Evlenmeler yavaşladı, boşanmalar hızlandı

  • Kullanıcı Hüma
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal - Yaşamdan Kesitler
Konu sahibi son olarak 188 gün önce görüldü
Türk toplumunda evlilik sayısı giderek azalırken, boşanma sayısı ise artıyor. Bu durum, Türklerin evliliğe bakışının değiştiğini ortaya koyuyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yapılan derlemeye göre, 2003 yılında 565 bin 468 çift evlenirken, bu sayı 2004 yılında 615 bin 357'ye, 2005 yılında ise 641 bin 241'e kadar çıktı. 2006 yılında 636 bin 121, 2007 yılında 638 bin 311, 2008 yılında 641 bin 973 çift evlenirken, bu sayı 2009 yılında 591 bin 742, 2010 yılında 582 bin 715, 2011 yılında 592 bin 775, 2012 yılında ise 603 bin 751'e düştü.
Evlenen çift sayısında son 5 yılda yüzde 5,95 oranında azalma meydana geldi. 2008 yılında binde 9,03 olan kaba evlenme hızı da 2012 yılında binde 8,03'e geriledi.
Türkiye'de ortalama evlenme yaşı da yükselirken, 2003 yılında erkeklerde 27,5, kadınlarda 23,5 olan ortalama evlenme yaşı, 2012 yılında erkeklerde 28,8, kadınlarda ise 24,9'a yükseldi.

Batılı daha geç evleniyor
Şehirlerde ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde erkeklerde ortalama yaş İstanbul'da 29,5, İzmir'de 30,6, Eskişehir'de 29,8, Ankara'da 29,7, Antalya'da 30,5, Samsun'da 28,2, Erzurum'da 27,6, Ağrı'da 26,5, Hakkari'de 27, Siirt'te ise 25,9 olarak belirlendi.
Kadınlarda ise ortalama ilk evlenme yaşı İstanbul'da 26, İzmir'de 26,9, Eskişehir'de 26,4, Antalya'da 26,3, Ankara'da 26,2, Konya'da 23,8, Siirt'te 22, Van'da 21,9, Ağrı'da 21,7 oldu.
Aylara göre evlenme sayılarına bakıldığında, çiftlerin daha çok haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında evlenmeyi tercih ettiği ortaya çıktı.

Boşanmalar arttı
Boşanmalarda artışın yaşandığı Türkiye'de, son 10 yılda toplam 1 milyon 43 bin 97 çift boşandı.
2003 yılında 92 bin 627 olan boşanma sayısı 2004 yılında 91 bin 22, 2005 yılında 95 bin 895, 2006 yılında 93 bin 489, 2007 yılında 94 bin 219, 2008 yılında 99 bin 663 oldu.
Boşanma sayısı 2009 yılında 114 bin 162'ye, 2010 yılında 118 bin 568'e, 2011 yılında 120 bin 117'ye, 2012 yılında ise 123 bin 325'e kadar yükseldi. 2008 yılında binde 1,40 olan kaba boşanma hızı da 2012 yılında binde 1,64'e yükseldi. Boşanma sayısı, son 5 yılda yüzde 23,7 arttı.
En fazla boşanma Ege bölgesinde, en az boşanma da Ortadoğu Anadolu bölgesinde (Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli) görüldü.

Evlilikte en tehlikeli yıl, ilk 5 yıl
İstatiski veriler, evlilikte en zorlu dönemin ilk 5 yıl olduğunu ortaya koyarken, 2012 yılında gerçekleşen boşanmaların yaklaşık yüzde 36'sı, 2011 yılında yüzde 37'si, 2010 yılında ise yüzde 40'ı ilk 5 yıl içinde gerçekleşti. Evliliklerdeki bir diğer riskli dönem de 16 yıl ve üzeri evliliklerde yaşandığı dikkati çekti.
Boşanma nedenlerinin başında geçimsizlik geldi.​
 
Şimdiki evlilikler çok kısa sürüyor malesef.
Hevesler bıkkıntılar, daha farklı yaşama doyumsuzluk
ufak bahaneleri büyülterek semin hazırlıyor.
Güven duygusu zayıflıyor. açıkcası korkmuyor değilim.
 
Bence bu durum kadınların bilinçlendirme ile oluştu.
Eskilerin sözünden yola çıkarak bunu düşünüyorum.
Eski kadınlar sadece kocasına bağlı yasarken "gelinlikle çıktın kefenle gelirsin" düşünceleri icinde ezilmeye mahkum oluyorlardı.
Çağımızda en güzel durumu da artık kadının erkekler karşısında dimdik durabilmesidir.

Tabi erkek egemen toplumda yaşadığımız için boşanmalar çoğunlukla bu düşünceye karşı olan bireylerden oluyor
 
evlerinde bereket yok ki hiç birisi dua etmiyor pislerin e hal böyle olunca berekette kalmıyo evlerinde boşanıyolar hemen
 
Şimdiki evlilikler çok kısa sürüyor malesef.
Hevesler bıkkıntılar, daha farklı yaşama doyumsuzluk
ufak bahaneleri büyülterek semin hazırlıyor.
Güven duygusu zayıflıyor. açıkcası korkmuyor değilim.

Maneviyatı görmezden gelerek, kusursuzun peşinde koşmaktan belki. Televizyon, herkesin mutlu göründüğü lüks bir dünyadan bahsediyor. Pahalı mobilyalarla döşeli büyük bir ev, sağlıklı bir çocuk ya da evcil hayvan, kendinden çok karşısındaki önemseyen bir eş ve bunların merkezinde tüketmeye aç bir zihin...

Genç yaşta yapılan evlilikler ise ayrı parantez, ateş üzerinde yürümek ve acı çekmeyeceğini düşünmek gibi bir şey. Bencillik çağını yaşarken hem de.
 
Maneviyatı görmezden gelerek, kusursuzun peşinde koşmaktan belki. Televizyon, herkesin mutlu göründüğü lüks bir dünyadan bahsediyor. Pahalı mobilyalarla döşeli büyük bir ev, sağlıklı bir çocuk ya da evcil hayvan, kendinden çok karşısındaki önemseyen bir eş ve bunların merkezinde tüketmeye aç bir zihin...

Genç yaşta yapılan evlilikler ise ayrı parantez, ateş üzerinde yürümek ve acı çekmeyeceğini düşünmek gibi bir şey. Bencillik çağını yaşarken hem de.

bu kadar modern,lümpen olmayın arkadaş dedik ya işte dua okumayıp hallerine şükür etmiyorlar e haliyle ALLAH veriyo cezalarını
 
insanların beklentileri artık aile ekseninden ziyade daha maddi şeylere dayandı kusursuzu ararken elimizdeki şeylerin değerini görmezden geldiğimiz ve kendimizi asla sorgulamadığımız bir dünya ya doğru yol aldık.. bu süre de de beklentilerimiz değişti.
bir hevesle yaptıklarımız sonradan gözümüze "kötü,çekilmez,beklentileri karşılamayan" gelmeye başladı.
o yüzden bazı şeylerden kaçmak kolay oldu.
biten evliliklerin büyük çoğunluğunun sebebi, yanlış sebeplerle, yanlış insanlarla evlenmek zannımca.
 
Geri