EyLüLüm.../Eylüldü Gözlerin

Konu sahibi son olarak 1887 gün önce görüldü
Bana geldiğin gün kırık bir yürektin
Varlığınla kor ateşler yandı içimde
Bitti hazanlarım, düğün oldu hüznüm
Eylüldü gözlerin, aşk oldun gönlümde

Sen sevdalı yüreğimde kırık bir ok
Kıyamet kopsa sensizliğe ruhum tok

Çile yolu diyorlar aşka, seninle geçerim
Kırıldı küreğim yolunda, seninle çekerim
Sevda ateş dikişli mintan, yansam giyerim
Gönlünün kıyametinde ölümlere giderim

Sen sevdalı yüreğimde kırık bir ok
Kıyamet kopsa sensizliğe ruhum tok
 
Eylül’dü.

Dalından kopan yaprakların

Sararan yanlarına yazdım adını

Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.

Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.

Eylül’dü.

Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız

Adımlarımızın kısalığı bundandı

Bundandı gözlerimin durgunluğu.

Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,

Ellerin kadar ıssız,

Sen kadar zamansız molalar veriyordum

Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.

Eylül’dü.

İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,

Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.

Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.

Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman

En çok sesini aradım.

Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.

Gözlerini sildi zaman..

Dedim ya... Eylül’dü.

Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.



Cemal Süreya
 
EYLÜL AŞKI


Hani tatil köyünde tanışmıştık eylülde
Hani gözüme bakıp yüreğime akmıştın
Hani geceler boyu konuşmuştuk eylülde
“Hoşça kal” dediğinde ciğerimi yakmıştın
Gittiğin günü anıp ağlıyorum bilesin
Diliyorum bensiz de mutlu olup gülesin


Bil ki gittin gideli kuşların göç yolunu
Gözledim hiç bıkmadan sen gelirsin sanarak
Bilmem sevindirir mi yüce Mevla’m kulunu
Dua ettim her zaman hep ismini anarak
Sevgili, o gün bugün yüreğimde çilesin
Diliyorum bensiz de mutlu olup gülesin


İşte ben unutmayıp o güne çakılmışım
Anılardan kopmadan duruyorum mıh gibi
Atılıp ateşlere kavrulup yakılmışım
Bir cılız sesim kaldı zor duyulur "ah" gibi
Sevgili, biliyorum her zaman nebile’sin
Diliyorum bensiz de mutlu olup gülesin


Hani bende bulmuştun aşkın tadını canım
Bülbül gibi şakıyıp ruhuma ederdin çoş
Hani derdin ya içten sensin damarda kanım
Hayallerimi yıktın düşlerim artık bomboş
Sevgili, söyle gönlüm neyi, nasıl dilesin
Diliyorum bensiz de mutlu olup gülesin


Senelerce bekledim her eylülü hüzünle
Hiç bıkmadan iz sürüp aradım uzun müddet
Sanki uçup gitmiştin sakladığın gizinle
Asla geri dönmedin, yok oldun ilelebet
“Şimdi, nerdesin?” diye, bana hep gailesin
Diliyorum bensiz de mutlu olup gülesin​
 


Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar

Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım

Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer oldu güldüğün yerde

Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Oldurduğun yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık

Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım on üçüncü aylara
 
eylül bakışlım.



Bende olduğundan beri
ne zaman aynaya baksam; kendimi bulamıyorum.
Gözlerimde gözlerini, dudaklarımda gülüşünü görüyorum.
Hep nefesini soluyorum, tenimde bir ürperti beliriyor.
Koca şehir susuyor sadece sesin çınlıyor kulaklarımda.
Bakabildiğim kadar ileride, dokunabildiğimce yakındasın
ama hasret kalıyorum bebek yüzlüm gülüşüne.



İstanbul gibi bakıyorsun bana, gizemli ve buğulu.
Hem içinde olup, hem yalnız yaşamak bilsen ne kadar zor geliyor.
Hayat kavgasını sürdürüyor sevdam.
Aşk can çekişiyor gecelerimde.
Tenine susuyorum Marmara’nın derinliklerinde.
Yeditepe çalıyor sanki seni benden, yavaş yavaş tüketiyor.



Gökyüzüne yıldızlarla tutunan peçesini çıkarıyorum karanlığın.
Pencereden yatağına süzülen ay ışığı olmak,
yüzünü sürdüğün yastık olup düşlerine avuç açmak için.
Bedeninde serilmeliyim gece gibi.
Meleklerin uyurken bıraktığı gülüşü seyretmeliyim başucunda.



Kalmamı istermisin, yıldızlar bir bir gömülürken sabaha?
dokunmamı istermisin ayaz düşen tenine?
Hani utanmazlığın koynunda
kendinle sevişmelerinde yanında olmamı istermisin ?



Kuruyan teninde terden boncuklar yapabilirim,
güzel bir melodideki piyano tuşları gibi dokunabilirim vücuduna,
kıvrımlarınla ahenkli yaşayabilirim seni.
Rüzgârın dağlarla kucaklaşmasını,
dalgaların kıyılara cilvelerini getir aklına.
Önce, süzülmelerini hisset kumlara köpüklerinin,
sonra kızışan rüzgârla tut ellerimi.
Tüm gücünle sarıl biçare kimliğime.
Açlığımı, susuzluğumu, sırlarımı bitir gecede.
İçimde kıpırdanışların, yüreğimde sıcaklığın, dudaklarımda
titreyişleri sevdanın, tenimin ürpertisinde nefesin olmalı.



Dağıt, hazan düşen yatağımı. Güneşim ol eylül gözlüm.
‘Seni istiyorum’ diye yutkunduğum nefesimi al dudaklarımdan,
sırlarımı çöz öpüşlerinle. Ay gibi yum gözlerini geceye,
yıldız gibi kay geç düşlerimden. Tadını bilmediğim,
tenine düşmediğim hayal olmaktan çık, dökül şehvetinle.



Söyleyemem sana yanan tenimi, kıvılcımı düştü bir kez içime.
Kıvranışlarım kadar sessiz uykusuzluğum.
Her dokunuşumda kendime, haykırışlarım suskunluğum aslında.



Kendime sarılıp yatağın bir ucunda tüm ürkekliğimle gelişini beklerim.
İçimden akan ılıklığı, sıcak sevdayı sana sunmak,
sadece hayalinle bütünleşerek yaşamak çok zor be aşkım.
‘SEN’ bendeysen, benimsen.. Neden gecelere isyanım?



Kirpikten bulutlarını arala artık, güneş gözlerinde kapalı kalmasın,
Uyan! Dünya güneşe, ben sana kavuşayım.
Seni seviyorum eylül bakışlım.
 
Gözlerini getir, yarı umutsuzlugumda

Yaprak gibi döküleyim önüne

Solayım, beter olayım

Gözlerini getir öleyim...

Bilmeden çocukça sevildigini

Ve bayram sabahınca beklendigini

Kaf Dagından günesi getirir gibi

Getir gözlerini öleyim...

Kimsesizim, ilk kez bu kadar suskunum

Sana söylemiyorum

Yıldızlara uzanmısım her aksam

Ve baglanmıs ve kınanmıs

Ve karsında yitirilmisim

Ne olur gözlerini getir

Getir gözlerini öleyim...

Ben biraz sirim, biraz divane

Çarmıha gerseler öldüremezler

Sırrım kalemimde degil yüregimdedir

Istersen dost, istersen düsman gibi

Getir gözlerini öleyim...

Ben yine kaybettim, görmüyor musun?

Safak yangınından yaralı çıktım

Ve ben,

Gözlerinle yıkılası bir siire basladım

Kaçtıkça sana döndüm......

Ve artık gülü bıraktım

Menekse yapragını, kitaplarımı,

Suskun maceramı...

Bu siir bitsin...

Bana pesini bıraktıgım bir hayatı degil,

Gözlerini getir,

Getir gözlerini, öleyim...


 
Beni bağışla Aşkım,
aşkımı hoşgör artık
Beni hoşgör, beni bağışla,
Seni seviyorum.
Yolsuz yordamsız bir kuş gibi öksendeyim
Yüreğim tir tir, örtüsünden kurtulmuş
Şimdi yoksul, şimdi çırılçıplak, şimdi soyunuk
Acını esirgeme benden,
ko sarınsın yüreğim
Ko giyinsin, ko kuşansın,
ko örtünsün.
Sonra
beni bağışla Aşkım,
beni hoş gör,
Seni Seviyorum.
Eğer bir lokmacık bile sevemezsen beni,
Hiç mi hiç sevemezsen eğer
Acımı bağışla, beni hoşgör,
Seni seviyorum.
Bana öyle eğri bakma, ırak durma ellerden
De, kuytuma çekilirim,
de karanlığa kavuşurum
Sımsıkı tutarım ellerimle utancımı
Sarıp sarmalarım, dürüp bükerim
O an yüzün eğ benden Aşkım,
kaçır benden
Beni hoşgör, beni bağışla,
Seni seviyorum
Gün gelir, hayalin erişir karanlık yiter
Meyil verirsin bana, gün gelir
Şimdi çaresizim, yalnızım,
kolum kanadım kırık
Beni bağışla Aşkım,
beni hoşgör,
Seni seviyorum
Seni seviyorum,
yüreğim mutluluk selinde
Kapıp koyveriyor kendini gurbetlere varıyor
Gülme bu korkulu gidişime,
Gülme bağışla Aşkım
Beni bağışla, beni hoşgör,
Seni seviyorum.
 
Yanıbaşında gözlerimin kapanmısıdır benim için ölümlerin en tatlısı.
Arkamdan gelen '' nasılda huzurlu görünüyor'' deme nedenleri insanların...
Gözlerim açık kalmaz o zaman gözlerimde tatlı bir uyku yumukluğu...
El ele tutuşduğumuz sırada gelmeli ölüm veya yan yana uzanmışken,
yumuşaklığı önemsiz bir zemine...
Gözlerimizde uyku yorgunluğu zihnimizde sevgi bolluğu
İçimizde eşi benzeri olmayan huzur yoğunluğu...
Sıcak bir öpücük gibidir ölümlerin yanıbaşında olanı
Limitsiz bir sevgiye bırakmak kendimi
Sessiz bir haykırış...
Direnilmeyen bir ölüm...
Budur anlatmaya çalıştığım...
Anlatamadığım...
Budur kelimelerin tökezlemesi


Benimle beraber gelirmisin?
Beni hep severmisin?
Benimle evlenirmisin değil!!
Benimle ölür müsün sevdiğim?
 
O Adam'a
Sizi sevebilir miyim bayım?
Çok tatlı öptünüz elmacıklarımdan.
Gözlerim titredi adeta elimi tuttuğunuz
zaman, sevesim geldi gerdanınızdan.
Sizi sevmek istiyorum bayım.
Rica etmeden, sonunu düşünmeden
doyasıya sevmek.
Üzülürüm diye korkmayın, mayına
alışkın yollarım var benim.
Çok defa içimde patlayan volkanlarım,
yine de soğumayan bir yüreğim var.
Biraz sevmek istiyorum sizi, gece uykum
bölündüğünde yüzünüzü seyretmeyi
isteyecek kadar,
Gelin lütfen biraz sevelim bir birimizi,
sonra yine ölürüz.
 
Seni her an,
Hayal etmediğimi mi sanıyorsun ?
Tabi ki bilemiyorsun,
Uzaklardasın, gelip halimi görmüyorsun.
Rüyalarıma girmediğini mi sanıyorsun ?
Çok yanılıyorsun,
Sensiz olan rüyamı hatırlamıyorum.
Seni sevmediğimi mi zannediyorsun ?
Elbette bilemiyorsun,
Narin ellerinle, yüreğime dokunamıyorsun.

Bu kadar zorken sensizlik
Seni son kez göremeden ölürsem
İçine batmaz mı ?
Sana olan özlemim,
Yüreğine taş gibi oturmaz mı ?
Yani, üzülmez misin ?
Yani, gözlerin ağlamaz mı ?
Öyle durabilir misin dimdik ayakta ?
İpek saçlarına benim yerime dokunabilir misin ?
Benim yerime, gözlerine dalabilir misin ?
Kendin için ağlayabilir misin ?
Sımsıkı sarılabilir misin ?
Ölümüne sevebilir misin ?
Adını benim gibi,
Bu kadar güzel söyleyebilir misin ?
Söyle bana;
Sana yandığım kadar yanabilir misin ?
Seni özlediğim kadar, özleyebilir misin ?
Aynada her sabah,
Kendine bakabilir misin ?
Benim seni görmek istediğim gibi
Kendini görebilir misin ?
Ben yokken;
Bir kendi, bir de benim yüreğimi,
Acaba, ikisini birden taşıyabilir misin ?
Ne olur söyle
Son kez seni göremeden ölürsem
İçine batmaz mı ?
Sana olan özlemim,
Yüreğini sızlatmaz mı ?
Üzülmez misin gülüm ?
Yani gözlerin ağlamaz mı ?
 
Yorgun gecelerde titreyen,
Bir yetim bir öksüz yüreğimle sevdim Seni.
Ey gönül bahçemde büyüttüğüm nazlı çiçek
Ey sevdamın adı, aşkın gerçek anlamı
Bu hasret bu gurbet söyle, söyle ne zaman bitecek
Ben Seni görmeden sevdim
Yolunu gözledim bir Medine sabahı
Ellerimde güller, güllerki kokunu aldığım
Kokunu alıp yandığım, yanıp yanıp ağladığım
Ben Seni görmeden sevdim
Gözlerini gözlerime deydir Efendim, ellerini ellerime
Sevmeyi Senden öğrendim ilkin
Sevilmesi gereken her şeyi Senden
Şefkat Seninle mana buldu
Buz çöllerini Seninle aştım
Abı-hayat sundum sıcak ikliminde
Gözlerini gözlerime deydir, ellerini ellerime Efendim
Ben Seni görmeden sevdim
Bahar yüzlü insanlar bildim etrafında pervane
Onlardan biri olmak istedim hep, her emrine amade
Seninle yaşamak, Seninle ölmek,
Seninle ağlamak ve Seninle tebessüm etmek
Aynı sofrayı Seninle paylaşmak istedim
Ama en çok Seni, Seni görmek istedim
Göremesemde!
Ben Seni görmeden sevdim
Kokunu aldım güllerden
Ben Seni görmeden sevdim
Adını andım yürekten
Sevgiliii, en Sevgiliii
Görmeden, görmeden sevdim ben Seni ey Sevgili
Ben Seni görmeden sevdim
Veysel Karani sabrıyla büyüttüm sevgimi
Yüzünü yoldaş ettim
Kah yeller gibi estim Yemende
Kah mecnun gibi düştüm çöllere
Bil ki ölüm kapımı çalıp geldiğinde
Ne zaman? Nasıl? Kim bilir nerede ?
Ben Seni görmeden sevdim
Rüyalarım var Sana dair
Özlemlerin var Sana
Al yüreğim senin olsun Sultanım
Uyandır beni aşka
Ey gülü vefa, Ey rahmet sağanağı
Yağmur yağmur, tane tane düştünde gönlüme
Kurak topraklarım hayat buldu gelişinle
Ben Leyla çölünde seraplar gördüm çok zaman
Boş hülyalara daldım kayboldum
Su içtiğim pınarlara ateşler dokundu
Ben aşkımın hicranını sırtımda taşıdım
Ben Seni görmeden sevdim
Seni görmeden seven milyonlarca sevdalı gibi
En berrak duyguları besledim Sana, en nadide hisleri
Gell Efendim, al götür beni uzaklara
Düşmeden gülüm tuzaklara
Gözlerimde yaş akar durur
Bu ayrılık beni yakar vurur
Gözlerini gözlerime deydir
Ellerini ellerime Efendim
BEN SENİ GÖRMEDEN SEVDİM...
 
Hoş geldin yüreğimin sahibi.
Düşünce odalarımda dolaşan yarim.
İstiyorum'ki bana sarılışın daha güçlü olsun.
Çünkü her kucaklayışın bir can
Her sarılışın bir nefes bana
Ve her bakışın can katıyor canıma.

Bilirim; ne kadar hassas
Vefalı ve ince düşünceli olduğunu.
İstiyorum'ki beni bir başka düşün.
Düşüncelerinde dolaşmam,
Acı değil mutluluk yaşatsın sana.
Bilirim; zamanının nasıl kıymetli olduğunu.
İstiyorum'ki hayatın ben olayım
Seninle çocuk olup seninle yaşlanayım

Ah aşkım ...
Yine seni düşünürken özlüyor,
Özlerken seni düşünüyorum.
Yine ateş sardı sızlıyor bak her yanım
Sen tabipsin bende senin hastanım
Seviyorum özlüyorum neyleyim


Al sevgilim ...
Saçlarımdan kes sakla hatıram olsun sana
Rüyana girer isem seyreyle kana kana
Ne olur kavuşmadan ayrılık deme bana
Böyle vakitsiz esme dökme yaprakarımı
Senden umudumu kesip ağartma saçlarımı
Eğer ayrılacaksak öpme dudaklarımı
Her of çekişimi duyup halimi anla yeter.

Düşünüyoru da birtanem ...
Gözlerinde kaybolmayı hayal ederken
Şimdi yokluğunda boğulur oldum
Sensizliğin yükünü taşıyamıyorum
Olmadığın bir dünyada yaşayamıyorum
Özlüyorum seni çok özlüyorum
Seni özlememek elimde değil..

Uyuyamadığım zamanlarda saklı özlemin.
Yutkunamadığım zamanlarda saklı
Sana çok ihtiyacım olup konuşamadığım
Suskunluğun esir aldığı zamanlarda saklı
Gözlerimin en kuytu derinlerinde
Yüreğimin sana akan nehirlerinde
Düşüncelerimin biriktirdiği hayallerde saklı.

İnsan sevince mesafeler anlamını yitiriyor.
Aynı gökyüzü altında nefes almak bile
Seven yüreğime yetiyor sanki
Evet çok özlüyorum ama
Seven zaten sevdiği yanındaykende özleyen değilmidirki.
Seni özlüyorum sevdam ...
Yarında özleyeceğim ertesi günde
Biliyorumki yaşadığım sürece bu özlem bitmeyecek.
Çünkü seni seviyorum
Karşılık beklemeden
Yalanlar üretmeden seni seviyorum
Göğsümün sol yanı kadar
Sokağın tavanı kadar seni seviyorum
Anlasana ...
Sensiz hayat bana tuzsuz ve tatsız
Seni seviyorum aşkım kayıtsız şartsız.
Bunu ne sen değiştirebilirsin ne de ben .


 
images
 

Bugün en çok seni özledim
Önce rüyamda gördüm seni
Kalktığımda sen vardın aklımda
Yanımdaydın
Sanki seninle geçirecektim tüm günü
Bu sefer mutluluk verdi özlemin bana
Bütün gün sana yoğunlaştım...

Öğleye dogru acıtmaya başladı özlemin
Gülüşün aklıma gelmeye başladı....
Sonra camın önüne gittim bi sigara yaktım.....
Giderek beynimi kemirmeye başladı duygularımın karmaşıklığı
ve çaresizliğim midemi bulandırıyordu
Beklemiyordum artık aramanı
Özlüyordum işte.....
Yanımda uyumanı,doya doya gözlerini seyretmeyi istiyordum ama yoktun işte

Bugün her şeyi seninle yapmak istedim.
Bide olacakmış gibi bir sürü hayal kurdum
Onlarda mutlu eder gibi oluyor ama gerçekle yüzleşince geçiyor
işte...
Sonrada içimdeki yorgunluk ve küskünlük...

Şımarıklıktan nefret eden ben bugün seni şımartmak istedim..
Kendim için yaşayan ben bugün senin için yaşamak istedim

Bugün en çok seni özledim ben
Bütün alışkanlıklarını,ne biliyim yürüyüşünü falan göresim geldi...
Bir dokunuşunu,bir bakışını,sesini duymayı...

Seninle olmayı en çok bugün özledim ben


 
Ha bugün gelmişsin,
Ha yarın.
Ne fark eder ki..
Ben senin yokluğunu,
Bir gün olsun hissetmedim ki?

Ellerini tutmadan sıcaklığını hissettim
Gözlerine bakmadan, ihanetini seyrettim
Şimdi gelsen de, gelmesen de
Ne fark ederki....

Bedenimdeki küçücük yüreğim,
Ayrılığı yalnız yaşasa da,
Her gün
Ümitsizce yollarına baksada
Gözlerimi kapadıgım zaman,
Koşarak yine sen gelirsin maziden
Yalnız bıraktığın yüreğim
Heyacanla çıkar yerinden..

Şimdi gelmesen de,
Üzülürüm mü sanıyorsun
Ayrılık koyar mı bana
Yine dönerim eski günlerime
Eski yaşantıma
Eski hayallerime
Gelsen de, gelmesen de
Ne fark ederki........

Sana yüzüm yok ki,
Diyemem, söyleyemem gel diye,
Hayalerimde bir tek seninle yaşarım
Ölsemde, kalsamda aşkı seninle,
Şansın, bahtın açık olsun,
Gelmezsen bile..
Ben seni sen olmadan da sevdim,
Ben seni sensiz sevdim......


 
Canımda can gibisin ??????
Damarımda kan gibisin ??????
Çözülmeyen sır gibisin ??????
yüreğimde kor gibisin ??????
Sen benimsin bende senin ??????

Soluğumda nefes gibisin ??????
Arzularımda heves gibisin ??????
Dualarımda dilek gibisin ??????
Dünyama doğan güneş gibisin ??????
Sen benimsin bende senin ??????

Mutluluğum huzurum sevincimsin ??????
Lalezarımda tomurcuk gülümsün ??????
varlığım birliğim dirliğimsin ??????
alnıma yazılmış kaderimsin ????
 
Canım Sevdiğim...



Yar senin sevdana hepten talibim,

Bütün önlemleri aldım sevdiğim.

Tek tek rakipleri yendim, galibim,

Yalnız ben, finale kaldım sevdiğim.


Bu sana seranat, sana naattir,

Sana ilanı-aşk, sana vaattir,

Üç yüz altmış beş gün altı saattir,

Ben senin aşığın oldum sevdiğim.


Sen bal kovanımın anaç arısı,

Sen benim ömrümün çiğdem sarısı,

Sen benim elmamın öbür yarısı,

Seninle kendimi buldum sevdiğim.


Bir tatlı sözüne hemen kanarım,

Ne kadar severim, nasıl yanarım,

Gece gündüz demem adın anarım,

Dilimde tespihsin, bildim sevdiğim.


Hani görüşürdük baharlı yazlı,

Hani dururdun ya nazlı mı nazlı,

Hani buluşurduk seninle gizli,

Yad edip oraya geldim sevdiğim.


Erciyes Dağı’ndan kar iste benden,

Haziran Ayında nar iste benden,

Ta yürekten seven yar iste benden,

Kendimi çöllere saldım sevdiğim.


Ben senin aşkına yanmışım ey yar,

Manalı bakışa kanmışım ey yar,

Bir ömür benimsin sanmışım ey yar,

Terketme o zaman öldüm sevdiğim


 
tztz1.jpg



Eylül güneşi


Hayatı es geç, bırak zulmü
Delice çarpan yüreğimde
Ömrüm kadar güz’üm…
Yokluğun yağmalarken geceleri
Bırak sararıp dökülmeyi
İki kelimelik bir söyleyiş
Bir kez daha…
Önceleri Düş’tüm oysa
Sevdalı günlerini anarken sözün
Gitmeleri düşürdün içime
Zifir karanlıkları devirdin
Sensizlik doldu günlerime
Kaç damlaydı yokluğun gözümde
Ciğerim kan revan
Kabullenmek zor
Yüreğim kor…
Dilimden düşmeyen bir nağme
Hercai bir türkü
Ağlamak kadar
Sarıldı her hücreme
Deli divane
Gel insaf eyle…
Virane efkarımı dağıt gelişinle
Son ateşini yak baharımın
Gecenin şarap renginde
Gamzelerimden dudaklarıma ak
Ellerinin yağmuru okşarken saçlarımı
Nefesinin rüzgarında kurut
Karanlığıma güneşi uyandır
Gözyaşım kalsın yıldızsız gecede
Tebessümünü nakşet belleğime
Yaşama sebebimken uzaklar
Bil ki,
Dudaklarının her kıvrımı
Ömrüme ömür katar…
Gecelere mühürlü sorgusuz yorumlarla
Elimi tut ey sonbahar
Hüznünle yor beni
Geç kalmışlığımı affet
Gölgesinde Eylül’ün
Sensizlik düşürme içime
Seviyorum seni
“Aşkı tanıttığın için gönlüme.”
 
Geri