Ümit Yaşar Oğuzcan, kabullenilmek istenmeyen bazı gerçekleri ne güzel de anlatmış!
***
Farz et ki; geri gelmiş o gamsız devir,
Delicesine sevdiğin senin olmuş.
Bir bahar sabahı sahilde seninledir,
Yanan alnını alnına dayamışsın,
O incecik elleri ellerindedir.
Farz et ki; mazidir devamı yarının,
Sevdiğin başını dizlerine koymuş.
Bahar bahar kokan siyah saçlarının,
Her telini ayrı ayrı öpmektesin,
Ve tadı dudağında avuçlarının...
Farz et ki; buldun kış içinde baharı,
Rüzgar yine ılık ılık esmektedir.
Aynı şehirde aynı deniz kenarı,
Köpükler,dalgalar ve sonsuz mavilik!
Tekrar yaşıyorsun hatıraları...
Farz et ki; denizde beraberce yüzmüş,
Sonra sıcak kumlara uzanmışsınız.
Yine evvela seni yalvartmış,üzmüş!
Ve dolanmış boynuna o sedef kollar,
Kumlar altın sarısı, dalgalar gümüş.
Farz et ki; doğup büyüdüğün yerdesin,
Caddeler aşina insanlar tanıdık.
Aksi kulağında sevdiğin sesin,
O dudakların tadı dudaklarında,
Velhasıl yine o eski günlerdesin...
Farz etme! Yeter, yaşadığın bugündür.
Ne sevdiğin yanında ne o yerdesin!
Çekil garip odana ışığı söndür,
Söyle;`Nerdesin ey sevgili nerdesin?`
Söyle; o türkü senin eski türkündür.
Ümit Yaşar Oğuzcan