Faşizm

  • Kullanıcı Jose
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal Sözlük
Konu sahibi son olarak 6 gün önce görüldü
Faşistler kendi uluslarını; ulusal camianın kitlesel seferberliğini teşvik eden totaliter bir devlet yoluyla bütünleştirmeyi amaçlarlar[5][6] ve faşist ideolojiye uygun ilkelerle birlikte ulusu örgütlemeyi hedefleyen devrimci siyasal harekete önayak olan bir öncü partiye sahip olmayla nitelenirler.[7] Liberalizme, demokrasiye, marksist sosyalizme ve komünizme muhalif faşist hareketler; devlete ihtiram, güçlü bir lidere bağlılık ve aşırı milliyetçilik ile militarizme verilen önem gibi ortak özelliklere sahiptir. Faşizm, siyasal şiddeti, savaşı ve emperyalizmi; ulusal ihyaya ulaşmak için bir araç olarak görür[5][8][9][10] ve güçlü ulusların, daha güçsüz ulusların yerine geçerek topraklarını genişletmeye hakkı olduğunu ileri sürer​

Videoyuda izleyin beğendim..

[YOUTUBE]B039YEVhHqw[/YOUTUBE]
 
Faşizm öldürür. Bu ulkede Faşizmi kendi halkına uygularsan katil olursun. Faşizm insan olmayı unutmaktir.
 
[YOUTUBE]mo3JhGt23RM[/YOUTUBE]
 
Kendine dev aynasında bakmak işte bu sanırım
 
Mussolini'nin "Ulusal Faşist Partisi''ni kurmasıyla ortaya çıkmış bir ideolojidir.
 
sosyalist, adam yeri gelir muhafazakar olabilir ama nereye faşist oluyomuş birader
 
Faşist kapitalist liberal komunist bunlar ve bunlar gibi kelimelerin hiçbirini anlamıyor ve bilmiyorum .
 
Sadece bır dusuncenın savunuldugu kadar baska fıkır ve dusuncelerede saygı duymayan insan veya topluluklara derız.
 
Sermaye sınıfının toplumu konsolide etmek için kullandığı bir maskedir. Baskıcı karakteri ön plana çıkar. Genel itibariyle bu karakterin ortaya çıkışını sosyalizm ve Sovyetler'den bağımsız düşünemeyiz. Özellikle sovyetlerin sermayeye korku saldığı dönemlerde bu ön plana çıkmıştır.

Ekonomik açıdan olarak hakim olan durum korporatizmdir. Bununla ilgili çok tanım mevcut ama bildiğim kadarıyla aktarırsam eğer burada işçi sınıfı eğer ülkede sendikal hareket varsa eğer sendikalar aracılığıyla, yoksa da başka yöntemlerle devlet tarafınfan örgütlenir. Sendikaların tamamında ortodoks bir milliyetçilik hakimdir. Keza benzer şekilde özel sektör de öyle ve burada çok güçlü tekeller yer alır, rekabet yok denecek seviyededir ve üretim devlet tarafından sıkı denetim altındadır. Devlet ihtiyacı olan, toplumun gereksinimi olan materyallerin pazarlığını her iki taraf için yapar, arabulucu ve işbirlikçidir. Halk sanki devlet için çalışıyormuş gibi görünür. Sendikalar burada işçiye devlet için, yani kendileri için çalışıyor görüntüsü verir. Bu vasıtayla sınıf farklılıklarının üzeri örtülmüş olur ve toplumsal muhalefet soğurulur. Fakat esasında işçi yine sömürülür ve patron yine kar eder. Dolayısıyla bunu kapitalizmin bir yüzü gibi görmek gerekir.

Siyasal açıdan sınıf mücadelelerinde işçi sınıfının geriye düşüşünde ve yenildiğinde ivme kazanır. Milliyetçi-otoriter devlet anlayışı hakimdir. Irkçılık ve halk düşmanlığı sadece söylemde değil militarist bir boyut almıştır. Güncel ve tarihsel olayları kendi tabanına "ulusların mücadelesi" diye anlatır ve bu şekilde ultra-milliyetçiliği propaganda edecek alanı daha rahat bulur.

Bilimsel açıdan ise kendi uydurukları bazı kavramlar var. Bunların en önemlisi "sosyal darwinizim"dir. Darwinle alakası yoktur ve çürütülmüştür. Efendim bu sav der ki: insan toplulukları birbiri ile sürekli ve kıyasıya rekabet eder, bu rekabet sonunda üstün ve güçlü olanların kalması ve güçsüz olanların yok olması kaçınılmaz ve gereklidir der. Bu savın en büyük ve en acımasız kullanıcısı Nazilerdir. Milyonlarca yahudiyi katlederken bu sav ile meşruluk katmaya çalışmıştır.
 
slm sevgi pıtırcıkları, hangimizin içinde birazcık faşistlik yok ki
 
Eskiden siyaset ve inanç üzerine ağır tartışmalar dönerdi. feveran'ın silinen mesajları görünce aklıma geldi bir an. Burası da ölüyor galiba.

Bu arada safımız belli olsun:

1499354797291.jpg
 
Burada çok faşist var ama farkında değiller
 
Mensupları kabul etse bir tık daha katlanılır olabilecekler.
Yani,belki,bir ihtimal.
(Samimiyet açısından)
Onun dışında mantıklı tek yanı yok,insanlık suçuyla eş değer bana göre.
 
Şöyle bir soru sorayım; açıkça faşist bir yönetim mi, yoksa faşistliğin alt kollarının hep görüldüğü, tek bir otoritece yönetilen, bu otoritenin herkesin ağırlığını sıfırladığı, kendi hesabına çalıştığı, sözünün üstüne söz, kararının üstüne karar tanımadığı, adı "demokrasi" olan bir yönetim mi?

Bu açıdan bakarsanız faşizm [sonunda yıkılacağı varsayımıyla] daha yararlıdır. Nedenlerine gelecek olursak; bir kere halk olarak bilirsin ki bu yanlıştır. Düşmanın da bellidir, onun silahı da. Daha kolay organize olursun, daha kolay bütünleşirsin. Tüm dünyadan da destek görürsün [En azından psikolojik üstünlüğü ele geçirmek adına] Bu düzene isyan etmek ve devirmek için gerekli motivasyona daha kolay ulaşırsın.

Oysa "sözde" demokrasilerde ya da 3. sınıf demokrasilerde diyeyim; aynı alt bilince sahip, aynı despotlukta, aynı beceriksizlikte tipler, tüm yaptıklarını demokrasi kılıfına sokarak bir şekilde kitlelere kabul ettirebilir.

Bunu yapabildiği sürece de rejimin adı demokrasi olarak kalmaya ve aynı kişi ya da aile koca ülkeyi 40-50 yıl yönetmeye devam eder. Kaddafi gibi, Saddam gibi, Esad gibi, Hüsnü Mübarek gibi. Bunların yönettiği ülkelerin hiçbirinin rejimi faşizm değildi ama hepsinin kesesi ağzına kadar doluydu ve hepsinin ellerine halklarının kanı bulaştı.

İnsan düşünmeli ve görmeli ki; faşizm nasıl bir öcüyse, hakkı verilmemiş ve doğru uygulanamamış demokrasiler de o kadar öcüdür.
 
Geri