Falcıyızdır Hepimiz Kendi Kader Tayinimizde..

Konu sahibi son olarak 3027 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Kader var mıdır?
Ölüm var mıdır?
Peki yaşam?
Ya sen?
Hepsi ayrı ayrı ne kadar farklı ne kadar hafif ne kadar uzak mânalar taşıyor.
Oysa ki 'senin yaşamında, ölüm de bir parçasıdır kaderin' diyorlardır belki bize.
Bu bilinmezlik midir hayatı idame ettirmemizi sağlayan, renklendiren?

Hayatta her insan kendi zarlarını oynayan kumarbazdır.
Şanslı 13'e yatırır parasını belki ve başlar zarlarını sallamaya işte o anda kimi gözlerini kapatır, kimi ayağını kaldırır, kimi ise gözünü kırpmadan izler roulette dönen topu.
Kim kazanmış kim kaybetmiş önemli mi? kim şanslı kim şanssız önemli mi? Her bir zarda altının birini hesaplar kumarbaz bilmez oysa ki her oyunun sonunda masa kazanır ve payına düşen hep olucaktır üçün biri.
Düşünmek istemez kaybetmeyi ve işte tam burda başlar en büyük kayıp kendini kaybetmiş için.
Ve kumarbazın zarları için tekrardan yuvarlanma vaktidir, başka bir kader bahsinin kaybı için...
Falcılar fala inanma falsız kalma derler ya.
Korkmasınlar herkes fala inanır falsız kalması olanak dışı.
Severiz çünkü bilinmezliğin bilinir hala gelmesini.
Sır perdelerinin yok olmasını isteriz ve sanki bütün cevaplar sadece gelecekte saklıymış gibi davranırız, bugünden ne öğrendiğimizi sorgulamadan dünü düşünmeden, geçmişi görmeden.
Falcıyızdır aslında hepimiz kendi kader tayinimizde; kartlar açarız kupa kızı ve gören küreleri yuvarlarız üzerine kiminle diye.
Falcıyızdır aslında karakter analizlerinde o altı saniyeye sığan üç cümle ile. Dil bilgisine küs iki virgülün, kopmasınlar diye tuttuğu, o üç cümle ile falcıyızdır geleceğin tayininde ve noktanın yerini belirlemede...
Hayatta her insan kendi yolunu tayin eden kaptandır. Rotasını ister kuzeye ister güneye çevirsin. İster denizin maviliğine tapsın isterse güneşin bereketine. Ne farkeder ki sonunda şelaleden yuvarlanan tahta parçası tabut ve rotası kefen olacak ise düşlerine. İşte o zaman ister deniz yutsun dualarını ister güneş yıkasın günahlarını ne farkeder ki? Sen ise bu döngü içinde sorgusuz kürek çekersin oysa ki neye kürek çekersin? Niye kürek çekersin? Sormazsın, yaşam dersin ellerinde ki nasıra ve derin bir nefes daha alıp tekrar asılırsın küreklere. 'Geliyorum!' dersin demesine de sormazsın nereye gidiyorum nereden geliyorum diye...
Ben ise gemimin kaptan köşkündeyim masamda ucu yanık kokan sararmış haritalarım, küllüğümde sigaram son nefesini verirken kahvemi yudumluyorum telvesini bitirmeden. Sol elimde sıktığım iki zar düşerken ahşap zemine son nefesini çekiyorum içime sigaramın ve çağlarken şelale mırıldanıyor deniz 'Senin ölümünde, yaşam da bir parçasıdır kaderin.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri