Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Çatal bıçak kullanmak, ağzınız doluyken konuşmamak
gibi genel sofra kurallarını hepimiz biliyoruz. Peki ya diğer ülkelerin
kendi coğrafyalarına has yemek masası adetleri?
Rusya: Yemeğe
davetli olduğunuzda, tabağınızda bir parça yemek bırakmak Rusya’da bir
kibarlık göstergesi sayılıyor. Ayrıca sofrada neşeli olmak ve tartışma
yaratmamaya da önem veriliyor. Bir başkasının tabağına gözünüzü dikip
bakmanızı aslında sadece Rusya’da değil, hiçbir masada önermiyoruz ve
elbette masadan kalkmadan önce yemeği pişiren kişiye beğeninizi sunmak
da ülke sınırları içinde kalamayacak bir tavır.
Filipinler: Yemek
masasındaki konumunuzu belirleyen ev sahibi, yemek servisini de mutlaka
kendisi yapmak istiyor. Size ise sunduğu hiçbir şeyi reddetmemek ve
mutlaka tadına bakmak düşüyor.
Yemeğinizi bitirdikten sonra, çatal ve bıçağınızı tabağınızın üstüne açık bir şekilde bırakmalı ve
yemek masasını toparlarken her zaman ev sahibine yardım etmelisiniz.
Pakistan: Pakistanlılar
her yemekten önce mutlaka Allah’ın adını tekrarlarlar ve yemeğe asla
ailenin ya da misafirlerin en büyüğü masaya oturmadan başlamazlar.
Pakistan’da yemek yerken ses çıkartmak çok ayıp sayılıyor, bu yüzden
lokmalarınızı sessiz şekilde çiğnemeniz gerekiyor. Yenmeden önce mutlaka küçük parçalara ayrılan ekmek ise sadece sağ elde tutuluyor.
Japonya: Japonya’da
bir eve yemeğe davet edildiğinizde, başlamadan önce ev sahibinin size 3
kez yemeğe başlayabileceğinizi söylemesini beklemelisiniz. İçki servisi
masada yaşça en küçük kişi tarafından yaşça en büyük olana servis
yapılarak başlanır. Son olarak ise en büyük kişi, ev sahibinin içkisini
koyar. Yemek yerken çatal bıçak kullanmayan Japonlar, bunlar yerine
kullandıkları ‘chopstick’leri üstündeki kıymıkları atmak için birbirine
sürtemezler çünkü bu ev sahibine karşı kabalık olarak algılanıyor.
Masada tabaklara servisi sadece kadınlar yapıyor ve erkekler bu işe hiç
karışmıyorlar. Japonlarda sıcak noodle yenirken ağız şapırdatmak ayıp
sayılmıyor çünkü ağza kaçan havanın noodle’ı daha lezzetli yaptığına
inanıyorlar.
Tanzanya: Tanzanya’da yemeğe erken gitmek çok kaba bir davranış olarak algılanıyor, yemeğe genellikle
söylenilen saatten 15-20 dakika daha geç gidiliyor. Ve eğer yemek yerde
yeniliyor ise ayaklar hep arka tarafta saklanıyor, asla öne uzatılmıyor.
Hindistan: Her
yemekten önce ve sonra ellerini mutlaka yıkayan Hintliler, sağ
elleriyle yemek yerken sol ellerini ortak yemeklerin değiş tokuşunda
kullanıyorlar. Hindistan’da tabakta yemek bırakmak çok kaba bir
davranış olarak kabul ediliyor ve yemek masası ancak herkes yemeğini
bitirdikten sonra terk edilebiliyor.
Çin: Japonlar
gibi yemek yerken chopstick kullanan Çinliler, bu çubukların keskin
olmayan taraflarını servis tabağından kendi tabaklarına yiyecek almak
için kullanıyorlar. Ve bunu yaparken de onlara en yakın uzaklıkta olan
parçayı alıyorlar yani aralarından güzel olanı seçmeye yeltenmeyecek
kadar kibarlar.
Afganistan: Afganistan’da
eve yemeğe gelen bir misafire kraliyet ailesinin bir üyesi gibi
davranılıyor. Yemek servisi ilk sokak kapısına en uzak olan noktaya
oturtulan misafirlere yapılıyor, en çok yemek misafire konuluyor ve
misafirin yemeğe ilk olarak başlaması bekleniyor.
Yemek yerken ağız şapırdatmak hemen her kültürde ayıp
bir hareket sayılır. Bu nedenle de sofrada uyulması gereken görgü
kurallarından bahsederken daima şu cümleyle karşılaşırız: “Yemek yerken
ağız şapırdatmayın”. Oysa Çin’de yemek yerken ağız şapırdatmak, hatta
geğirmek son derece normal bir hareket sayılır; kimilerince yemeği
beğenmenin başlıca göstergesidir.
Çin’den verdiğimiz bu örnek elbette bir istisna.
Ama her ülkenin yüzyıllar içerisinde oluşmuş bir sofra kültürü var.
Globalleşen dünyada bu kültürler birbirine geçip benzerlikler gösterse
de, özünde bazı farklılıkları halen barındırıyor. Bu zincir aile
ilişkilerinden beslenmeye kadar uzayıp gidiyor.
Gelin, belli başlı ülkelere göre sofra adet ve alışkanlıklarına bir göz atalım.
Çin
Çatal yerine hashi adı verilen çubuklar kullanılır.
Yemek sırasında kimse birbiriyle çok fazla konuşmaz. Yemek iştahla, ara verilmeden yenilir.
Tüm yemeklerden azar azar tadılır.
Boşalan bardaklara servis yapılır; kimse boşalan bardağını kendi doldurmaz.
Yemek yerken ağız şapırdatmak ve geğirmek çok normal bir durumdur; bu yemekten tatmin olunduğunun göstergesidir.
Yemekten doyum sağlandığı takdirde tabakta biraz yemek bırakılır. Yoksa ev sahibi, misafirini yeterince doyuramadığını düşünür.
Yemek sonunda tatlı yerine meyve yenir.
İtalya
“Yaşamak için ye, yemek için yaşama” anlayışıyla geliştirdikleri
yemek kültüründe, sofrada geçirilen süre oldukça uzundur. Yemekler
sadece doymak için değil aile ve dostlarla vakit geçirmek amacıyla
yenir.
Yemek zevk alarak yenmelidir, bu yüzden kimse istemediği bir yemeği yenmeye zorlanmaz.
Makarna ve risotta gibi hamur işleri, balık ve et gibi doyurucu yemeklerden önce servis edilir.
Lazanya bıçak kullanılarak yenmez. Aksi takdirde kişinin yemeği sert
bulduğunu ima ettiğini farz ederler ve bu hareket, yemeği yapana
hakaret olarak algılanır.
Salata genellikle en başta değil en sonda yenir ve bunu sindirime yardımcı içecekler takip eder.
Capuccino kahvaltı içeceği olarak görülür. Akşam yemeğinden sonra asla içilmez.
Kırmızı şarabın soğutulmasına karşıdırlar. Ancak beyaz şarap soğuk içilebilir.
Japonya
Çinliler gibi Japonlar da hashi adı verilen yemek çubuklarıyla yemek yerler.
Tabaktaki yiyecekleri yemek çubukları kullanarak
karıştırmak, yemeği alt üst etmek, bir kişiyi ya da nesneyi bunlarla
göstermek görgüsüzlük olarak kabul edilir.
Yemek yerken ağızla ses çıkarmak olumlu karşılanır. Kişinin yemeği lezzetli bulduğu mesajı alınır.
Isırılan yiyeceğin tabağa geri konmaması, yiyeceğin bir seferde yenmesi gerekir.
Sushi yenen bir mekanda balığın tadını değiştireceğinden sigara
içilmesi yasaktır. Aksi halde, bu aşçı ve garsonlara hakaret olarak
algılanır.
Masada kimsenin bardağı boş kalmamalıdır. Bu yüzden herkes birbirinin bardağını doldurur.
Rusya
Sofrada servis önceliği en yaşlı kişiye aittir.
Masada ellerin herkesin görebileceği hizada tutulması gerekilir.
Votka dolu bardaklar tokuşturulmadan yemek yenmez ve içki içilmez.
Kadınlı erkekli olan sofra düzeninde kadının içkisi erkek tarafından doldurulur.
Yemek yerken başkasının tabağına bakmak kabalık olarak algılanır.
İngiltere
Nezaket gereği, misafir olarak gidilen yerde, ev sahibi yemeğe başlamadan kimse yemeğe başlamaz.
Meyve, ekmek gibi yiyecekler elle yenilebilir. Ancak ekmek önce yenilebilecek şekilde küçük parçalara bölünür.
Yemek, ağız tamamen açık şekilde yenmez. Kaşığın ağıza paralel olarak tutulmasına dikkat edilir.
Masada kullanılan peçeteyle burun silinmez.
Kucağa serilen peçete, lavaboya gitmek için kalkıldığı zaman masaya değil, sandalyeye bırakılır.
Yemek esnasında çalan telefona cevap verilmez.
Yemek sonunda kullanılan çatal, bıçak ve kaşık masaya geri konmaz, tabak içinde tutulur.
Fransa
Sofraya oturulur oturulmaz bacağın üzerine bez peçete konulur.
Dirsekler masadan her zaman uzak tutulur, masaya konmaz.
Masada yemek servisi esnasında, "lütfen" ve "teşekkür ederim" kelimeleri sık kullanılarak memnuniyet bildirilir.
Tabaktaki yemek bitmeden başka bir yemeğe geçilmez.
İçilen her yudumdan sonra ağız peçeteyle silinir.
Yemeğin bittiğini belirtmek için çatal ve bıçak tabağa konur. Böylece, yemek servisi yapılmaz.
İçki servisinin yinelenmesi istenmiyorsa içkinin çok az bırakılması
gerekir. Böylece servisi yapan, kişinin daha fazla içki içmek
istemediği mesajını alır.
Tatile çıkacağını ülkenin yemek yeme adabını da bilmelisiniz. Mesela çatalla yemek yiyemeyeceğiniz ülkeler var.
Yemeği adabına göre yiyen birisisinizdir kesinlikle. Ne
de olsa dirseklerinizi masada tutmayacak ve “Lütfen tuzu uzatır
mısınız” diyecek kadar kibarsınızdır. Ama yurtdışına gittiğinizde işler
biraz karmaşık bir hal alabilir. Mesela yemek çubuklarınızı yanlış yere
bırakırsanız, Japon birine, büyükannesinin cenazesini
hatırlatabilirsiniz. Bunlara dikkat ederek sadece zor şartlar altında
kalmayı önlemez ayrıca gittiğiniz ülkelerdeki insanlar tarafından
takdir bile edilebilirsiniz kültürlerine gösterdiğiniz önemden dolayı.
Peki, bu kültürler nelerdir?
1. Tayland‘da – Yemeği asla çatalla ağzınıza götürmeyin.
Bunun yerine, çatalı tabağınızdaki pilavı kaşığınıza doldurmak için
kullanın. Bazı kuzey ve kuzeydoğu Tayland yemekleri hatta sadece elle
yenir. Önünüze gelen yapış yapış pilavdan anlayabilirsiniz. Pirinç
bazlı olmayan garnitür tarzı yiyecekler çatalla yenebilir ama,
geleneksel bir pirinç yemeğinde çubuk kullanmak zorundasınız.
2. Japonya‘da – Çubuklarınızı asla pilavın içinde bırakmayın.
Her lokmanızdan sonra, çubuklar bitişik olarak yan bir şekilde masaya
konur. Başka bir yere koymayı aklınızdan bile geçirmeyin. Eğer çubuk
koyma yeri varsa orayı kullanabilirsiniz ama yoksa bu belirtilen yerden
başka yer çok farklı anlamlara ve sonuçlara gebe olur. Japonya’daki
cenaze törenlerinde, ölen kişinin pilav tabağı tabutun önüne konur ve
çubukları tahmin edebileceğiniz gibi pilava dik olarak batırılmış
şekilde konur. Restoran da bunu yaptığınızı gözünüzün önüne getirin
isterseniz
3. Ortadoğu, Hindistan ve Afrika’nın bazı ülkelerinde – Sol elinizle yemeyin.
Güney Hindistan’da bırakın sol elle yemeyi, tabağa bile sol elle
dokunmayın. Bu, sol elin vücut kullanımındaki yerinden
kaynaklanmaktadır. Sadece yemek bile değil. Önemli bir belgeyi bile sol
elle uzatmamanız yararınıza olur. Solaklar ne yapacak dediğinizi duyar
gibiyiz. Sağ elinizi oyunun dışında bıraktığınız takdirde sorun
kalmayacaktır.
4. Gürcistan Geleneksel Festivalinde – Şarabı yudum yudum içmek çok kaba bir harekettir.
Gürcülerin “Supra” dedikleri festivalde, şarap sadece kadeh kaldırmak
için içilir. Haliyle bunu beklemeniz gerekir içmek için. O an gelince
de tek yudumda bitirmelisiniz şarabınızı.
Bezelye ve acı soslar üzerinize dökülcek diye korkuyor musunuz? Ama
Meksikalılar da, taco’yu çatal bıçakla yemenin aptalca göründüğünü
düşünür. Hamburgeri çatalla yemiyorsanız -ki yemiyorsunuz- “taco” yu da
kibar bir şekilde elle yemeniz gerekir.
6. İtalya‘da Ka***ino’yu sadece öğleden önce için.
Bazı İtalyanlar geç saatte içilecek bir ka***inonun midenizi bozacağına
inanırlar. Bazıları ise öğün yerine geçtiğini düşünür ka***inonun.
Kahvaltıda sadece ka***ino veya ka***ino ve kruvasan yemek yaygındır
çünkü. Her iki durumda da, bir İtalyanın, öğleden sonra 3′te ka***ino
içtiğini görmezsiniz. Siz de öyle yapın ve turist damgası yemeyin.
7. İngiltere’de – Servisi hep sola doğru yapın ve Bishop of Norwich’i unutmayın.
Servisin soldan yapılmasının neden bu kadar önemli olduğu tam olarak
bilinmiyor. Bazıları bunun denizcilikten gelen bir gelenek olduğunu
söyler. Ama yine de sağdan servis yapmak büyük bir pot kırmanıza neden
olur. Bir yemekteyken, şarap sürahisi sola doğru gitmiyorsa, servisi
yapana, Bishop of Norwich’i tanıyormusun diye sorun. Tanıyorsa hatasını
anlayıp soldan servise devam eder. Eğer tanımıyorum derse servisi
yapan, ona şunu diyin; “Çok iyi bir adamdı ama soldan servis yapmayı
hep unuturdu.” Size garip gelebilir ama çok yaygın bir kullanımdır.
8. Fransa‘da – Yemekten önce ekmek yemeyin.
Yemeğinizle birlikte yemenizde tabii ki bir problem yok. Özellikle
yemekten sonraki peynir tabağınıza eşlik etmesi için kullanabilirsiniz.
Bunun dışında, başka herhangi bir yerde yanlış olacağı düşünülen,
ekmeği tabak yerine masaya koymak, Fransa’da kabul edilebilir bir
şeydir. Hatta tercih bile edilir.
9. Çin‘de – Balığı döndürmeyin
Bir tarafını yedikten sonra balığı döndürmeye alışıksanız, Çin’de
özelikle Güney Çin veya Hong Kong’da iseniz, çevirmeyin. Buna Çince’de
dao yue yani kötü şans denir. Ayrıca bu balıkçının teknesinin alabora
olacağı anlamına gelir.
Aynı çikolatalı musso’nun üstüne jöle dökülmeyeceği gibi bu da günah
gibi görülür. Makarna’ya da parmesan konulmaz. Roma da mesela, pecorino
klasik peynirdir ve makarnalarda bu kullanılır. Sözün özü teklif
edilmedikçe parmesan istemeyin.
11. Şili’de – Yemekteyken, elinizle hiç bir şey yemeyin. Kızarmış patates bile…
Burada diğer Güney Amerika ülkelerinde göreceğinizden daha fazla
resmiyet görebilirsiniz. En pratiği, patatesi elle yemek olsa bile, siz
yapmayın. Çatal bıçak kullanın.
12. Kore‘de – Yaşlı biri size içki ikram ettiğinde, iki elinizle tutun bardağı
Bu, Kore kültüründe yaşlılara saygı göstergesidir. Bardağı iki elinizle
aldıktan sonra başınızı arkaya çevirip, kibar bir yudum alabilirsiniz.
Yemek masasında da en yaşlı yemeğe başlamadan ve yemekten kalkmadan siz
bunları yapmayın.
13. Rusya‘da – Votkayı reddetmeyin veya bir şeyle karıştırmayın.
İçecekler her zaman sek içilir hatta buz bile konmaz. Bir şey koymak,
saflığını kirletmek demektir. Bir diğer dikkat edilmesi gereken şey
ise, votka teklif edildiğinde kesinlikle içmek. Çünkü teklif, güvenin
ve dostluğun işaretidir ve almamak ise pek hoş karşılanmaz. Sabah 9 da
bile olsa…
Normalde, Bedeviler kahveniz bitince size yeniden doldurmaya
çalışacaktır eğer fincanı sallamazsanız. Fincanı verirken 2-3 kere sağa
sola sallamanız yeterli olacaktır.
15. Brezilya‘da – Masa fişinizi akıllı kullanın
Bir biftek restoranında, garsonlar ellerinde et dilimleriyle gezer,
müşterilerin de masalarında fişler vardır. Garson geldiğinde eğer bir
şey istiyorsanız fişinizin yeşil tarafı görünsün masanızda. Eğer başka
bir şey istemiyorsanız da kırmızı tarafı. Et sürekli geleceği için,
yeşil tarafı üstte tutarken dikkatli olmak gerek. Hesap beklediğinizden
daha kabarık gelebilir.