Fas Hakkında Bilgiler

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
Fas (Arapça: المغرب El Mağrib), resmî olarak Fas Krallığı [1] (Arapça: المملكة المغربية), Kuzey Afrika'da yaklaşık olarak 32 milyon nüfusa ve 447,000 km2 yüzölçüme sahip bir ülkedir.

Başkenti Rabat ve en büyük şehri de Kazablanka'dır.

Fas'ın, Atlantik Okyanusu'dan, Cebelitarık Boğazını çevreleyip Akdeniz'de son bulan uzun bir sahil şeridi vardır.

Doğudan Cezayir, Kuzeyden İspanya (boğaz boyunca bir denizden bir sınır ve Ceuta ile Melilla adlarında iki küçük özerk şehir), güneyden de Moritanya ve Batı Sahra ile komşudur.[2]

Fas, Afrika'da bulunduğu halde Afrika Birliği'ne üye olmayan tek ülkedir, bunun nedeni olarak da Afrika Birliği, Fas'ın Batı Sahra'ya haksız yere girmesi olarak gösterir.

Bununla birlikte Arap Ligi'nin, Arap Mağrip Birliği'nin, Frankofoni'nin, İslam Konferansı Örgütü'nün, Akdeniz Diyaloğu grubunun ve G-77'nin üyesidir.

Etimoloji

Tam Arapça ismi El-Memleke El-Mağribiyye (Batı Krallığı)'dır. Genellikle El-Mağrip (Batı) ismi kullanılır.

Tarihî referanslarda, ortaçağ Arap tarihçileri ve coğrafyacılar, Fas'ı El-Mağrip el Aqşá (En Uzak Batı) olarak anmışlardır.

Aynı şekilde Cezayir için El-Mağrib al Awsat (Orta Batı) ve Tunus için de El-Mağrip al Adna (Yakın Batı) denmiştir.[3]

"Morocco" kelimesi, Latince'deki "Morroch" kelimesinden gelir. Morroch, Latince'de Murabıtlar ve Muhavvidler'in başkentleri olan Marakeş'e verilen isimdir [4].

İranlılar "Marrakech" [5] ve Türkler de antik İdrisî ve Marinî başkent Fes'ten dolayı bu ülkeye Fas demişlerdir.

Marakeş ismi büyük ihtimâlle Berberîce'de Tanrı'nın Toprakları anlamına gelen Mur-Akush kelimesinden gelmektedir.

Tarihçe

Berberî Fas

Bugünkü Fas topraklarındaki ilk yerleşimler Cilalı Taş Devri'ne (M.Ö. 8000 yıllarından kalma, Capsian kültürüne ait kalıntılar) aittir.

Kalıntılar, o devirde Fas'ta büyük bir kuraklık yaşandığını göstermektedir.

Birçok teorisyen, Berberîlerin ataları olarak kabul ettikleri Amazigh adında bir halkın bu devirde var olduğuna inanır.

Büyük ihtimalle, bu halkın Fas topraklarına gelişi ve bu topraklarda tarımın başlaması aynı tarihlerdir.

Daha sonraları, klasik dönemde Fas, Moritanya olarak anılmaya başlanmıştır.1963'de Fas ile Cezayir arasında (La guerre des sables):diye bilinen ve beş ay süren Kumlar savaşı yaşandı Cezayir'in Atlas okyanusuna bir çıkış koridoru istediği için.

aoZaQQ.jpg


Volubilis'te bir Roma mozayiği.

Roma idâresi

Kuzey Afrika ve Fas, Akdeniz uygarlığına erken klasik dönemde Fenikeli tüccarlar ve koloniler sayesinde -oldukça yavaş ve geç- dahil olmuştur.

Fenikelilerin gelişiyle, Akdeniz'in bu stratejik köşesi Roma'nın ilgi alanına girmiş ve kısa süre sonra da bu bölge Moritanya Tingitana adıyla Roma'ya dahil olmuştur.

5. yüzyılda bölge Vandallar ve Vizigotların eline geçti. Bunu, Bizans idaresi izledi. Ancak hiçbirisi, Fas'ın yüksek dağlarındaki Berberîleri hüküm altına alamadılar.

Ortaçağ'da Fas

7. yüzyılda, İslam Devleti gücünün doruğundayken, Fas'taki ilk fethi Şam Emevileri'nin hizmetindeki bir komutan olan Ukba ibn Nafi komutasındaki İslam ordusu yaptı.

670 yılındaki bu ilk fethin ardından Ukba ibn Nafi'nin halefleri Fas'ın fethini tamamladılar ve 683 yılında ülkeye "Maghreb al Aqsa" (En Uzak Batı) adını verdiler. Uygulanan asimilasyon yaklaşık olarak bir asır sürdü.

Fetihten önce, yedinci asır boyunca, Arap kültürünün etkisi altında kalmış olan Berberîlerin büyük çoğunluğu; Arapların kıyafet geleneklerini, kültürlerini ve İslam dinini benimsediler.

Devletlerini bu kültüre göre şekillendirip, ilk örneklerini Nekor ve Barghawata devletleriyle verdiler.

Ancak bu devletlerin kuruluşları beraberinde uzun iç savaşları da beraberinde getirdi. İdrisî hanedanının kurucusu olan İdris ibn Abdallah, ülkenin Bağdat'taki Abbasi halifeleriyle ve Endülüs Emevîleriyle olan bağını kopardı ve yollarını ayırdı.

İdrisîler Fes şehrini alıp, bu şehri başkent haline geitirdiler ve Fas bir bilim kültür merkezi ve bölgesel bir güç haline geldi.

İdrisîler'in ardından Arap göçmenler Fas'taki politik güçlerini yitirdiler. Berberîler yönetimleri şekillendirmeye başladılar ve yeniden ülkenin hakim gücü haline geldiler.

Fas, bu Berberî yönetimleri zamanında belki de tarihteki en parlak dönemini yaşadı. Arap İdrisîler 11. yüzyılda tehcir edildiler.

Murabıtlar, Muvahhidler, daha sonra Marinîler ve son olarak Saadîler; Kuzeybatı Afrika'nın büyük bölümünü, müslüman İberya'yı ve Endülüs'ü içine alan büyük devletler kurdular.

1666–1912 Alaouite idâresi

Saadîler'in ardından Alaouite hânedanı yönetime geldi.

Bu sıralarda Fas, İspanya ve Osmanlı'nın nüfuz mücadeleleri ile baskılarına mâruz kalıyordu.

Alaouite hânedanı kısa süre için, kendisinden önce gelen hânedanlara nazaran daha küçük bir alanda, sessiz bir zenginlikte hüküm sürdüler ve pozisyonlarını korudular.

1684 yılında Tanca'yı ilhâk ettiler. Hânedanın başındaki İsmail ibn Şerif, yerel güçlere karşı birleşik bir krallığı savundu ve bunu da gerçekleştirdi.

Avrupalı Nüfûzu

15. yüzyılda, Atlantik kıyılarındaki başarılı Portekiz saldırı ve istilâları Fas'ı derinden etkilememişti.

Napolyon Savaşları'nın ardından gittikçe İstanbul'dan bağımsız hareket etmeye başlayan Mısır ve Kuzey Afrika ile Bey'lerin hükmü altındaki korsanlar Avrupa için kolonicilik bakımından cazip hale geldiler.

İlk olarak Fransa, 1830'lu yılların başlarında Fas ile ciddi şekilde ilgilenmeye başladı.

Birleşik Krallık'ın Fas'taki Fransız nüfûzunu 1904 yılında tanıması Alman İmparatorluğu'nu kızdırdı.

Haziran 1905 krizi Algeciras Konferansı'nda çözüldü.

Buna göre, 1906 yılında Fransa'nın özel durumu tanındı ve Fas'ın geleceği Fransa ile İspanya'nın ortak kararlarına bırakıldı.

İkinci Fas Krizi Berlin tarafından çıkarıldı ve Avrupa büyük güçlerinin arasını açtı.

Krizin ardından imzalanan Fes Antlaşması'yla Fas tam olarak bir Fransız sömürgesi haline geldi ve Kuzey ile Güney Sahra sınır bölgeleri İspanya'ya bırakıldı.

Coğrafya

M6MbjM.png


Fas

Kıta Afrika

Bölge Mağrip

Koordinatlar 32°00′N 5°00′W

Yüzölçüm dünyada 40 (57 tartışmalı bölge Batı Sahra'sız). sırada

710.850 (446.550 tartışmalı bölge Batı Sahra'sız) km²

Kara : 99,94 %

Su : 0,06 %

Kıyılar 3.600 (1.835 tartışmalı bölge Batı Sahra'sız) km

Sınırlar toplam: 2017,9 km

Cezayir 1.559 km

Batı Sahra: 443 km

İspanya (Ceuta): 6,3 km

İspanya (Melilla) 9,6 km km

En yüksek nokta 4.165 m (Cebel Toubkal)

En alçak nokta -55 m (Sebkha Tah)

En uzun nehir 1.100 km (Dra nehri)
En büyük göl

Fas, Afrika'nın kuzeybatısında bir ülkedir. Atlantik okyanusu kıyıları Cebelitarık boğazı ile Akdeniz kıyılarını ayırır.

Güneyinde tartışmalı Batı Sahara bölgesi ile güney ve güneydoğusunda Cezayir bulunmaktadır.

Batısında atlantik kıyılarına yakın Kanarya adaları ve Madeira Adaları bulunmaktadır.

Kuzeyinde Cebelitarık İspanya'yı Fas'tan ayırır.

Başkenti Rabattır.

Büyük şehirleri Kazablanka, Agadir, Fez, Marakeş, Meknes, Tetouan, Tanca, Oujda, Ouarzazate ve Laayoune'dir (Batı Sahra).

Yükseltiler

Afrika'da bulunan sıra dağ dizisi olan Atlas Dağları kıtanın kuzeybatısında Fas'tan başlayarak, Cezayir ve Tunus ülkelerine uzanır.

Dağlar Fas'ın üçte ikisini kaplar ve yüksek doruklara erişir.

4.000 metreyi geçen dorukları bulunur. Cebel Toubkal, ülkenin en yüksek noktası, 4.167 metredir.

Fas'ta 4 ana dağ sırası bulunur; Atlas Dağları (Yüksek atlas, Sahra atlasları ve Orta atlaslar ) ve rif dağları.

Kuzeydeki ilk sıra Akdenize sınır oluşturur.

Cebel Tihithin ile 2.456 metrelik doruğa ulaşır.

Rif sıradağları bu bölgede sıralanır.

Orta Atlaslar , Fas'ın su kuleleri olup doğudaki çorak düzlüklerle batıdaki verimli arazileri birbirinden ayırır. Doğuya doğru 3.100 metreyi geçen doruklar (örneğin Cebel Bou Naceur) bulunmakta.

Batıda yükseklikler azalarak platolara ve düzlüklere izin verir. Güneyde Yüksek Atlaslar ile sınırlanır.

Ülkedeki en önemli dorukları şöyledir:

Dağ sıraları ve dorukları doruk yüksekliği

Rif dağları |align=left| Tdeguen doruğu 2.465 m

Orta Atlaslar Bonasr doruğu 3.326 m

Boiblan doruğu 3.190 m

Yüksek Atlas Toubkal doruğu 4.165 m

Component doruğu 4.071 m

Küçük Atlaslar Leem doruğu 2.531 m

Kaynak : Fas Resmi internet sitesi (Arapça)[6]

LpqXmV.jpg


Afrikanın en yüksek 2. doruğu olan Toubkal zirvesinin 360 °C panoramik görüntüsü[7]

Ovalar

Ovalar genllikle Rif ve Atlas sıradağları arasında kalan bölgede bulunmaktadır. Sebou havzası 36.000 km2 yüzölçümü ile alçak platoları, nehirleri, tepeleri ve verimli ovaları ile burada bulunur.

Garb ovasında şeker pancarı, pirinç, şeker kamışı ve tütün yetiştirilir ve bu ova içindeki mantar meşesi ve okaliptüs işletmelerinin olduğu Maâmora ormanı ile diğerlerinden ayrılır.

Geniş düzlükler ve fosfat platoları Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınırına kadar uzanır. Şaouya, Dukkala ve Tadla ovalarına Orta Atlas sıradağları sırtlarında bulunur. Daha güneydeki Haouz ovasına, Marakeş yakınlarında, Souss ovasına okyanus, Yüksek Atlaslar ve Orta Atlaslar arasındaki üçgende rastlanılır.

Kuzeyde daha küçük ova ve verimli vadileri de bulunmaktadır (Lukos, Nekkor, Trifa, Ouergha, Baht, Inaouen gibi...).

Çöl

Güneyde, Erg Çebbide, Cezayir sınırı yakını, Fas'ın taş ve kumla kaplı en büyük bölgesidir. Burada kumulların yüksekliği 200 metreye ulaşmaktadır.

Bitki örtüsü

Ağırlıklı olarak akdeniz bitki örtüsü karakteri gösterir. Dağlık bölgeleri ağaçlara, (ardıç, meşe, sedir vd.) ve diğer dağ bitkilerinin büyümesine olanak verir. Ovalarında zeytin, sakız ağaçları yetişir. Ayrıca Atlas dağları ağaçların büyümesi için uygun ortama olanak sağlamaktadır. İç bölgelerde Alafh ve Binalşibh'de ağaçlara ev sahipliği yaparken ve güney bölgelerde ise vahalar palmiye ağaçlarının büyüme için ideal yerlerdir.

Fas çölleşme sorunu yüzünden yılda 31 hektarlık ormanlık alanını kaybetmektedir.

Sorun sadece güney bölgelerinde değil, kuzeyde de sarî olup sadece 1920 yılından bu yana kuzeydeki orman alanlarının yarısından fazlasını kaybetmiştir, özellikle 1951 (yüzbin hektar) ile 1992 (altmış bin hektar)arasındaki dönemde.

Güneyde ise kumlar280 bin hektarı süpürdü ve sadece Fas'ta mevcut olan pek çok türün de dahil olduğu 1500 bitki nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kaldı[8].

Su Kaynakları

Fas su kaynakları, Dünya su kaynakları endeksi ortalamasına göre (ortalama 9,1'e göre) , su kaynaklarında 5,4 puanla[9] ve su zenginliği endeksine göre 46. sırayla, orta ila zayıf arasında addedilir.[10][11].

Toplam yenilenebilir su kaynağına göre sıralandığında yıllık 20~23 milyar m3lük hacimle 174 ülke arasında 114. sırada yeralır[12] ve temiz su kaynağında yıllık 12,6 km3'lük hacimle de 41. sırada yer alır[13].
 
İdari Yapılanma

Fas idari olarak 16 bölgeye[14] ve altında 62 vilayete (Fransızca: préfecture) ve alt bölgeye (Fransızca: provinces) bölünmüştür.

Bölgeler

Ayrıca bakınız: Fas'ın bölgeleri

1997'de yerel yönetimi güçlendirme /

Bölgeselleştirme Kanununun yürürlüğe girmesi ile, 16 bölge oluşturulmuştur. Buna göre bölgeler:

Oued Ed-Dahab-Lagouira

Laâyoune-Boujdour-Sakia El Hamra

Guelmim-Es Semara

Souss-Massa-Draa

Gharb-Chrarda-Blessed Hssen

Chaouia-Ouardigha

Marrakech-Tensift-El Haouz

Oriental

Grand Casablanca

Rabat-Salé-Zemmour-Zaer

Doukkala-Abda

Tadla-Azilal

Meknès-Tafilalet

Fez-Boulemane

Taza-Al Hoceima-Taounate

Tangier-Tetouan

Vilayetler

Ayrıca bakınız: Fas'ın vilayet ve alt bölgeleri

Fas 37 vilayet ve iki büyük şehire* bölünmüştür:

Agadir, Al Hoceima, Azilal, Beni Mellal, Ben Slimane, Boulemane, Casablanca*, Chefchaouen, El Jadida, Sraghna El Kelaa, Er Rachidia, Essaouira, Fes, Figuig, Guelmim, Ifran, Kenitra, Khemisset, Rommani, Khenifra, Khouribga, Laayoune, Larache, Marakeş, Meknes, Nador, Ouarzazate, Oujda, Rabat-Sale*, Safi, Settat, Sidi Kacem, Tanca, Tan-Tan, Taounate, Taroudannt, Tata, Taza, Tetouan, Tiznit; ayrıca üç province/alt bölge Ad Dakhla (Oued Eddahab) Boujdour, ve Es Smara.
Dil

Resmî dilleri Arapça olmasına rağmen devlet dairelerinde Fransızca kullanılmaktadır.

Halk arasında kullanılan Arapça'ya Darija denilir ve diğer Arap ülkeleriyle karşılaştırıldığında değişiktir.

Aynı zamanda ülkede yoğun olan Berberilerinde kullandığı farklı diller bulunmaktadır.

Bunlarin basında Sheluh veya Shelha dili, güneyde Sousi halkı tarafından konuşulmaktadır.

Kuzeyde ise Tamazigt dili kuzey berberileri tarafından kullanılmaktadır.

Ülkenin kuzey kesimi İspanyollarin etkisi altında kaldığından buralarda İspanyolca konuşanlara rastlamak mümkündür.

Bugün sorunlu olan Batı Sahra topraklarında da İspanyolca konuşulmaktadır.
Ekonomi

Fas Afrika'nın en büyük beşinci ekonomisine sahiptir. Cezayir'den sonra, Mağrip'in ikinci büyük ekonomisidir.

2008 yılında Fas büyüme oranı yaklaşık %6,5 idi. Fas Afrika ortalamasına göre güçlü bir gayri safi yurtiçi hasılaya sahiptir.

2008'de 8.52 milyar dolar civarında olan ya da kıtanın toplam GSYİH'nin% 9'u Fas'a aittir.

Fas da 1999 yılında Kral VI Muhammed tahta çıkmasından bu yana her yıl ortalama %8 büyüme oranı yakalamıştır.

Bu büyüme yıllık hasat gibi değişken sonuçlara bağlı olduğundan sürdürülebilir değildir.

Avrupa kıtası ile Fas'ın yakınlığı, Avrupa şirketlerinin yer değiştirmelerinde Fas'a yönelimlerine yol açmış, bu da büyük ölçüde ekonomiye katkısı olmuştur.

2000'lerin başından bu yana, yürüttüğü tutarlı maliye politikası offshore için cazip bir ülke konumuna gelmiştir. OECD 2008'de yarattığı iş hacmi ile krallığı Estonya ve Çin'den sonra 3. sıraya yerleştirmiştir[15].

Ülkede tarıma dayalı besin endüstrisi kollarının yanı sıra, kimya ve gübre sanayi ile küçük el sanatları gelişmiştir.

Yeraltı kaynakları ülke ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Fas'ta çıkarılan madenlerin başında fosfat gelir.

Fosfat dışında, manganez, arsenik,nikel, kobalt ve demir de bulunmaktadır.

Ayrıca az miktarda kömür ve petrol gümüşlü kurşun da çıkarılır.

Ülke sanayinin ihtiyacı olan enerji büyük ölçüde hidroelektrik santrallerden sağlanır.

Tanca'nın İspanya'ya yakın olması ve bu sayede iki ülke arasında yapılan ve 45 dakika süren feribot seferleri sayesinde İspanya ile ticaret gelişmiştir.

Bunun yanında günlük olarak Fransa'nın Güney ve liman kenti olan Marsilya şehrine de seferler düzenlenmektedir.

Tarım

lkg8oE.jpg


Argan ağaçları Fas'a özgü, endemik bitkilerdir. Besleyici, kozmetik ve çok sayıda tıbbi özellikleri için değerli olan Argan yağı bu ağacın meyvesinden sağlanır.

Fas'ta tarım için ülkenin işgücünün yaklaşık %40'ını kullanır.

Ve böylece, tarım ülkenin en işkolu konumunda yer alır.

Arpa, buğday ve diğer hububat ana ürünler arasında yer almaktadır.

Atlantik kıyısında, geniş ovalarda zeytin, narenciye ve üzüm yetiştirilmektedir.

Aşağıda, BM Gıda ve Tarım Örgütü tahminlerine göre, Fas tarımsal üretim bir tablosunu (veri 2009 yılından itibariyle) bulabilirsiniz:

HTML:
Sıralama     Ürün     Değeri (x $1000)     Üretim     Miktara göre
dünya sıralaması     Değere göre
dünya sıralaması
1     Buğday     939.150     6.400.000     19     17
2     Doğal Tavuk eti     635.889     446.424     NA     NA
3     Zeytin     616.541     770.000     6     6
4     Domates     480.433     1.300.000     17     17
5     Doğal Sığır eti     433.257     160.384     NA     NA
6     İnek sütü, toptan, taze     409.566     1.750.000     NA     NA
7     Arpa     389.709     3.800.000     12     7
8     Doğal kuzu eti     325.935     119.706     NA     NA
9     Badem, kabuklu     307.240     104.115     5     5
10     Portakal     231.910     1.200.000     14     14
11     Patates     230.032     1.500.000     NA     NA
12     Yumurta     221.668     267.267     NA     NA
13     Çalı fasülyesi     173.716     182.180     3     3
14     Üzüm     171.485     300.000     NA     NA
15     Elma     169.166     400.000     NA     NA
16     Çilek     168.627     124.239     11     11
17     Kuru soğan     136.521     650.000     23     23
18     Kavun     134.386     730.000     8     8
19     Mandalina     128.945     522.000     12     12
20     Anason rezene     127.126     23.000     7     7

 
Sosyal yardım

Sosyal Güvenlik Ulusal Fon (La Caisse Nationale de Sécurité Sociale-CNSS), Nisan 1961 tarihinden itibaren, ücretliler için Fas sosyal güvenlik programını yönetmektedir.

Bu kamu kurumu, şirketlerden prim toplamaktan ve ayrıca ekonominin temel sektörlerinde çalışan işçilerin (sanayi ve ticaret, tarım, balıkçılık ve esnaf) sosyal güvenlik şemsiyesi altındaki masraflarını karşılamaktan sorumludur.

Sosyal güvenliğin şemsiyesi; hastalıklar, hamilelik, sakatlık ya da yaşlılık bir sonucu olarak ücret kaybına karşı, işçileri (ve ailelerini) korur. Yaklaşık 5.000 personeli ile, kurum, ülke genelinde 50 ofis ile yayılıdır[19].

Nüfus

HTML:
Fas
Demografi
Yıl     Nüfus
bin     Yıllık artış(%)
1960     11.626     -
1971     15.321     2,89
1982     20.450     3,04
1994     26.019     2,27
2004     29.840     1,47

Arap ülkeleri içerisinde Fas, Mısır, Sudan ve Cezayir'den sonra dördüncü kalabalık nüfusa sahip ülkedir[13].

Faslıların çoğunluğu müslüman ve maliki mezhebindendir[21].

Nüfusun büyük bir bölümü Berberilerden oluşur; Berberilere Ortaçağ’dan bu yana, birçok kez arap göçmenler de katılmıştır; Berberice ağızları halkın üçte birince konuşulsa da (özellikle dağlık kesimlerde) araplaşma sürmektedir.

Daha düne kadar özel bir öbek oluşturan Fas’taki Musevi nüfus, 1956’da başlayan göçler sonucu bütünüyle ortadan kalktı.

Sömürge döneminde çok olan Avrupalıların sayısı günümüzde sayısı 50.000’i aşmamaktadır. (Avrupalılar daha çok Rabat ve Casablanca’da toplanırlar).

Çeşitli doğal çevrelerin çok eşitsiz yapılaşma sunması sonucunda nüfus, ülke içinde çok düzensiz olarak dağılım göstermektedir.

Çorak ya da çöl bölgelerinin hemen hemen ıssız olmasına karşın Akdeniz kesimi ovaları ya da Atlas Okyanusu’na yakın kuzey kesimlerdeki ovalar oldukça yoğun nüfus barındırmaktadırlar.

Rif ve Anti Atlaslar gibi bazı dağ kütlelerinin de nüfusu yoğundur. Kentleşmede çok eşitsizdir; Kuzey Fas’ın Atlas Okyanus’u kesiminde, özellikle Casablanca-Kenitra ve Fas-Rabat eksenlerinde kentleşme yoğundur.

Bununla birlikte, kentleşme hızla ilerlemektedir: 1926’da nüfusun % 10’dan azı kentlerde yaşarken 1981’de bu oran yaklaşık % 40’ çıktı.

Kazablanka, Rabat, Asfi ya da Agadir gibi modern kıyı kentlerinin gelişmesi, Fes ve Marakeş gibi iç kesimlerdeki geleneksel eski kentlerde oranla çok daha belirgindir.

Nüfus artışı hızlıdır: 20. yüzyılın başında Fas’ın nüfusu 5 milyondan azdı; 1954’te 10 milyona ulaşan nüfus 1985-1990 yıllarında 22 milyona ulaştı ve bu rakam günümüzde 33 milyonun üzerinde seyir etmektedir.

Doğal nüfus artış oranı% 3 dolaylarındadır; aile planlaması siyaseti sayesinde doğumlar azalmaya başladıysa da, gene de doğum oranı çok yüksektir.

Fas genç bir nüfusa sahiptir: 15 yaşından küçükler toplam nüfusun yarısına yakınını oluşturmaktadırlar.

Ayrıca 2011 başlarında meydana gelen demokrasi ayaklanmalarından Fas da etkilenmiş, halkın idareye karşı rahatsızlıkları çeşitli yürüyüş ve gösterilere sebep olmuştur.

20 Şubat 2011'de Rabat'ta yapılan (katılımında facebook gibi internet sitelerinin de etkisinin olduğu) büyük miting'den sonra Kral Muhammed El-Hamis (VI Muhammed) halka yaptığı ilk ulusa seslenişle reform sözü vermiştir.

Kral Muhammed, komisyonun başkanlığına Abdüllatif Menuni'nin getirildiğini, Menuni'nin haziran ayına kadar kendisine anayasa reformu önerilerini sunacağını kaydetmiştir.

VI. Muhammed anayasada reform sözünü tutmuş, yapılan reformla yetkilerinin devrini referanduma sunmuştur.

Halkın Krala karşı büyük saygısının olmasının nedeni babası 2.Hassan'dan sonra baskıcı rejime son vermesi ve (İslam peygamberi) Muhammed'in soyundan gelmesidir.

(Kazablanka'daki Hassan II camiinde altından yapılan levhada seceresinde gösterilmektedir)
 
Sanat

N5Qo9N.jpg


Geleneksel Fas salonu

Mimari ve dekorasyon

Geçen yüzyılın altmışlarında popüler olan ve ortaklaşa yapılan sergilerle gelişen, manda döneminin sanatta etkisini bu dönemin Fas resimlerinde görülebilir[22].

Fas'ta dekorasyonda görülen çeşitlilik ve renklerdeki kontrast, ülkedeki ve çevresindeki medeniyetlerin çeşitliliğinin yansımasıdır.

Geleneksel Fas modası pek çok kültür ve geleneğin çeşitliliğinin sonucu olarak Fas millî giyimini karakterize eder.

Mağribi mimarisi bu bölgede özelliklerini kazanırken diğer mimari akımlara göre data yavaş big gelişim göstermiştir.

Seville, Granada, Marakeş ve Fez gibi şehirlerin yapıları bu mimari tipinden (doğal olarak ) etkilenirken dünyanın pek çok farklı bölgesinde de Mağribi miamrisinin etkilerini görmek mümkündür.

7oGLYv.jpg


Çöl, Fas.

EV10Vn.jpg


Rebat, Kale Kapısı, Fas.

6Zz1ZW.jpg


Marrakesh, Djemaa el Fna, Fas.
 
Fas

pRQD9m.png


DEVLETİN ADI: Fas Krallığı

BAŞŞEHRİ: Rabat

NÜFUSU: 26.250.000

YÜZÖLÇÜMÜ: 458.730 km2

RESMİ DİLİ: Arapça

DİNİ: İslamiyet

PARA BİRİMİ: Dirhem

Kuzeybatı Afrika’da, doğu ve güneyinde Cezayir, güneyde İspanya Batı Afrikası, kuzeyde Akdeniz, batıda ise Atlas Okyanusu ile çevrili, krallıkla yönetilen bir ülke.

Tarihi

Yapılan araştırmalar, çok eski çağlardan beri Fas’ta insanların yaşadığını göstermiştir. Mağaralarda ve arkeolojik kazılarda bulunan çeşitli eşya ve taşlar üzerine çizilmiş olan resimler, bu iddianın delilleridir.

M.Ö. 2000 yıllarından itibaren Berberiler ülkeye gelerek yerleşmişlerdir. Daha sonraları M.Ö. 2. yüzyıldan itibaren de Akdeniz’in denizci ve deniz ticaretinin önde gelenlerinden Fenikeliler, Fas’a gelerek burada ticari koloniler kurmuşlardır.

İlerleyen tarih çağlarında gelişen devletlerden Kartacalılar Fenikelileri, Romalılar ise Kartacalıları yapılan savaşlar sonucunda yenerek, ülkeye hakim olmuşlardır.

Miladın ilk yüzyılındaİspanya’dan gelen Vandallar zayıflayan Romalıları yenerek ülke üzerinde yeni bir hakimiyet tesis etmişlerdi. Yedinci yüzyıldan itibaren İslamiyeti bütün dünyaya yaymaya çalışan Müslüman Araplar, o zamanın şartlarında sadece cihad, yani Allahü tealanın dinini yaymak için geldikleri bu ülkede İslamiyeti yaymışlar ve bu ülkeye yerleşmişlerdir.

Müslümanlar burada da kalmayıp İspanya’ya geçmişlerdir. Sekizinci yüzyılda Fas’ta ilk Müslüman hükümdar hanedanlığı Sultan Birinci İdris tarafından kuruldu. Daha sonra başa geçen Sultan İkinci İdris Fes şehrini kurdurarak, burasının önemli bir İslam kültür merkezi haline gelmesini temin etti.

Burada ilk İslam üniversitesi olan Keyruvan Üniversitesi kuruldu. On birinci yüzyılda Büyük Fas devleti olan ülkenin toprakları, doğuda Tunus dahil olmak üzere, kuzeyde İspanya’yı da hükümdarlığı altında bulunduracak şekilde genişlemişti.

Bu zamanda ülke başşehri Merakeş oldu. Birkaç asır varlığını muhafaza eden devlet, daha sonraları zayıflayarak gücünü kaybetti. Bu zayıflamanın neticesinde sınırları her geçen gün daralmaya başladı ve nihayet Portekiz veİspanyol istilasına uğradı.

Daha sonra yapılan savaşlarla on altıncı yüzyılda ülke Portekiz ve İspanyol işgalinden kurtulmuş, on dokuzuncu asra kadar varlığını devam ettirebilmiştir.

Fransa, sömürgeleri arasına katmak için 1830’da Cezayir’i işgal etti. Buradan Fas’ı da sömürge yapmak gayreti içerisine girdi. Bunun yanında İngiltere, İspanya ve Almanya da Fas’ı sömürge yapmak isteyen Avrupa ülkelerinin başında geliyordu.

Bu gayret ve çabaları sonunda 1912 senesinde ülkenin kuzeyini İspanyollar, kalan büyük kısmını ise Fransızlar işgal etti. Sömürge haline gelen Fas, İkinci Dünya Savaşında müttefik ordularının önemli bir askeri üssü olarak kullanıldı. Bu savaş yıllarında Amerika Atlas Okyanusu kıyılarında ülkeye çıkartma yaptı.

İkinci Dünya Savaşı sonunda diğer sömürge ülkelerinde olduğu gibi Fas’ta da bağımsızlık için sömürgecilere karşı mücadele cephesi meydana getirildi. Bu mücadele, kurulan “İstiklal Partisi” ile hız kazandı.

İstiklal partisinin ve dolayısiyle bağımsızlık mücadelesinin en ileri geleni olan Sultan Beşinci Muhammed 1953 senesinde Fransızlar tarafından sürgüne gönderildi. Fransızların Fas’taki bağımsızlık mücadelesini kırmak için yaptıkları bu davranış, ülke halkı ile Fransızlar arasında iki sene devam eden kanlı bir iç savaşa sebep oldu. Savaş, Sultan Beşinci Muhammed’in serbest bırakılıp, tahta çıkması ile son buldu.

1956 senesinde Fas bağımsızlığını bütün dünyaya ilan etti. Bir sene sonra ise Fas’ın emirlik olduğu ve Sultan Beşinci Muhammed’in emir ünvanını aldığı duyuruldu. Yapılan çeşitli çalışmalar neticesinde İspanya ülkenin işgal altında tuttuğu kuzey bölgelerini terketmek zorunda kaldı. 1969 senesinde Atlas Okyanusu sahillerindeki İfni Üssünü de Fas’a bırakmasıyla ülke bugünkü sınırlarına sahib oldu.

Fiziki Yapı

Yüzölçümü 458.730 km2 olan ülkenin, fiziki yapı olarak en dikkat çekici özelliği sıradağlarıdır. Dört tane olan bu dağ silsileleri, birbirlerinden vadilerle ayrılırlar.

Rif Sıradağları ülkenin en kuzeyinde olanıdır. Akdeniz kıyılarına paralel olarak Cebelitarık Boğazının doğu bölümünden başlar. Doğuya doğru ilerler. Bu dağ silsilesinin en yüksek noktası Tidiguin Dağı olup, 2453 m’dir. Rif Dağlarının ülke içerisinde kalan doğu ucunun güneyinden başlayıp, kuzey-doğu, güney-batı istikametinde yer alan sıradağlar Orta Atlaslar ismini alır. Rif Sıradağları ile Orta Atlas Sıradağları birbirlerinden Taza Vadisi ile ayrılırlar.

Bu vadi batı kesimlerde Rif Dağları ile Yukarı Atlas Sıradağları arasında da bir geçiş bölgesidir. Orta Atlaslar, Rif Sıradağlarına göre genel olarak biraz daha yüksektirler. En yüksek noktası 3000 m civarındadır. Yukarı Atlaslar ülkenin en uzun sıradağlarıdır.

Atlas Okyanusunun Agadir kıyılarından başlayan sıradağlar, güney-batı, kuzey-doğu istikametinde ülkenin ortak kısımlarındaki Orta Atlas Sıradağlarının hizasına gelince, bir dirsekle batı-doğu istikametine yönelir. Yukarı Atlas Sıradağları en önemli geçidi olan Telouet Geçidi ile adeta ikiye ayrılır. Batıdan doğuya doğru gittikçe alçalan bir süreklilik gösterir. En yüksek noktası, aynı zamanda ülkenin de en yüksek noktası olan batı kısmındaki Toubkal Dağı olup, 4165 m yüksekliğe sahiptir.

Ülkede bulunan sıradağların sonuncusu ve en güneyde olanı Anti Atlas Sıradağlarıdır. Bu sıradağlar da güney-batı kuzey-doğu istikametinde batıdan doğuya doğru gittikçe yükselen bir özellik arzeder.

Doğu kesimlerinde 3000 m yüksekliğe kadar eriştiği görülür. Atlas kıyılarında iyice alçalır. Ovalık kesimleri 500 km olan Akdeniz ve 1100 km olan Atlas Okyanusu kıyıları boyunca çok dar bir şerit halinde bulunur. Bu ovaların en önemlileri Atlas Okyanusu kıyılarındaki Tensift, Oum er-Rabia ovalarıdır. Ayrıca Bou Begreg ve Udian da önemli ovalardandır.

Fas, akarsu bakımından oldukça zengindir. Bu zenginlik sayı bakımındandır. Çünkü ülke ziraati için çok büyük önem taşıyan bu akarsular, su bakımından oldukça düzensizdir. Yağış mevsimlerinde debileri oldukça artan sular, kurak mevsimlerde azalır.

Akarsular genellikle Atlas Dağlarından doğar. Önemli akarsuları Atlas Okyanusuna dökülür. Fakat ülkenin en uzun ve dolayısıyla en kayda değer akarsuyu olan Muluya Irmağı Akdeniz’e dökülür.

Bundan başka Akdeniz’e dökülen akarsular genellikle kıyılara yakın yerlerden, özellikle Rif Sıradağlarından doğan kısa akarsulardır. Muluya Irmağı ise Fas’ın ortasından doğup, Yukarı ve Orta Atlas Sıradağlarını geçtikten sonra Akdeniz’e dökülür.

Atlas Okyanusuna dökülen en önemli akarsular ise Sebou, Behl, Bou Begreg, Ouem er, Rabia, Tensift ve Sous ırmaklarıdır. Vad Draa Irmağı Atlas Sıradağlarının çok içlerinden doğup, senenin uzun zamanlarında okyanusa ulaşamayan bir akarsudur.

Önemli derecede bir büyüklüğe sahib olan gölü olmamakla beraber, Fas’ta yaygın olan baraj gölleri vardır.

İklim

Ülkede genel olarak üç farklı iklim tipi görülür.

Akdeniz kıyılarında hakim olan bol yağışlıAkdeniz iklimi, Atlas Okyanusu kıyılarında, batı rüzgarlarına açık deniz iklimi görülür. Ülkenin orta kesimleri olan Atlas Dağları ve aralarındaki vadilerde serin bir iklim hüküm sürerken, özellikle güney-doğu olmak üzere iç kesimlerde çöl iklimi hakimdir. Ülkenin sıcaklık ortalamaları, kıyılardan iç kesimlere doğru gittikçe artarken, yağış ortalamaları ise azalma gösterir.

Batı rüzgarlarının okyanustan getirdiği yağmur bulutları Atlas Dağlarında yoğunlaştığından, kıyı bölgeleri en çok yağış alan bölgeleridir.

Senelik yağış ortalaması 800 mm civarında olan Orta Atlaslarla Akdeniz kıyıları arasındaki kuzey bölge ülkenin yağışı en bol olan yöresidir. En iç bölgelerde ise yağışlar hemen hemen yok denecek kadar azdır.

Bu bölgelerde kavurucu sıcaklar ve dolayısıyla sıcak, kuru rüzgarlar devamlıdır. Orta Atlaslardan sonra güneye doğru yağış ortalaması 200 mm civarında bulunur. Ülkede yağışların en bol olduğu mevsim, ekim ile nisan ayları arasıdır.

Tabii Kaynakları

İklimine paralel olarak bitki örtüsü üç değişik kuşak arz eder. Kıyı boyunca hakim bitki örtüsü Akdeniz bitkileridir. Orta kısımlardaki yaylalarda stepler hakim bitki örtüsüdür. Atlas Sıradağlarının güneyinde ise çöl bitkileri görülür.

Rif Sıradağlarında iğne yapraklı ağaçlar yükseklere doğru yoğunlaşır. Meşe ağaçları Atlas Okyanusu kıyılarında büyük ormanlar teşkil ederlerken, Orta Atlas Sıradağlarında ormanlar genellikle sedir ağaçlarından meydana gelmiştir. Ormanlar ülke yüzölçümüne oranla fazla bir yer kaplamazlar. Ülkede yabani hayvanlar, kayda değer derecede yoktur.

Yer üstü kaynaklarına göre, yeraltı kaynakları çok fazladır. Fosfat başta olmak üzere, manganez, kobalt, demir ve gümüş, ülkenin sahib olduğu en önemli yeraltı zenginlikleridir. Bundan başka antimon, molipten, petrol ve az miktarda kömür mevcuttur. Deniz zenginliklerinden balık çok boldur.

Nüfus ve Sosyal Hayat

26.250.000 civarında olan nüfusun büyük bir kısmını Araplar ve Berberiler teşkil eder. Ülkenin en eski yerleşik halkı Berberilerdir. Müslümanlar her gittikleri yerde olduğu gibi, insanlara İslamiyeti yayıp, bütün Müslümanlar kardeştir emri gereğince onlarla kaynaşmışlardır. Bu sebepten Arap dili ve kültürü 12. ve 15. yüzyıllarda yerli halk tarafından benimsenmiştir.

Fakat halen Berberi kültür ve adetlerinin devam ettiği yöreler mevcuttur. Buralar genellikle dağlık bölgelerin iç kısımlarıdır. Araplar genellikle Atlas Okyanusu ile Atlas Dağları arasındaki yaylalarda otururlar. Berberiler ise iç bölgelerdeki geniş vadilerde ve Rif Sıradağlarının çevresinde yerleşmiş vaziyettedir.

Ülkede, bağımsızlığını kazanmadan önceki sömürge yıllarında 350.000 Fransız vardı. Bağımsızlıklarını kazandıktan sonra çoğunluğu Fransa’ya geri döndü.

Kalanların sayısı 50 binin altına düşmüştür. Nüfusun hemen hemen hepsi Müslümandır. Bunun yanında Hıristiyan Katolik olan azınlık Fransızlar ile 1948’den önce 200 bin civarında Yahudi vardı. 1948 senesinde İsrail devletinin kurulmasıyle Yahudilerin hemen hemen hepsi Fas’tan İsrail’e göç ettiler.

Nüfus, fiziki yapı ve iklim şartlarının yaşamak için en müsait olduğu Atlas Okyanusunun kıyı ovalarıyla Rif Dağlarının kuzey yamaçlarında ve Atlas Dağlarındaki verimli ve sulanabilen vadilerde yoğundur. Bu nüfus yoğunluğu iç bölgelere doğru gidildikçe azalmakta, güneydeki çöl bölgelerinde vahalar haricinde sıfıra düşmektedir.

Ülkenin resmi dili Arapçadır. Fakat halkın % 70’i Arapça, % 24’ü Berberice konuşur. Fransızca veİspanyolca da ülkede konuşulan diller arasında yer alır. Eğitim dili resmi dil olan Arapça olmasının yanında, Fransızca eğitim ve öğretim yapan okullar da oldukça yaygındır.

Nüfusun % 40’ı şehirlerde, kalanı ise köylerde ve az bir kimse ise göçebe olarak yaşar. Fas’ın en büyük sosyal meselesinden birisi şehirlere olan göçtür.

Nüfusu bir milyonu aşan şehirleri, Kazablanka, Fes, Marakeş, Meknes, Oujda, Sofi, Torger ve Tetovan’dır.

Başşehri Rabat’tır. Göçebeler, kıl keçisi yününden yapılmış çadırlarda yaşarlar. Köylerdeki ev tipi, saman çatılı, tahtadan yapılı yuvarlak veya kerpiç evlerdir. Halkın başlıca besin maddesi ekmek, kuskus ve ettir.

Fransızlar zamanında önem verilmeyen eğitime bağımsızlıktan sonra çok önem verilmiştir. İlk ve ortaokul sayıları arttırılırken, ilköğretim parasız ve mecburi tutulmuştur. Ülkedeki üniversite sayısı üçtür. Bunlardan Fes’te bulunan Keyruvan İslam Üniversitesi, dünyada kurulan ilk üniversitedir.

Fas kültürünün en tipik özelliği “suk” denilen pazar yerleridir. Dar ve kıvrımlı sokaklara sahib olan şehirlerde bu caddeler suk denilen pazar yerlerine açılır. Modern şehirlere de sahib olan ülkenin en büyük ve en modern şehri olan Kazablanka 1908’de Fransızlar tarafından kurulmuş Avrupai bir şehirdir.

Marakeş dokuzuncu yüzyılda kurulmuş olan İslam kültür ve sanatının önemli bir merkezidir. Sarayları, camileri ve kalesi ile meşhurdur. Buradaki Huttubiye Camii dünyaca tanınmıştır.

Siyasi Hayat

Fas, meşruti monarşi ile idare edilir. Ülke idari bakımdan 16 eyalet ile 2 valiliğe bölünmüştür.

1970 senesinde halk oyuyla kabul edilen anayasaya göre, yasama kurumu sadece millet meclisinden meydana gelen parlamentodur. Seçimle gelen meclisin yetkileri sınırlıdır. Kral (melik) istemediği kanunları veto hakkına sahiptir. Yürütme kurumu başbakan ve bakanlar kuruludur.

Bunların tayini, emir tarafından yapılmaktadır. 1971 senesinde, Kral İkinci Hasan’a karşı başarısız bir darbe teşebbüsünde bulunuldu. Bundan sonra anayasada bazı değişiklikler yapılarak halk oyuna sunuldu ve kabul edildi. 1971 anayasa değişikliğinden önce yürütme kurumunun başı kral idi. Bundan sonra bir başbakan tarafından idare edilmesi kabul edildi.

Ekonomi

Tarım: Fas ekonomisinin temelini ziraat teşkil etmektedir. Yeni yeni modernleşmeye başlayan ziraatin yanısıra, ikinci derecede önem taşıyan ekonomik saha hayvancılıktır. Bunları sırasıyla madencilik ve sanayi takip eder. Tarım ürünlerinin başında, buğday, mısır, arpa, üzüm, hurma, fıstık; turunçgiller, patates, zeytin ve sebze gelir.

Tütün ve pamuk ekimi oldukça azdır. Modern ziraat usullerinin kullanılması yeni olduğu için üretilen ürünler ülke ihtiyacını ancak karşılayabilmektedir. İhraç edebildiği tarım ürünlerinin başlıcaları turunçgiller ve turfanda sebzedir.

Hayvancılık: Büyükbaş, küçükbaş ve kümes hayvancılığı olarak yaygın bir şekilde yapılır.

Yarış atlarının yetiştirilmesinde dünyaca meşhur bir ülkedir. Soğuk hava depoları ve kombinaları yetersiz olduğundan, hayvan ihracatını canlı hayvan olarak gerçekleştirmektedir. Yumurta ihracatı mühim seviyede olup, hayvan ürünleri arasında önemli yer tutar. Balıkçılık yan tesisleriyle beraber ekonomide her geçen gün değer kazanmaktadır.

Özellikle Safi ve Kazablanka limanlarında yapılan balıkçılık ve buralardaki konserve tesisleri yeterli seviyededir. Sardalya konservesi ihracı büyük miktardadır.

Endüstri: Orman ürünlerinden sedir ve meşe keresteleri elde edilir. Ayrıca mantar üretimi, ormanların ekonomiye olan mühim katkılarındandır.

Madenlerden fosfat üretiminde dünya üçüncüsüdür.

Manganez ve diğer madenler işletilmektedir. Son zamanlarda, genellikle ham olarak ihraç ettikleri madenleri işleyecek sanayii tesis etmişlerdir.

Az miktarda çıkarılan petrol, ülke ihtiyacını ancak karşılamaktadır. Hidroelektrik santralleri oldukça çoktur. Kullanılan enerjinin dörtte üçü bu şekilde karşılanır. Petrol rafinerileri kendi ihtiyacını karşılayacak seviyededir.

Besin (yağ ve konserve) ve kimya sanayii büyük gelişmeler içerisindedir. Halk arasında dericilik ve küçük el sanatları oldukça yaygındır.

İhracat her tonajda gemilerin yanaşmasına müsait olan Kazablanka ve Tanca limanlarından yapılır.
 
Geri