Hüma
Altın Üye
-
- Katılım
- Mart 2, 2012
-
- Mesajlar
- 11,609
-
- Tepkime puanı
- 1,447
-
- Puanları
- 353
Okulun ‘soruna’ dönüştüğü bir süreci yaşayan pek çok aile var. Peki ne yapalım?
Doğumdan itibaren bakıma, doyurulmaya, sevilmeye ve diğer tüm ihtiyaçları için yardıma ihtiyaç duyan yavrunuz artık büyümeye başladı. Çoğunluğumuz gibi çok katlı apartmanlarda yaşayıp sadece Avm’lerdeki oyun alanlarında ya da sitenin parkında oynayan bir çocuğunuz varsa onun büyüdüğünü ona yetemediğimiz zaman anlarız. Bu farkındalıkla birlikte okul mu, kreş mi, oyun grubu mu gibi sorular aklımızı kurcalamaya başlar. Tüm bu seçim yaparak içi rahatlayan ebeveyni bu kez de ‘’Okul Korkusu’’ bekler.
Aldığım eğitim gereği yaşamın ilk 3 yılında bebeğin anneyle olmasını destekliyorum. Ancak değişen aile yapısı, annenin çalışması ve hepsinden önemlisi çocukların çok daha erken yaşta sosyalleşmeye ihtiyaç duymaları sebebiyle artık eğitim daha erken yaşlarda başlıyor.
1,5 – 2 yaşından itibaren ebeveynlerin ihtiyaçlarına ve isteklerine göre oyun grupları, aktivite merkezleri, kurumsal okulların kreşleri ve yuvalar gibi pek çok alternatif bulunuyor. Kurum seçerken nelere dikkat edilmesi gerektiği tamamen kişisel seçimlerle belirlendiği için bu konuya hiç değinmeden, direkt seçtiğimiz ‘’harika’’ okula gitme konusunda sorun yaşayan çocuğumuza geliyorum.
Okula başlamadan önce her şey yolundayken ‘’Birden ne oldu?’’ diye kara kara düşünen, ağlama krizleri ile işine geç kalan, okulun ‘soruna’ dönüştüğü bir süreci yaşayan pek çok aile var. Peki ne yapalım?
1. Okul çocuğu ‘’gönderdiğimiz’’ bir yer değildir. ‘’Can’ı …..’ya gönderiyoruz’’ değil; ‘’Can …… ‘ya başladı. Kurumu daha kolay benimseyecektir. Öncelikle kurumu çok iyi tanıyalım. Sınıftaki kız- erkek oranını dengeli olduğundan, eğitimcinin yaklaşımından, kurum kurallarından haberdar olmak gerekir.
2. Okula başlama döneminin eve kardeş gelmesi, annenin işe başlaması ya da başka önemli bir durumla eş zamanlı başlamamasına özen gösteriniz. Çocuğunuz bu sebeplerle evden gönderildiği hissine kapılmamalı.
3. Okul için kullanacağı özel eşyaları (Çanta, ayakkabı, kırtasiye malzemesi vb.) birlikte seçmeye özen gösteriniz.
5. Okula gidişi uzun süren dramatik bir vedaya dönüştürmeyin. Sarılma, öpüşme, koklaşma gibi sevgi dokunuşlarını fazla uzatırsanız çocuğunuz bu ‘’ayrılığı’’ gereğinden fazla önemseyecektir.
6.Endişe bulaşıdır. Tek çocuksa, eğer uzun süre beklenen bir çocuksa, bebeklikten beri sık hastalık yaşadıysa biraz daha hassas davranmanız anlaşılabilir ama çocuğunuz anlamasa daha iyi olur.
7. Kaygı ve korku yaşayıp okula gitmemek için karın ağrıları, baş ağrıları, mide bulantıları başladığında krizi iyi yönetmek için sakin olmaya ve onu rahatlatmaya gayret edin. Sınıf öğretmeni ve kurum psikoloğu ile iletişimde olup çocuğunuzla ilgili önemli detayları paylaşınız. Arkadaşlarının aileleri ile tanışmak da faydalı olacaktır.
8. Kaygılar artıp okula gitmediği günlerde kesinlikle çocuğunuzu suçlayıp cezalandırmayınız. Ancak okula gidilmeyen günü eğlenceli aktivitelerle doldurmamaya da dikkat ediniz. Okula gitmemek ödüle dönüşmemeli.
9. Aile, arkadaş gibi çevrelerde çocuğumuzun okula başladığını mutluluk ve gururla anlatırken abartmamaya gayret edin. Okula gitmenin normal bir şey olduğunu fark etmelidir. Denge çok önemli bir konudur. Çok çok uzun yıllar sürecek bir dönem başlıyor
10. İlk kez bu kadar farklı bir ortama girip evden ve sizden ayrı kalan çocuğunuza karşı sabırlı davranıp onu anlamaya çalışmalısınız. Ayrılık kaygısı yaşaması çok normaldir. İlk günlerde okula onunla birlikte gidebilir, sınıfa girmeden bahçede ya da uygun bir yerde bekleyebilir, çıkışta kesinlikle geç kalmadan ve hatta belki biraz erken gelebilirsiniz. (Yaşadığı eğlenceli süreci azıcık bölerek ertesi gün daha istekli gitmesi için iştahlandırabilirsiniz)
11. Okul çıkışında çocuğunuzu soru yağmuruna boğmayınız. Empati kurmak çok faydalı olacaktır. Biz işten çıktığımızda hemen sorgulanmak ister miyiz? Denge yine denge…Belki akşam yemeğinde herkes kendi gününün nasıl geçtiğinden bahsedebilir. Ortak paylaşımları önemseyiniz.
12. Çocuğunuzun anlattığı her şeyi önemseyiniz. Elişi kağıdı ve fon kartonu farkını, sınıf arkadaşlarını, saçı uzun olan kızları, evden araba getiren çocukların adlarını çabuk öğrenmeye ve gerektiği zaman hatırlamaya gayret edin. Unutmayalım ki okul onun hayatında çok önemli bir yaşantı.
13. Çocuğumuzun hayatındaki bu büyük değişikliğe alışması ve benimsemesi için ona zaman tanıyın, aceleci olmayınız.
Tüm bunların dışında ve üstünde; çocuğunuzu en iyi tanıyanlar en iyi çözümleri bulacaktır, yani siz…
Doğumdan itibaren bakıma, doyurulmaya, sevilmeye ve diğer tüm ihtiyaçları için yardıma ihtiyaç duyan yavrunuz artık büyümeye başladı. Çoğunluğumuz gibi çok katlı apartmanlarda yaşayıp sadece Avm’lerdeki oyun alanlarında ya da sitenin parkında oynayan bir çocuğunuz varsa onun büyüdüğünü ona yetemediğimiz zaman anlarız. Bu farkındalıkla birlikte okul mu, kreş mi, oyun grubu mu gibi sorular aklımızı kurcalamaya başlar. Tüm bu seçim yaparak içi rahatlayan ebeveyni bu kez de ‘’Okul Korkusu’’ bekler.
Aldığım eğitim gereği yaşamın ilk 3 yılında bebeğin anneyle olmasını destekliyorum. Ancak değişen aile yapısı, annenin çalışması ve hepsinden önemlisi çocukların çok daha erken yaşta sosyalleşmeye ihtiyaç duymaları sebebiyle artık eğitim daha erken yaşlarda başlıyor.
1,5 – 2 yaşından itibaren ebeveynlerin ihtiyaçlarına ve isteklerine göre oyun grupları, aktivite merkezleri, kurumsal okulların kreşleri ve yuvalar gibi pek çok alternatif bulunuyor. Kurum seçerken nelere dikkat edilmesi gerektiği tamamen kişisel seçimlerle belirlendiği için bu konuya hiç değinmeden, direkt seçtiğimiz ‘’harika’’ okula gitme konusunda sorun yaşayan çocuğumuza geliyorum.
Okula başlamadan önce her şey yolundayken ‘’Birden ne oldu?’’ diye kara kara düşünen, ağlama krizleri ile işine geç kalan, okulun ‘soruna’ dönüştüğü bir süreci yaşayan pek çok aile var. Peki ne yapalım?
1. Okul çocuğu ‘’gönderdiğimiz’’ bir yer değildir. ‘’Can’ı …..’ya gönderiyoruz’’ değil; ‘’Can …… ‘ya başladı. Kurumu daha kolay benimseyecektir. Öncelikle kurumu çok iyi tanıyalım. Sınıftaki kız- erkek oranını dengeli olduğundan, eğitimcinin yaklaşımından, kurum kurallarından haberdar olmak gerekir.
2. Okula başlama döneminin eve kardeş gelmesi, annenin işe başlaması ya da başka önemli bir durumla eş zamanlı başlamamasına özen gösteriniz. Çocuğunuz bu sebeplerle evden gönderildiği hissine kapılmamalı.
3. Okul için kullanacağı özel eşyaları (Çanta, ayakkabı, kırtasiye malzemesi vb.) birlikte seçmeye özen gösteriniz.
5. Okula gidişi uzun süren dramatik bir vedaya dönüştürmeyin. Sarılma, öpüşme, koklaşma gibi sevgi dokunuşlarını fazla uzatırsanız çocuğunuz bu ‘’ayrılığı’’ gereğinden fazla önemseyecektir.
6.Endişe bulaşıdır. Tek çocuksa, eğer uzun süre beklenen bir çocuksa, bebeklikten beri sık hastalık yaşadıysa biraz daha hassas davranmanız anlaşılabilir ama çocuğunuz anlamasa daha iyi olur.
7. Kaygı ve korku yaşayıp okula gitmemek için karın ağrıları, baş ağrıları, mide bulantıları başladığında krizi iyi yönetmek için sakin olmaya ve onu rahatlatmaya gayret edin. Sınıf öğretmeni ve kurum psikoloğu ile iletişimde olup çocuğunuzla ilgili önemli detayları paylaşınız. Arkadaşlarının aileleri ile tanışmak da faydalı olacaktır.
8. Kaygılar artıp okula gitmediği günlerde kesinlikle çocuğunuzu suçlayıp cezalandırmayınız. Ancak okula gidilmeyen günü eğlenceli aktivitelerle doldurmamaya da dikkat ediniz. Okula gitmemek ödüle dönüşmemeli.
9. Aile, arkadaş gibi çevrelerde çocuğumuzun okula başladığını mutluluk ve gururla anlatırken abartmamaya gayret edin. Okula gitmenin normal bir şey olduğunu fark etmelidir. Denge çok önemli bir konudur. Çok çok uzun yıllar sürecek bir dönem başlıyor
10. İlk kez bu kadar farklı bir ortama girip evden ve sizden ayrı kalan çocuğunuza karşı sabırlı davranıp onu anlamaya çalışmalısınız. Ayrılık kaygısı yaşaması çok normaldir. İlk günlerde okula onunla birlikte gidebilir, sınıfa girmeden bahçede ya da uygun bir yerde bekleyebilir, çıkışta kesinlikle geç kalmadan ve hatta belki biraz erken gelebilirsiniz. (Yaşadığı eğlenceli süreci azıcık bölerek ertesi gün daha istekli gitmesi için iştahlandırabilirsiniz)
11. Okul çıkışında çocuğunuzu soru yağmuruna boğmayınız. Empati kurmak çok faydalı olacaktır. Biz işten çıktığımızda hemen sorgulanmak ister miyiz? Denge yine denge…Belki akşam yemeğinde herkes kendi gününün nasıl geçtiğinden bahsedebilir. Ortak paylaşımları önemseyiniz.
12. Çocuğunuzun anlattığı her şeyi önemseyiniz. Elişi kağıdı ve fon kartonu farkını, sınıf arkadaşlarını, saçı uzun olan kızları, evden araba getiren çocukların adlarını çabuk öğrenmeye ve gerektiği zaman hatırlamaya gayret edin. Unutmayalım ki okul onun hayatında çok önemli bir yaşantı.
13. Çocuğumuzun hayatındaki bu büyük değişikliğe alışması ve benimsemesi için ona zaman tanıyın, aceleci olmayınız.
Tüm bunların dışında ve üstünde; çocuğunuzu en iyi tanıyanlar en iyi çözümleri bulacaktır, yani siz…