Fail

  • Kullanıcı ne
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
🟢 Konu yazarı şu anda aktif



Ne söylemiş be kalbimi bıraktım gerçekten.
 
"Uykuda dün gece cânım gibi cânan gördüm
Ten-i efsürdede kalkıp eser-i cân gördüm

Ey Murâdî şeh-i devrân iken elân seni
Zülfüne kılmış esir ol şeh-i hûbân gördüm"

Murâdî





 
@Frithjof, çok değişik sesler anlam veremediğim bir tını ve huzur. Merak edip peşine düşmekle iyi yapmışım bence. Bilirsin bazı değerler derinlerde saklıdır ve bulduğunda çok özel hissedersin.

- şarkı için Teşk ederim ekledim listeye. Ayrıca farsça ile de seni bağdaştırmam normal mi bilmiyorum
 
@Frithjof, çok değişik sesler anlam veremediğim bir tını ve huzur. Merak edip peşine düşmekle iyi yapmışım bence. Bilirsin bazı değerler derinlerde saklıdır ve bulduğunda çok özel hissedersin.

- şarkı için Teşk ederim ekledim listeye. Ayrıca farsça ile de seni bağdaştırmam normal mi bilmiyorum

"Aramakla bulunmaz,lakin bulanlar hep arayanlardir." Demis Bistami hazretleri.Bence cokta guzel demis.İnsan denilen mechulun her eylemi,yuklemi ve fiiliyatinin oznesi oze donus oluyor.Nihayetin de oz dedigimiz seyde huzur dedigimiz mefhuma acilan bir kapi gibi...

Bilirim sert akabelerden cikip,gonul dehlizinden gecip,sakli hazinelere ulasmak zordur.Belki guzeli guzel yapan bu zorluktur.Kim bilir...

Farsca benim ana dilim gibi.Hem kulturunu hem de,diline yakinen asinayim.Normal mi degil mi ben de bilemiyorum.Fakat temasa ve tecessus eden ruhun,dogruya ve guzele en yakin ruh oldugunu biliyorum. : )

 
  • Alkış
Tepkiler: ne
@Frithjof,
Ne çok anlam yüklüyoruz insana değil mi?
Eylemi yüklemi, yaşadığı sürece var oluş sebebini bilmeden bütün nefes alışını kendi varlığına bağlayışı sanada tuhaf geliyor mu ?

Aramak dediğin , evrende insanların insanları yok saydığı ve yaşama kahretmiş ruhların "belki birgün kendi silüetinde bir ruha denk gelmesi" olarak tanımlarsak aramadan bulunan ruhların bize ödül olarak bahşedildiğini mi düşünüyorsun ?

Bulmak niyeti olmadan akışta bir şeye denk gelmiş insanların başına gelenler kader mi ? Keder mi ?
 
Derin mevzulara giriyorsun Serçe,lakin boğulmadan değinelim...

İnsan hangi rüzgara boyun eğerse onun esiri olur.İnsana düşen; peşine sürüklendiği rüzgarların yalımından kaçmak için,kendine bir nefeslik yaşama alanı bırakmaktır.Çünkü insan başka nefeslerden kurtulduğu müddetçe insandır.Yani suni tenefüsle yaşayan bir insan,fotosentezle hayatını idame ettiren bir nebattan farksızdır.Dolayısıyla insan hayatının bitkisel hayata(tıbbi terim değil) dönüşmemesi için,topraktan bedenine sürülen izleri unutmaması gerekir.O izler kimine göre uhrevi kimine göre dünyevidir.

Mühim olan,insanın ciğerlerine,yüreğine leke düşürmeyeceği bir soluk karıştırmasıdır.Eğer vaziyet bunun aksi bir duruma nüzul ederse,işte o zaman insan kendi varlığının bilinçsizliğiyle kıvranıp duracaktır.Kendi mahiyetini ve muhteviyatını kavrayamayan bir insan,karanlıklar içinde etrafını görebilmek için debelenen,fakat ışığın karanlığı aydınlatacağını tasavvur edemeyen bir insanla eşeydir.

Unutmayalım ki karanlıklar;aydınlıkların bilinmediğinden veyahut bilinsede,yöntem ve usul tefekkür edilemediği için uygulanamadığından zühur eder.

İnsan bir yabancı olarak geldiği bu dünyada,ilk önce bir şaşırma zamanı geçirir.Dili kekeme,işvesi aksaktır.Gözleri kör,kulakları sağırdır.Ama insanın göğsünün sol tarafındaki bir mekanizma,ona bütün sinirlerini ve duyularını tanıma imkanı verir.Çünkü o mekanizma,daha insan doğmadan,insana kılavuzluk edecek mahiyette ve salahiyette yaratılmıştır.İnsan başka kaleleri fethetmek için işe ilk önce kendi kaybettiği yada henüz kuvvetini tahayyül edemediği kaleden başlamalıdır.Yani gayret.İnsan,nisyanın bulutunu üzerinden kaldırıp heva ile ıslanmayı terk ettiği gün,kendisine asırlar öncesinin çöl serinliğini tattıracak o mefkûri esrarı keşfetmiş olacak.Çünkü dünya bir tefekkürhane,insan ise tefekkür ve tecessüs edecek varlıktır.

Neye niyet ederse ondan mesul ve sorumludur insan.Ve ayrıca vaka,niyet ettiği şekilde devam eder her daim.Kısacası,insan kendi hayat yörüngesinde kendi pusulasını kendi yüreğinde bulacak.Ve kendi yüreğinde bulduğu bu mihmandar kuvveti,kendi istediği ve niyetlendirdiği şekilde olgunlaştıracak.Ya da ona bir heykel ustası nazarında şekil verecek.Burda önemli olan insanın bu şekil verme esnasında temizliğe ve içtenliğe dikkat kesilmesidir.Kirli bir toprak olmamalı mesela.Yoksa zamanla aşınır ve hırçınlığı en asgari olan yağmurlara bile dayanamayıp erir gider heykel.Toprak sağlam olmalı.Ve en önemlisi,insanın mahareti.Yani elleri,ellerini temizlemeli insan.

Kader konusunu da bilahere hatırlatırsan,fikir belirtiriz.Telefondan uzun yazılar yazması zor oluyor.
 
Son düzenleme:


Ve güneş elini bıraktığında Mevsimlerden bir bahar solunacak Solupta gidecek, hep gitmiştir bir gün mutlaka..
 
Geri