Ey Sevgili

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü

ey sevgili,

Ben sensizlikte bile seni yaşıyorum ey sevgili,

mevsim, zemheriye yolcuyken,

ben de sana akmak istiyorum,

elimde yokluğun yüreğimde suskunluğumla ,

çiseleyen,ılık bir akşam,

ve bu karanlık zamanlarda ,

kentin yorgun kaldırımlarında ,

kendimce tanıdık kelimeler arıyorum sana dair,

bir sözcük,bir nefes,minik bir tebessüm,

aldanıyorum kafamdakilerle,

şimdi zembereğim kırılmış bir saat gibiyim,

bazen sol yanıma minik sancılar saplanıyor,

korkuyorum,

arıyorum seni ,

ve el ele dolaştığımız çok nadir zamanları,

şimdi ellerim havanın doyumsuz sarhoşluğunda,

sağa sola boşuna savrulup duruyor,

şimdi bu sarhoş ve yalnız sokaklarda,

çiseleyen yağmurun,

az da olsa yaydığı toprak kokusunu alıyorum içime,

ne çok severdin sen ilk damlaların yaydığı bu kokuyu,

yüreğim,

sen ne sancılar çektin,

sen ne acılar gördün,

ne engeller aştın,

şimdi ayaklarım öpüyor yalnız ve sensiz ,

ben gibi yalnız kaldırımları,

ah be sevgili,

şimdi bir elimde mevsimlerin koynundan çaldığım,

ılık bir sonbahar akşamı,

bir elimde bulutlardan arakladığım meltem ile,

kim bilir kaç ömür uzaktan sana geldim,

içimde bir avuç gülüş ,

soğuk gecelerde güneş bil diye,

avucumda bir yudum umut ,

zifirilerde sana aydınlık olsun diye ,

taşıyarak geldim ,

şimdi yokluğunla yaşıyorum,

bir çocuk gibi koynunda,

ve ağırlaşan kirpiklerimde ,

biriken ıslaklık süzülüyor yanağımdan aşağı,

gömdüm yalnızlığımın ıslak çığlıklarını yüreğime ,

yokluğunda her gece arsız fırtınalara göğüs gerdim,

ve esrarkeş serseri zamanları sen diye yüreğimde büyüttüm,

yokluğunda sen kokan sözcükler ,

çıplak kaldı dudaklarımda,

sessiz çalışan yüreğim asılı kaldı,

kirpiklerimde biriken yaşlara,

sabrettim sensizlikte kıyılarıma vuran hasret dalgalarına,

eskiden ne çok konuşur gülüşürdük,

neden küçük hesaplara kaptırdık ki sevgimizi,

konuşmalarımız artık tek kelimelik

seninle gönderdim yüreğimdeki sızıyı,

şimdi yetim tüm zamanlarım,

gülerken gözlerinde beliren sıcaklığı arar oldum,

aradım yıllarca bu sınırsız coğrafyada,

sordum tüm zamanlarda göçen zamansız kuşlara,

yüreğimin derinliklerinde,

bir yerlerdesin arıyorum şimdi seni,

soluduğum havada,

her gülüşümde,

arıyorum,

şimdi şu kırık dökük kaldırımlarda,

dudaklarımı kapatıp sözcüklerimle bir başıma,

sensizliğe inat,

yürütüyorom seni yanıbaşımda,

seni de yoruyorum şu gri akşamlarda,

ve sonra gecelerde günahlarınla sevişip,

güneşle gelip yüzünü ilk okşayan ,

ve yine yüreğimle bir yalansız sonbahar akşamında,

ıslak saçlarına yağacağım avuşladığım sevdamla,

ve gecenin yorgun sabahında,

bir hüzün olup ,

ömür sayfalarının en masumundan,

yavaş yavaş eriyeceğim dudaklarından,
 
Geri