Ey içimdeki sızının sahibi!

Konu sahibi son olarak 1889 gün önce görüldü
Kalk!
Ey içimdeki sızının sahibi!
Yürü üzerime...
Her adımda acıt canımı!
Her bakışınla parçala kalbimi...

Susma!
Konuş! Ağlat gözlerimi...
Sessizlik canımı yakar!
Çığlıklara boğ beni...

Yaklaş!
Yaşamamın sebebi!
Sarmasan da ısıt beni...
Yık, tüm bilinmeyenleri!
Hayalde de olsa delice sev beni...

Yaşa! Ölüm yokmuş gibi...
Mutlu ol! Herşey yolundaymış gibi...
Gülümse! Seni sevdiğimi biliyormuş gibi...
Gitme ama !!! İçimdeki sızının sahibi!
 
Yürüyorum...
Koyu bir kederdeyim
Bir gecenin tam ortasında
Gönlüme yenik gönlüme tutsak
Elim ayağım çıplak
Yürüyorum.......

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.
 
Çık Gel Bir Sabah





nerdesın aşk? nerdesın deliliğim? neredesın benım canım sevgilim?
beni; acıtmaya başlatan yalnızlıktan alan, ınsanın ıkıncı kez de sevebileceğini ispatlayan... ağzımdan kadehi alıp yerıne dudaklarını koyan yeşil gozlu sevdiğim nıye gelmıyorsun?
guneş doğmadan çık gel bır sabah hava serınken, yağmurlar yaparken gır odama sırılsıklam gel! sonbahar yalnız hiç gıtmıyor çekilmiyor bu şehir sigaram sensız tutmuyor çık gel işte bır sabah!
kızıl saçlım..nerdesın sen? hadı çık yola şimdi gelmenın tam vaktıdır...
ozlemedın mı benı? ellerimi aramadı mı ellerin? ya gozlerın? dalmadı mı gurbete geceleri hala ne bekler durursun sılada? canım senı çektı anlamıyor musun...
dudaklarından opmeyı ozledım ellerinden tutup göğsune başım koymayı sana şiirler okumayı ınce belıne sarılıp dans etmeyı ve gelmenı bekledım senın ya sen hiç mi ozlemdın benı?
ruyama gırdın dun gece bır şey anlatmaya çalıştın konuşmadan kısa surdu ama anladım ben
uyanma der gıbıydın gozlerımı açınca uzuleceğimi soyledın bu sabah da haklı çıktın sen uyandım ve ağladım... yıne gelmemiştin...
nerdesın bahar kokulum nerdesın gokyuzum havam suyum yureğine yureğimi koyduğum nerdesın sen? üşüyorum geceleri, çık gel..
 
Öyle BİR gel ki SEVGİLİM. Bu kış gecesinde, soğuyan ellerim ISINSIN... buz tutan kalbim çözülsün. Sen olan her yer "BİZ" ile dolsun. Öyle bir gel ki SEVGİLİM. Bu gelişin bir dönüşü OLMASIN. Gittiğin YOLLARA mayınlar döşensin. Gidebileceğin yerlere TELLER çekilsin. Öyle bir gel ki SEVGİLİM (yüreğine sağlık )
 
Geri