve başarılıdır. Güfte seçiminde hassas olan bestekârımızın eserlerinde söz-melodi uygunluğu çok belirgin, makam ve usûllerin kullanılışı kusursuzdur. ölüm yıldönümü 23 Haziran olan bestekârımızı saygı ve rahmetle anıyorum.(2) ------------------------------------------------------------
[1] Bu anlamda Fehmi Tokay’ın Ankara’da görev yaparken “Ankara Mûsıkî Cemiyeti”ni kurduğunu, Bolu ve Kocaeli’de musikî çalışmaları yaptığını bilmekteyiz.
[2] Bu yazının sadece Türk Müziği sevenleri ilgilendirdiğini biliyorum. Kendi müziğinden önce başka müzikleri sevmenin bizim ülkemize mahsus bir garâbet olduğu da bir gerçektir. Lütfen bu yazıdan sonra bir kaç tane Fehmi Tokay bestesi dinleyiniz.(H.D.). Hakkında geniş bilgi için bkz,: Mustafa Rona 20. Yüzyıl Türk Mûsikîsi; M.Nazmi Özalp, Türk Mûsikîsi Tarihi; M.Kemal İnal, Hoş Sadâ vb..
1889 yılında İstanbul 'un Üsküdar semtinde dünyaya gelen Fehmi Tokay 'ın babası Sayıştay murakıbı Hüsnü Bey ve annesi Harmanlık Mektebi müdiresi Şadiye hanım 'dır.
Üsküdar 'daki Ravza-i Terraki İlkokulu 'nu ve daha sonra ortaokulu ve liseyi Toptaşı Askeri Rüşdiyyesi 'nde okudu.
1907 yılında bugün ki adı ile Teknik Üniversite olan Mühendishane-i Berri Hümayun 'e gitti ve savaş yılları olması nedeniyle ancak 1920 yılında mezun olabildi.
Kocaeli, Ankara, Bolu ve Çankırı gibi illerde Bayındırlık Bakanlığı 'na bağlı olarak mühendis ve başmühendis olarak çalışan Tokay, 1938 yılında köprüler dairesi müdür yardımcılığına tayin edildi. Bayındırlık Bakanlığı müşavirliği görevinde iken emekliye ayrıldı.
23 Haziran 1959 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucunda İstanbul 'da hayata gözlerini yumdu.
Musiki hayatı.
Fehmi Tokay 'ın musiki hayatı çocuk yaşta başladı. İyi kanun çalan babasını çevresinde Kemani Aleksan, Salih Efendi Ali Rifat Çağatay ve Nevres bey gibi o devrin değerli üstatları vardı. Hüsnü Bey bunlarla bir araya gelir meşk eder ve fasıllar geçerlerdi.
Bu çevre küçük Fehmi 'nin musiki zevkinin aşısı oldu. Başta babası olmak üzere Hadi Bey ve Rauf Yekta ile beraber meşk yapmaya başladı. Yenişehirli Ferit Efendi 'den edebiyat dersleri aldı.
Çok güzel sesi olan ve güzel şarkı icra eden Tokay, nota bilmezdi. Bestelerini Dr.Nevzat Atlığ ve Alaeddin Yavaşça notaya alırdı.
Nazik, kibar ve çevresinde çok sevilen Fehmi Tokay, yardımseverliği ile tanınırdı. Musiki repertuarını fazla eser bırakmadı fakat eserlerinin hepsinde derin sanatsal yapı vadır. Daha çok Hacı Arif Bey 'in etkisi altında kalmış ve hiç piyasa şarkısı yapmamıştır.
Bestekârlığa çoğu bestekârların kompozisyonları bıraktığı yaşlarda başladı ve ilk eserini 52 yaşında yaptı. Tahir Buselik Makamında ve Devrihindi olarak 1941 yılında ilk şarkısını besteledi.
Gülle hembezm-i visaliz gerçi hâr olsak da biz Gönlümüz benzer bahara ihtiyar olsak da biz Şairiz kan dökmeden sayd eyleriz ahuları biz Dönmeyiz sevda yolundan tarumar olsak da biz
1942 yılında uşşak makamında curcuna şarkısı ile besteciliğe devam etti.
Gördümse seni ruhuma gir oy demedim ya Sevdimse seni kalbe ateş koy demedim ya Yoktur bu kadar yanmaya gönlümde tahammül Sevdimse seni kalbe ateş koy demedim ya
1941_1945 yılları arasında en verimli devrini yaşayan Tokay, bu zaman dilimi içinde 69 eser besteledi. 1946 yılından ölüm yılı olan 1959 yılına kadar ise sadece 30 eser musiki repertuarına hediye etti.
Eserleri günümüze kadar değerini korumakta olup Bayati makamında bestelediği " Benzemez kimse sana " şarkısı günümüzde yediden yetmişe herkesin dilinde olmuştur. Efsane sanatçı Müzeyyen Senar son albümü olan " Bir ömre bedel " CD 'sinde Türk Hafif Müziği solisti Tarkan ile düet yaparak icra etti ve genç kuşakların Türk Sanat Müziği 'ne ilgi duymalarında önemli rol aldı.