Falan Filan İnter Milan

🕒 Konu sahibi 16 saat önce aktifti
İçimde ateşli bir parti var, böyle yangın yangın içim
Sırıtma dedim sırıtarak. Hem bizimle alakası yok bunların.
Bunlar kural kanun.

Tanrım neden böyle yapıyorsun hiç gelmiyorsun.
Bir kaç parça kıyafet yolluyorsun uzaklardan
Kimine aşk, kimine kin giydiriyorsun.
Estağfurullah efendim kızmıyoruz da

Tövbe ettik geçen ama kafamız katliam
Bir daha kimseyi öldürmeyeceğiz dedik içimizde ve yaşatmayacağızda
O kadar büyük sevmeyeceğiz
Ama kafamız cinnet.​
 
Ev kira, bankaya 5000 TL kredi borcum var, 1500 TL gelirim var. Yağmurlu havalarda çatı biraz akıtır ama sıkıntı yok yeterince leğenimiz var. Arada bir elektrik ve sular kesilebilir, sakın belediyeyi ne zaman gelecek diye arama, büyük ihtimalle faturaları yatıramadığımdandır. Ama en kısa zamanda yatıracağımın garantisini veremesemde komşudan kaçak hat çekeceğimin garantisini verebilirim. Suyu da mahallenin başındaki çeşmeden taşırım. Sabahları senin kalkmana gerek yok, ben fırından ekmek almaya giderim. Çünkü dünün ekmeğini ısıtıp veriyorlar, 40 kuruş daha ucuz, sabah sıcak sıcak yeriz. Sobayı her sabah ben hazırlar ve yakarım. Pazarlığı da ben yaparım, pazar akşam 5 ten sonra daha ucuz ve uygun oluyor. O saatlerde sen çıkma, ortalık it kopuk dolu ben hallederim.
Kısacası yettiği kadar cebimizden, yetmediği kadar yüreğimizden veririz. Olur diyorsan gel piknik tüpünde demlediğim çaydan vereyim sana. Yok diyorsan çabuk söyle, tüpe zam geldi yalan yere yanmasın.​
 
Hayırlı olsun sayfaniz:cici:
Takip edecegim hos seyler paylasmissn(:
 
La3Oaz.jpg
 
Yeni kitaplar çıkacak, yeni müzikler bestelenecek, yeni aileler kurulacak, yeni gelen bebeğe yeni isimler düşünülecek. Hayatımızda hep yeni bir şeyler olacak. İlk kez öpüşecek masum kız ve bir daha eskisi gibi olmayacak. Hayatında bir defa intiharı düşünecek insan ve sevdikleri aklına gelecek vazgeçecek. Hiçbir şey eskisi gibi kalmayacak. İnsanlar yine gülecek ve yine hiç ağlamamış gibi oturup ağlayacaklar. Hayat devam edecek. Kimsenin kimsede bir lafı kalmayacak. Bir sözü yada bir aşkı. Herkes önünden yiyecek bu hayatta. Boşluk her zaman dolsun diye beklenecek. Kapılar her zaman çalınsın diye örtülecek. Masalar her gün yeni bir lezzet ile kurulacak. Binlerce fotoğraf çekilip eski bir çekmecede unutulacak.
Sen her şey aynı kalır sanacaksın.
Ben ise her gün biraz daha hissiz, hayatı izlemeye devam edeceğim.​
 
Herşey bir insanı sevmekle başlıyordu ve boşanmak için en az iki şahit lazımdı.

Evet cidden öyle. Bir insanı seviyorsun ve hayatındaki herşey değişiyor. İçtiğin suyun lezzeti mutluysan daha lezzetli, tartıştıysanız daha acı geliyor .Kokluyorsun havayı küflü kokuyorsa bilki aranız bozuk. Mis gibi bir bahar havası varsa kesinlikle daha yeni görüşmüşünüzdür kahkahalarla..

Ömrümün en uzun trenine bindim diye düşünüyorum. Sende trendeki herhangi bir yolcuydun. Son durak ölüm.Geldin o kadar boş yer varken "burası boş mu?" diyerek yanımdaki koltuğa oturmak istedin.Tereddüt ettim "acaba neden" diye ama izin verdim.Yol boyunca muhabbet ettik. Çantandan çıkardığın bisküitten bana ikram ettin, bende ne olur ne olmaz diye aldığım ikinci meyve suyumu sana verdim.Ne meyve suyu bitiyordu ne de bisküit. Sonradan farkettim sırf muhabbet olsun diye ikimizde ne bisküit yiyor ne de meyve suyu içiyorduk.Sonradan düşünüyorum da ne organize sevdalanmışız birbirimize..

Etrafımızda birkaç çift daha vardı hatırlıyor musun? Onlarda hep son durakta ineceklerini söyleyip duruyorlardı ama zamanla durakları geçtikçe bazıları sarılıp indiler trenden. İnenler binenler derken o kadar insanın arasından yine sadece ikimiz kaldık trende. Sarıldık uyuduk, havasızlık kokan o buz gibi demir yığınının içinde. Uyandık sonra...Baharın o mis kokusu ve yüzümüze vuran sabah güneşi ile. Sabah olmuştu yine beraberdik seninle ve yıllar böyle geçecekti. Sen bana bisküit, ben sana meyve suyu vereceğim ve sarılıp uyuyacağız soğukta. Uyandığımızda yine birbirimizin olduğumuz için sükredeceğiz. Yaşlanıyoruz farkındaysan. Yıllardır aynı güzel hikayeyi yaşayıp bu ütopyanın içinde yalnızları oynamayan ama hayata inat yaşlanmamayı beceremeyen kişileriz.

Seni sevmelerin en güzelini yaşıyorum bu gece. Elimde bir kuru gül.Kuru gürültüden ibaret olmayan bir kuru gül. Aslında güllerin en güzeli belkide. Neden en güzeli? Çünkü sana verdiğim, vereceğim, vermek istediğim ilk gül. Bir gül eline geçecek olan gül.

Yağmurlu bir günde, sokakları tarih kokan o dar soluklu memleketin iradesiyle kendimizi sokaklara attığımız ilk gündü seni en çok sevdiğimi söylediğim gün. Sanki o cümleyi söylerken kulakları sağır edercesine bir ses çıkmış ve karşı koyulamaz bir fırtınanın eşiğine gelmiştik. Ne kadar güzeldi bana öylesine bakışın. Ne kadar güzeldi seninde bana sevdiğini söyleyişin.Ne kadar güzeldi.. "Bir dakika siliyor canım ayların özlemini"

Yakındır abbas yolcu bağlasan durmaz. Uzaklara belkide hiç bilinmeyen bir yerlere gidecek abbas. Bavuluma birkaç adet numunelik sen koyuyorum ki yalnızlıktan titrediğim gecelerde seni karşıma oturtup biraz konuşayım. Dertlerimi anlatayım. Gülüşünle ağlayıp, gidişine üzüleyim.Git deseler giderim, öl deseler ölürüm ama en çokta seni buralarda yalnız bırakmak koyar bana gidersem. Çünkü biliyorum sen bensiz hiç, ben sensiz hiç.. Demişmiydim hatırlamıyorum ama "yalnızlık büyütür ama yalnızlık sonra çürütür" O yüzden gitmek mi zor, arkanda birini bırakmak mı?
Neyse gitmiyorum vazgeçtim...

Küçük bir kır kasabasında, küçük bir kulübe alırız, içine de soba kurarız. Çok şey istemeyiz biz. Biz birbirimize yeteriz. 3 eksik 5 fazla ne olacak ki. Biz göz göze olursak zaten acıkmayız, susamayız, uykumuz gelmez ve mutsuz olmayız..

Seni ne kadar çok sevdiğimi söylemiş miydim?
Hıhım sanırım evet..

Sınırları yok işte açıklanamaz bir olgu bu. Bir düş. Bir karabasan kimi zaman.Kimi zaman bir dışa vurum. Her zaman senin için,
Her gün senin için,
Her güneş doğuşunda sana uyanmak..

Her şeysin, çok şeysin ve tek şeysin..

Sevdanın ucundan yakaladım
sonra da bucağından
bir araya gelemediler
bıraktım gittiler
uçsuz bucaksız oldu
sevdam..
 
Evet küfrediyorum. Unutkanım. Dağınığım. Çok çabuk ağlıyorum. Çocukça davranıyorum. Bazen katlanılamayacak kadar çok saçmalıyorum. Gereğinden fazla ısrarcı oluyorum. Hepsini geçtim, insanlara çok çabuk bağlanıyorum. Ama aramızda şöyle bir fark; Ben kimsenin kalbini bilerek kırmam.
 
Yakaladım oğlum senin yalanını.
Ama yüzüne vurmayacağım biraz daha netleştiriyim. Nasılsa sen kendi kendini ele vereceksin ya da ben bir şekilde anlayacağım. Beni iyi tanırsın bazı şeyleri çözmekte ve neticeyi çok az ip ucundan yola çıkarak elde etmeyi bilirim.
Şimdilik gül hem de çok gül. Çünkü ben bunları senin yüzüne vurunca ağlayacaksın.
 
Günaydın.
Güneşli bir gün cıvıl cıvıl. Ama benim içim parçalı bulutlu.
Babam kalp krizi geçirdi ve ben 56 saattir uyumuyorum artık bayılmak üzereyim.
Şunu anladım ki ben babamın yokluğuna hiç hazır değilmişim. Şu an çok şükür ki durumu gayet iyi. Ama onu kaybetmeye tahamül edebileceğimi sanmıyorum
Hayatı boyunca hep kaybetmiş bir insan olarak kazanma duygusunun ne demek olduğunu pek bilmiyorum.
Ne zaman bir şeylerim iyi gitse hemen arkasından kötü oluyor ve bende kötü adam oluyorum anlam veremiyorum. Ya gerçekten bende bir sorun var ya da iyiler kaybeder sözü doğru bir söz. İyi birimiyim onu da bilmiyorum gerçi.
Elbette ki bende her insan gibi hata yapabilirim veya yanlış, bu hakkım benim. Çünkü insan bilerek bir hata yapmaz.
Sanırım dün yine kaybettim ben. Ve bu sefer ne yaptığımdan haberim olmadan. Tuhaf değilmi, bencede tuhaf.
Bu hafta o kadar kötü başladı ki, hayatımda ilk defa çaresiz hissettim kendimi.
Canımdan çok sevdiğim insanı neredeyse kaybetmenin eşiğine gelmişken, ben hala sevdiğim insanları birilerini düşünüyorsam, kendi derdimi bir an için unutup mutlu olmaları için dileklerde bulunuyorum. Peki bunları yaptığım halde neden kaybetmenin eşiğine geliyorum.
Baba lan bu baba. Benim babam o yatakta yatarken gözlerimle onu izleyip kalbimle birilerini düşünüyorum. Zaten kalbi paramparça olmuş bir insanım o haliyle bile düşünüyorsam eğer bu sevgimden ve verdiğim değerdendir. Peki ben bu kadar düşündüğüm halde neden kötü adam oluyorum ya da neden sebebini bilmediğim bir şekilde kaybediyorum.
Ellerim titremeye başladı artık gözlerim iflas etmiş çoktan yaş akmaya başlamış durumda.
Ben gidip bir iki saat uyumaya çalışıcam. Uyandığımda kaldığım yerden devam edeceğim yani kaybetmeye.
.
 
Temiz kalpli insanlar hiçbir zaman rahat bir hayat yaşayamazlar; Çünkü kendilerini başkalarının mutluluğu için feda ederler
 
Temiz kalpli insanlar hiçbir zaman rahat bir hayat yaşayamazlar; Çünkü kendilerini başkalarının mutluluğu için feda ederler

İyi insan olmak adamı yoruyor. Bazen iyi olmakta yetmiyor çünkü iyi olmak sürekli kaybetmenin kıyısında durmaktır. İyiler kaybeder bu yüzden iyi olmak yetmiyor
 
Geri